• artist hakemlere ve rakibin çatır çatır soktuğu üçlüklere rağmen kazanıp geldiğimiz maç. rakibin hiçbir hücum opsiyonuna tam çözüm bulamasak da skordan hiç kopmayarak kazanmayı bildik. dragana stankovic kötü gününde bile olsa oyuna girdiğinde dengeleri değiştiriyor bir şekilde. üçüncü çeyrekte o oyuna giriyor ve bir şekilde takım gaza basıyor.

    sadece son 13 saniyede hartley'in üzerinden oynanan oyun bile transfere gerek yok diyen yöneticilerimizin kafasına vura vura anlatılacak cinsten. geçen sezonki takım son 13 saniyeye iki sayı önde girmesine rağmen orda maçı verirdi. o sıkıştırmada pası verilecek bir yıldızın olmasının rahatlığı, pota altındaki hamlesiyle 2-3 saniye daha yemesi ve tabi 2/2'yi gözü kapalı sokup maçı bitirmesi...

    geçen seneki takım olsaydı belki yine bir şekilde maç içi 12 sayı farkı bulur, yine maçı ortaya getirir ama son 13 saniyede kaptanın direnip de bria'yı bulabildiği pozisyonda topu kaptırır üçlüğü yiyip maçı verirdi. maçın yıldızı vickie olsa da son pozisyonu ancak hartley kalitesinde bir oyuncu faul yaptırmadan süreyi de eriterek bitirebilirdi. vickie'nin, tilbe'nin, stankovic'in varlığına rağmen hala ışıl veya hartley ya da ikisi birden sahada olmadığında işler yolunda gitmiyor. buna rağmen bu takım direniyor, 3-4 iyi skoreri sert taraftarı olan bir deplasmandan daha galip geliyor. bu haliyle bile hani bir şampiyonluk gelebilir derken bir ya da iki iyi takviyeyle bir kupa daha müzemize gelebilir. futboldaki gibi milyon eurolara falan ihtiyaç yok bunun için ama işte gel de anlat...

    rakipte son iki takvim yılında formamızı giymiş 3 oyuncu vardı. özellikle geçen sezonun gizli kahramanlarından monika grigalauskyte iyi bir gününde olmanın ve takımın defolarını bilmenin etkisiyle 18 sayı attı. özellikle ilk yarıda takımını tek başına oyunda tuttu. maljkovic'in son senesinde bilinmeyen bir sebeple kadro dışı kalan özge kavurmacıoğlu ara ara maça girip 10 sayıya ulaştı ki galatasaray kariyerinde muhtemelen toplam 10 sayı atmamıştır. nazlı bircan gökdemir dahi oyuna girip bir basket bulmayı başardı. rakibin attığı 76 sayının 30'unu bu üç oyuncudan gelmesi biraz ironik oldu. bu arada rakip takımdan bahsetmişken umarım ki federasyonumuzun ezbere mili takım seçen ekibi gizem yavuz'u yan gözle de olsa izliyordur. 31 yaşında olmasına rağmen bu sezonki performansıyla düşünülmeyi hak ediyor bence...

    federasyon demişken her hafta en artist hakemlerinizi bizim maçlara yollamak zorunda mısınız acaba?