UEFA Şampiyonlar Ligi 4. Hafta Karşılaşması
0 - 0
  • 9
    üzerinden neredeyse tam 20 sene geçen şampiyonlar ligi maçlarımızdan biri. bu dönemlerde şampiyonlar ligi grup aşaması 2 etaptan oluşuyordu. ilk etapta sturm graz, rangers, monaco grubuna düşen galatasaray'ımız bu gruptan 8 puan ve 2 li averaj ile rangers'in önünde 2. sırada grubundan çıkarken, 2. etapta ise deportivo, milan, psg grubuna düşüyordu. bu zamanlar öyle zamanlar ki yemin ederim içerdeki milan,psg maçlarına giderken akşam bi şekilde kazanırız düşüncesiyle gidilirdi ali sami yen'e. bi deportivo maçından çok emin değildim çünkü deportivo o zamanlar gerçekten çok sağlam bir takımdı. bu gruptan da 10 puan toplayarak 2. çıkan galatasaray'ımız real madrid ile eşleşip turun 2. ayağında o efsanevi maçlarından birine imza atacaktı. şu 2 senelik çınar beşiktaşlıların çok çokta zor olmayan gruptan namağlup çıkarken yaşadığı (saygı duyarım iyi bir başarı ne olursa olsun) kasılmaları aslında bizim başardıklarımızın yanında inanın hiç bir şey değil. rangers, monaco, sturm graz, milan, deportivo ve psg ile gruplara girip ikisinde de 2. olmak her baba yiğidin harcı değildir.

    gelelim maça.. dediğim gibi o dönem özellikle içerde her maç favori olarak gördüğümüz galatasaray için nispeten daha kolay maçlardan biriydi çoğu kişinin gözünde. çünkü biz o zamanlar cidden iyidik ve rangers bizim kalitemizde değil düşüncesi ister istemez herkeste hakimdi. beklentilerimizin altında bir oyun oynamıştık ki ibrox'ta o atmosferde oynamak çok kolay değil. bu maçın bir diğer önemi ise eski oyuncumuz tugay kerimoğlu'nun galatasaray'a karşı forma giydiği 2. maç olmasıydı. açıkcası beklediğimden de hırslıydı tugay. dengede giden ve taraftarlarının da gazıyla zaman zaman klasik bir ada deplasmanı haline bürünen maçtan, çok net pozisyonumuz olmadan rangers'a da 1-2 net pozisyon vererek 0-0 beraberlikle ayrılmış rangers'a karşı 2 li averajda avantaj sağlamıştık. ayrıca rangers taraftarının hagi'nin ayağına gelen her topta onu ıslıkladığı ve ciddi anlamda moralini bozduğu gibi bir şeyler de var aklımda. gerçi jardel'e yine 1-2 harika top atmıştı. şimdi yıllar sonra o çekindikleri ve ıslıklardıkları adamın oğlunun ayağına bakacaklar. güzel ve değişik bir detay.

    umarım tarih tekerrür eder ve maç 0-0 bitmese de rangers'ı saf dışı bırakmış bir şekilde avrupa ligine devam ederiz. benim için tam bir şampiyonlar ligi maçı seviyesinde geçecek bu maç. ayrıca çoğunluğu aksine ben taraftarlarının olmasını da isterdim. öyle güzel atmosferlerin deplasman oyuncusunu bile ciddi anlamda motive edip keyif verdiğini düşünenlerdenim.