• 4. haftası itibariyle ;

    "şampiyonluk adayı" başakşehir 4 puan
    ava çıkan beşiktaş 4 puan
    bu senenin o sene olduğunu iddia eden trabzon 6 puan
    uçan kaçan fenerbahçe 7 puan
    rezalet oynayan galatasaray 7 puan.

    bu yazdıklarım ironi değil. gerçekten öyle. taban performansımız fenerbahçe'nin tavan performansına eşit. galatasaray futbol takımı kağıt üstündeki kadro kalitesinin yarısı kadar oynasa bu sene şampiyon olur. kadro kalitesi olarak bize yakın takım yok. ligde elde ettiğimiz 2 maçlık seriyi 6 yapabilirsek zaten hem puan farkı açılır hem de psikolojik olarak lig biter.

    malatya -d-
    fenerbahçe
    gençlerbirliği -d-
    sivas

    şu 4 maçta en zor maç, ilk oynayacağımız maç. bence çok zor ama malatya maçını kayıpsız geçersek bazıları içten içe "yine bunlar şampiyon olacak" moduna girer.

    şımarıklık gibi olmasın ama bir kere de rahat şampiyon olalım. kadronun kalitesi belli. çıkın oynayın yormayın adamı. ondan sonra sandıktan şampiyonluk mu çıkarıyorlar, ceza mı veriyorlar ne yapıyorlarsa yapsınlar. mayıs'a kadar şekilden şekile girerler. iç savaşları da başlar biz de keyifle izleriz. #hedef23
  • kalan fikstürümüz aşağıdaki şekilde:

    4. hafta 13 eylül cuma kasımpaşa
    5. hafta 22 eylül pazar malatyaspor (d)
    6. hafta 28 eylül cumartesi fenerbahçe
    7. hafta 5 ekim cumartesi gençlerbirliği (d)
    8. hafta 18 ekim cuma sivasspor
    9. hafta 27 ekim pazar beşiktaş (d)
    10. hafta 1 kasım cuma rizespor
    11. hafta 9 kasım cumartesi gazişehir (d)
    12. hafta 22 kasım cuma başşakşehir
    13. hafta 1 aralık pazar trabzonspor (d)
    14. hafta 7 aralık cumartesi alanyaspor
    15. hafta 14 aralık cumartesi ankaragücü
    16. hafta 21 aralık cumartesi göztepe (d)
    17. hafta 28 aralık cumartesi antalyaspor

    şampiyonlar ligi öncesi 4 adet cuma maçımız var ve bunların tamamı ev sahibi. fisktür bir maç kaymış olsa tüm cuma maçlarımız deplasman olacaktı ki bence bizim için tam bir facia olurdu. ama şimdi cuma günü evimizdeki maçı kazanıp 3 gün keyif sürme şansımız var. bunların üzerine tüm rakiplerin kazanıp kenafir gözleriyle izleyip bize nazar değdireceği en nefret ettiğim pazartesi maçı yok. bence fikstür bizim için olabilecek en iyi durumda, bana elinle yap deseler böyle sıralardım.
  • bu sezon john wick 3 filmine dönmeye başladı iyiden iyiye. galatasaray olarak çok başarılı olduğumuz için "excommunicado" ilan edildik. eğer başarısız olsaydık böyle bir şey olmayacaktı. şu an "türkiye'de başarı cezasız kalmaz" sözünü doğrular şekilde herkes bizi durdurmanın mümkünse bitirmenin peşine düştü.

    --- spoiler alert ---

    filmin sonunda eski morpheus diyor ya, high table için...çok öfkeliyim. john. ya sen? öfkeli misin?

    john da kafasını yerden kaldırıyor ve ciddi bir yüz ifadesiyle şunu diyor,

    - "yeah"

    bu yeah "hepsini üst üste koyup high table'ı ortadan kaldıracağım" anlamında. işte john wick 3'den doğruca john wick 4'e geçiş gibi bir sezon bizi bekliyor. sonunda şampiyon olarak ali koç'un, fikret orman'ın, mhk'nın ve nihat özdemir'in istifasını bekliyorum. yani galatasaraylılara sorsanız, öfkeli misin??

    hepsi kafasını yerden kaldırıp kanlı gözlerle,

    "yeah" diye kararlı ve öfkeli bir bakış atar.

    ben john wick 3'ü 2019 şampiyonluğundan* hemen sonraki gün izledim ve izlerken bunlar aklıma gelmişti. filmi sanki sezonun özetini izler gibi izledim.* şimdi ise sanki 4'e doğru gidiyoruz.

