UEFA Şampiyonlar Ligi 3. Hafta Karşılaşması
Ali Sami Yen Stadyumu
2 - 1
  • önce taraftardan başlıyorum. bu maç, eksi 10 derecedeki buzlu sahada oynanan juventus maçından daha mı önemsiz. tamam kabul, dünya'nın belki de en pahalı şampiyonlar ligi maçını arena'ya gidenler izliyor, juve maçı beleşmiydi. hadi geçtim,takım haftalardır kazanıyor, 3 gün sonra fener maçı var, takımı şanla şerefle göndersenize. taraftarıyla bütünleşmiş galatasaray'ın yenemeyeceği takım mı var? istanbul'da yaşayan galatasaraylıları dışarıda nasıl kıskanıyorlar bilen var mı? arena'da bir maç bağırabilmek için atını arabasını satacak adamlar var. ali sami yen taraftarının tamamı tribünlerde lafım yok, ama arena'da oluşan 20-30.000 yeni sempatizanların taraftar olabilmesi için demek ki daha çok zaferlere ihtiyaç olacak.

    bilal kısa ile de ilk düdüğü çalıp, maçı başlatalım. beğenen çıkar, çok iyi oynadığını söyleyen de. çok iyi futbolcu olduğuna ben de eminim, ne var ki galatasaray futbolcusu değil. galatasaray orta saha oyuncusu, marketing olacak, sarı kart alacak, oyundan atılacak,taraftarı ateşleyecek, bir iki ve daha fazla çocuğun galatasaraylı olmasına sebep olacak, rakibi ürkütecek, rakip hocayı önlem almaya zorlayacak, eksikliği hissedilecek, oynatılmadığında hocaya küfür edilecek, forması satın alınacak, cezalı olduğunda rakip takım camiası sevinecek, hakem oyundan atmak için kollayacak,yolda gören galatasaraylılar etrafında kümelenecek, evini barkını galatasaraylılar bilecek, takım tatildeyken bile ne yaptığı takip edilecek. uzattım, mevzu melo'ya doğru gidiyor, ben zaten melo'dan sonra hiç bir orta saha oyuncusunu sevemem artık.

    yaptığı faulden sonra topun önüne geçse, o pası attırmayacaktı. ama çok iyi oldu gol yediğimiz. golü yemesek ilk yarıyı 0-0 a bağlayacak bir oyun oynatacağı garanti. futbolcular belki de hocadan bağımsız 10 dakika takıldılar, benfica'nın tırsılacak bir takım olmadığına kanaat getiirince de oyunu yıktılar. peş peşe gelen kornerlerden sonra, gol ben artık geliyorum dedi. beklenen gol, beklemediğimiz bir pozisyondan sonra doğdu. bilal'in anlamsız, gelişigüzel vurduğu top gitti penaltı oldu. penaltıyı da selçuk mükemmel yere vurdu. gol olmasa bile çok iyi vurdu yazardım. gençler maçındaki penaltıyı atan burak'ın o an sada olmadığına şükür edelim, topu bırakmaz % 100 kaçırırdı. penaltıdan sonra taraftarla şahlanan takımı hamza dahil kimse durduramayacaktı. gittikçe canavarlaşan podolski canını artık hamza'dan kurtarmıştır umarım. burak sakatlanmasa şimdi kendisi yedekte çürüyordu.

    bir an düşünün, podolski, muslera,sneijder banfica'da oynuyor olsa ne olurdu. korku filmi görürdük. bu adamlar bizde kardeşim hamza, nedir bu küçük takım hocalığı kompleksi. nedir bu yasin'den alıp veremediğin? yasin eğer 90 dakika oynayamıyorsa at gitsin arkandayım. bir dakikada silerim, ne demek koskoca galatasaray'ın 25 yaşındaki bir futbolcusu 11 km koşamayacak. çıkar tribüne, yok eğer aynı tempoda oynayabiliyorsa da, onu oyundan çıkaran hoca'ya hesabını sorarız.

