• 33
    maç içinde zaman zaman dirseğinden problem yaşayan djokovic 3 sette güney koreli tenisçi hyeon chung'a 3 sette kaybetti. chung resmen kore'yi tenis haritasına dahil etti. dimitrov'lar, kyrgios'lar, thiem'ler, ne bileyim de mineur'lar falan önümüzdeki 10-15 sezonu domine eder mi diye düşünürken birden chung ortaya çıktı. saygı duymak lazım. djokovic tabiki sakatlıktan çıktı maç formu oldukça kısıtlı, %100'ünde olmadığı aleni ve acaba bundan sonra kariyerinin sonuna kadar olacak mı diye de düşündürüyor ama chung'ın yaptığı da inanılmaz yani. maç içinde öyle passingler vurdu ki ben ekran başında tenisten soğuyordum. ilk 2 sette de breakleri almasına rağmen kritik yerlerde verdi ama mental eşikleri çok iyi aştı chung. bir alkış da benden chung'a.
  • 35
    djokovic'in, del potro'nun, wawrinka'nın, raonic'in de elenmesiyle birlikte, federer'in önünde finale çıkmak adına hiçbir engel kalmadığı turnuva. roger'ın tarafı bir anda atp masters 250 seviyesine döndü. 36 yaşında olmasına rağmen belki de ilk kez, grand slam kariyerinde terlemeden finale çıkacak.

    öte yandan diğer tarafa baktığımızda ise çılgın bir rafa fanı olmama rağmen, nadal'ın finale çıkabileceğini düşünmüyorum. schwartzman'ı zorlanarak geçen kral, cilic'i yense bile yarı finalde dimitrov'a bu kez kaybedecektir maalesef.

    finalin dimitrov-federer olacağını düşünüyorum. baby federer, gerçek federer'den en fazla bir set alabilir finalde.

    yorumlamam da bu kadar, herkese tenis dolu günler.