• 99
    muhakkak kazanıp gruplara kalmamız gereken maç. alanyaspor ve beşiktaş ön elemelerde elendi. şampiyonlar ligi gruplarına katılan başakşehir ve avrupa ligi gruplarına katılan sivasspor şu ana kadar izlediğimiz kadarıyla avrupa arenasında pek bir iş yapamayacak gibi görünüyorlar. başakşehir lige yeni çıkmış fatih karagümrük ve hatayspor'a 2-0 yenildi. bize ise yine hiçbir varlık gösteremeden sahalarında 2-0 yenildiler. sivasspor da ilk hafta sahasında alanyaspor'a 2-0 yenildi, 2. hafta erzurumspor'u son 7-8 dakikada attıkları gollerle yenebildiler. 3. hafta ise ankaragücü ile golsüz berabere kaldılar. sonuçlardan daha önemlisi en önemli oyuncuları mert hakan yandaş ve emre kılınç'ın gitmesiyle takım geçen seneki ışığı veremiyor.

    haklarını verelim; 2016-2017 ve 2017-2018 sezonunda beşiktaş avrupada iyi işler yaparak ülke puanını iyi yerlere getirmişti. o 2 sezon beşiktaş'tan başka iyi performans gösteren türk takımı yoktu maalesef avrupada. biz 2017 yılında hiç yoktuk, 2018 yılında adı sanı duyulmamış östersunds'a elendik. fenerbahçe'nin zaten son başarısı 2013 yılında gelmişti. o 2 sezon beşiktaş'ın yaptığını bu sezon biz yapmalıyız türkiye adına. ülke puanı olarak iskoçya ile yakınız. önce iskoç takımı rangers'i yenip sonra da gruplardan çıkarak iyi yerlere gelmeliyiz. ülke puanının dışında 2013 yılından beri başarılı olamadığımız avrupada tekrar adımızı hatırlatmak için yapmalıyız bunu.
  • 106
    iskoc ligi avrupa'daki en garip liglerden biridir ezelden beri. celtic ve rangers disinda hic bir takim kafasini kaldiramiyordu, rangers'in malum cokusunden sonra da celtic tek basina devam etti, istisnasiz her sezon da sampiyon oluyorlar. rangers yeni yeni tekrar yarisa dahil oluyor son yillarda ama henuz tam anlamiyla kafalarini kaldiramadilar. boylesine kapali bir ligden de dogru duzgun bir futbol kalitesi de cikmiyor avrupa arenalarinda. 2 takim rekabet halindeyken yine birbirlerinin seviyelerini artiriyordu da rekabetsizlik iyice bitirdi. ben avrupa futbolunda cap olarak bizle benzer klasmanda veya daha asagimizda oldugunu dusundugumuz takimlarin, bizim yapamadagimiz seyleri yapmasina ayar olurum. misal ajax, lyon falan gidip yarifinal oynuyorlar hakikaten tadim cok kaciyor. hele hele azimsanmayacak derecede de sacma sapan avrupa basarisizligi yasayan bir ulke olduk iyice, sadece biz degil diger rakiplerimiz de gidip rumen, slovak, guney kibris, macar takimlarina falan elenir olduk. bu konuda celtic de avuntu duydugum bir takim durumunda. son yillarda cluj, maribor gibi takimlara elenmislikleri var, yine bu yil sampiyonlar ligi elemesinde macar takimi ferencvaros'a elenmisler. yani sunu diyecegim, ligini domine ettigi icin buyuk takim gorunen celtic bile aslinda avrupa arenasinda dise dokunur bir performans veremiyor. rangers su an ligine cok iyi baslamis olabilir, formda olabilir ama bu form durumunun baz alindigi seviye gercekten dusuk. kotu takim elbette degiller lakin turun favorisi falan olduklarini dusunmuyorum, kimsenin de korkmasi gerektigini dusunmuyorum. su tur normal sekilde 2 mac uzerinden oynansa gercekten tahminimizden de rahat gecerdik, tek handikap yaratan sey tek mac deplasmanda ve nispeten yorgun bir sekilde oynayacak olmamiz. yine de kalitemizi gosterebilecegimizi dusunuyorum buyuk oranda, biz onlara gore daha kaliteliyiz, daha zorlu bir test seviyemiz var.
  • 108
    ilk 11'e en az 2 transfer beklediğimiz şu anki kadromuzdan bile yüksek ihtimalle 3 kritik eksikle çıkacağımız maç. muslera ve arda'nın olmayacağı kesin, saracchi'nin de yetişmesi kolay gözükmüyor. ideal bir galatasaray turun açık favorisi olacakken şimdi favori maalesef rangers (onların da sakatı var ama bizim kadar mağdur değiller bu konuda). özellikle sol kanadımızı ve orta sahamızı nasıl dizayn edeceğimiz merak konusu. taylan-emre kılınç-belhanda formülü diğer maçlarda işlese de fener'e karşı pek bir işe yaramadı. rangers'a karşı da zorlanması kuvvetle muhtemel. öte yandan çok fazla alternatifimiz de yok o bölgeye. hoca yüksek ihtimalle bu 3'lüyü bozmayıp solda linnes'in önünde babel'i kullanacaktır ama ben etebo veya ömer bayram'ı denememiz gerektiği düşüncesindeyim. böylece emre kılınç'ı sol kanada atıp kanatlardaki hız problemimizi çözebiliriz. etebo'nun 90 dakikayı çıkarma ihtimali pek fazla olmadığı için sanırım ömer bayram sol iç mevkindeki en makul tercihimiz olacaktır. geri kalan kadroda pek değişiklik olmayacaktır. hoca ilk 2 avrupa maçımızın aksine, kalıplı ama yavaş rangers stoperlerini hızıyla ve oyun zekasıyla ekarte edebilecek falcao'yu, diagne'ye tercih edecektir.

