37
bu maç ne kadar ölçü olur, emin değilim ama ilerisi adına olumlu denebilecek çok fazla done göremedik. ilk yarıda montella’nın 4-6-0’ına benzer bir plan vardı. fakat plan demek bile zor. organize bir hücum girişimi yoktu. hocanın osimhen olmadığı senaryolarda farklı şeyler denemesi güzel. daha önce bir maçta ileri dörtlüyü leao, barış, yunus ve sané şeklinde kurmuştu. o da olmamıştı. dün de olmadı.
asıl problem ise hücumdaki plansızlık. ön alan baskısı işlemeyince — ki osimhen olmadığında genellikle işlemiyor — orta saha tamamen bypass oluyor. rakip ilk baskıyı geçtiği anda savunmanın önünde koca bir alan oluşuyor. sonrası zaten rakibin pozisyonuna bakıyor. bu yüzden sezon başından beri yediğimiz gol sayısını sadece bireysel hatalarla açıklamak mümkün değil. aynı problemler sürekli tekrar ediyor. osimhen varken bu sorunların önemli bir kısmını oyuncunun bireysel özellikleriyle kapatabiliyoruz. önde yaptığı baskı, savunmayı geriye itmesi, rakibin ilk topunu bozması ve takımın boyunu kısa tutması oyunun tamamını değiştiriyor.
ama osimhen yokken ne oluyor? bunu çözmüş değiliz. hücumda rakip savunmanın dengesini bozacak setler üretemiyoruz. topu kazandığımızda nasıl çıkacağımız belli değil. ön alan baskısı kırıldığında orta saha oyundan düşüyor. takım uzuyor. stoperlerin önü boşalıyor. ve rakip her geldiğinde tehlike hissi oluşuyor.
bence asıl sorgulanması gereken de bu. bir takımın oyun planı neden tek bir oyuncunun varlığıyla bu kadar değişiyor? osimhen varken başka, osimhen yokken bambaşka bir takım görüntüsü veriyoruz. büyük takım olmak biraz da yıldız oyuncunun olmadığı günlerde ne yaptığınızla alakalı. şu an o alternatifleri göremiyoruz. skordan bağımsız olarak dün beni rahatsız eden şey de buydu. maçı kazanıp kaybetmekten ziyade, sahada ne yapmaya çalıştığımızın çok net olmaması. ve sezon başından beri tekrar eden savunma problemleriyle birleşince, bunu artık birkaç kötü performans diyerek geçiştirmek de zor.
asıl problem ise hücumdaki plansızlık. ön alan baskısı işlemeyince — ki osimhen olmadığında genellikle işlemiyor — orta saha tamamen bypass oluyor. rakip ilk baskıyı geçtiği anda savunmanın önünde koca bir alan oluşuyor. sonrası zaten rakibin pozisyonuna bakıyor. bu yüzden sezon başından beri yediğimiz gol sayısını sadece bireysel hatalarla açıklamak mümkün değil. aynı problemler sürekli tekrar ediyor. osimhen varken bu sorunların önemli bir kısmını oyuncunun bireysel özellikleriyle kapatabiliyoruz. önde yaptığı baskı, savunmayı geriye itmesi, rakibin ilk topunu bozması ve takımın boyunu kısa tutması oyunun tamamını değiştiriyor.
ama osimhen yokken ne oluyor? bunu çözmüş değiliz. hücumda rakip savunmanın dengesini bozacak setler üretemiyoruz. topu kazandığımızda nasıl çıkacağımız belli değil. ön alan baskısı kırıldığında orta saha oyundan düşüyor. takım uzuyor. stoperlerin önü boşalıyor. ve rakip her geldiğinde tehlike hissi oluşuyor.
bence asıl sorgulanması gereken de bu. bir takımın oyun planı neden tek bir oyuncunun varlığıyla bu kadar değişiyor? osimhen varken başka, osimhen yokken bambaşka bir takım görüntüsü veriyoruz. büyük takım olmak biraz da yıldız oyuncunun olmadığı günlerde ne yaptığınızla alakalı. şu an o alternatifleri göremiyoruz. skordan bağımsız olarak dün beni rahatsız eden şey de buydu. maçı kazanıp kaybetmekten ziyade, sahada ne yapmaya çalıştığımızın çok net olmaması. ve sezon başından beri tekrar eden savunma problemleriyle birleşince, bunu artık birkaç kötü performans diyerek geçiştirmek de zor.

