2026-27 Türkiye Süper Lig 5.Hafta Maçı
20:00 Ali Sami Yen Spor Kompleksi Rams Park
1 - 0
Özeti İzle
  • 535
    istatistikleri bilmem, ben her maçın son 10 dakikasında kalp krizinin eşiğinden dönmekten sıkıldım. hakem berbattı, biz de hiç güzel oynamadık. ağır çekimde paslar, yan paslar, geri paslar, tembel paslar... öndeymişiz gibi ağır ağır korner kullanmaya giden futbolcular, sıfır pres, sıfır iştah, kötü takım savunması, rakibin her atağında ağza gelen yürek...

    leao, barış ve sara beklentilerin altında kaldı. yunus, sallai, torreira, sanchez ve deniz'in mücadeleleri iyiydi. kazımcan daha önce girmeliydi.
  • 536
    maç sırasında da söylediğim gibi, takım olarak çok iyi oynadığımız bir maç oldu. osimhen'siz de ilk kez bu kadar iyi oynadık. hem de bu maçtan önce lig üçüncüsü olan bir takımla.

    iki topumuz direkten döndü, bir golümüz iptal edildi ve sayısız net pozisyonlar kaçırdık. neredeyse 2.5xg ile oynadığımız bu maçı en az 2-3 farkla kazanmamız gerekirken, abdülkerim'in ekstra golüyle kazanmamız yanılsamaya yol açmamalı. gerçekten çok iyiydik. yeni transferlerimizin hepsinin çok iyi oynaması da gecenin ayrı bir güzelliğiydi.

    osimhen, lemina, singo gibi oyuncularımızın dönüp, full kadroyla çıktığımız her maçın favorisiyiz. bu maçta da birçok eksiğimizle bunu gösterdik.
    herkesin emeğine sağlık.
  • 537
    maçtan izlenimlerim;
    1- attığımız kornerler bel hizası ve etkisiz olmakla kalmıyor, bir de bazıları kalemizde ciddi tehlikeye dönüşüyor. attığımız kornerleri gol yeme endişesiyle izlemeyelim bir zahmet.
    2- şut atmıyoruz, denemiyoruz, belki bugünkü gibi sektirecek kaleci, ama sektirmesi için de sert vurmamız lazım, geri pasından hallice bir şiddette değil.
    3- zor üretip kolay harcıyoruz, skoru bulunca da alanı kapayan savunmayı yapamıyoruz, geride olan, panik yapması gereken rakip oyuncularken o paniği bizim oyuncular sergiliyor.
    4- 90+3'de rakip sahada taç kazanıyoruz, oyunun bitimine 30-40 sn var, ama bizim oyuncu rakip ceza sahasına uzun taç atıyor, bir oyuncunun yaklaşıp korner köşesinin oralarda maçı bitirmeye çalışmak akıllarına gelmiyor, bunu akıl etmek için zeka küpü olmaya da gerek yok. sonra o top dönüp kalemize serbest vuruş olarak dönüyor son saniyelerde.
    5- deniz gül sırtı dönük top alabiliyor, güzel ama bunu duvar olmayla birleştirebilirse çok pozisyon buluruz. bir de sarısı varken iki kere kendini kolay bırakma işine girişti, zaten bahane arayan hakemlere o fırsatları vermemeli.
    6- 3 gol atmak zorunda kalmadan 3 puan almak güzelmiş, bazen 1-0'larla ilerlemek durumunda olacağız, bu açıdan gol yememek önemliydi.
  • 538
    galatasaray – kocaelispor: sezonun öne çıkan takım verileri
    galatasaray, kocaelispor karşısında bu sezon oynadığı maçlar içinde bazı istatistiklerde zirveye çıktı:

