• 2
    (bkz: nigel de jong)
    (bkz: ahmet çalık)
    (bkz: tarık çamdal)
    (bkz: endoğan adili)
    (bkz: eray işcan)
    (bkz: umut gündoğan)
    (bkz: hakan balta)
    (bkz: ryan donk)
    (bkz: iasmin latovlevici)
    (bkz: yasin öztekin)

    bu yukarıda ki çöplerin takımda olmayacağını umduğum

    (bkz: kwadwo asamoah) beyfendinin takımımıza katılacağını umduğum sezondur.

    2017 - 2018 sezonunu şampiyon tamamlayıp tekrar ait olduğumuz yere şampiyonlar ligine döneceğiz.

    edit: frekanss07'nin uyarısı ile hakan balta'da eklendi.
  • 4
    (bkz: nigel de jong)
    (bkz: tarık çamdal)
    (bkz: endoğan adili)
    (bkz: eray işcan)
    (bkz: umut gündoğan)
    (bkz: yasin öztekin)
    (bkz: sinan gümüş)
    (bkz: selçuk inan)
    (bkz: ryan donk)
    (bkz: iasmin latovlevici)
    (bkz: hakan balta)

    gibi çapsız, yeteneksiz, yaşlı, umursamaz vs. oyuncuları elden çıkartıp bruma, telles tarzı satıp para kazanabileceğimiz 2-3 yabancı, genç, oyuncu ve 25 yaş altı 3 yetenekli, vasıflı türk alabiliriz.
  • 7
    ikinci bir 11'e ihtiyacımız olan sezondur ama para yok. nasıl olacak bilmiyorum.

    gelecek sezon hem süper lig hem de şampiyonlar liginde mücadele edeceğimiz düşünüldüğünde özellikle kadrodaki 30+ yaş üstü futbolcularımıza rotasyon transferler yapmak elzem. kadromuz çok dar ve 2017-2018 sezonunda beşiktaş jimnastik kulübünün şampiyonlar ligi dönüşünde aldığı yenilgilere benzer senaryo ile biz de karşılaşabiliriz. tedbirlerimizi ona göre almalıyız. şampiyonlar liginde süreklilik istiyorsak ya o kupayı kazanmamız gerekiyor * ya da iki ligi aynı anda idare etmeyi öğrenmemiz gerekiyor.

    diğer türlü ligde başarı biraz zor.

    hele ki dursun özbek başkan seçilirse beklentilerimi çok indirgeyeceğim bu sezon.
  • 8
    --- alıntı ---

    galatasaray ilk defa uzun bir zamandan sonra, yeni sezona ve şampiyonlar ligine, güvenoyu almış yeni yönetimi, büyük hocası, iyi bir oyuncu gurubuyla girecek, akılcı bir kaç transfer, mali ve idari disiplinle eski güzel, başarılı günlerine kesinlikle dönecektir.

