• 444
    maçın ilk yarısını dün gece tekrar izledim.
    kafamda neden olmuyor diye düşünürken oyunun tek yerde tıkandığını fark ettim.
    emre akbaba.
    antalyaspor'da aynı şekilde merkezi kalabalık tutup fernando'yu emre'ye vermişti. bire bir oynayıp alan kapasın diye.
    aynı şekilde giresunspor'da traore'yi emre'ye vermiş.
    emre kendisini bu sıkıcı, boğucu presten kurtaramıyor.
    2 maçtır kısır döngü devam ediyor.
    ancak emre ne zaman çıksa orta saha bir boşalma yaşıyor.
    o zaman bu sistemde bizim bir bağlayıcıya ihtiyacımız var.
    hem aşağı inip top yapacak hem forveti rahatlatacak biri.
    sonra bireysel olarak eleştirilen oliveira, aanholt gibi futbolcuları dikkatle izledim.
    bu takımın uyum sorunu had safhada.
    oliveira neden eleştirildi anlamadım zaten de, adam bir sola yaklaşıyor bakıyorsunuz bir sağ tarafta top alıyor hatta bir ara aanholt'un boşalttığı yere gidiyor.
    tempo nedir? neden yapılır? yapılmadan futbol oynanmaz mı?
    gayet oynanır.
    aanholt çok top kaybı yaptı ancak anlaşamıyor adamlar. öne koşuyor arkasına atıyor, yanına geliyor koşu yoluna veriyor falan.
    bir ufak sorun da yunus kerem kanatları.
    ikisi de içeri girmeyi tercih ediyor, bekler çizgiye basıyor. çok alışılagelmiş bir taktik oldu bu artık.
    ya yunus ya da kerem hücum olgunlaştığında mutlaka ceza sahası koşusu yapmalı. yunus daha çok sırtı dönük geliyor topa, kerem sola devrilmiş şekilde top bekliyor.
    bunlar da çözülmeyecek şeyler değil.
    bu sadece ilk yarı gözlemlerim.
    maç heyecanıyla çok analiz yapılamıyor.
    sonuç odaklı olunca hatalar ve iyi olan şeyler daha güzel gözüküyor.

    edit: isim düzeltmesi yapıldı.
App Store'dan indirin Google Play'den alın