    son yılların en büyük futbolunu oynuyor takım. hamza'daki kısmetin % de 1 i podolski'de olsa bugün 3 top çataldan içeri girerdi. brezilya ulusal takım kalecisi o topları kurtarmaya kalksa kendisi de gol olurdu. sneijder'in vurduğu direkten döndü, futbol topunun ırz düşmanı 1 metreden yerdeki kaleciye topu çarptırdı, podolski'de cenabet gününe denk gelince kenardaki küçük beyinli, yine unuttu büyük takım hocası olduğunu. belki de son dakikaları oynuyorum sandı, atamayacağına inandı ve futbolun idam fermanını verip sehpayı tekmeletmek üzere olcan'ı oyuna soktu.. bilmediğimiz bir şeyler olduğuna ikna olmaya başladım. metafiziğe zerre kadar inansam yukarıyla konuştuğuna da inanacağım. belki de miko, korkma hamza gol yemeyeceksin, al taraftarın en sevmediği oyuncuyu, ben yaptım oldu dersin demiş olabilir. bize her maç kapak taktırıyor. hiç maç oynamamış futbol topu tecavüzcüsü olcan'ı oyuna alıp, taraftarı kendisine küfür ettiriyor. ne dedi acaba? 3. golü aramadığına göre 35 dakika sol tarafta kimi bulursan özellikle bizim 18 e yaklaştıklarında bas tekmeyi mi demiş olabilir. nasıl olsa gol yemeyeceği vahiy edildi, istediği kadar milyonlarca galatasaraylıya travma yaşatabilir. yürekleri ağızlardan kusturabilir

    fenerbahçe'yi yenerse de hamza yenecek. izah edilemez bir doğa üstü gücü var. boğaz köprüsünden düşse, beylerbeyi'nden yüzerek sahile çıkar. iş futbola kalsa ne maçlar oynadık, lucescu'larla, mancini'lerle reykart'la, terim'le, hagi'yle yenemedik. futbolla yine yenemeyiz, bakın göreceksiniz eğer yenersek yine bizi mars edecek bir hamle ile yeneceğiz.

    astana maçında semih'in somut hataları olmasa da o maçı bala kısmete kazansak çoktan lige havlu atmıştık. bu gece ki maçı da semih'li defans hezimetle bitirirdi. kötü dediğimiz her şey dönüp dolaşıp hayrımıza oluyor. semih iptal edildikten sonra shedju-hakan balta son yılların en iyi ikilisi olarak takımın güzel futbol oynamasını sağlıyorlar. her iki kaledeki kafa topuna dokunuyorlar, hakan balta bugün gol atıyordu, umut çapsızının önüne düşen topu da o verdi. takım artık kolay kolay gol yemez. burak sakatlandığından beri bütün maçları kazandık. milli takım da o yokken kazandı,kalifiye oldu. hayırlısıyla şu umut bulut'tan da bir kurtulsak, her maç 3 er 5 er atmaya da başlarız.

    vebadan kurtarsak sıtmaya yakalanıyoruz. o çıkıp burak oyuna girdikten sonra benfica ofsayt kazanmaya başladı. burak'a top atılırken içim cız ediyor, ilk defa atılan uzun topta ofsaytta değildi. onda da demek hakem dersini çalışmış, neme lazım bu adam devamlı ofsayta düşüyor, yine ofsayttır diye çekti bayrağını ki haklı. ben hakem olsam burak en az 1 metre geride değilse ofsaytı kaldırırım. ikili mücadelede kim düşerse düşsün çalarım burak aleyhine faulü. penaltılık pozisyon bile olsa görmem. gerçi ofsaytı kaldırmasa ne olacak. burak 50 metre top sürecek de o topu golmü yapacak. kenardan gelen topu futbolcu gibi önüne düşürdü, fizik dışı bir vuruşla üstten auta attı.