    --- spoiler alert ---
  • bana öyle geliyor ki bu sezon fenerbahçe'nin önünde durmaya çalışan, azıcık da olsa dirayet gösteren anadolu kulüpleri tff tarafından çeşitli yaptırımlara maruz kalacak. tıpkı hakemlerin bizim aleyhimize karar vermediklerinde maç alamama ihtimalleri gibi durumlar ortaya çıkacak.

    buna, bu düzene bizden başka karşı çıkan da yok sanırım. o sebeple bu sene şampiyon olacaksak rekora yakın bir galibiyet istikrarı tutturmamız şart.
  • öyle bir sezondurki, lig tarihinin en başarılı takımının yöneticileri ve taraftarları, resmi bir açıklama olmasa da, teknik direktörleri cezalıyken, takımı sahada yönetmesi için yardımcı antrenör aramakta, en azından düşünmektedir. burada eleştirim kulübe ya da taraftara değil; içerisinde bulunduğumuz mide bulandırıcı futbol ortamınadır. zaten o futbol ortamıki, öznelerini, ilk aut atışından zaman geçirmeye başlayan kaleciler, tüm oyun planını faul yapmak ve geride beklemek üzerine kurmuş takım ve hocalar, siyasilerin iki dudağının arasına sıkışmış futbol yöneticileri ve onların da iki dudağının arasına sıkışmış hakemler, takım muhabirliğini, takım amigoluğuyla karıştırmış sözde gazeteci ve yorumcular, yılın futbol takımına lig şampiyonundan tek bir oyuncu bile almayan yayıncı kuruluş oluşturmakta. belki birçok renktaş, bu durumda daha da hırslanıyor ve bileniyor; fakat ben her geçen gün bir adım daha uzaklaşıyorum bu ligden. duygusal olarak etkilenecek kadar galatasaraylı olmasam, bu ligin yüzüne bile bakacak halim/isteğim yok.
  • fenerbahçe'yi koruma ve iflastan kurtarma sezonu olmuştur. iktidar batık şirketleri hazine garantisiyle kurtarmaya çalışır, en has müteahhidin tff'si de benzer işlemi çok sevgili kulübüne uygulamak istiyor. bu senenin ne kadar önemli olduğu, çıkan yangından belli. bu sezon köprüden önceki son çıkış veya köprü birilerine girmeden önceki son çıkış.
  • tipik bir galatasaray şampiyonluğuna konu olacak sezon.

    kaos ?
    galatasaray çiğ kaosla beslenir.
    haksızlıklar?
    en çok galatasaray’a yarar, diri tutar.
    gereksiz kartlar?
    çok severiz, eksik kalırız sezon boyu konuşuruz.
    cezalar?
    olmazsa olmazımız, birlik oluşturur.
    başkan?
    mutlaka beklediğimiz gibi konuşmaz.
    futbolcular?
    alışana kadar çok puan kaybederiz.
    derbiler?
    fenerbahçe maçları kaos ve puan kayıpları, diğerleri firesiz.

    mayıs’lar?
    bizim.

    şampiyonluk?
    yine bizim.
  • galatasaray aleyhine inanılmaz algı operasyonlarının döndüğü ve döneceği sezon. tamam bu sezona iyi başlamadık kabul ama her hafta twitterda fatih terim istifa hashtagleri görüyorum. ekşi sözlükteki paralı köpekler her hafta algılar peşindeler. bu sezon işimiz geçen senekinden çok daha zor olacak.
  • daha 3. haftadan gerginligin, kaosun, hakem tartismalarinin damga vurdugu sezon. bakalim nasil gelecek bu sezonun sonu, hakikaten igrenc bir durumda futbol ortamimiz. kendimizi de katiyorum buna, saha icini konusan yok hala. bu yuzden de avrupayla aramizdaki makas acildikca aciliyor, diger liglerde de inanilmaz hakem hatalari yasaniyor, ama kimse bizdeki gibi hakemin basina yigilmiyor, en fazla sovup arkasini donuyor ve gidiyor oyuncular. bu ortamdan zevk aliyoruz ulkecek herhalde, derdimiz butun sinirimizi gerginligimizi burada dokmek, oyun oynamak falan degil.

    konunun bizle ilgili kismina gelirsek, kesinlikle uzerimize oynandigi dogru, gectigimiz seneden daha da geliyorlar ve gelecekler, hocamizin cagrisina da katiliyorum. birlik olmaliyiz ama bu birligi gozunu seviyim saha icine odaklayalim hocam, zaten her seyin yolu oradan geciyor. iyi futbol oynarsak, iyi takim olursak, amacimiza yonelik gidersek en baba cezayi vermis oluyoruz onlara zaten, hem maddi olarak, hem psikolojik olarak. hakem hatalari, algilar elbette bunu zorlastiriyor da, gordugumuz futbol, takimin savruklugu falan da bunla alakali degil malesef, birbirimizi kandirmayalim.