• 42
    galatasaray'ın kadıköy'de rotasyon yaparak kazandığı maç. claudio taffarel ve gheorghe hagi kadroda bile yoktu bu maçta. bülent korkmaz ve arif erdem de yedek soyunmuştu.

    aslında ligin 9. haftasında, 19-20-21 kasım'da oynanması gereken bir karşılaşma idi. ancak 17 kasım 1999 türkiye irlanda maçı ile 23 kasım 1999 bologna galatasaray maçı arasına gelince 13. ve 14. hafta arasına denk gelen o çarşamba gününe ertelenmişti. aynı zamanda şükrü saraçoğlu stadı'nın eski halinde oynanan son derbidir. o sezondan sonra her galatasaray maçında bir tribünü açılacak şekilde yenilenmiştir malum stad.

    galatasaray üst üste dördüncü şampiyonluğa koşuyordu. her sene bir takviyeyle daha da güçlenen kadro makine düzenine gelmişti artık. avrupa macerası ise tatsız başlasa da grubun son 2 hatta 1.5 maçında alınan 2 galibiyetle kendisini uefa kupasına atmıştı. uefa kupasında da bologna'yı elemiş ve "avrupa'da bahar aylarını görmek" olayına dahil olabilmiştik. ligde gaziantepspor'un 5, beşiktaş'ın 7, fenerbahçe'nin ise 8 puan önündeydik.

    fenerbahçe ise daha bir hafta önce pendik faciasını yaşamıştı. galatasaray'ın şov yaptığı üç sezonun üzerine oynanan dördüncü sezon da travmatik bir şekilde devam ediyordu. 14 aralık 1999 pendikspor fenerbahçe maçı travmanın artık zirve noktasıydı. "bir grup öfkeli taraftar" tesislerde futbolcu döverken pendik maçının yayıncısı atv ilerleyen günlerde o maçta ekrana gelen ağlayan taraftarları öğlen kuşağında esra ceyhan'ın programına çıkarıyordu.

    işte böylesine ayrı dünyaları yaşayan iki takım karşı karşıya gelmişti. galatasaray'ın rotasyonlu kadrosu ilk yarıda attığı 2 golle tertemiz işini görmüştü. bu maçtaki leylek sevinciyle hafızalara kazınan marcio mandiga dos santos bir gol bir asistle yıldızlaşmıştı.

    ikinci yarıda moldovan'ın ceza sahasında saçma sapan diktiği topun rüzgarın yardımıyla tam bizim kalenin içine inmesi "maça heyecan getirmek"ten öteye gidememişti. galatasaray rotasyon yaparak hem kadıköy'de kazandığı hem puan farkını 8'e çıkardığı için, fenerbahçe de bir hezimet daha yaşanmadığı için mutlu olmuştu maç sonunda. galatasaray'da maç başı ortalaması 3.5 gol olan mehmet bölükbaşı bile yokluktan rüzgarın kaleye düşürdüğü topla yetinmişti sadece. o derece bir sıklet farkı vardı arada...

    bir de kasap gökhan var tabi, onu da yaşayanlar görenler anlatsın...