    benfica'yı yenmişiz, çok iyi oynamışız, önümüzdeki fener maçına gidebileceğimiz en yüksek moralle gidiyoruz, nedir bu gamlı baykuş'luk diyen de çıkar. biz tabelaya bakmıyoruz, tabelaya bakıp sevinebiliriz de işin kolayına kaçarak. ne var ki yeni çocuklar sevinedursun, övünedursun. biz eski kaşarlar çeşmeye giden çocuğu dövelim. ki testiyi kırmadan gelsin.

    umut bulut hariç, sabri dahil herkes iyi oynadı. maçın adamı podolski'ydi.

    zaferiniz kutlu olsun.
  • maçla ilgili uefa sitesindeki istatistikler. özellikle takım istatistiği ve pas dağılımları incelenmeye değer.

    dizilimler: http://www.uefa.com/.../2016/2015710_lu.pdf
    ilk yarı istatistikleri: http://www.uefa.com/.../2016/2015710_hr.pdf
    ikinci yarı istatistikleri: http://www.uefa.com/.../2016/2015710_fr.pdf
    oyuncu istatistikleri: http://www.uefa.com/...2016/2015710_sps.pdf
    takım istatistiği: http://www.uefa.com/.../2016/2015710_ts.pdf
    pas dağılımları: http://www.uefa.com/...2016/2015710_tpd.pdf
    taktiksel dizilimler: http://www.uefa.com/.../2016/2015710_tl.pdf
  • takımımızın, bileğinin hakkıyla kazandığı maçtır. galatasaray bu maçı haketmiştir ve kazanmıştır. bu galibiyet galatasaray'ın bünyesinde bolca yetersiz futbolcu olduğu ve hamzaoğlu'nun da yetersiz bir hoca olduğu gerçeğini değiştiremeyeceği gibi, bu gerçekler de galatasaray'ın bu maçı hakettiği gerçeğini değiştirmez. bundan sonra ne olur bilemem. ama galatasaray şu maçta puan kaybetseydi, bence çok yazık olurdu ve ben de çok üzülürdüm. takımımı tebrik ediyorum...
  • yenmemiz halinde bile gruptan çıkma şansımızın çok az olacağı maç. kendi halimde şöyle en iyi ihtimaller üzerinden bir değerlendirme yaptım:

    3. hafta:

    g.saray-benfica g.saray galibiyeti.
    atletico-astana atletico galibiyeti.

    bu durumda 3. hafta sonunda puan tablosu:

    1) benfica 6
    2) atletico 6
    3) galatasaray 4
    4) astana 1

    4. hafta:

    benfica-g.saray berabere.
    astana-atletico berabere.

    bu durumda 4. hafta sonunda puan tablosu:

    1) benfica 7
    2) atletico 7
    3) galatasaray 5
    4) astana 2

    5. hafta:

    atletico-g.saray berabere.
    astana-benfica berabere.

    bu durumda 5. hafta sonunda puan tablosu:

    1) benfica 8
    2) atletico 8
    3) galatasaray 6
    4) astana 3

    6. hafta:

    g.saray-astana g.saray galibiyeti.
    benfica-atletico atletico'nun galibiyeti

    bu durumda 6. hafta sonunda puan tablosu:

    1) atletico 11
    2) galatasaray 9
    3) benfica 8
    4) astana 3

    sonuç olarak kafamda kurguladığım tek gruptan çıkış senaryomuz bu gibi gözüküyor. işimiz çok ama çok zor ama biz bitti demeden hiçbir şey bitmez.
  • şampiyonlar ligini biz kurduk, logodaki 8 yıldızdan biri bizim sayemizde türkiye'nin. adımızı şanla şerefle taşımış ülkemizde bu büyük deniz turnuvasına katılmış tüm takımların toplamından daha fazla maç oynamışız. küçük denizi bir kere boğulmadan geçtik, konjonktür itibarıyla bir kere daha geçmemize imkan yok. o halde yakışanı yapın, nasıl olsa boğulacaksınız, yüzebildiğiniz kadar yüzün, büyük denizde boğulun. haydi cim bom, yenseniz de büyüksünüz, yenilseniz de.
  • (bkz: 21 ekim 2015 galatasaray benfica maçı/#1835475)