    16 korner → sezonun en yükseği
    37 orta → sezonun en yükseği
    7 bloklanan şut → sezonun en yükseği
    10 rakip müdahalesiyle top kaybı → sezonun en yükseği
    rakibe yalnızca 1 isabetli şut → savunmada sezonun en iyi değeri
    rakibin 0.03 xgot üretmesi → sezonun en düşük değeri
    2.96 xg → sezonun ikinci en yüksek değeri
    1.73 açık oyun xg → sezonun ikinci en yüksek değeri
    1.23 duran top xg → sezonun ikinci en yüksek değeri
    23.0 ceza sahası içindeki net tehlike → sezonun ikinci en yüksek değeri
    +2.32 xg farkı → sezonun ikinci en yüksek değeri

    kocaelispor karşısında galatasaray, hücum baskısında sezonun en yüksek seviyelerinden birine çıkarken rakibini de şimdiye kadarki en düşük isabetli şut ve xgot değerlerinde tuttu. buna rağmen 28 şut ve 2.96 xg’den yalnızca 1 gol çıkması, maçın en belirgin verimsizlik noktası oldu.

    kaynak: https://statslook.com/s/ptk9wqp
  • 539
    sezon başındaki hantallık ve isteksizlik artık gitti diye düşünüyorum. takımın arzusunu ve konsantrasyonunu, birkaç istisna dışında, çok beğendim. isteme problemi olmazsa lig için kadro kalitesi farkı zaten çok büyük. osimhen olmasa bile kocaelispor'a karşı ciddi bir kalite üstünlüğümüz var.

    özellikle ilk yarı için olumsuz bir şey söylemek çok zor. zaten şu sıralar ilk yarıların takımıyız. gerisi ise klasik galatasaray gol kaçırma şenlikleri. ikinci yarıda ise ilk 15 dakika içinde golü bulmamız gerekiyordu ama yine gelmedi ve takım düşüş emareleri göstermeye başladı. kocaelispor da yavaş yavaş oyuna çıkmaya başladı. tam beklenmedik bir anda ekstra bir uzaktan şutla golü bulduk. golü attıktan sonra yorgunluk iyice kendini göstermeye başladı. hoca da bence yanlış değişiklikler yaptı; 85'teki değişikliklerle bunu ancak telafi edebildi.

    genel olarak iyi yoldayız diye düşünüyorum. okan buruk'un vasatının bile standartları yüksek, önce hocanın hakkını verelim. ama kadromuzun daha verimli kullanılabileceğini ve rotasyonun çok daha iyi yapılabileceğini düşünüyorum. bu maçta sara oynamasa, biraz dinlense hem oyuncu hem de galatasaray açısından daha iyi olabilirdi. barış için de benzer bir durum var. hocanın kadro hiyerarşisi biraz fazla katı, daha esnek olması gerektiğini düşünüyorum.

    şimdilik fikstür de bunu çok zorunlu kılmıyor. bir maç sonra milli ara var ve şu anda üst üste binen çok fazla maç yok. fakat bu tempo böyle devam etmeyecek. asıl bir ay sonra oyuncuların form ve yorgunluk durumları daha belirleyici hale gelecek. takım tam toparlanıyorken teknik ekibin fiziksel durumları iyi yönetmesi gerekiyor.

    milli ara da ilk defa 21-22 gün sürecek. az bir süre değil. bu süreç doğru kullanılırsa hem fiziksel olarak toparlanmak hem de takımın oyununu biraz daha oturtmak açısından önemli bir fırsat.
  • 540
    galatasarayımız daha eylül ayı ve sezonun başı olmasına rağmen bizdeki stres dozunu en üst seviyeye çıkartmayı başarabiliyor her durumda. bunu kocaeli maçında da hem direkten dönen toplarda hem de ceza sahası içine kadar girmeye çalışmamızda gördük. üstelik kocaeli bence haidarası, belalımız agyeisi, florian ayesi ile gayet dirençli kalıp tehlike de yarattı.

    maça dair belki de söylememiz gereken ilk şey şut atmamaktı. o dakikaya kadar bulduğumuz tek gol, torreira'nın uzaktan attığı şutta gelmiş ve devamındaki karambolde de golü bulmuştuk (kaleciye faul nedeni ile sayılmamıştı). sırf şu bile gol için ve pozisyon bulmak için yapmamız gereken şeyin uzaktan şut olduğunu gösteriyor bize. ama 70. dakikaya kadar bunu yapmak yerine biz illa set hücumu ve topu ceza sahasına indirmeye çalıştık. deniz gül'ü rakiple boğuşturduk.

