• 476
    leş bir futbolla avrupaya veda ettiğimiz maç. yalnız dikkatimi çekti biz taraftarın umursadığı kadar umursamadı futbolcular sahada bayağı netti bu.

    ayrıca genç ve biraz hızlı her takım dağıtır türk takımlarını. azıcık hızlı olması yeterli. düşünün yani.

    falcao hayaletti, feghouli rezalet bir maç çıkardı, luyindama ve marcao, cansınız.

    anamızın liginde geyik muhabbetine devam edeceğiz.
  • 478
    rezil bi şekilde elendiğimiz maç oldu. karşıdaki rangers takımı da berbat bi takım bu arada, top biçok oyuncusunun ayağına geldiğinde komik şeyler yaptılar. takım hiç motive çıkmadı şu maça. bir sürü yazacak şey var aslında ama ben artık duvarı yumruklamama sebep olan bi ayrıntıdan bahsedicem. 2 gole ihtiyacımız var, korner kazanmışız, içeride diagne, luyindama gibi uzun, falcao gibi kafa vuruşları etkili adamlarımız var, ömer bayram topu paslaşarak kullanıyor. tam tersine rangers 2-0 önde, dakika 85 ve adamlar korneri zaman geçiriyim falan düşünmeden olabilecek en tehlikeli şekilde orta yaparak kullanıyolar. yumruğumu ısırdım, çıldırdım ya. beyni olan hangi insan kendisine verilen avantajı (kornerde rahat rahat orta açma) yok edip paslaştıktan sonra yanına adamların koşmasına sebep olur?

    sonuç olarak rezil avrupa performansı da devam ediyor, bakalım galatasaray'da transfer bitmez mi arkadaşlar? bakalım çöpler gönderilebilecek mi? yoksa en değerliler gönderilip saçma 1-2 panik transferiyle göz mü boyanacak? ne olursa olsun, giden gitti artık. (6 milyon euro ve avrupa puanı)
  • 483
    sadece koşan ve koşan takım arkadaşına pas atabilen 11 futbolcunun galatasaray'ımızı perişan ettiği maç. biz hala mıymıy top gevelerken, aman koşmak zorunda kalmayayım diye pas oyunu adı altında oylanırken elin oğlu sprint antremanı yaparak içimizden geçti gitti adeta.

    insan üzülüyor, kahroluyor böyle akşamlarda. dümdüz bir takıma güle oynaya yeniliyorsun, turu kaybediyorsun, avrupa defterini ekim ayında kapatıyorsun. ortada reaksiyon yok. çaba yok...

    bunlar gerçekten can yakan şeyler.

    yoksa galatasaray maç da alır, maç da verir. ama böylesi, bu kadar kolayı, bu kadar basiti gerçekten can yakıyor.

    gelene 4 gidene 5 atan takımı 2'de tutmak marifet mi? stoper ikilisi olmasa biz de dörtlük beşlik olurduk.

    ya da biz "avrupa fatihi" galatasaray değil de motherwell olsaydık, bu takımı ikide tutmak başarı olurdu...

    seni sevenleri bu akşam da çok üzdün be galatasaray...
  • 485
    babel ve feghouli ikilisinin kanatlarda en küçük bir artısının olmadığını, orta sahanın savunması güçlü sadece tek kişiye bırakıldığında gümbür gümbür çöktüğünü hala anlamamış bir teknik ekibin bu maçta ne oynatmaya çalıştığını çözemediğim berbat bir maç.
    babel ve feghouli ol mu yor.
    taylan tek başına ne kadar dayanabilir ortada? niye babel yerine etobo ortaya destek olmuyor, sola da emre kılınç babel yerine oynamıyor?
    gerçekten çok üzüldüm ve artık bıkkınlık hissediyorum. ülkemiz liginde başarılı olsak ne yazar başarılı olmasak ne yazar?
  • 486
    fatih hocanın verdiği maçtır. maç 1-0 olduğunda sahada hiçbir şey yapmayan babel ve feghouli'yi çıkartıp yerlerine etebo ve diagne'yi alsa; belhanda'yı sola, emre'yi sağa atsa ya da tam tersini yapsa bu maçı çevirebilirdik. en azından "farklı bir şey denedik" derdik. hoca ise belhanda'yı çıkardı oyundan. o da 2-0 olunca. yine aynı şeyi deneyip, farklı sonuç almaya çalıştı hoca. kimse oyunculara filan kızmasın. yönetime de kızmasın. bu takım rangers'ı eleyebilirdi. elenebilirdi de. ama göz göre göre soso ve babel ile maça başlayıp, golü yiyene kadar hiçbir değişiklik yapmamak; yedikten sonra da yanlış değişiklikler yapmak yönetimin kabahati değil. ömer ne yapacak allah aşkına? ömer bu maçı nasıl çevirecek? ömer'le başlasa anlarım. ama maçı çevirmek için ömer giriyor.
  • 487
    babel yerine etobo oynamış olsa, emre kılınç babel’in yerine sola, etobo ortaya taylan ve belhanda’ya destek birimi olarak konsaydı belki de çok farklı bir oyun olacaktı. babel ve feghouli ile olmuyor. bunu 2019-20 sezon başında da gördük, tecrübe ettik.
    ben fatih hoca’ya da yönetime de kırgınım. rezil kepaze türkiye liginde balçık gibi bir zihniyete bizi mahkum ettiniz. şu mahvolmuş ülkede bir tek keyfimiz galatasaray kalmıştı. onu da el birliği ile mahvettiniz. çok ayıp ettiniz.
  • 488
    bazı entrylerde yazdığım şeyleri paylaşmak isterim.

