• 1
    başlangıç saati önce 18:45 olarak açıklanan, daha sonra federasyon tarafından iftar saati bahanesiyle saat 14:00'te oynatılan turkcell super lig 2005 2006 sezonu 9. hafta karşılaşması. yaklaşık 8 bin galatasaray'lı ramazan ayına rağmen kendilerine ayrılan yeri tıklım tıkış doldurmuş, takımımıza destek vermişti. 38. dakika'da kral hakan şükür'ün golüne iki dakika sonra cenk işler cevap vermiş, ilk yarı bu skorla bitmişti. maçın ikinci yarısı heycanlı geçmiş, galatasaray o sezon sık sık yaptığı gibi son ana kadar sürdürdüğü mücadelesinin karşılığını 90+2'de kral hakan şükür'ün golüyle alarak bir hafta boyunca "galatasaray ramazanda puan kaybediyor" ve "gündüz maçları aslan'a yaramıyor" tarzı başlıklar atan kesime gayet güzel bir cevap vermişti.
  • 2
    bu maç oynandığı sırada almanca kursundaydım ve kendimce totem yapıp maçı izlememeyi tercih etmiştim. zira takım lige iyi başlasa da (ankaragücü'nü son dakikada ümit karan'ın golüyle yenme, antep'te son dakikada hasan kabze'nin golüyle yenilmeme) bir yerde beklenmedik bir kayıp yapacağının sinyallerini veriyordu. o da bu maç olabilir diye tahmin etmiştim.

    nitekim maç zor geçmişti. ders arasında ekşi sözlükte (bkz: smerdyakov) nickine sahip arkadaşımdan bilgiler almıştım maç 1-1 iken ve sonra derse döndüm. ve beklenen haber smerdyakov'dan mesaj olarak geldi: "+92'de kral attı, 2-1 aldık."

    sevinmiştim, zira "şampyion takım son dakika golleriyle şampiyonluğu önceden psikolojik olarak kazanır" felsefesine inanırdım, ki hala inanırım. sonra da eve gelip maçın tekrarını fazlasıyla izlemiştim. kral'a galibiyet golünün asistini altan aksoy yapmıştı.

    ayrıca bu maç türk sporverlere (bkz: serge die) diye bir kahraman da çıkartmıştı. bizim orta sahada oynayan saidou'nun yetersizliğinden mi ne, sanırsam fildişi sahilli olan bu zenci arkadaş inanılmaz oynamıştı. hatta bu maçtaki performansından olsa gerek ismi uzun süre galatasaray ile de anılmıştı.

    son olarak bu maçı izlemeyerek totem yapmakta haklı olduğum bir sonraki hafta oynanan denizlispor maçında ortaya çıktı. lige çok kötü başlayan ve hoca değişikliğine giden (bosnalı faruk hacıbegiç'i gönderip türkiye'nin capello'su nurullah sağlam'ı getiren) denizlispor ali sami yen'de bizden 1 puan aldı, bana da eski açık tribünde üzülmek kaldı.

    ve en son olarak bu maçta o sezon az tercih ettiğimiz düz kırmızı formayı ilk kez giymiştik.
  • 7
    bu maçta ilk gol necati ateş'in ceza sahasına güzel girişinden sonra vurduğu ve kaleciden dönen topu tamamlayan hakan şükür'den gelmiştir.

    ilk gol için; http://rapidshare.com/...iyes0gs1lig.rar.html **

    ikinci gol ise yine son dakikalarda gelen ortaya vuramayan iliç'ten seken topa çok güzel bir tek vuruş yapan hakan şükür'den gelmiştir.

    ikinci gol için; http://rapidshare.com/...iyes1gs2lig.rar.html **
  • 8
    bende ayrı bir hatırası olan maçtır. fizik dersinde olduğum için maçı izleyememiştim. bu yüzden bütün derse konsantre olamamış ve pek bir şey anlamamıştım. hatırlayamadım şimdi neden bu kadar kafamı meşgul etmişti bu maç; şiddetle 3 puana mı ihtiyacımız vardı, durumumuz kritik miydi yoksa galatasaray aşkından mı neydi bilemiyorum...

    neyse işte allaha bin şükür bitti ders; bir baktım saate maçın bitmesine yaklaşık 10 dakika daha var. meraktan ölmek üzereyim, eve gitsem dolmuş+yürüyüş mesafesi, maç yalan olacak; en aşağı yarım saate öğreneceğiz skoru pozisyonları falan.

    koştur koştur etrafta ne bir kıraathane, ne de bir lokal... derken fizik hocasının evinin 2 blok ötesindeyken kulağıma yüksek bir radyo sesi geldi... inşaat! hemen daldım içeriye, kısaca durumumu anlattım falan, saolsunlar buyur ettiler beni de işte son 7-8 dakikayı inşaat işçileriyle beraber izledim. gole de pek sevindik hep beraber. bana o kısacık enstantanede müjdeli haberi* veren hurda ve üstü badana efektli el radyosunu, piknik tüpünün üstündeki menemen tavasını, yere serilmiş gazeteleri ve işçilerin çömelip* kulak kesilmiş duruşlarını hala unutamam... bu kültür ölmez arkadaş...