    ah guzel, sonunda futbol bahsedebilecegiz:)

    simdi melo ile ilgili durumu aciklayayim. geri donusleri degil, orta saha arkasi boslugu kapatmak icin ileri cikmiyor demistim, yanlis anlasilma olmasin:) ayni ekonomik sorunlarin cozumu gibi futbolda da bir degeri yukseltmeye kalktiginizda bir degerden feragat etmeniz gerekebiliyor cogunlukla. mesela arsen wenger zamaninda defans oyuncusunu one cikartip orta sahadaki kisi sayisini arttirmaya calistiginda ofansif olarak cok akiskan takimi daha baskin oldugu halde defansif anlamda cok zaaflar verebiliyordu. sonra bundan vazecti cunku atamadigin bir golun hesabini baska pozisyonla cikartma ihtimalin, yedigin boktan bir golle rakibe kendine guven kazandirdiktan sonra o golu cikartma ihtimalinden hem daha fazla hem de atsan bile beraberligi yani o gol atamadigin durumu tekrar yasamis oluyorsun. yani riske ettigin sey onemli.

    bilal'in varligi ile kazanilan penalti icin spekulasyon yapamam cunku gercekten kotu sut cikarmisti, top havalanmiyordu bile, adam da angutluguna penalti yapti. bilal ayni zamanda chedjou'nun ortasina genclerbirligi macinda dogru kosuyla gol de atmisti. bilal'den bu katkiyi beklemek yanlis olmaz. fakat bunu olasiligini nasil sabitleyip arkayi guvence altina alabiliriz? asil mesele burada basliyor. yani hamza'nin eksigi oldugu ve duzeltmeye calismadigi kisim.

    melo'ya donersek, melo'nun oyun sekli ve gorusu bilal'den tamamen farkli. biz gecen sene 1-0'larla sampiyon olduysak bunda melo'nun o gereksiz onde basmak yerine geride kalip orta saha arkasi boslugu doldurmasinin cok buyuk payi var. bilal bir mac kazandirdi belki, ,melo sampiyonluk getirdi. simdi melo neden az kosuyor ya da daha fazla kossa ne olurdu demek dogru degil. daha fazla kosmasi icin alanini birakmasi gerekirdi ve yaninda tempo yapabilen bir orta saha olmadigi icin (selcuk vardi) bunu gerceklestirmesi zaten mumkun olmazdi. 4-2-3-1 icin iki tane tempo yapan kosucu orta saha gerekir. galatasaray'in sorunu da bu zaten. terim bu nedenle selcuk'u biraz daha geri konumlandirdi milli takimda ve verim de aldi. hamza'nin da yapmasi gereken bu. orta ikiliyi daha derine koyup takimin da boyunu kisaltmaya calismali. bloklar arasi o kadar mesafe var ki her yedigimiz hucum kontra atak gibi oluyor.

    tekrar soyleyeyim, bilal'in hicbir sucu yok. ya da selcuk'un. su orta saha duzenin sorumlusu hamza hamzaoglu. iyisiyle kotusuyle. peki orta saha arkasi bosluk diyorsun, bilal'in o kadar mesafe katetmesi normal diyorsun, cunku one cikarak savunuyor, genis alanlara yayiliyor vs ne demek istiyorsun diyebilirsiniz. cevabi cok basit.
    https://twitter.com/...s/656935258865147904

