Türkiye Süper Lig 34. Hafta Karşılaşması
20:00 Şükrü Saracoğlu Stadyumu
1 - 1
  • 254
    trabzonsporlu iki defans, kaleci ve orta sahadan bir oyuncu hariç tamamına yakının( golü atan da dahil) fenerbahçe kazansın diye çok emek verdiği ya da hiç emek vermediği maçtır. maçı o gün izlerken de bugün özetine bakarkende aynı fikirdeyim. bazı topçular büyük satıştadır bu maçta trabzon adına.ama başta kaleci onur, giray, egemen ve balcı serkan baya direnmiştir. sol bek vb amatör de dahi öyle adam kaçırılmaz, çalım yenmez.
  • 255
    koyu fenerli kuzenimin ısrarıyla yerinde izlediğim trajikomik maç.

    maçtan önce çok rahat alırlar diyordum ama stada girdiğimde ya ayağım uğursuz gelirse gör o zaman bombayı diye düşünmeye başladım. çok gol pozisyonuna giriyorlardı ama oyunda duraklama fazla olmadığı için zaman su gibi akıp geçiyordu. ancak 2-2 anonsu efsanedir. herkesin elinde internet olan telefon var, maçkolik var, skor sitelerine girebiliyorsun, radyo var ancak herkes şampiyonluğuna seviniyordu. kuzenime internetten skoru göstermeme rağmen daha gol düşmemiştir dedi. ft yazıyor dememe rağmen düzeltirler diye ısrar ediyordu. mala bağlamak buydu sanırım. kimse gördüğüne inanmıyor, o sığır anonsçuya inanıyordu. bir an kendimden bile şüphe duydum. sahaya baktığımda wederson omuzlardaydı. içimden dedim acaba jubile mi yapıyorlar, böyle omuzlarda. çok geçmeden bursa maçının skorunu anons ettiler. işte orada eğlence doruklara ulaştı. ağlayanlar mı dersin, saçını başını yolanlar mı. bir yandan bunları izliyorum bir yandan stadın yanışını. ilahi adalet tokadı değil, resmen balyozu inmişti bunlara. allah düşmanıma vermesin durumundaydılar.

    daha da beterlerini görmeleri temennisiyle.
  • 257
    daha dün akşam* youtube'de önüme düştü ve keyifle izledim özetini.
    başlığı görünce hemen izleme tarihçemden alıp burada paylaşmak istedim, ancak silinmişti.

    zavallı fenerin tarih boyunca daha beter olduğu maçlardan bir tanesidir.
    seni de pas geçmeyeceğiz trabzon...

    allah tüm fenerbahçe ve trabzonsporluların hayatları boyunca galatasaray'in başarılarını izlemesini nasip etsin inşallah.
  • 259
    2005-2006 sezonu finali yeniden tecelli etsin, aziz yıldırım ve christoph daum yine bir dünya kupası öncesi son maçta şampiyonluk kaybetsin diye büyük bir heyecanla ve stresle takip ettiğim, sonunda istediğimi aldığım adrenalin dolu maç.

    tabi aslında bir galatasaraylı olarak bu maçta fenerbahçe'nin şampiyonluğu kaybetmesini istememin temel motivasyonu fenerbahçe'nin şampiyonluk sayısında öne geçip en fazla şampiyon olan türk takımı ünvanını ele geçirmesinin önüne geçmekti. o tarihte fenerbahçe 17, galatasaray 17 şampiyonluktaydı.

    ikinci motivasyonum, süper lig tarihinde 4 takım dışında hiçbir zaman şampiyon çıkmayacak inancının (ki bu inanç çok güçlü bir inançtı) yıkılması ve benim beşinci şampiyonu görüp tarihi bir ana tanıklık etmek istememdi.

    üçüncü motivasyonum aziz yıldırım'ı hiç sevmememdi. bu maç için "korkmayın, asın bayrakları, denizli maçı 100 yılda bir olur" diye böbürlenip hatalarından hiç ders almayan o antipatik adam hak ettiği yenilgiyi bir kez daha tatmalıydı. çünkü sürekli fenerbahçe'nin kollandığı bir düzen oluşturmaya çalışıp basın aracılığı ile galatasaray'a saldırarak türk futbolunda holiganizmi ve kutuplaşmayı tetikliyordu.

    madem biz yarıştan kopmuştuk, bari bursaspor'un şampiyonluğunu görelim de ilerde çocuklara, torunlara anlatırız diye düşünüyordum.

    fenerbahçe, daum ve yıldırım kaybeden damgasını çok derinleştirdiler bu maçta. şenol güneş ve trabzonspor 1996'nın acısını biraz hafiflettiler kendilerince.

    ama bence bu maç bıraktığı derin izlerle, 3 temmuz 2011'de ayyuka çıkacak 2010-11 sezonu şike ve teşvik olaylarına yol açarak türk futbolunu başka bir yola soktu. onu da belirtmeden geçmeyeyim.
  • 260
    fenerbahçe'nin küçük takım telaşıyla oynadığı maç. organize bir paylaşım mı var bilmiyorum ama benim de youtube'da önüme çıktı bu maç. son 10 dakikasını izledim. fenerbahçe son 10 dakikadaki ablukada organize ve mantıklı hamle yapmıyor. tamamen can havliyle saldırıyor. telaş ve elin ayağa dolaşması da gole engel oluyor. evet onur kıvrak, giray kaçar, serkan balcı, selçuk inan, ceyhun gülselam fena direndiler. ama bir taraftan gökhan ünal'ın malca hareketleri, solda vederson ve gs maçlarından önce sakatlandığını söyleyip sonra maça çıkan sağ bekin saçma sapan bilinçsiz ortaları, alex'in bile telaşlı kötü vuruşlar yapması küçük takım gibi hareket etmesindendir. bu maçın birebir aynısı premier ligde yaşandı. 2012'de son maçta kendi evine manchester city, kazanmak zorunda olduğu maçta qpr'a karşı 90. dakikada gerideydi. ama organize ataktan ödün vermediler. hatta kornerde bile planlarından sapmadılar. adamlar sağdan kullanılan iki korneri aynı şekilde kullanıyorlar(ilki balotelli ikincisi dzeko). fenerbahçe ise dan dun. hele 2-2 anonsundan sonra geriye dönmeleri... city maçının son dakikaları da burada. bir bakın büyük takım nasıl olurmuş:

    https://www.youtube.com/watch?v=6I-MKxhjwQ4