    --- alıntı ---

    https://twitter.com/.../1000676844620918784

    noktası virgülene kadar doğru. senelerdir yaşamadığımız bir durum. önümüzdeki yaz doğru hamleler yaparsak gelecek senelerde bir hanedanlık kurmamız çok olası. olası yabancı kuralı değişikliği ve mali konularda dikkatli olmak kilit noktalar.
  • 9
    tarihimizin en kritik sezonlarindan biri olarak gordugum sezon. bu sene sampiyon olmak demek fenerbahce'yi fedanin icine atmak demek, besiktas'in toparlanmak icin son umutlarini bitirmek demek. cok muhtemel bu 2 takimin ffp nedeniyle ciddi kisitlamalar belki de men yemeleri demek. ligin juventus'u, munih'i olmak icin ilk adimi atmak demek.
    bu sene sampiyon olamadiktan sonra cl ceyrek finalinin, uefa finalinin vs. hic bir onemi yok. mehter takimi gibi 2 ileri 1 geri gitmekten ben artik biktim. bu sene sampiyon olursak onumuzdeki 2 3 yilda transfer yapabilen tek takim biz oluruz.
    lutfen onu, bunu elestirmeyi 1 senelik birakalim. takimin hocaligini hocamiza, yonetimini yonetimimize birakalim. genc oyuncu cikmiyorsa varsin cikmasin. elimize rakiplerimizi batirmanin bu kadar ciddi bir firsati geldiyse her seyi bir kenara birakip tamamen pragmatist davranip lig sampiyonluguna odaklanalim. bu sene sampiyon olursak ileriki yillarda avrupa basarisi icin de genc oyuncu yetistirmek icin de bol bol firsatimiz olacak. cl'de 2. turu oynayabilmek icin ligi birakip kendini krizin ortasina atan besiktas ornegi var onumuzde.
    her sey yalan bu sezon lig sampiyonlugu tek gercek.
  • 12
    mutlak şampiyonluk parolası ile çıkmalıyız. şampiyonluktan ve avrupadan gelen para ile önümüzü açar lige ambargo koyarız. ciddiyeti bozmadan konsantrasyon ile yola devam etmeli rakiplere bu yıl ve gelecek hakkında korku salmalıyız. ne olursa olsun şampiyonluk ve avrupa biraz olsun bizim maddi durumumuzu düzeltecektir bu fırsatı başka takımlara vermemeliyiz!
  • 13
    her sezon gibi bu da "en kritik" ilan edilmiş. bir de daha sezonun yarısı gelmeden en kritik maçlar falan oluyor. kaç yıldır borç, batak vs. derken sürekli bir endişe hali. yeter abi. bir sezonun da şöyle doya doya keyfini çıkaralım, sadece oyuna ve maçlara bakalım, işin renkli yanlarını konuşalım. galatasaray hiçbir zaman acayip bir altyapı veya sistemler kurmayacak. bu konular çok boş geliyor artık. yaparsa da yapar, aman ne güzel deriz. hep varsayım... o olursa böyle felaket olur, bu sezon şampiyon olamazsak şöyle sonumuz gelir... nereden biliyorsunuz? nasıl bir uzmanlığınız var? belli bir uzmanlığı olanlar zaten iki cümlesinden anlaşılıyor, ilgiyle okuyoruz yazdıklarını. onun dışında laf salatası. başımıza taş yağacak, hepimiz öleceğiz falan...

    rakiplerle farkı açmalıymışız... çoktan açtık zaten, bunun farkında olmamız yeterli. mutlaka şampiyon olmalıymışız. hımmm! farklı bir beklentiyle çıktığımız sezon var mı tarihte? biz ligde de avrupa'da da şampiyonluğa oynamıyor muyuz zaten? şampiyonlar ligi için gruplardan çıkmaya ben başarı derim ama asıl hayalimiz bellidir.

    bir maç kaybedilir, ooo öldük bittik lafları, öfke nöbetleri, krizler... evet taraftarlık çok rasyonel bir şey değil ama bu kadar da aklımızı kaybetmesek? bir şey olmuyor arkadaşlar. dibi de gördük, zirveyi de. yine buradayız ve yine her şeye sıfırdan başlayacağımız bir sezon.
  • 14
    öncelikle 17-18 sezonunda şampiyon olmamızın bu sezon için küçük bir avantaj dahi getirmediğini kabul ederek sezona başlamalıyız. çünkü kadromuz oturmadı ve ciddi eksiklerle dolu. hala akibeti belli olmayan oyuncularımız var. rakiplerimizden avantajlı durumda değiliz

    tekrar şampiyon olabilmek için taraftar desteğinin her zamankinden daha önemli olacağı bir sezonu yaşayacağız. çünkü bu topraklarda hiçbir zaman tek takım olmanıza izin vermezler. engellemek için de ellerinden geleni yapacaklar.

    bu nedenle sezon içersinde çokça manipüle edileceğiz. yabancı konusu olur, rakip takım oyuncusunu ayartmakla itham edilmek olur, algı kasmak olur, kendi oyuncumuza köstek olmak olur ( en çok bu oyuna geliyoruz geçen sene asy arena da da sık sık gördük.) daha neler neler... yarışamayacaklarını anladıklarında arayı açmamamız için onlar toparlanana kadar yeni bir şampiyon çıkarma istekleri her zamankinden çok daha güçlü olacak. ve tabi ki buna en uygun takım başakşehir.

    hükümet destekli, maddi anlamda sıkıntısı olmayan, iki senedir şampiyonluk mücadelesi verip son anlarda kaçıran, çoğu zaman gözlerden uzak olup maçlarında neler döndüğü takip edilmeyen, en önemliside basın destekli bir başakşehir'i şampiyon yapmak zor olmaz.

