• 169
    kim bilir hangi elden ayaktan düşmüş, dünyalığını yapmış, son bir vurgun için sotede bekleyen sönmüş bir dünya yıldızı için bekleyip durduğumuz transfer dönemi. 10 maçta 107 gol yiyen takımın teknik direktörünün veciz lafıdır "şut çekmeyince gol kaçırma da olmuyor". bari açık açık söylensin bu sene transfer falan olmayacak, aynı hamam aynı tas devam edeceğiz diye.

    sezonun dörtte üçünü düşme hattında geçirmiş bir takımın taraftarı olarak gelecek sezona takviye yapılmasını insan bekliyor çünkü ister istemez...
  • 171
    gedson fernandes’in yarı performansını sergileyebilecek 1 orta saha bile alamayacağımız, kendisi gittiğinden beri içinde olduğumuz 3’ncü transfer dönemi. hani bazı yazar arkadaşlar soruyor ya ‘dünyadaki tek orta saha mı’ diye? 3 transfer dönemi geçti, daha gedson’un 10’da 1’i kalitesinde 1 orta saha oyuncusu bile alamadık. daha kaç tane geçecek göreceğiz işte dünyadaki tek orta saha mı değil mi diye?

    türkiye süper ligi’nde, kiralık olarak alıp sonrasında satın alamadığımız lemina ve gedson ikilisinin yarı kalitesinde bir orta saha ikilisi yok. burak elmas, iki yakan bir araya gelmesin.
  • 172
    tipik dursun özbek yönetiminin beceriksizliğini yine yeni yeniden gözlerimize sokan dönem.

    diğer mevkileri geçtim, 11'den kimseyi göndermeyip üstüne luyindama, yunus, okan ve akbaba'nın takıma dönmesiyle yalnızca orta sahanın merkezine alınacak üç sağlam takviyeyle dahi şampiyonluk mücadelesi için yeterli takım olacakken, bu konuda ısrarla geç kalınması tipik dursun özbek yönetimi beceriksizliğini ortaya koyuyor. ekmek yapmak için en önce una ihtiyacın varken gidip şeker alıyorsun. tamam şeker de önemli, fakat ekmek yapmak istiyorsan en önemli gıda maddesi undur. dursun özbek ve yetki verdiği isimlere bunu söylemek lazım. önce iskeletin en önemli kısmı olacak orta merkez adamlarını bitirin, ardından sağ bek mi alıyorsunuz, sol bek mi alıyorsunuz, kanat ya da forvet mi alıyorsunuz bunlara bakarsınız. bunu düşünmek bu kadar zor değil.
  • 173
    olabildiğince şeffaf yürütülmeye çalışılan ve erden timur‘un açıklamalarına göre gerçekten çok çeşitli yerlerde araştırmalar ve görüşmelerin yapıldığı transfer dönemidir. bu dönemde bizlere düşen ise yönetimin elini zayıflatacak türden baskılardan kaçınıp, gsstore ürünlerine yüklenip, kombine, dergi vs alarak, artık elimizden ne geliyorsa bir şekilde destek olmaktır. bunlara imkanımız da olmayabilir en azından kötü söylemeyip, motive ederek desteğimizi esirgemeyebiliriz. bugün açıp kulübün yaptığı bir paylaşımı beğenip paylaşmak bile destek olmaktır.
  • 174
    saha dışında çarşaf çarşaf inşaat projelerimiz var diyip saha içine de cüzdan sallayarak seçilenlerin henüz bir icraatını göremediğimiz dönem. takım kampa başlamış, hazırlık maçları geliyor, ligin başlamasına 1 ay kalmış, orta sahamız boş küme ve ötesi ama önemli değil. dursun abileri adada üyelere çay içirecek, bundan büyük transfer mi olur.

    bu takıma ne köy ne kasaba olacak yığınla adamın gönderilmesi için de bir hamle yok. bunların gerçekten yaradığı hiçbir iş de yok.
  • 175
    öncelikle ne istediğimize karar vermemiz gereken dönem yönetici bazında değil taraftar bazında.

    ismi geçenlerden solbakken, botheim çok iyi isimler gibi dursa da hala çok genç ve norveç ligi dışında tecrübesi olmayan çocuklar.

    siz bu çocukları getirip ilk sezonunda şampiyonluk baskısını sırtına yüklerseniz, mohammed, morutan, cicaldau örneklerinde olduğu gibi hayal kırıklığı yaşarız.

    bu isimleri isteyenlerin çoğu da hemen performans almak şampiyon olmak botheim 15-20 gol atsın solbakken 10 asist 10 gol yapsın gibi düşünce ve istekle olası kötü periyotlarında ilk onları sosyal medyada çatır çutur yiyecek olanlar.

    joao pedro gibi misal weghorst gibi isimleri isteyince de bu sefer eleştiri okları hemen cenk ergün'e çevrilip erik botheim solbakken dururken yine kallavi kontrat verip galatasaray'ı batıracak gibi argümanlarla yine linç kültürü başlıyor.

    2 tane yakın geçmişimiz de bu iki olayı yaşamışız. 17-18 sezonunda direkt şampiyon olmak için kurulan kadro maliyetli de olsa istenileni vermiş 2 sezon şampiyon yapmış.

    daha sonra maliyetler ağır gelmiş gençleşelim denmiş, bu operasyonlardan ilk sezonunda başarısız olunmuş.

    botheim solbakken gelince 2 yıl sabredebilecek var mı aranızda ? yoksa yine mağlubiyetle sonuçlanan bir maçtan sonra botheim&solbakken ikilisi başlığı altına aynı gün 100 entry girecek misiniz.

    yapmam diyenler hayal görüyodur ya da yaşadığımız coğrafyanın farkında değildir.

    yahu seçim vaadi fatih hoca ile 3 yıllık planlama olan adam avrupa'da başarı varken bile sırf ligde başarı gelmeyince sabredemedi yolları ayırdı. bu adam bide üst düzey okullarda okumuş avrupa mantalitesiyle büyümüş biri.

    istiyoruz ki genç olsun, ucuz olsun, skor yapsın çok iyi oynasın, şampiyon olalım. bu denklemi hem bizim gibi ülkelerde hem de bizim ekonomimizde gerçekleştirmek imkansıza yakın, her sene belki 1 oyuncu sivrilir böyle o da belki.

    o yüzden bırakın işin profesyonelleri kadar versin, okan hoca, erden timur, cenk ergün.

    düşündükleri plan tutarsa överiz tutmazsa eleştiririz ama kimseyi senin ütopyanda ki kadronu kurmadığı için vasıfsız, komisyoncu, hain ilan etmeyiz.
  • 176
    geçtiğimiz sezon ligi 13. sırada bitirmiş, bu sezon avrupada mücadele etmeyecek, rakiplerine nazaran maaş olarak daha cimri olan ve özellikle yabancı oyuncular için masaya tatmin edici bir planlama koymakta zorlanan takımımız için zor geçtiğine şaşırmadığım dönem. alacağımız adam hem genç olsun, hem potansiyelli olsun, hem ucuz olsun hem de maaşı uygun olsun istiyoruz. tamam da bu özelliklere sahip bir oyuncu bizi neden tercih etsin.

    bu mantalite ile alınan oyuncular sonunda kadro kalitesi olarak ligde ilk 3e giremeyecek bir düzeydeyiz. eğer kalitemizi arttıracaksa verilecek paralara çok takılmamak gerekiyor. 30 yaşındaki bir oyuncuya 2m euro vermek kulübe ihanet değildir. olaya biraz fiyat / performans açısından bakmamız gerekiyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın