• 5
    men cezası çok saçma bir ceza. zaten mali sıkıntıda olan kulüpleri daha da sıkıntıya sokmak demek. ben şimdi şampiyon oldum. şampiyonlar ligi'ne gideceğim doğrudan. sponsoruyla, ek geliriyle, ayak bastı parasıyla filan en az 25-30 milyon € gibi bir gelirden bahsediyoruz. sen benim elimden bunu alıyorsun. neden? "mali yapın bozuk" diye. nasıl düzelteceğim ben o zaman mali durumumu?

    mali sıkıntıya verilecek ceza harcama kısıtı olmalı. misal 55 milyon €'yu geçmemeli maaş sınırı. ne bileyim sattığın kadar oyuncu alabilmelisin. bir sezonda, atıyorum, en fazla 15 milyon e bonservis ödeyebilirsin. bunun gibi.

    umarım men cezası gelmez. kaldı ki biz uefa'nın verdiği maaş sınırını tutturduk. evet ekstra zararlarımız oldu ama uefa'nın anlayışlı olması lazım. türkiye'nin durumu ortada. euro olmuş 5 tl. bunlardan bağımsız bir futbol yapısı düşünülemez. kaldı ki önce psg'den filan hesap sorsunlar sıkıyorsa.
  • 9
    sattığın kadar al şeklinde bir ceza olursa, cezadan çok ödül gibi olabilir. bu sayede bu dönemdeki yönetim gençlere yönelir ve rodrigues gibilerin peşine düşer. bu arada da 1-2 oyuncu denk getirebilirsek hem zarar etmemiş hem de üstüne para kazanmış bile olabiliriz. zira muhtemelen bu sezon sonu rodrigues gidecek ancak en azından 15-20 milyon euro gelecek. bunu da akıllı kullanabilirse yönetim çok iyi takviyeler yapılabilir. uçuk sözleşmeler yapmadan, elde kalmışlardan kurtularak ciddi bir rahatlığa kavuşabiliriz. 2 yıl daha istikrarlı şekilde şampiyonlar ligi'ne gidersek ve bu disiplinle de bayağı iyi bir noktaya gelinebilir. zira başarı her türlü gelir demek. taraftarın ürünlere, maçlara ilgisi demek, yayın geliri demek, şampiyonlar ligi geliri demek.
  • 10
    2-3 sene hem transferde oyuncu satışından gelen para kadar harcayabilirsin hem de maaş limitin x milyon €'yu geçmesin yaptırımı beklediğim kararlardır ki aslında buna ceza da diyemeyiz.

    zaten yapılması gereken bir şeye mecbur bırakılmak ceza sayılmaz. bir babanın çocuğunu ders çalışmaya zorlaması ne kadar cezaysa bu da o kadar cezadır.
  • 11
    bir ufak not düşeyim.

    başkan adayları son günlerde yazılan çizilenlerden anlaşılacağı üzere mustafa cengiz'in oylarını bölmek için seçime katılıyor. yani amaç dursun'u tekrar o koltuğa oturtmak...

    şimdi galatasaray'ın lobisi güçlüdür.
    bir şeyleri önceden bilir, ona göre hareket eder.. dahası dursun, bir proje adamı. oraya tekrar aday ol dedilerse onlarında bir bildiği vardır. yoksa daha başka bir piyon bulmaları zor değil.. çıkıp "bakın bize men gelmedi yalancı bunlar" derse şaşırmam..
    o yüzden dursun başkan adayı oluyorsa men cezası almayacak kulüp demektir. o kerkenez bunu öğrenmeden aday olmaz. o yüzden rahatım. onunda istediği sattığın kadar al cezasıydı. bunu yapacak, çünkü sezon başında paraları gömmesinin nedeni bu..

    şampiyonlar ligi ve sattığın kadar al cezası almadan kadroyu oluşturmaktı.
    çok uzatmayayım. 4 aday var. ikisi oy kırıcı. biri durumu düzeltmiş, uefa ile arayı toparlamış bir adam. diğeri kerkenez.. seçim divan'ın ama her şey ortada. gönlünüzü ferah tutun.
  • 12
    (bkz: sattığın kadar al)

    mevcut havaya bakarsak gerçekleşmesi olası ceza bu. daha doğrusu yaptırım diyelim, çünkü ben buna olması gereken bir iş gibi bakıyorum. özellikle bu kadar borç batağındayken. bu işi uefa gözetiminde yapmak bizim istemeden de olsa kurtuluş formülümüz olabilir.

    gün gelir (2-3 sene sonra) yine bonservise para harcarız ama daha düzelmiş bir ekonomi ile.

    zaten bu kulübün bu kadar borcu varken uefa'nın da tutup bize en büyük gelir kalemlerinden birisi olan uefa şampiyonlar ligi'nden men etmesi bizim borçları daha zor ödememize sebep olacak.

    uefa başkanı ceferin de zaten "amacımız psg, gs, milan gibi takımları uzaklaştırmak değil" demişti, yakın geçmişte.

    ayrıca biz 1+1 yıllık men cezası aldığımızda sonrasında 65 m euro maaş bütçesi sınırı konmuştu. onu da tutturduk zaten.

    bahsedildiği gibi 2017 yazında da çok büyük paralar ödenerek kurulmuş bir kadro yok.

    bruma, podolski, semih kaya, ndiaye(devre arası) gibi isimlerin satılmasıyla aradaki makas zaten azaldı ki zaten öyle bonservise dayalı bir sınır yoktu bizde.

    bu sebeple benim içim rahat. en ateşli galatasaray düşmanı yorumcular bile "ben duydum galatasaray ceza almayacakmış" diyorsa iş bitmiştir.