    oyuna gelmeden takımımıza desteğimizi sürdürüp, hakkımızın yenmesine müsade etmeyerek (taraftar ve özellikle de yönetimin sesini çıkarma gerekliliği) ile takımımıza desteğimizi sürdürüp, bu sezonu zirvede bitirmeliyiz. biz bu ortamı sağlarsak fatih hoca gerekeni yapacaktır zaten.
  • 15
    bu sezonla ve aslında tüm sezonlarla ilgili bir açmazla karşı karşıyayız kanımca değerli arkadaşlar. ülke puanımız belli düzeyde olmadığından; şampiyonlar ligi'ne doğrudan bir takım, elemeleri geçmesi halinde iki takım gönderebiliyoruz. fakat, ingiltere, almanya, ispanya ve sair ülke puanı yüksek olan ülkeler bu turnuvaya 3'er 4'er takım gönderiyor. bu tip ülke takımları, lokal liglerde şampiyon olamazlarsa bile ilk 4'e girmeleri halinde şampiyonlar ligi'ne katılabilecek durumda oluyorlar. bu duruma örnek olarak herkesin bildiği arsenal takımını verebiliriz. adamlar 2004 yılından beri şampiyon olamamalarına rağmen şampiyonlar ligi'nin gediklisi haline geldiler. türk takımları için durum böyle değil. 2. olsanız bile; elemeleri geçemiyorsunuz ve şampiyonlar ligi'nde ülke olarak ancak bir takımla temsil edilebiliyoruz. enson, 2007-2008 sezonunda şampiyonlar ligi'nde ikitakımla temsil edildik. takımlarımız, şampiyon olmak için iyi kadro kurmak zorunda olduklarından; para harcıyorlar. birden fazla şampiyon da çıkmıyor haliyle ve şampiyon olamayan diğer iki büyük takım büyük bir mali külfetle baş başa kalıyor. sonra uefa geliyor ve finalsal fair play gereğince yaptırım uyguluyor. paradoks ise şu: kupa kazanmak için yatırım yapılıyor; ama bir takım kazanıyor, kazanamayanlar ise şampiyonlar ligi'ne gidemediğinden yaptığı yatırımı dengeleyecek bütçeyi elde edemiyor. peki ceza alan takımlar ne amaçla bu cezaları alıyor? men edilip avrupa kupalarına gidemeyerek daha kötü ekonomik tablolarla karşılaşmak için mi? aynı şey, bizim kendi ligimizdeki takımlara dağıtılan tutarlarla da ilgili. yıllar içerisindeki birikmiş şampiyonluklardan dolayı, büyük takımlar pastanın çoğunu alıyor. anadolu takımları da hep daha az para aldıklarından; aradaki makas sürekli açılıyor. aynı durum, üç büyük takımın diğer avrupa takımlarıyla arasındaki makasın açılmasıyla görülüyor. böylece, büyük balık küçük balığı yutuyor. güçlü güçsüzü eziyor. güçlü hep daha güçlü, güçsüz hep daha güçsüz oluyor ve tablo amansızca daha vahim hale geliyor, gelmeye de devam edecek. bu yüzden, artık her takım için ve galatasarayımız için, şampiyonluk her sezon, bundan önceki sezonlardan daha olmazsa olmaz hale gelecek. güçlünün daha güçlü, güçsüzün daha güçsüz olması sorunsalı ise futbol felsefesinin ve ekonomik düzen eleştirisinin konusu tabii ki. onu da başka entry'lerimden birinde yazarım. velhasıl durum bu maalesef. bu durumun içinden çıkmak da hiç ama hiç kolay değil. üstelik bizim ülkemiz gibi doğru bir spor ve futbol ekonomisi oluşturamayan ülkeler için hiç kolay değil. sonuç olarak, bu sezon da şampiyon olmak mecburiyetindeyiz. bir sene daha ayakta kalabilmek için bunu yapmak zorundayız. bir sene daha ayakta kalmak istiyorsak; 2019-2020 sezonunda da şampiyon olmak durumundayız. ne diyeyim ki, hayırlısı olsun. umarım 2019'un mayıs ayında yine şampiyonluk şarkılarıyla tüm türkiye'yi inletiriz. hazır olun, önümüzdeki yaz mevsiminde de yine yeniden bu sezon, en önemli sezon laflarını duyacağız. bunu söyleyenler de yerden göğe kadar haklı olacak.
  • 16
    kötü geçeceğini düşünmek, karamsar olmak için daha çok erken. yönetim takıma 1 veya 2 takviye daha yaparsa çok iyi yerlerde bitirebiliriz. ancak bitiremesek bile enseyi karartmamak lazım, zira zaten mali olarak çok kötü durumdayız. fikrimce bu sezon için en önemli hedefimiz genç oyunculardan 1, 2 tanesini parlatabilmek olmalı. sezon kötü de geçse, 5. de bitirsek taraftarın kulübe desteği üst seviyede olmak zorunda. çok zor günler bizi bekliyor.
  • 19
    rakibimizin 1,5 takım olacağı sezondur.

