• 593
    hakemler tarafından katledildiğimiz bilmem kaçıncı maç.

    fatih kurucuk & kerem aktürkoğlu pozisyonu
    - deniz çoban: "devam kararına saygılıyım."
    - bülent yıldırım: "kerem'e yapılan hareket penaltı."
    - lale orta: "kerem'e yapılan hareket penaltı."

    51' kamara'nın sacha boey'e faulü:
    - lale orta: "kamara ikinci sarı kartı görmeliydi."
    - deniz çoban: "kamara ikinci sarı kartı görmeliydi."
    - bülent yıldırım: "kamara ikinci sarı kartı görmeliydi."

    hatayspor'un 2. golü:
    - bülent yıldırım: "ofsayt"
    - deniz çoban: "ofsayt.
    - lale orta: "ofsayt."

    burak & kerem aktürkoğlu pozisyonu [ikinci yarı]
    - lale orta: "kerem'e yapılan hareket penaltı."
    - bülent yıldırım: "kerem'e yapılan hareket penaltı."
    - deniz çoban: "kerem'e yapılan hareket penaltı."

    hatayspor'un 3. golü:
    - bülent yıldırım: "golden önce faul var."
    - lale orta: "golden önce faul var."
    - deniz çoban: "golden önce faul var."

    taylan antalyalı'nın kırmızı kartı:
    - bülent yıldırım: "yanlış karar."
    - deniz çoban: "yanlış karar."
    - lale orta: "yanlış karar."

    (beın sports/trio)
  • 594
    https://twitter.com/...816438041817106?s=20

    var'a rağmen ofsayttan yediği gol var'da incelenmeyerek geçerli sayılan ilk kulüp olduk sanırım. bir maçta sistem mi ne bozulmuştu ondan ötürü var devreye girememişti. ama var'ın aktif olduğu bir maçta ofsayttan gol yiyerek tarihe geçtik.

    işin iğrenç yanı pozisyon tekrarı gösterip, çizgi falan da çekmedi var pozisyon sonrasında. ahahhaa, ulan rezilliğe bak ya. sanırım çizgi çekip ekrana verselerdi ya pozisyonu yanlışlıkla es geçtikleri yada bile isteye şaibe yaptıkları ortaya çıkacaktı. ikisi de yeterince büyük skandal.

    işin bir diğer komik yanı yönetimin gıkı çıkmıyor. ne söylenir ki. umarım o koltuktan indirilirken yuhalanmaktan adını duyamazsın burak elmas.

