• 574
    totem için maçı takip etmeyecem diyip hanım ile birlikte maç sabahı rusya ya gittiğim (o zaman vizesizdi rusya : ) maçı takip etmemek için, moskovanın soğuk ve karlı sokaklarında yürürken 2-0 olduğunu sadece basit 1 sms ile öğrenip daha da buz kestiğim maçtır. daha ilk 10-15 dakikası 2-0 ise bu işin sonu hayra alamet değil "ulan acaba yine 5-6 lık mı olacağız "diye düşünmem, boş boş o soğukta gezmem, 2-2 olduğunu öğrendikten sonra hiç yaşamadığım bir ağırlığın ve uykunun üzerime çökmesi, ateşimin zirve yapması, kısa sürede olsa hareketsiz kalmam istem dışı, aklıma "sanırım bu gezegende bize ayrılan sürenin sonuna geldik ulan bari kendi memleketmizde veda etseydik, buradan istanbula nakil zor, hanım tek başına nasıl organize edecek" düşüncelerinin gelmesi, o sırada çalan telefonun öbür ucunda bizim istanbul tayfası arkada kırılan bardak cam sesleri "ne oluyor lan attık mı" diye sormam, cevabında "ne atması direkten döndü ortalık karıştı mekanda" cevabı ve maçın berabere bittiğini öğrenmem. yani deplasman yasağı olmayıp gitseydik maça bu kadar stres yaşardık herhalde.
  • 575
    üniversitede öğrenciydim ve evimizin yan tarafındaki kafeye oturdum. kalbimde anormal bir hız var. her derbi öncesi yaşadığım stresi yine yaşıyordum. maç başladı ve çok estetik goller yedik. yerime gömüldüm ve henüz maç ücretleri toplanmamıştı. maça da öğrenci halimle bir sürü para ödeyecektim. sonra tam kalkmak üzereydim ki durdum ve ben ne yapıyorum dedim. en zor gün bugün ise bugün de destekleyeceğim diye düşündüm. ve sonrasını biliyorsunuz.