    *
  • 11
    son 10 dakika skordan* mütevellit deplasman dönüş yolu stresi sarmıştı bünyeyi. zira puan kaybedilen deplasmanların dönüşü hep sancılı olmuştur. gündüz maçıydı, sıcaktı. sanki tüm anadolu kayseri'ye akmıştı. bunu kayseri yönetiminin o eski stattaki küçük deplasman tribünü yerine, tüm kale arkasını galatasaray taraftarına ayırmasına bağlayabiliriz. mucizevi şampiyonluğun sezonuydu işte. gidip araştırılsın, aynı sezon beşiktaş ile fenerbahçe'nin kayseri'deki deplasman taraftar sayısı. güzel maçtı, özel maçtı. kayserideki dostlarla kucaklaşıldı önce, sonra kral'ın ilk golünün daha 3'lüsünü bile çekmeden beraberlik golünü gördük kalemizde. tam her şey bitti derken, bize uzak taraftaki kaleye kral çaktı golünü, dönüş yolu bayram oldu.

    bu maçtan sonraki hafta sami yen'de denizlispor'la 1-1 beraber kaldık.
  • 13
    gündüz maçları cimbom'a yaramıyor goygoyunun havai fişek edasıyla bir yerlerde patladığı; açık-koyu kombinasyonuyla çubukludan iz taşıyan o sezonun kırmızı formasıyla mücadele ettiğimiz maç. eski kayseri stadında oynanmış, hayvani sayıda bir galatasaray taraftarına ev sahipliği yapmıştır. eski kayseri stadını tasvir etmek gerekirse, bir köşegen çizerek ikiye böldüğümüz zaman tribünlerin bir yarısı nou camp, diğer yarısı taksim stadı ebatlarındaydı. deplasman taraftarı da taksim stadı ebatlarındaki bölümün korner direği hizasındaki kısmına alınırdı. bu maçta ise galatasaray taraftarı ramazan günü gündüz saatlerinde oynanmasına rağmen kayseriye akın etmiş, e haliyle o göt kadar tribün yetmemiş; nou camp tarafındaki kale arkasını -belki biraz taraflı bir gözle- 7-8 bin kadar galatasaraylı doldurmuştur. kral'ın maçın sonlarındaki golü diğer taraftaki kaleye atılmış, taa öbür kale arkasına kadar koşup tellere kadar giderek zaten kendinden geçmiş olan taraftarla birlikte sevincini paylaşmıştır.
  • 17
    bu maçta galatasaray tribününde olmayı çok istemiştim. tabi babam beşiktaşlı ve o zamanki erciyesspor'un yönetim kurulunda olunca maalesef erciyes tarafında izlemek zorunda kalmıştım. attığımız gollere sevinemediğim ilk maçım diyim siz düşünün. *

    edit: hava çok soğuktu onu da hiç unutamam. hiç ekim ayı havası yoktu.

    edit 2: hagi uyardı hava çok güzeldi, 1 ay sonraki kayserispor maçıyla karıştırmış olabilirsin dedi. belki de ben küçük olduğum için mont giydirmiş de olabilir babam.
  • 18
    92. dakikada kralin golunun ortasini altan aksoy sag taraftan yapmisti. aslinda orta hakan sukur'e yonelik degildi. iliç'e gondermeye calismisti topu ama iliç iyi pozisyon alamamis, rakip de onu bozmustu. fakat seken topa kral harika hareketlenmis ve takimimiza 3 puani kazandirmisti. gunduz maci oldugundan banko puan kaybi bekleyen beni de got etmisti galatasaray. zira galatasaray kendisine inanmayan galatasaraylilari got etmeyi cok sever.
  • 19
    305 kd olarak gittiğim askerde, er gazinosunda izlediğim efsane maç.

    2005-2006 sezonu'nun ilk devresinde askerdeydim. bu maçı da merkez gazinoda izlemiştim.

    85.dakikadan sonra zaten ayaktaydım, maçın son dakikasında kralın golü gelince ben kendimi kaybedip en önde oturan rütbelilere rağmen arkalardan ekrana doğru koşup koşup fayansın üzerinde dizlerimde kayarak duvara kadar gelmiştim.

    aynen şu şekilde.

    https://encrypted-tbn0.gstatic.com/...PvglFnnch4pvBkvGzBOP

    bu son dakika golüyle şampiyonluk gelecekti o efsane sezonda. asla unutmayacağım.
  • 20
    maç öncesi "foto mustafa kayseri erciyesspor'a şampiyonluklar yolunda başarılar diler"den soley reklam panolarına kadar her şeyi hatırlıyom ya(kale arkalarında soley yazardı) ramazan günüydü galatasaray'a bir kale arkası tribününü tamamen vermişti erol bedir yönetimi *. ben orada izleyemedim çünkü babam erciyesspor'un yönetim kurulundaydı, erciyes kombinemiz vardı. 12 yaşında çocuğun sevinmesine karşı gelecek, olay çıkartacak insanlar vardı. o yüzden sevinememiştim.