    neyse ki abdülkerim çıktı da "yeter ulaaan" dercesine vurduğu topta topu ağlara yolladı ve yaşı yetenlere de rigobert song'u hatırlatmış oldu.

    tabii uzaktan şuta mecbur kalmamızın diğer sebebi de barış'ın verimsiz gününde olması, yunus ve leao'nun da çok üretememesi oldu. barış özellikle aldığı her topta ya geri döndü ve top ezdi. 1 kere bile rakibinin üstüne gidip eksilttiğini hatırlamıyorum, özellikle de ilk yarıda. ciddi bir özgüven kaybı var gibi duruyor.

    bence bu maçta deniz gül'e ayrı bir paragraf açmak gerekiyor. ilk maçıydı ve faul nedeni ile sayılmasa da golünü de attı aslında. ama bunun dışında rakiple boğuşması, topu saklaması, duvar olması, pas bağlantısı sağlaması ile bence 10 üzerinden 10'luk bir maç çıkardı. osimhen'in yokluğunda ona rahatlıkla güvenebileceğimizi de bence gösterdi. umarım bu forma ile uzun yıllar, sakatlıksız ve bol kupalı/skorlu yıllar yaşar.
  • 541
    şampiyonlar ligi deplasmanı dönüşü hep sıkıntılıdır. saatlerce yolculuk yapmışlardır, yoğun bir tempoda geçmiştir, yani futbolcuları epey yıpratan bir süreç diyebiliriz
    genellikle puan kayıpları bu maçlar sonrası olur. nitekim geçen sene kocaelispor'u yenildiğimiz maçta bir şampiyonlar ligi dönüşüydü ajax'dı yanlış hatırlamıyorsam.

    ben maçta gayet iyi oynadığımızı düşünüyorum. rakip iyi bir rakipti. iyi bir hocaları var her ne kadar beğenmesek de. ostimhen siz oyunu gayet başarılı oynadık. deniz gül bu maçta osiyi aratmadı diyebilirim. leao hazır olmamasına rağmen çok faydalı oldu. barış biraz kıpırdamdı. abdülkerim ve torreira çok iyiydi.

    notlarıma gelirsem;

    uğurcan 7
    salla i 8
    davin son 7
    abdülkerim 8
    eren 8
    sara 5
    torreira 8
    yunus 6
    barış 6
    leo 6
    deniz gül 10
    batrakov 6
    lesley 7
    sane 0 (her zamanki gibi)

