• 6
    başkanımız katılsa bir türlü katılmasa bir türlü olacak aylık olağan divan toplantısı.

    son günlerde alevlenen "mahkeme kararı var, seçime gidiyoruz" gazına karşılık cevap olarak gelen "kulübün daha önemli işleri var, seçim yok!" açıklaması sonrası oldukça hararetli geçmesi bekleniyor.

    dilerim daha önce birkaç kere şahit olduğumuz üzere beklenenin tersine sakin geçer.
  • 11
    canlı olarak izlediğim divan kuruludur.

    dorukhan acar ve kaan kançal'ın sunumlarına gelen tepkileri izlediğim kadarıyla divan kurulu üyelerinden hiç biri ekipte görev alan personellere ve yapılan olumlu icraatlara itirazı bulunmamaktadır hatta ciddi bir beğeni ve ara ara alkış reaksiyonu mevcuttur. ancak enteresandır ki divan kurulu üyeleri icraatları beğenirken başkanın değişmesini talep etmektedirler.

    tam bir galatasaray açmazı demek yanlış olmaz.
  • 12
    toplantı girişinde divan başkanı eşref hamamcıoğlu aşağıdaki açıklamaları yaptı.

    --- alıntı ---

    "tüzüğe göre kulübün yönetilmesi için 2200 civarında divan üyesini temsille görevliyim. ben ve arkadaşlarım, tüzüğe aykırı bir davranış varsa bunun takipçisi olmaya devam edeceğiz. bizi sindirmeye çalışmak beyhudedir."

    "şu ana kadar kimsenin adamı olmadım. başkanlığa aday değilim. kimsenin vehim içinde olmasına gerek yok. ne kulübün yönetimine müdahil oluruz ne de başka bir şey yaparız. divan kurulu başkanlığı, yönetim kurulu başkanlığına rakip değildir. aynı kulvarda değiliz."

    "geleneklere göre kulübün kuruluş yıl dönümünde ali sami yen'in mezarına gidilir. ritüeldir bu. sayın başkan cengiz de geldi. süratli bir şekilde selam vermeden doğrudan kabrin başına geçti. ben de divan başkanı olarak yerimi aldım. sevgili başkana 'günaydın' dedim."

    "cevap alamadım. ceketimi düzelttim. dirsek teması olmuş. her omuz sürttüğümüz yerde kavga mı ediyoruz? bu nasıl bir algı yönetimi? benim gibi bir insanın birine omuz atması söz konusu olabilir mi? başkan, 'beni sıkıştırıyorsunuz, az öte gidin.' dedi. ben de gittim."

    "hadise böyle. bu, basında köpürtüldü. beni linç etmeye başladılar. galatasaray hayatımda enteresan bir tecrübe oldu. bunu köpürtenler arasında galatasaray üyesi medya mensupları da var. bunların üstesinden geliriz. çabuk pes eden bir insan değilim."

    --- alıntı ---
  • 14
    başkan yardımcısı kaan kançal'ın divandaki açıklamaları.

    --- alıntı ---

    "biz ne zaman sportif a.ş'de kar açıklasak hemen gündeme bir şey geliyor. 'faiz faturalarıyla kar ediliyor, bilanço makyajıyla kar gösteriliyor' diye. bu asılsız bir söylemdir. ben bunu defalarca anlattım. ama sanırım iyi anlatamadım. finansman gelir ve giderlerinde 30 milyon net kara ulaşıyoruz. burada sportif a.ş'nin derneğimize faiz faturalarıyla bunun karşılığında sportif a.ş'nin bu finansmanları sağlamaktan dolayı bankalara ödediği kredi faizi birbirini netliyor. derneğimiz, ihtiyacını karşılayabileceği kısmını bankalardan karşılıyor. karşılayamadığı kısmını sportif a.ş'den karşılıyor. bankalara ödediği faizi, derneğe işletiyor. burada işlemler birbirini netliyor. biz geçen sezon 173 milyon adat (faiz) faturası işlettik. bir rakibimiz de aynı dönemde 320 milyon işletti. biz bu dönemde kar ederken, onlar zarar etti. biz bu faturaları keyfi kesmiyoruz. spk gereği bunların takibi yapılıyor. bizim bu sezon kar etme endişemiz hiç olmadı. bizim uefa kriterlerini tutturamama gibi bir endişemiz yok. uefa her sene bize 2 milyon euro ceza kesiyor. biz bunları aldık 6 milyon olarak işledik. devam eden davalarımızla ilgili, 10 milyon gibi bir tutarı borca yazıyoruz. ama bu davalar hala devam ediyor"