    ayrıca benim düşüncem artık burak elmas'ın galatasaray'dan bir takım çıkarlar sağlamak için o koltukta oturduğudur. başka bir şey gelmiyor aklıma. değil galatasaray başkanı olduğunu iddia eden bir zatî , yoldan geçen herhangi bir adamı galatasaray başkanı yapsam bunca skandala sessiz kalmazdı.
  • 595
    belki herkes sinirli ve üzgün bu maçın sonuna ve yaşananlara. ben üzgün değilim. iyi ki bu maç böyle oldu. maçtan önce fatih terim verildi, artık organize kötülük bize kıyak geçer diyenler az değildi. gördük ki öyle değilmiş. hedef asla terim değildi. galatasaray'dı. bunu anlamayanlar da anlamış oldu. sosyal medyada terimciler puan kaybı var diye seviniyorlarsa bilsinler ki yenilen galatasaray değil, kazanan organize kötülük. akıllarını başlarına alsınlar.
    biz ne zaman kazanıyorduk, herkes bunu unutmuş. beraber , birlik içinde inanarak haraket ettiğimizde. şimdi birbirimize girmiş durumdayız. organize kötülük gücünü asıl buradan alıyor. o yüzden herkesin kendisine gelmesi gerekiyor. savaş baltalarınızı indirin. zamanı gelince varsa suçlular hesaplaşılır. takıma destek olma zamanı.
  • 596
    takim cok kolay gol yiyor, rakip kim olursa olsun. orta saha direnci sifir! rakip aut cizgisinde kaybedilen topun dönüsünde gol yeniyorsa, bunda ne hakem hatasi ararsin, ne de kendi oyuncunda. karsi karsiye pozisyonlar ararsan, penalti kacirirsan ve rakibime 3.9‘luk xg verirsen, kusura bakma da maci hakem hata yapmasa da verirsin! orta saha oyunculari skor üretemuyor. üretemedikleri gibi de, defansif katkilari da sinirli. top kapamiyorlar, yeterki kadar agresif degiller! kalecin (dilim söylemeye varmiyor) mantar oglu mantar!! kapattigi köseden gol yiyor! forvetin yok!! antrenörün yok! yöneticin, baskanin hic yok!!! galatasaray sahipsiz kaldi ey ahali!!! sorumlulari kimse cikip hesap versinler! hala federasyon, hakem hatasi diyoruz! sapkayi önümüze bir koymuyoruz, nered yanlis yapiyoruz!!? taylan, cicaldau, berkan. üçü bir melo yapmiyor, sorun burada!
  • 597
    tüm tartışmaların ötesinde oyunu iyi yönleri ile değerlendirerek kendi adıma defterini kapatmak istediğim maç. son zamanlarda göremediğim coşku ve temponun geldiğini görüyorum. demek ki oyuncularda yeni bir başlangıç isteği var. iyi oynarsak formayı ele geçiririz arzusu olarak yorumladım. oyuncularda adaletli yaklaşım olgusunu kısa vadede göstermiş hoca. ikincisi taktiksel denemeleri özlemiştik, skor olarak geri düşmemize sebep olsa da 3-4-3 güzel denemeydi bu noktada sağ bek ve merkez stoperden yeterli katkıyı alabilsek bence farklı olurdu. kerem ve taylan gayet başarılı bir maç çıkardılar bizim adımıza oyun kurgularında güzel istasyonlar oldu. emre kılınç daha motiveydi özellikle pres konusunda halil ile ikisi kıymetli işler yaptılar. atalay' ın isteği önemliydi, bence şapkadan çıkacak tavşan atalay. takım olarak gelişim gösteren bir oyun oldu. hatay zor bir başlangıçtı ve nitekim skoru koruyamayan bir iki acemi hareketin cezasını çektik.
  • 599
    rezilliğin son perdesi olarak nitelendirilebilecek maç.

    sürekli olarak söylediğim bazı şeyler vardı:

    bu takım avrupa ligi grubundan namağlup çıkıyorken ligde berbat bir konumdaysa birinci mesul hakemlerdir. sürekli olarak aleyhine yanlı karar verilen bir oyuncu grubunu bir yerden sonra motive edemezsiniz. öğrenilmiş çaresizlik tam olarak da böyle bir şeydir. insan psikolojisinden bihaber yorumlarla bir yere varamazsınız. bu takım 2,5 seneden fazladır doğranıyor, kimseye yapılmayanlar durmaksızın galatasaray takımına yapılıyor. hem de göstere göstere yapılıyor ve bazı taraftar her maça fifa/pes yapay zekası başlayacakmış gibi reaksiyon bekliyor. bir insan grubu öğrenilmiş çaresizlik içindeyse motivasyon kaybı yaşar ve reaksiyonlarını düzeltemez hale gelir.

    biat aşağı biat yukarı diye konuşanlar, kime hizmet ettiğini görebilir belki artık. takımın başındaki şahıs türkiye gerçeklerinden habersiz, hakemlerin ve mhk'nın yapmaya çalıştıklarını anlayana kadar belki 10 hafta geçecek. bu sürede de takım rahatlıkla küme düşme hattına gelecektir. ilk ve en büyük adım fatih terim'in gönderilmesiyle başladı. bundan sonrasını işletmek çok daha kolay olacak. yapılanlar neyin intikamı bilemiyorum ama gözünüzü açmazsanız galatasaray'ın önündeki 10-15 yılını çalmak isteyenlerin işini kolaylaştırdığınızı anladığınızda çok geç olacak.

    yönetim çok acil istifa etmeli. hatta ilk hamle olarak ışıtan gün çok hızlı bir biçimde görevden el çektirilmeli ya da uzaklaştırılmalı. bu adamın galatasaraylı olduğuna beni kimse inandıramaz. muslera'yı takımdan göndereceğini sezon ortası açıklamak galatasaraylılık değildir. trojan değilseniz böyle açıklamalar yapmazsınız.
  • 600
    evet hakem net şekilde yanlıydı, var’da şaibe vardı. ama bu bile kadro mühendisliğinin nasıl berbat yapılmış olduğunun önüne geçemedi. defansif orta saha? yok. santrfor? yok. kaleci? yok.
    e kardeşim takımın merkez üç bölgesi eksikken hakem sabaha kadar bize çalışsa ne yazar?
    hakem ve var konusu bambaşka bir skandal ama bu durum kendi eksiklerimizi lütfen kapatmasın. biz ekip olarak toparlanalım ve üzerimize düşeni yapalım, hakemleri konuşuruz.
  • 602
    kaybedeceğimiz bir maç değildi, bolca pozisyon verdik bunları atabilirlerdi ama takımın hücuma çıkışı önemli de pozisyonlar bulması daha da gol bulabiliriz izlenimini yarattı bende. öncelikle uzun yıllar sonra bir maçta 2'den fazla taktik gördüm bu bakımdan umutluyum. bu taktikleri oynatmaya çalıştığımız futbolcular sıkıntılı olabilir, kimisi zamanla daha da benimseyecek daha iyi olacak kimisi ile yollar ayrılacaktır zaten dün de bunu hoca az çok görmüştür. takımdaki eksiklikler başlıca taktiğe alışma sürecinden kaynaklı meydana geldi diye düşünüyorum. genelde top kayıplarından kaynaklı kontra hücumlar yedik. organize bir şekilde üzerimize geldiklerini hatırlamıyorum ki bu iyi bir şey. topun daima bizde olduğunu, kayıplarda da önde basarak topu geri kazanmaya yönelik hamlelerde bulunduk çoğunluğunda başarılı olduk, olamadıklarımızda ise futbolcu yerleşiminde sıkıntı yaşadık. bunların üzerine gidilirse bu takım 3-4 xg veren takımdan bir anda 0-0.5 arası xg veren takıma dönüşür, tabi iyi oyuncularla.. umarım devre arasında takıma en az 3-4 tane katkı sağlanır başta kale olmak üzere..

    hakeme gelirsek başta var hakemi olmak üzere hepsine etmediğim hakaret kalmamıştır. alpaslan'ı atamamanın verdiği pişmanlıkla sonraki dakikalarda galatasaray takımını adeta çiğ çiğ yemiştir. sahada futbolcular dayak yemiştir, fauller verilmemiştir üstüne o faullerden gol yenmiştir. kerem'in es geçilen penaltı pozisyonu dahil olmak üzere var odası bir kere bile bize yapılan pozisyonlarda bir uyarıda dahi bulunmamıştır.