    okan buruk: 8

    atilla karaoğlan: otur 0
    var hakemi: 0
    i. hacıosmanoğlu : 0
    f. gündoğdu: 0
    dursun özbek: 0
    ramspark stad görevlileri 0
  • 543
    13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı özeti sakin kafayla tekrar izledikten sonra deniz gül için maçın 2. yarısında ceza sahasında 2 pozisyonda yere düşmesini eleştirmiştim. özetlerde ilk pozisyonda ayağa basma, 2. pozisyonda ise vücut çalımı sonrası dize gelen müdahaleler sonrası düştüğünü daha net farkettim. başkalarında üflesen penaltı çalınan pozisyonlar sonrası bu pozisyonlar benim nezdimde türkiye süper ligi için penaltıdır. sadece deniz halen portekiz ligi gibi düşündüğü için itiraz yada yerde yatma, bileğini tutma, dizini tutma işlerine girmediği için vardan izleme gelmedi.
  • 544
    selçuk inan iyi bir orta sahaydı ama kocaelispor performansını hiç beğenmiyorum. g. antep'te iyiydi. zaten üçlü oynayan takımı üçlü oynatmaya devam etti. maxim, kozlowski, sorescu gibi oyuncularla iş yaptı. kocaeli'nde tek teknik oyuncu linnety'yi bile oynatmadı. koşu, atletizm ve fizikselliğe iman etmiş bir hoca. sadece büyük takımlara değil, konya'ya da böyle oynuyor. kocaeli seyircisi de büyük maçlar hariç stada pek gitmiyor. kendilerine hak veriyorum. göztepe, kocaeli gibi seyircisi olan takımların başında futbol oynatmayan hocalar var.
    güntekin onay futboldan anlar ama konu bjk ve gs olunca şirazesi kayıyor. dün kaleci serhat'ın maçın oyuncusu olabileceğini söyledi. en az beş, altı topu sektiren bir kaleciden söz ediyoruz. icardi olsa seken topları tamamlayarak hat-trick yapar, bütün hafta serhat'ın banka hesaplarını konuşurduk.:) o kadar çok top sektirince, tutamayınca abdülkerim de vurdu, sekerse biri tamamlar diye düşündü.
    hal böyleyken gs'li olarak bildiğimiz mehmet ayan bugünkü yazısında "gs önde baskı yapmadı" diye eleştirmiş. yahu kime yapacak baskıyı?ilk yarım saat 41, ilk yarının tamamında 87 pas yapmış koca takım. ama o kadar ezber yorum yapılıyor ki insanın aklı almıyor. sanki iyi oyunun tek göstergesi baskıymış gibi. oysaki rakibe pozisyon vermemek de iyi oyundur. lizbon maçı sonrası karıştırıldı bu konu: iyi oynamışsak ilk yarıda neden net pozisyonumuz yok? golü erken bulduğumuz, ana santrforun olmaması olabilir.
    kocaeli maçında tek golle de olsa skoru almasını bildik. daha iyi bir oyun olabilirdi ama ligin büyük bölümünün iyi oyun oynamadığı "doğru oyun" oynadığı için alkışlandığı ortamda, iyi oyun diye kendimizi çok yıpratmamalıyız. artık biz de pragmatik düşünmeliyiz.
    oyuna sonradan giren batrakov, hem hücumda hem savunmada hareket getirdi. yaptığı birkaç savunma hamlesi vardı ki gerçekten çok kritikti.
    deniz çok mücadele etti, bağlantı oyununda vardı, sol ayağıyla çıkardı şut çok güzeldi. ama oyun mantığını geliştirmesi lazım. ceza sahası içinde ayakta kalmaya özen göstermeli. ilk yarıda haidara ile birbirlerini çektikleri pozisyonda, çekmeyi uzatmasa, ilk o bıraksa penaltıyı alacaktı. devre sonunda eren'in vurduğu kafada kaleciye yaptığı faul çok anlamsızdı, zamanı boşa harcadı. halbuki faul yapmasa kaleci topu elinden çıkaracaktı. sarı kart gördüğü pozisyonda da yaptığı faul çok gereksizdi.
    leao, hem lizbon maçında hem bu maçta beklenenden uzaktı. ya da beklenen bu olmalıydı.
    ezcümle, çok iyi oynamadığımız maçta, galibiyet almasını bildik. kadro tamamlandığında daha iyi futbol da görürüz.
  • 545
    önemli bir kaç done var. bir kere şanssız bir maç geçirdik diye düşünüyorum. ancak önemli olan donelerin başında anti futbola karşı çözüm üretir olduk. yani formsuz 2 oyuncun olmasına rağmen pozisyona girdik, gol attık iptal edildi. sara ve barış'ın formsuzluğu dahi hücum aksiyonunu aksatmadı. yunus-deniz-leao çok hareketli olunca 11 kişi savunma yapan selçuk takımı ona rağmen %100 gol pozisyonu bulmamıza engel olamadı.
    üstüne devamlılık sağladık bu maçta da. geliyoruz yani bir şekilde belli ediyor. misal böyle maçlar oynanınca kaleye gelen ilk topu yiyoruz ve çıkarmaya çalışıyoruz. yine yiyorduk, direk korudu. yani skor aldatmasın gayet akıcı bir oyun vardı.
    ancak eleştiri de olacak kendi adıma. sara oynamıyor, barış tutuk. 60 dakika bekleyeme ne gerek var hocam? ben 30. dakika hamle bekledim. çıkar sara ve barış'ı al batrakov ve lesley'i diye söylendim. zaten önde oynuyorsun, rakip çıkmak için tek yol uzun top sallai arkasına oynuyor. defo belli. sen at lesley'i içeri en azından ikili sıkıştırma için beklere gitsin. ki hala lesley küçük görülüyor, önemi anlaşılmıyor. top taşıyan, alan kapatan adam küçümsenmemeli.
    deniz için burada ne eleştiriler yapıldı. seviyemiz değil, pişman oluruz gibi yazılar yazıldı. ne oldu şimdi? gördük mü çocuktaki potansiyeli? ne oldu misal başak maçında oynasın dediğimizde yediğimiz oflar? çocuğun bariz özellikleri var. üzerine eğilir, yatmaz ve çalışırsa yerli forvet işi bizi yıllarca götürür. artık onun seçimi olacak. yoksa yetenek paketi olarak bizi tatmin edici düzeyde bence. bu maçın bana göre adamı ise net şekilde torreira oldu. yalnız 60 sonrası özellikle düşüş yaşadı normal olarak. son 3 maçta mükemmel efor sarf etti. işte skor alamamak da bizim için kötü oluyor böyle maçlarda. misal rahat bir skor olsa çıkardı 65-70 gibi nhaga içeri atılırdı mis gibi.
    neyse güzel bir oyun ve güzel bir 3 puan oldu. o kabız selçuk da hala tuvalette 11 kişi ile beklesin.
  • 546
    rakip yokmuş gibi yorumlar yapmanın anlamsız olduğunu düşündüğüm maçtır. bizim 4 maçta 10 puanımız var rakibin ise 9 puanı varmış. köy takımıyla oynamıyorsun yani üstelik son 2 maçta da galibiyet alamamışsın aynı takıma karşı. istatistiklere bakıyoruz adamlar son 5 dakika can havliyle saldırmak hariç sahasından bile çıkamamış. biz üstüne sayısız pozisyon bulmuşuz ve dünyaları kaçırmışız.