    su rescinde bilal'in isi haritasi var. selcuk'unkinin biraz daha defansif olma olasiligi yuksek ama ben bulamadim o yuzden koyamiyorum. buradan goreceginiz uzere bilal'in cogunlukla oldugu alan sol on, neredeyse sneijder'le ustuste. orta saha arkasinda hic yeri yok, merkezde biraz yogunluk var, savunmada ise tam ters tarafa gecip sag defans onununde biraz yogunluk sahibi. simdi buradaki mantik hatasina gelelim, selcuk sol merkez, bilal sag merkez oyuna basladi, savunmada bu durum tamamken hucumda bilal sol onde. iste bu genel alana yayilim bilal'in katettigi mesafeyi yuksek gosteriyor. ayni zamanda defans onundeki boslugun buyuk olmasinin da sebebi. bunu podolski ve sneijder'in isi haritasi uzerinden biraz daha acalim.

    https://twitter.com/...s/657132244558086144
    goruldugu uzere podolski'nin savunmada gecirdigi isi alani bilal'den fazla. ve daha onceki entry'lerde belirttigim uzere podolski alanini koruyarak oynuyor, yerini kaybetmeden. ve klasik bir cizgi oyuncusu olmadigi icin merkeze dogru da cok fazla alani var.

    https://twitter.com/...s/656954674516480000

    sola yakin oynamayi sevmekle sol cizgi uzerinde oynamak arasindaki fark iste bu isi haritasinda. adamin nasil cizgiden 10 metre iceriden baslayarak oynadigini goruyorsunuzdur. bunun yaninda sneijder'in de savunmada gecirdigi isi alani bilal'den daha yogun. ve yine daha once bahsettigim gibi sneijder de kendi alanini koruyarak ve yerini kaybetmeyerek oynamis.

    bu iki isi haritasina bakarak sunu soyleyebiliriz, sneijder ve podolski bilal'den cok daha dogru ve iyi mucadele etmis. bilal cok iyi niyetli oynamis ama katettigi mesafenin degeri yok. zaten bu nedenle kosu mesafesi diye istatistigin tek basina verilmesi sacmalik diyorum. yoksa istatistigi sevmiyor degilim, tek basina istatistige karsiyim. nereye cekersen onu gosterir desteklenmemis istatistik. simdi bir de sabri konusundaki daha once yaptigim analizlerin acilimindan bahsedeyim.

    http://www.uefa.com/...2016/2015710_tpd.pdf

    extensor basliginda demistim ki, sabri podolski'yi yeterince beslemedigi icin podolski uzerinden yapabilecegimiz bir cok atak adamin kendini yorup pas alamadan donmesiyle sonuclaniyor. ben bunu kicimdan sallamiyorum haliyle. bakmaniz gereken sabri'nin yaptigi kisa pas orani. lionel carole 23 kisa pas yaparken, sabri 9 tane yapmis. carole sadece 2 uzun pas yaparken sabri 10 tane yapmis. bu istatistik de yeterince aciktir sabirim bahsettigim seyi desteklemek icin.

    isi haritasi uzerinden defans onu boslugun nasil olustugunu, bunun da aslinda taktiksel yaklasimdan ve dizilimin dogru aralikla yapilmadigindan oldugunu soyledim. bilal'in savuruk oyunu da buna etken dedim. bu savuruk oyun haliyle kosu mesafesini yuksek cikartiyor dedik. klasik bir cakili 6 numarayla 4-2-3-1 oynanmaz kesinlikle hatta 4-2-3-1'de 6 numara diye bir sey de yoktur. o adlandirmalar eski usul w acilimli dizilisler icin kullanilirdi. melo'nun az kosu mesafeli cikmasi mucadele etmedigi icin degil, korudugu alan daha dar oldugu icin. simdi futbolcu uzerinden birakip hamza'ya donelim.