    çünkü en ufak bir ceza ihtimali olsa emin olun bunu aziz'in kalemşörleri, şampiyonluk yarışı motivasyonunda bizi bozmak için kullanırdı.
  • 17
    karar bugün açıklanmayacak beyler ama ciddi bir fikre varacaklar bugün. belki de bir iki olasılık belirleyip, türkiye ligi'nin bitmesini bekleyecekler, ortaya çıkacak olan tabloya göre karar verecekler.

    şöyle ki kulübün şampiyonluğa yakın olması en büyük avantajımız. biliyorsunuz sayın başkanımız mustafa cengiz uefa ile yaptıkları görüşmelerde 3 farklı senaryo(iyi, orta, kötü) ile durumu anlattık demişti.

    o senaryolardan iyi olanı, bizim şampiyon olduğumuz versiyon ve uefa gelirleri ile ilgili olan hesap.

    şampiyonlar ligi gelirleri, yayın gelirleri(tr ve uefa) hesaplarımızda çok önemli bir kalem. bu gelirleri kazanabilecek olursak bence men cezası yeme ihtimalimiz yok denecek kadar az.

    uefa, türkiye'nin en başarılı ve en çok taraftara sahip takımını, uefa elit teknik direktörlerinden birisinin yönettiği takımı en büyük markası olan şampiyonlar ligi'nden uzak tutmak istemeyecektir. uefa dediğiniz kurumun twitter hesabının kapağında galatasaray tribünlerinin fotoğrafı vardı uzun süre.

    şu anda da buna yakın olmamız hesapları ve görüşmeyi lehimize çeviriyor açıkçası. bu sebeple 21. şampiyonluğumuzu 2017-2018 sezonu'nda kazanmak çok çok hayati bizim için.

    30 milyon taraftarı ve galatasaray markası bu ülkenin en büyük markalarından birisidir.

    ayrıca son başkanlık seçimlerinde uefa başkanı seçilen mr. ceferin'e türkiye'nin verdiği destek ortadayken, açıkçası bir men beklemiyorum.
  • 18
    uefa'nın galatasaray camiasını sempatik bulduğu için olası bir cezadan cayacağını ya da hafifleteceğini hiç sanmıyorum.

    akp iktidarı öyle içimize işledi ki kuralları ve kuralların ne kadar katı bir şekilde uygulandığını unuttuk. oturup uefa-galatasaray ilişkileri üzerinden alacağımız cezayı yorumluyoruz.

    türkiye'de trafik kurallarını ihlal edip bir polisi canından edersin, sırf ünlü bir yönetmenin oğlusun diye ceza almazsın. onun tanıdığı, bunun amcasının oğlu diye işler yargı. ama maalesef karşımızdaki türk yargısı değil arkadaşlar.

    mustafa cengiz yönetimi uefa'yı nesnel olarak ikna edebilmişse cezamız hafifler. başka kurtuluşumuz yok. iki sene önce de aynı şeyler tartışıldı ama bir yıl men cezası yemekten kurtulamadık.

    son olarak bir türkiye gerçeğinden daha bahsedelim. bütün bunları başımıza saran dursun özbek isimli şahıs hala galatasaray başkanlığına aday olabiliyor.
  • 19
    abi akıl var mantık var bizi her sene avrupa'dan men ederlerse o gelirler olmadan mali durumu nasıl toparlayacağız? o zaman kısır döngüye girip sonsuza kadar ceza almamız lazım yani. bu olayın birazcık mantığı varsa para cezası, kadro kısıtı, sattığın kadar al gibi bir programa sokmaları lazım bizi.
  • 20
    bu konuda şöyle bir durum var. daha doğrusu ben böyle biliyorum. uefa bu tarz ekonomik incelemelerinde kendisinin vereceği turnuva gelirlerini denkleme eklemez. bizde ekliyorsa eğer cidden yeni yönetimin yaptığı iyi sunuma ya da eski yönetimden sonra yeni yönetimin yaklaşımına karşı iyi niyet besledikleri içindir. zor cümle oldu hadi sindirin *
  • 21
    30-40 milyon euro'luk gelir kapısından men et, ondan sonra finansal yapını düzelt de. oldu paşam başka derler adama. bu tarz bir karar verilmesi maddenin tabiatına aykırı kanımca. uefa'nın geçen sefer bize ceza vermesinin nedeni anlaşmaya uymamamızdı. uefa sen beni sallamazsan ben de seni organizasyonuma almam dedi kısaca. şu an böyle bir durum yok. hepimizin defalarca yazdığı ve söylediği gibi; para cezası, sattığın kadar al, maaş kısıtlaması, kadro kısıtlaması gibi bizim için de faydalı olabilecek yaptırımlar uygulanacaktır.

    benim bu kararlardan yana pek bir çekincem yok. tek sıkıntım haziran ayında açıklanması. transfer çalışmalarımızın başlamasına engel olabilir bu gecikme.

    edit: imla. kreis20'a teşekkürler.
  • 25
    kararın haziran'da verilmesi çok daha hayırlı olur. bir aksilik olmazsa şampiyon olacağız ve gelecek olan gelirlerde büyük bir artış gözlemlenecek. her ne kadar geçmişte yapılanlara göre verilen bir karar olsa da gelecekteki muhtemel durum ve projeler de inceleniyor. orada on milyon eurodan fazla ek gelir görülse kesinlikle kararı etkiler.