    düzeltilecek şeyler tabii ki var ancak teknik ekip ve takım elinden geleni yapmış ve rakibini ezmiş, üstüne maçı da kazanmış. bunun üstüne ben stres de yaşamayayım diyorsanız değişmesi gereken şey takım değil sizin yüksek beklentiniz. takım galibiyet alsın, rakibini ezsin, rakip bir saniye bile maçın içerisine girmesin diyorsanız son şampiyonlar ligi şampiyonu psg izleyin diyeceğim ama onlar da kendi liginde dördüncü maçında ilk galibiyetini aldı. bu kafanın reel dünyada bir karşılığı yok yani.

    şampiyonlar ligi dönüşü toplam 28 şut atıp, 45 kere rakip ceza sahasında topla buluşup, 3 kez direkten dönen şut atıp, 2.31 xg bulduğumuz ve kazandığımız maç için ama iyi oynamadık demenin nacizane biraz şımarıklık olduğu görüşündeyim. üstüne belki de takımla ilgili en büyük eleştirinin yani osimhen olmadığı zaman takım maçı domine edemiyor görüşünün de yıkıldığını görüyoruz. biraz galibiyetin tadını çıkarmayı ve iyi yanlara odaklanmayı da öğrenmeliyiz.
  • 547
    ne leao'yu ne de deniz gül'ü beğenmedim. düzülen methiyeleri de şaşkınlıkla okudum. takımın fersah fersah gerisindeler. özellikle deniz'in sürekli kendini bırakıp penaltı alma çabasını da yersiz buldum. leao ise kendi kalitesinden çok çok gerideydi. deniz gül fiziğiyle ve çabasıyla kesinlikle umut vadediyor fakat şuan osimhen'in ikamesi olması mümkün değil. leao'nun da kalitesi belli olan yıldız bir oyuncu. ikisi de kısa zamanda takıma adapte olacaklardır diye düşünüyorum. genel olarak oynanan oyun tatmin etmese de şampiyonlar ligi maçı sonrası 3 puan almak çok önemliydi.
  • 548
    geçen sene ki hastalığımız devam ediyor, hala ıkınarak maç kazanıyoruz. hala son dakikaya kadar rakip maçın içinde kalıyor. bir nesli erken yaşlandıracak bu galatasaray.

    artık şöyle ilk yarıdan 3-0 yaparak maç kopartalım, son dakikalarda gençleri oyuna alıp, oleyler eşliğinde maç bitirelim istiyorum ama en son ne zaman bu duyguya yaşadık hatırlamıyorum bile.
App Store'dan indirin Google Play'den alın