    4-2-3-1 tempo yapan iki kisiyle oynanir evet. bizde oyle bir orta saha yok. jose de oyle biri degil. bu nedenle diziliste bloklar arasini daha dar tutmak zorundayiz, (enine daha dar oynayip) ayni zamanda orta saha ikilisini asimetrik ve daha geride kurmaliyiz. bilal'in mi oynamasini istiyorsunuz peki olur. yapmani gereken selcuk'u su anki yerinden 10 metre geriye cekip daha ortaya almak. bilal'i ise sag capraz onune. bu kadar basit. ikisini birden one cikarak savunma yaptiramazsiniz. benfica maci kimseyi yaniltmasin, benfica'nin merkez ortasahasi bes para etmezdi bizim macta. ne sertlikleri vardi, ne de orta sahayi merkezden gectiler. bu da bizi pres yapiyor gibi gosterdi. biz pres yapar gibi yapiyoruz, pres yapmiyoruz. one dogru bastigi icin merkez ikili ileride kalabalik gorunuyoruz. fakat hicbir direnci yok bu kalabaligin.

    pres yapmak istiyorsan geri donusu olmayan cizgi oyuncusu kullanmayacaksin. eger sabri gibi bir adam illa kullanacagim dersen onu one cekip pres sirasinda, merkez orta sahada hamit gibi bir adam koyacaksin. yasin'i preste kullanamazsin cunku yasin'in geri donusu yok. sneijder bu takimda prese baslatan kisi saka gibi. pres sirasinda yapilan en buyuk hata ise sneijder presi baslattigin merkezde kimse, burak, umut fark etmiyor, ikisi de topa hareketleniyor ve bunu rakip kaleye dogru pas atmasini engellemek icin o aciyla yapiyorlar. adamsa geriye pas atmak yerine dondugu anda sneijder, burak/umut, yasin ve podolski hepsi birden topun ilerisinde kaliyor. bunu burak ve umut rakibe tek basina basarken de yapiyor. altyapilari kotu cunku. cizgiye adami skstirip kendi kalesine dogru koruma yapmak yerine rakip kaleye dogru hamle yapiyorlar. adam cizgiden bizim kaleye dondugu anda onu bombos kaliyor, bizimkiler de sacma sapan faulle durdurabilirlerse durduruyorlar.

    isin ozu, benfica'yi deplasmanda da yenebiliriz. hamza'yla da yeneriz. bilal, umut, burak, sabri sahadayken de yenebiliriz. elestirilmesi gereken sey, benim surada iki resim ve bir pas istatistigi ile anlatabildigim basit sorunlari bile aylardir duzeltmiyoruz. hamza'nin elestirilmesinin sebebi bu kadar aslinda. yoksa banane hamza'dan. sen hala selcuk'u merkez orta sahada ileriye dogru oynatiyorsun adamin canini cikartiyorsun, sonra selcuk kosu mesafesi yuksek ama surekli geri pasi veren adam oluyor. selcuk'un hicbir gunahi yok. fiziksel olarak selcuk oyle bir tempo yaparak o noktada oynayamaz. yasli oldugu icin de degil. cevre kontrolu yok adamin. dogru zamaninda santraforken stoper oynatilmis kisiler de var. ancak stoperin cevre kontrolune ihtiyaci yok zaten. futbol zekasi olup fizigini kullanabilen herkesi stoperde kullanabilirsin. bir ara gokhan gonul stoperdi fizik olarak baskinligi olmasa da. fakat sneijder'i koy bakalim stopere? ya da sneijderi cizgi oyuncusu yaptiginda sneijder oynayabiliyor mu? %100 verim alman gereken adamdan %20 verim alip idare etmeye calisiyorsun. fiziksel ozellikler isteyen yerdir kanat. sneijder'i cizgide oynatamazsin. fiziksel ozellik diyince boy pos gelmesin akliniza.

