Türkiye Süper Lig 16. Hafta Karşılaşması
14:00 Mithatpaşa Stadyumu
5 - 0
  • 1
    --- alıntı ---

    milli lig'in başlamasıyla futbolun heyecanı tüm ülkeye yayılmıştı. önceki yılların liglerinden farklı olan ve istanbul ile anadolu'yu bir araya getirmeyi hedefleyen milli ligde oynanan bazı karşılaşmalar ise, o sezonki lig mücadelesinden, hatta şampiyon olan takımdan daha fazla konuşuluyordu. işte böylesi maçlardan birisi de, 1960-1961 sezonunda galatasaray ile fenerbahçe arasında 18 aralık 1960 günü oynanmıştı.

    galatasaray ile fenerbahçe arasında oynanan muhteşem maç ve bu maçın tartışmasız kahramanı olan metin oktay ile hatırlanacaktı. şimdiki adı inönü olan o günlerin dolmabahçe stadı'ndaki maça seyircilerin ilgisi büyük olmuştu. 28.900 seyirci 232.828 tl hasılat ödeyerek, tribünleri doldurarak bu büyük maçı izlemişti. bu maç galatasaray adına tarihe geçen bir maç olmuştu. galatasaray ezeli rakibini çok üstün bir oyundan sonra 5-0 gibi tarihi bir farkla yenecekti.

    bu maçın bir anlamda tarihe geçmesine neden olan gelişme, sadece galatasaray'ın ezeli rakibine beş gol atması değildi. bu maç aynı zamanda metin oktay'ın da maçı olmuştu. metin oktay'ın maçı olarak geçen bu karşılaşmaya galatasaray çok hızlı bir tempoda başlamış ve ilk dakikadan itibaren rakibini baskı altına almıştı. maçın daha ilk dakikası dolmadan metin oktay ilk golü atmış, bu golü yine karşılaşmanın 10. dakikasında metin oktay'ın ayağından gelen ikinci gol izlemişti. galatasaray o 24. dakikada bahri'nin kaydettiği gol ile skor 3-0 öne geçmiş ve ilk yarı bu skor ile kapanmıştı. ayrıca galatasaray'dan ergun 30. dakikada kırmızı kart görmüş galatasaray devreyi 10 kişi tamamlamıştı.

    ikinci yarı metin oktay biri 61. öteki 67. dakikada olmak üzere fenerbahçe'nin kalecisi şükrü ersoy'un koruduğu kaleye iki gol daha gönderiyor ve maçın sonucunu belirliyordu. galatasaray fenerbahçe'yi 5-0 mağlup etmişti. metin oktay ise bir maçta fenerbahçe ağlarına bıraktığı 4 gol ile bir daha kolay kolay ulaşılması mümkün olmayan bir rekora imza atmıştı.

    galatasaray: turgay şeren, candemir berkman, ahmet karlıklı, suat mamat, ergun ercins, mustafa, samim uygun, mete basmacı, bahri altıntabak, metin oktay, niyazi tamakan

    --- alıntı ---

    resmi sitenin tarihte bugün bölümünden.
  • 2
    1960-61 sezonunun 17. haftasında 18 aralık 1960 tarihinde galatasaray'ın 5-0 üstünlüğüyle biten derbide olaylar çıkmış, yaşananların ardından, fenerbahçeli futbolcular lefter, şeref has, kadri aytaç, hilmi kiremitçi ve macar teknik direktör szekelly bir ve üç ay arasında değişen cezalar almış, kulüpte de kongre sesleri yükselmeye başlamıştı.
  • 3
    ilk basımı 1994 yılı olan ali sami alkış'ın "bu kitabı okuyanı vururum" kitabından;