    kısacası 11 kişi tamamlayabilmiş olsaydık muhtemelen en kötü beraberlik alacağımız bir deplasmandı.
  • 603
    doğrandığımız bir başka maç, ancak ilginç bir şekilde doğrandığımız yönünde bir farkındalık oluşmuş, hoca değiştiğinden olsa gerek. ancak bu maçta yediğimiz 2. gol ile ilgili şöyle bir mevzu var. evet pozisyon ofsayt ancak o pozisyona var müdahale edemez. çünkü ofsayttan sonra top bizim takıma geçiyor. alpaslan topu çevirdikten sonra aytaç topu alıyor ve sakin sakin çıkıyor herhangi bir baskı yok 4-5 aniye topla takıldıktan sonra pas veriyor ancak top rakibe geçiyor ve gol yiyoruz. dolayısıyla bu pozisyona artık var müdahale edemez. he var nasıl devreye girerdi?, aytaç alpaslan'ın kestiği topla baskı altında buluşur ve anında kaptırırdı o zaman var devreye girerdi ama alpaslan topla o kadar rahat ve o kadar uzun oynadı ki var daha ofsayta geri dönemez o saatten sonra.
  • 605
    takımımızın geçen haftalara kıyasla defanstaki zaafiyetleriye göze çarptığı, 4-2 sonuçlanmış karşılaşma.
    bence 4-2 bitmesi hayırlı oldu çünkü defanstaki boşluklardan yararlanan hatayspor'un ilk yarıda sayabildigim kadarıyla en az 5 net gol pozisyonundan yararlanamadı. maazallah gelen 5 topun 3'ü gol olsa maç bambaşka bir yere gidebilirdi.
  • 608
    hakem katliamına maruz kaldığımız bir maç oldu. bir hakem bir maça ne kadar etki edebilirse, erkan özdamar bu maçta o kadar etki etmiştir. bu su götürmez bir gerçek. kırmızı kart veremediği mohammed kesselly kamara birkaç dakika sonra kalemize gol attı, bunun daha ötesi olamaz.

    maça dair kısaca şunlara değinmek istiyorum:

    * erkan özdamar: en olmayacak pozisyonlarda çatır çatır sarı kart çıkarırken boey'i arkadan çeken kamara'ya 2. sarıyı vermekten çekinmesi adil bir hakem olmadığının kanıtı. arkadan formayı çekme hareketinin karşılığı sarı kart ise bunun yorumu, görüşü olamaz. alpaslan'ın müdahalesindeki hatay'a çıkan penaltı kararı da sabaha kadar tartışılır. ki kendisi de ilk başta devam demişti fakat ne hikmetse var sonrası penaltıyı verdi (acaba var'da izleyip de kararından dönmeyen bir hakem oldu mu şu ana kadar, bu da ayrı merak konusu).

    * gri kafalı ruben ribeiro başta olmak üzere bütün hatayspor takımı çirkefliğin kitabını yazdılar. özellikle ribeiro her ikili mücadelede en ufak darbe almamasına rağmen yatıp yerden kalkmamaya yemin etmiş halde çıkmış maça.

    * aytaç kara ve ismail çipe, yarından tezi yok takımdan aforoz edilmesi gereken 2 oyuncu. aytaç yediğimiz 2. golde çok tehlikeli bir bölgede çok ucuz bir top kaybederek gole zemin hazırlarken ismail de halı sahada en ufak bir kalecilik meziyetine sahip olmayan amatörlerden bile daha kötü performans sergilemeye devam ediyor. ilk yarıdaki 2 kurtarışı ile bizi şaşırtmış olsa da 3. goldeki reflekssizliği ile normale döndü.

    * torrent etkisi ve takımın iştahlı görüntüsü: hem ilk yarıda hem de psikolojik olarak düşebileceğimiz bölüm olan 3-2 geri düştükten sonraki dilimde takımın kaleye gitme ve hücum etme arzusu ziyadesiyle sevindirdi. fatih terim döneminde kronikleşen ilk yarıları çöpe atma huyumuz ve kabız futbolumuzu torrent'in ilk maçında görmedik. kaldı ki kendisi daha 2-3 gündür takımın başındaydı. o yüzden bu durum geleceğe dair ufak da olsa umut beslememe neden oluyor. orta sahadaki seri paslaşmalar, hücum setleri, organize hücum, toplu halde oynama ve takımın silkelenip kendine gelmiş görüntüsü çok çok önemli noktalardı bana göre. hiç şüphe yok ki takım da bir reaksiyon ve tepki verme arzusunda.

    lakin rezalet durumda olan takım savunmamıza da değinmek lazım. skor 2-2 iken rakip yarı sahaya yerleşmişken boey'in kaybettiği topta bütün takım nasıl ileride kalabilir ve hatay'dan nasıl kontra yiyebiliriz bunu anlamak güç. zaten orta sahada sol çizgiden atılan pasla saba biraz topla ilerleyip kaleci ile karşı karşıya kaldı. bu kabul edilebilir bir durum değil katiyen.