• 79
    https://youtu.be/wkvSxdf31Zc

    sonralarda gezi oldu, twitter çıktı derken ortam pasifize oldu. passolig boykot edildi, 6222 geldi, organize protesto imkansız oldu. tüm yurtta aylarca ohal ilan edildi, taksim’de 10 dakika geçiren terörö oldu. istiklal caddesi değişti, lisenin önü bombalar ve göçmenlerle doldu. pandemi oldu, herkes birey oldu. bankalar birliği geldi; önce sarı öküzü verdin şimdi elin kolun bağlandı.

    bugün türkiye’de ihanet içinde olan hiç kimsenin protesto edilemediği gibi ne spor yöneticilerine ne de federasyona gereken protestoların yapılması imkansız gözüküyor. mevzu bu maçta gerçekleşenler değil, bugün hiçbir haksızlığa gık bile diyemeyecek olman.

    çünkü ülkenin futbolunu türkiye’nin en zengini, sistemin bir numarası, o gün orada emzik uzattığın fenerli nihat yönetiyor. senin taraftarın bunu ülkede gerçekleşen tüm “oha artık bu kadarı da olmaz”lar gibi kabullenmiş, başkanın ise “ağabey” çekiyor.

    o günkü özhan canaydın yönetiminin geldiği nokta burak elmas yönetimi, anlaşıldı. peki taraftarın geldiği nokta?

    aman futbola siyaset karışmasın dedik, sudan ucuza belediyenin kulübünü sahiplenip yeni şampiyon çıkardılar. senden oyuncu için 10 milyon isterlerken adamı karadenizli rakibine bir telefonla bedavadan biraz fazlaya kaptırdın... “dış güçlerin oyunu” saçmalığı bir yana görüntülerle, kayıtlarla milyonlarlarca insanın gözü önünde onlarca maç sahada doğrandın...

    2007’ye göre daha medeni bir toplum ve taraftar olmadık. hepimizin bir arada olma ihtimalini elimizden aldılar.

    (bkz: sulu derbi)