    hamza'nin elestirildigi nokta niye bunu burada oynattik derken fiziksel imkansizliklari gozardi ediyor olmasi. bu arada biri yazmisti, arda zaten kanat oyuncusuydu, sol sag oynuyordu, 16 yas alti milli takiminda sol kanatti. manisa'da ersun onu sag bek yapti. yani sag bek olmasi sonradandir. her neyse. sneijder'i keske false 9 deneseler. podolski'yi keske forvet arkasi deneseler. bence ikisi de muhtesem oynar. bunlar da kendi icinde olagan disi yerlesimler. fakat sneijder'i sol cizgi yapmak, bilal'i sneijder oyundayken forvet arkasi yapmak sacmalik. bunun futbol ici izahi yok.

    yine uzadi. sanirim az da olsa orta saha arkasi boslugu ve bunun sebeplerini aciklayabilmisimdir. anlasilmayan yer varsa beklerim, daha detayli aciklamaya calisirim.
  • galatasaray'ın tamam yada devam diyeceği maç. tanımı yaptıktan sonra içeriğe girersek şu maç gözümde çok büyük öneme sahip. fener'e yenilsek te olur, kaç senedir yenemeyince büyüklüğümüz değişmedi. tek lafları omo kodokoy olan bir taraftar grubu 1 hafta daha konuşur çokta büyük bir olay olmaz. ama şampiyonlar liginde kötü performansımız içimi acıtıyor sözlük.

    avrupa'da istenilenler olmadığında içim sıkılıyor, keyif alamıyorum hayattan. şu maç ile 10 maçtır süregelen kazanamama zincirini kıralım artık.

    maç tahminim 2-1 galatasaray lehine son olarak. avrupa'da kükremenin zamanı geldi bence.

    ayrıca çıkacak 11'e çok birşey diyemiyorum. denayer sakat gibi, zorlamamak isteyebilir hoca. burak desek sakatlıktan yeni çıktı gibi, bir rize faciasına daha gerek yok. tek sorun rodriguez- bilal tercihi bay dengeseverin. keşke rodr oynasa ancak bilal'ın attığı goller hocanın elindeki koz ve skor üreten oyuncuyu sahada tutmak istiyor hoca.

    şans hepimizin yanında olsun, başarılar galatasaray!
  • maça gol yiyerek basladik. taraftarlarin psikolojisinin bu kadar kirilgan oldugu bir donemde bu cok buyuk bir sanssizlikti ama takim iyi reaksiyon verdi ve skoru lehimize cevirmesini bildik. bu tip maclarda farki ikiye cikaramazsaniz baski yersiniz, ki oyle de oldu. fakat sonu da iyi oldu. takimin kazanma aliskanligini korumasi bakimindan guzel bir sey. gelelim oyuncularla ilgili notlarima.

    muslera: allah'in bir lutfu. oyle zor toplari oyle kolay kurtariyor ki inanamiyorum. galatasaray formasi giyen gelmis gecmis en iyi kaleciyi izlemenin keyfini suruyoruz, kiymetini bilelim.

    sabri: sabri dusmani degilim. bu takimda uygun bir ucretle iyi bir yedek olacagina inananlardanim ama cidden kotu oynadi kanimca. bir kere ileri ciktiginda donmuyor. mac esnasinda podolski bu yuzden hasladi kendisini. ikincisi taç atislari dikkatimi cekti. taçlari surekli rakibe atiyor. bu hakikaten inanilmaz bir sey. taç atamamak nedir arkadasim?

    chedjou: harika oynadigi bir macti. asistindeki pas mukemmeldi ama daha da mukemmel olani savunmadaki cok kritik dokunuslariydi.

    hakan balta: macin yildizlarindandi. cok buyuk oynuyor.

    carole: sol kanadi tek basina kullandi adeta. savunmada harikaydi. yasin varken tek basina savundu o kanadi. olcan girince tek basina savunmakla da kalmadi tek basina hucum etmek zorunda kaldi. cok iyiydi.

    selçuk: cok iyi oynadigi bir macti. penaltisi sahaneydi ama onun disinda savasmasi ve topu kullanmasiyla takimi rahatlatan isimlerdendi.

    bilal: meziyetleri var ama yumusak bir oyuncu. buna ragmen savasti. macin ikinci yarisi cok yorulmustu, daha erken cikmaliydi.