    --- alıntı ---
    1-"umarım neden umarım diyorum çünkü böylesi genelde başa geliyor. önümüzdeki üç zorlu maçı iyi oynayıpta orta sahasızlık yüzünden kaybedip veya beraberlik ile rakibi elden kaçırıp ahlar vahlar etmeyiz."
    2-rangers maç öncesi analizimin tamamı
    3-"çok korktuğum bir rakip değil zaten gerrard kendisi söyledi favori galatasaray diye. tabi ki saygı duymak havaya girmemek içindir kendince ama biraz öncelikli sebebi kesinlikle takım savunmasına güvenmemesi diye düşünüyorum onlarda sert bir rakiple oynayacaklarının oldukça farkında."

    --- alıntı ---

    sevgili fatih hocam seni ne kadar çok sevsemde bu maç direkt sana yazar çünkü ben 3 maç izleyip rangersi analiz ettim yazdıklarımın yüzde 80-90 ını gerçekleşti sen nasıl bu rakibi analiz edemedin hocam. ya analiz ekibin sıkıntılı ya da oyuncu grubumuza analizi anlattınız kafaları basmadı.
    ikinci eleştirim babel 11 başlamak nedir hocam yapacağın şey emre kılınç sola atıp etebo ile başlayıp orta sahayı almaktı. adamların orta sahası boş sakatlık sıkıntıları var oynayan oyunculardan kamara vasıfısz diğer oynayan davis 35 yaşında kaçak oynuyor sadece artifielda dikkat etmemiz lazım diye yazdım bunu sen nasıl izleyipte göremiyorsun hocam artifield bomboş gitti gol attı. babel bu takımda son 15 dakika topçusu bile olamaz niye ısrarla oynatıyoruz.
    ryan kent ve hagiyi markajlasak hücumda kitleniyorlar diye yazdım adamların ikiside güle oynaya bitirdiler maçı.

    stoper ikilisi sıkıntılı sadece kafa toplarında iyi diye yazdım adamlar falcao'dan öyle bir çekiniyor ki top falcaoya geldiğinde saçmalıyorlardı, falcaoyu tehlikeli pozisyona sokamadık resmen üstüne birde maç başında kornerden iki kere top vurdurduk stoperlerine inanılmazdı yani. sarrachinin önemi bir kez daha ortaya çıktı çünkü linnes beyimizin kapasite belli yere kadar. feghouli futbolu kafasında bitirmiş ne önde iş yapıyor ne arkaya desteğe geliyor haliyle omarın defoları çokça ortaya çıkıyor.

    sürekli ben demiştim dememin sebebi bir taraftar olarak evimde otururken haftasonu can sıkıntısından gittim maçı izledim ve analiz ettim ama bizim koskoca analiz ve teknik ekibimiz hiç analiz yapamamış cidden çok kızdım. rangers tempo yapan 5 tane klas oyuncusu hariç gayet düz bir takımdı neyse yine olmadı.

    cidden koskoca transfer döneminde 1 tane hızlı kanat 1 tane orta saha almayan yönetimede artık birşey demiyorum neyse artık çıkıp grashoppers la oynayacağız diyerek en azından alay konusu olmayız.

