lyon'un uçup kaçıyor gibi görünmese de önemli bir bölümünde kontrolü elinde tutup istediği şekilde götürdüğü maç. maç öncesi yapılan müsamereler ve taraftarın da coşkusuyla yüksek bir atmosferde başlayan maçın ilk yarım saatinde, kronometre henüz tek basamaklı dakikalarda iken,
vedat muriqi'ye penaltı noktası civarından vurdurdukları kafa dışında pozisyon imkanı vermediler. yüzdelik olarak topa daha fazla sahip oldular ve kademeli şekilde atmosferi düşürmeyi başardılar. nitekim ilk yarı biterken golü de buldular.
devre arası uzun zamandır artık fenerbahçe klasiği haline gelen gazla başlayıp dibe vurmayla geçti. o kadar ki takımlar sahaya çıkarken stad anonsçusunun "lütfen, sizlerden rica ediyorum. homurdanmadan 45 dakika daha tezahürata devam edelim. başka fenerbahçe yok" anonsu televizyon yayınına kadar geldi. bu ortamda başlayan ikinci yarının daha iki dakikası dolmadan
mason greenwood kendi becerisiyle yaptığı penetreyi klas bir şutla tamamlayıp golü attı.
golden sonra fenerbahçe fiziksel olarak düşerken lyon başladığı seviyede oyununu sürdürdü. aslında buraları biz de dahil tüm takımlar için ders niteliğinde bir sekanstı. ortada bir plan varsa, mızmızlanmadan, duygusal olarak gaza gelip dışına çıkmadan devam ettirebilmek önemli. fatih hoca'nın
makas açılması lafını biraz da buralardan yorumlamak gerekiyor. 15-20 hadi 30 dakikalık oyunlarla, 90 dakika aynı tempoyla aynı şeyleri yapan takımlarla baş edebilmemiz mümkün değil.
nitekim, rakibini parçalamasa da lyon istediğini alarak dönmeyi başardı istanbul'dan. muriqi'nin denk gelen ortalara vurduğu kafa vuruşları ve greenwood'un kendi çabalarıyla pozisyon hazırlayıp vurduğu şutlar hariç fenerbahçe aman aman bir şey üretemedi. taraftarın
marco asensio lehine yaptığı tezahürat ve yapılan oyuncu değişikliği ise sezonun ismail kartal adına zorlu geçeceğinin işaretlerinden oldu.
15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçındaki rotasyon sonrası ikide iki ile gidiyor.
kerem aktürkoğlu ve biraz da
archie brown dışında bu maçtan fenerbahçe 11'inden herhangi iki tanesini
2026-2027 yaz transfer döneminde yeni transfer diye indirsek pek çok yönden iyileştirmeye gitmiş olurduk. ya da en azından kimse "bunu da neden aldık" demezdi. ancak takım ve oyun olarak çok da matah bir şey ortaya koyamıyorlar.
bunun içinde ne kadarı kadro planlaması, ne kadarı hacı ismail kartal'ın dehası, o da ayrı bir tartışma konusu...