    "9 yıldır sportif a.ş hep zarar etti, bu rakamların yükü galatasaray'a çok daha fazladır. 9 yıl sonunda ilk kez kar ettik. sorunlar bitti mi tabii ki hayır. en azından ağır giden zarar durduruldu. bir kurum zarar ediyorsa borcu artar. derneğimiz zarar ediyor. kar ediyor da benim mi haberim yok. bakın burada hiçbir finansman gideri burada yok. merkez, tesisler, spor okulları da yok. ilk defa bu sene faaliyetlerimizi kar olarak kapatmayı hedefliyoruz. bu zararlar nerden finanse ediliyor. bunların bir yerden finanse edilmesi gerekiyor. dernek banklardan sağlığı kısmını alıyor, sağlayamadığı kısmını da sportif a.ş'den alıyor. yıllar geçtikçe faizlerle birlikte bu borç, kar topu gibi büyüyor"

    "riva ve florya'nın satışından alınan 508 milyonluk çek, 167 milyona kırdırıldı. biz her ay bunun 3.8 milyon faizini ödüyoruz. eylül 2020'ye kadar da devam ediyor. riva ve florya'nın sözleşmelerini biz imzalamadık. bir önceki yönetim, sizden aldığı yetki ile imzaladı ve bitirdi. biz emlak konut ile imzalanmış sözleşme üzerinden konuşuyoruz. biz buradan aldığımız 508 milyonu 167 milyona kırdırıp, kalan parayı cebimize alıp kullanıyoruz. emlak konut, bu parayı bize 5 taksitte ödeyecekti. ancak 3'üncü taksit gelmeden önce sözleşmeyi fesih ettiler. 152 milyon ilk taksiti, 101 milyon ikinci taksiti ödediler. ancak 101 milyon, 76 milyon ve son taksit 76 milyon olan taksitleri ödemeden sözleşmeyi feshetti. gerekçesi ise florya'dan çıkmamız. biz mecburiyetten oradan çıkamadık. onların detaylarına girmek istemiyoruz. florya bizim malımız. biz de diyoruz ki florya'yı oradan ayıralım. 120 milyonu biz üstlenelim. ancak riva devam etsin. oradan villalar yapılmış, satılmış. geri almak mümkün değil. oraya devam et diyoruz. umarım yakın zamanda kulübün menfaatine bir netice alırız"

    --- alıntı ---
  • 15
    galatasaray'daki divan kurullarının en güzel yanı, bazen asılsız veya desteksiz de olsa eleştirilerin çok sert gelmesidir.

    bu toplantılarla birlikte yönetimler kendisini hep istim üstünde hisseder ve hesap vereceklerini bilir. (genelde)

    o yüzden bazı zamanlar saçma sapan konuşmalar yapılsa da genel manada kulübü(üyeleri) ve yönetimi diri ve canlı tuttuğunu düşünüyorum.
  • 18
    ne kadar nefretlik herif varsa toplamışlar divan üyeliğine yükseltmişler. galatasaray'ı delicesine seviyorum ama şu adamlara hiç katlanamıyorum. bunlar biz taraftarlar kadar galatasaraylı değiller, bundan eminim. keşke bir yolu olsa şu üyelikler sıfırlansa da şu adamları bir daha dinlemek zorunda olmasak. bu adamlardan galatasaray'ın yararına iş çıkmaz.