    --- alıntı ---
    metin oktay; galatasaray'ın fenerbahçe ile yapacağı maçtan önce sakattı... topuk kemiği ezilmiş, üstüne basamıyordu. baba gündüz, futbolcusunun elinden tutmuş o doktor senin, bu doktor benim diyerek hastaneleri tek tek dolaşıyordu. ama hiçbir tıp adamı, metin'i f. bahçe maçına yetiştirecek garantiyi veremiyordu. derken; galatasaray'ın kamp yaptığı otele esrarengiz birisi geldi... sıkılgan tavırlarla kral'ın yanına yaklaştı ve «merak etme, ben seni iyileştiririm,» dedi. metin, şöyle gözucuyla adamı süzdü... garip davranışlı birisiydi... gözü tutmadığı için üzerinde durmadı. fakat adam inatçı birisiydi, kendisine inanmasını istedi. metin oktay; doktor doktor dolaşıp sakatlığına acil çözüm bulunamamasının verdiği yılmışlıkla; denize düşen yılana sarılır misali «peki» dedi.

    adam çantasını açtı... içerisinden kocaman bir koyun kuyruğu çıkardı. üzerine, önceden hazırladığı bir kocakarı ilacını sürdü... daha sonra da karabiber serpti. adam; bu ilaçlı ve karabiberli koyun kuyruğunu metin'in topuğuna sarıp, bir bezle bağladı... takım arkadaşları bu olup bitene kahkahalarla gülüyor, metin'le dalga geçiyordu...

    bütün gece, bu kocakarı ilacı esprisiyle geçti. ancak ertesi sabah olduğunda, metin oktay ayağındaki şişin indiğini ve ağrının tamamiyle dindiğini gördü... şaşırdı, şaşırdı, şaşırdı... gece kendisiyle dalga geçen arkadaşlarına ayağını gösterdi, herkesin ağzı bir karış açık... metin oktay, kendisini maça yetiştiren ve adını dahi bilmediği adamı mumla aramaya başladı. hediye almak, gönlünü almak istiyordu. adam ortalıkta yoktu.

    18 aralık 1960 günü fenerbahçe maçına gitmek için, kamp yaptıkları otelden tam ayrılacakları sırada; onu gördü. metin derhal yanına koşup, esrarengiz dostuna sarıldı:
    «dile benden ne dilersen arkadaş...»
    «kaç para istiyorsan vereceğim, çekinme söyle!...»
    «senin yaptığını ünlü doktorlar yapamadı. sen bir gecede hallettin. sana şükran borcum var... al şu paraların hepsi senin olsun.»

    esrarengiz dost; heyecanla cebindeki bütün parasını kendisine uzatan metin oktay'ın kolunu geri çevirerek tek tek konuştu:
    «senden fenerbahçe'ye bugün 4 gol atmanı istiyorum. ancak bu şekilde ödeşiriz.»

    metin oktay, şaşırdı, sarsıldı... istenilen şey olacak gibi değildi ama; kendisini bugüne kavuşturan adama «olamaz... yapamam» diyemedi. bir ara daldı, düşündü, kararını verdi: «tamam arkadaş, söz...» «söz mü?...» «söz!»

    esrarengiz adam, hiçbir şey söylemeden arkasını döndü ve puslu günün alacasında kaybolup gitti. metin, arkasından uzun süre bakakaldı... söz verdiği için fenerbahçe'ye atmak zorunda kaldığı 4 golü düşünmeye başladı. düşündükçe hırslandı.

    inanılmaz ama, metin oktay o gün 3 gole ulaşmıştı... ama yırtınıyor, çırpınıyor dördüncüyü bir türlü atamıyordu. metin'in o günkü hırsını görenler, bir gariplik olduğunu seziyorlardı.

    maç bitti bitiyordu... metin sanki yeni başlıyordu... bastırmalı, uçmalı, vurmalı ve söz verdiği dördü mutlaka yapmalıydı. ...ve vurdu... ve attı... ve dörtledi!.. metin, sözünü yerine getirmenin yorgun coşkusuyla golden sonra yattığı yerde kaldı. sakatlandı sanıp yanına doktor çağırdılar. halbuki o sakatlıktan değil, mutluluk şokundan ayağa kalkamıyordu.

    galatasaray o gün fenerbahçe'yi bahri'nin de bir gölü ile tam 5-0 yenmişti... metin'in sözü de, yerine gelmişti... tarih 18 aralık 1960.
    --- alıntı ---