    son olarak galatasaray takımı artık avrupada sıradan bir takım oldu bu cidden çok üzücü.
  • 489
    maç hakkında uzun uzadıya analiz yapmaya gerek yok. avrupanın vasat altı bir takımı geliyor, 90 dakikanın 1 dakikasında bile sana oyununu oynatmıyor, sınırlı yetenekleriyle tamamen fiziksel üstünlükleriyle seni eleyip evine yolluyor. son 10 yıldır türk takımlarının başına bu kaç kere geldi. olay yönetim, hoca, transfer ve ya futbolcular filan değil. olay liginin yetersizliği. senin liginde fizik üstünlük olarak haksız rekabet dediğin luyindama avrupanın herhangi bi takımının karşısında sıradan kalıyor. bu yenilgiyi sadece galatasaray almadı bu yenilgiyi türk futbolu aldı maalesef. geçen hafta alanyanın aldığı mağlubiyet gibi. en son östersunds maçında canım bu kadar yanmıştı. kendi pisliğimizde debelenirken bu tarz mağlubiyetler tokat gibi çarpıyor yüzümüze. avrupada futbol çok farklı bi yere gitti artık bunu görmemiz lazım. leipzigin beğenmeyip 1.5 yıllığına
    kiralığa gönderdiği futbolcunun yokluğunu tüm iliklerine kadar sen hissederken çıkıp leipzigle yarışamıyorsun işte. şu iyi oynadı bu kötü oynadı diye konuşmak anlamsız.
  • 491
    ahmet çalık eksikiği hissedilen maç. keşke babel yerine kendisi oynasaydı. en fazla ne kadar kötü olabilir ya ? babel'den iyi oynardı herhalde. falcao yerine ogulcan, soso yerine sekidika ile başlasaydık akardık diye düşünüyorum.

    ama bu maç özelinde diagne ve etobo, kanatta ise emre kılıç ile başlamalıydık. adamlar oyuna girdikten sonra hiç bir şey değişmedi ama olsun genede onlarla başlamalıydık. çünkü çağın futbolu bunu gerektirir. yedek olan her oyuncuyu övmek. zamanında transfer yetişmemiş vs bunların önemi yok.

    bakın luce, perez ve fleurquin olan kadroyla nasıl başarılı oldu. luce kötü kadroyla iş yapıyorsa herkesin yapması lazım. çünkü herkes kötü kadroyla iş yapmaya mecbur. yapamıyorsa gitmesi lazım...
  • 495
    mevcut oyuncu grubuyla kazanılacak bir maçtı. hiç de maç öncesi abarttığımız gibi bizden aman aman üstün bir takımla karşılaşmadık. doğru bir kadro ile biz bu takımı elerdik. benim kızdığım durum şu; yedekten oyuncu girmesi için illa ki maçın üçte ikisi bitmek zorunda mı? bu kadar statik kanatlar varken beklerin hata yapmaması ve yorulmaması mümkün değil. ne diye koşmaya üşenen soso ve babeli oyunda tutuyoruz? allah aşkına bu takıma bir daha koşmayan kanat oyuncusu gelmesin. ikisi de bizim istediğimizin onda biri kadar maçı istemedi. soso oyundayken niye belhanda çıktı onu da anlamadım. şu değişiklikler doğru şekilde devre arasında yapılsaydı şuan büyük ihtimalle grupları bekliyorduk.
  • 496
    beşiktaşın fenerbahçeyi kalecisiz yendiği bir maç var 3-4 sanırım. orada da yanlış hatırlamıyorsam 10 dakika falan pancu kaleye geçmişti atılan kalecinin yerine. kalecisiz bir şekilde fenerbahçeyi yendik diye yıllarca tatava yapmışlardı.
    biz öyle 10 dakika değil tüm bir maç kalecisiz oynayan sıradan bir takıma elendik. ve rakibin kalecisinin olmadığını dakika 85 lerde bulduğumuz bir gol ile farkettik. 1980 lerde sık sık yapılan bir şandel ortaya çık(a)mayan bir kaleciye topu kafa ile ittirerek (evet ittirerek) gol attık. biz bu sözde kaleciye 85 dakika boyunca şut atamadık. ve bu maçı yenmek için oradaydık.
    adamlar kalecilerine geri pas verme konusunda bile temkinli iken biz o kaleciye şut atamadık.
    geçmiş olsun diyeceğim ama geçmez bu fazlasıyla müstehak vaziyet.
  • 497
    bu sezon diri ve pres yapan 2. rakibimize karşı da puan kaybettiğimiz maç. zaten ilk 10dkdaki vaziyetten belliydi sonuç. aynı şeyleri deneyerek farklı sonuç almaya bu sene de ısrar edilecek gibi duruyor nacizane tavsiyem kafasına çok takan renktaşlarımız varsa hiç umursamasınlar umarız seneye bambaşka kişilerle bizim de sahada canla başla savaşan bir 11imiz olur.
  • 498
    ilk yarısında fena oynamadığımız, 2. yarının ilk 15 dakikasında çok kötü oynayıp fatih'in de büyük hatasıyla 2. golü yiyerek koptuğumuz, linnes'in sağ ayaklı olmasının bizi mahvettiği, çift forvete döndükten sonra ceza sahasına topu yollayamadığımız ve elendiğimiz maç.