    1'den kasıt fenerbahçe'dir. potansiyelli genç topçular aldılar, ayew de fena değil. zaten hazırdaki kadroları da kötü değildi.
    0,5 ise başakşehir. yaşlı bir kadroları var, bir şey yapamazlar ama yine de dikkat etmek lazım.
    beşiktaş'ın ise uzun süre (3-4 sezon kadar) toparlanabileceğini sanmıyorum.
  • 23
    sadece 5 ağustos 2018 galatasaray akhisarspor maçı ile ilgili değil, kadronun durumu, hazırlık maçları ve hamleler gösterdi ki 2017-18 sezonundan ileride hiçbir şey yok takımımızda. geçen sene yakalanan sinerji ve motivasyon da olmayınca rezalet, sinirden delirten bir oyun ortaya çıkıyor. ver pas-al pas yapan tandem, topla % 70 oynayan ama çok büyük oranda kendi 1. bölgesinde amaçsızca top gezdiren bir oyunsuzluk. öyle ki evirip çevirip, kıpırdayan kimseyi göremeyince maicon ile uzun oynayıp topu kaybeden bir plansızlık. ali sami yen'de değilsek sahada bilinçsizce gezen ama çok lakayt bir şekilde top kaybı yapan bir younes belhanda - sofiane feghouli ikilisi ve onlardan hiçbir şey olmayacağını anlayınca kendince bir şeyler deneyen ryan donk. plan, düzen, taktik yok gibi tıkanan oyuna 60 dakika sabır gösterip belhanda-eren değişikliği ve izleyen 10 dakikada feghouli-sinan(yunus*) değişikliği. 2017-18 sezonunda bu değişikiliklerle bir kere bile sonuç alamadık ama hala aynı şeyi deniyoruz. transfer için 9 ağustosu bekliyoruz, sabredeceğiz ama umarım yeni katılımlarla oyun planımızda bir değişiklik olur. bir maçla karalar bağlama olayı değil bu, geçen senenin aldatıcı etkisiyle biz iyiyiz havalarına devam edersek zehir olacak bir sezon öncesi imdat çığlığı. şu basit top kaybı ve tüm takımın geri koşma işini hala çözemedik ve mevcut 8,5 numaramızla* çözebilecek gibi de görünmüyoruz. nagatomo-garry mendes rodrigues işbirliği olmazsa dış sahada hala bir planımız yok. geçen seneden eksiğimiz ise harika bir başlangıç (ki burada topladığımız puanlar şampiyonluk yolunda çok kritikti) çok dominant bir gomis performansı (ki bu sene yanına yaklaşamayacak gibi görülüyor).
    fatih hocanın yaz yüklemesiyle, takımda kayıp az oldu, yazın beraber bir kamp yesinler 2017-18 sezonundaki eksikliklere çalışsınlar dedik ama şu ana kadar görünen bir adım bile yol alınmamış. yeni katılımlarla düzelme olur mu, olur ama nereye kadar olur, hangi seviye için olur? sadece lige konsantre bir takım iç saha performansıyla şampiyon oldu ama bu sene şampiyonlar ligi öncesi-sonrası maçlarından çok korkuyorum.
    şampiyonlar liginden hiç bahsetmiyorum bile ki bu kurguyla romantizm dışında bir beklentiye girmek kışın çok üzer.
    hazırlık maçları ölçü değil, akhisar maçı* tek bir maçla karalar bağlamayalım da neyi ölçü alalım. belhanda beğeneni var beğenmeyeni var kabul ama en fanatik destekçisi bile kabul eder ki hiç gelişimi yok geçen seneye göre. feghouli desen aynı yerde. yerinden oynattığımız fernando francisco reges'den aldığımızı verimi alamıyoruz. zorlu geçecek 2018 - 2019 futbol sezonu için nasıl umutlanacağım?