    sneijder: o da macin yildizlarindan. ayagina aldigi her topu cok iyi kullandi neredeyse. sutlariyla gole de yaklasti. atabilseydi keske.

    yasin: driplingle adam gecen tek oyuncumuzdu diyebiliriz. isin savunma yonunde hic yoktu. oyundan cikmasi dogru karardi ama yerine giren kisinin olcan olmamasi gerekiyordu. jose rodriguez saga, poldi sola gecebilirdi.

    podolski: cok istekliydi. muthis bir gol atti, cok guzel baska sutlar da cikardi. sabri bey geri donmedigi icin sik sik geriye donup savasti da. galatasaray'daki en iyi maciydi.

    umut: istekli, arzulu ve yetersizdi. yapacak bir sey yok. ayni seyleri tekrar tekrar yazmaya gerek de yok. topu tutamiyor, ilk kontrolu zayiftan da ote felaket, vuruslari ciliz, paslari kotu. bu macta da bildigimiz, bekledigimiz seyi verdi; kostu.

    olcan: bitmis. bitmekten de beter olmus. yahu anlayamiyorum, eline soyle bir firsat gecmis ve sen sahaya girip berbat oynuyorsun. 35 dakikan var onunde. iki ise yara be adam.

    burak: aslinda ikinci yari tam onun maciydi. rakip bastirirken acik alanda agir benfica savunmasini cok zorlayabilirdi. ama oyuna 78'de falan girdi yanilmiyorsam. kendi sahasindan cikmasina ragmen ofsayt calinan pozisyon gibi pozisyonlardan daha cok yakalayabilirdi.

    jose: son anlarda zaman gecirmek icin girdi oyuna. kanimca daha erken girmeliydi.
  • 25 ekim 2015 fenerbahçe galatasaray maçını şimdilik bir kenara bırakalım da, şu maçı konuşalım. kazanırsak çok az olan şansımızı aza çıkaracağımız bir maç. bu maçı kazanıp sonrasında da portekiz'e kazanmaya gideceğiz. çünkü astana beraberliği bizi buna itti. tabii ben astana'nın grupta başka puan alamayacağını düşündüğüm için bu yorumu yaptım. befica'dan 4 puan bile alsak, atl.madrid'i yenemedikten sonra pek bir olayı kalmıyor.

    gerçekçi olmak gerekirse bu saatten sonra bu gruptan üst tura çıkma ihtimalimiz küçük bir mucizeye bağlı ama biz bitti demeden bitmez. hiçbir iddiamız olmasa bile asy arena'ya gelen herkesi yenerek göndermeliyiz.
  • son 10 şampiyonlar ligi maçımızdan galibiyet ile ayrılamadık. avrupa fatihine yakışmayan bu istatistiğin devam etmesi bizim için büyük bir utanç olur. prandelli-hamza-yönetim dahi bu istatistiğin bahanesi olamaz.

    benfica bizle yapacağı iki maçtan birisinden 3 puan alırsa zaten işi bitiriyor. ve onlar için hedef maç bu maç değil de lizbon'daki maç olabilir. o yüzden psikolojik olarak rahat bir benfica'yla mücadele ettiğimizi unutmayalım. ben sahada azıcık salmış, rehavete düşmüş bir benfica bekliyorum. inşallah bunu avantaja çeviririz.
  • benfica yı eskitiriz. benfica kim lan? bu maç bizim oğlum!

    not. çocuklar en az benim inandığım kadar inanırsa, maçtan 3 puan ile ayrılırız. benfica normal şartlarda bizi yenemez, benfica dan bahsediyorum, bayern veya barça dan değil. kim lan benfica? biz galatasarayız oğlum, anlı şanlı galatasaray!

    inanmak, sadece inanmaya ihtiyacımız var, göreceksiniz benficayı içerde dışarda yeneceğiz!