    hocanın belhanda değişikliğini de hiç anlamadım. stoperlerden sonra takımın en iyisiydi.
  • 499
    iki senedir hemen her galatasaray futbol takımı entryimde bir şeyden bahsediyorum; "bu kadronun mücadele gücü düşük", "bu takım koşamıyor". ve hatta ekledim "daha kötüsü bu takımı koşturamazsın da futbolcular buna müsait" değil.

    şimdi bu maçta ortak fikir, rakip dümdüz bir takım. yav rakip dümdüz de, biz neyiz? adam geçen bir tane oyuncumız yok. topla dribling yapabilecek bir tane oyuncumız yok. araya top bırakacak bi tane adamımız yok. biz neyiz arkadaş? biz dümdüz takımın ağa babasıyız.

    kabul rakip dümdüz bir takım. iyi de rakip köpek gibi mücadele ediyor. biz napıyoruz? feghouli basmıyor, babel basmıyor, falcao basmıyor, emre kılınç basmıyor. eee? nasıl olacak. hem rakip kadar dümdüzsün, hem de rakibin 5de biri kadar mücadele etmiyorsun.

    valla dilimde tüy bitti. millete sorsak kadromuz çok iyi ama desenki kimler gitsin bu takımdan, sadece ilk 11'den bir çırpıda 5 isim sayar herkes. yedeklere gelmiyorum bile. bu nasıl iyi kadro arkadaş biri de çıkıp açıklasın.
  • 500
    çok fazla futbolu takip etmeyen bilmeyen bir galatasaraysever ya da futbolsever otursa bu maçı izlese hatta izlemeyip, maç kadrosuna baksa takım mühendisliği konusunda birçok fikir sahibi olabilir. yahu koskoca galatasaray gerçekten camiasını, kendini ve taraftarını halen babel, feghouli belhandalardan sportif performans beklentisi ile mi kandırıyor? mevsimlik transferler, ya tutarsa transferler, aman orayı idare etsin transferler, maksat mevkii dolsun transferler... transferler de transferler. galatasaray'ın galatasaray gibi oynaması kaç sezonu alacak merak ediyorum. galatasaray oyunu galatasaray takımı gibi bir felsefeyi ortaya koyma derdimiz yok! derdimiz aynı futbolculardan farklı şeyler beklemek ama bu beklemek uzun sürmeye başladı. son şampiyonluklar 3 kupalı sezon derken her şey yolunda gibi gözüktü pandemi dönemi bize farklı bir şeyi gösterdi, ilerlediğimizde güvendiğimiz tek şey olan muslera'nın sakatlığı bile bir mesajdı ve biz hiçbir uyarıyı dikkate almadık ve ya tutarsalar ile devam ettik ettikçe de yanlış yolda olduğumuzu fark ediyoruz. nasıl döneceğiz, ne yapacağız belli değil galatasarayımızın sorununun sadece şampiyon olamama ya da sportif performanstan ibaret olmadığını düşünüyorum. mesele süreklilik arz eden sorunlara ani tepki veren bir galatasaray oluşturamama mesele galatasaray gibi hareket edip, dinamik galatasaray gibi sonuçlandıramama... bence yepyeni bir teknik bakış açısı, yepyeni bir yönetim anlayışı... galatasaray sevgimizsin.