    kim oynarsa oynasın maç içerisindeki ana planımız onları kendi tempomuza çekmek olmalı. bol git-gelli oyunda onların şansı bize göre çok daha yüksek, çünkü bizden çok daha yüksek tempolu bir takım. ancak düşük tempoda bizim şansımız onlara göre daha yüksek olacaktır. mümkünse uyuta uyuta, pas yapa yapa, çok da yorulmadan 1-0, 2-0 gibi skorlarla kazanalım. kazanmanın hem psikolojik, hem ekonomik açıdan getirisi muazzam, bunu kaçırmamalıyız.
  • 109
    uefa avrupa ligi 2020-2021 sezonu play-off karşılaşmasıdır. kazanan takım avrupa ligi gruplarına kalacak. rakibimiz olan rangers'ı incelediğimizde;

    1 ağustostaki açılış maçında aberdeen deplasmanına konuk olmuş ve maçı da 1-0 kazanmışlardır.
    bu maçta genel olarak sağ tarafı kullanarak hücum etmeye çalıştılar. defanstan çıkarken de sağdan çıkmaya çalışıyorlar -ki zaten golü de böyle attılar. aberdeen ofsayt çizgisini orta saha civarına çekmişti ve rangers takımı da 2 pasla kaleciyle karşı karşıya kaldı. golü atan ryan kent kalecinin sağına vurdu. asist ise morales'ten geldi. ayrıca bol bol uzaktan şut denemesi yaptılar.

    9 ağustosta evlerinde saint mirren takımını konuk ettiler. bu maçta ilk gol sağ taraftan geldi. ikinci gol sağdan atılan köşe vuruşunda, üçüncü gol ise sol kanattan geldi. üçüncü gol öncesi tek pasları muhteşem yaptılar ve rakip takımın bir anlık dalgınlığına gelip sol tarafı bomboş buldular. bu maçta da bol bol uzaktan şut denemesi yaptılar ve birçoğu tehlikeli oldu. morales bu maçta iki gol attı. ayrıca rakip takımı oyun kurmada baskıya zorladılar ve bu sayede birkaç pozisyon buldular. aynısı aberdeen maçında da oldu.

    12 ağustosta yine evlerinde st johnstone'u konuk ettiler. bu maçta ilk golü frikikten attılar ve faulden önce yine tek paslarla etkili oldular. ikinci golde yine sol tarafı bomboş yakaladılar çünkü maçın büyük bir bölümünde sağ tarafı kullandıkları için rakip takımı uyutuyorlar ve sol tarafta geniş alan buluyorlar. golde asisti yapan barisic, tıpkı bizde saracchinin yaptığı gibi topu penaltı noktasının gerisine doğru kesti. asisti yapan barisic, aynı zamanda frikik golünün de sahibi. üçüncü gol ise yine sağ taraftan kullanılan köşe vuruşunda geldi. saint mirren ve bu maçta atılan korner gollerinde asisti yapan tavernier. önceki 2 maçta olduğu gibi bu maçta da uzaktan şut atmayı sürdürdüler.

    16 ağustosta livingston deplasmanına konuk oldular ve maç 0-0 beraberlikle bitti. hücumlarının %70'i sağ taraftan geldi. soldan ise ryan kent rakip defansı allak bullak etti. aslında rangers iyi de fırsatlar buldu ama skora yansıtmayı beceremediler. stat zemininin kötü olması da oyunlarını bir nebze etkiledi. bu maçta da frikik oldu ve barisic'in barajın üstünden gönderdiği şutta kaleci ıkına ıkına çeldi ve top direkten dışarı çıktı.

    22 ağustosta evlerinde kilmarnock takımını konuk ettiler. ceza sahası dışından bol bol şut çektiler. ilk gol soldan bomboş kalan barisic'in yerden kestiği ortadan geldi, ikinci golde de tavernier asistiyle ryan kent golü attı. eski maçlara nazaran sol tarafı da efektif kullandılar. ryan kent'in müthiş bir oyun çıkardığını da eklemeden bitirmeyeyim.

    29 ağustosta hamilton deplasmanına gittiler ve 2-0 galip geldiler. ilk golü ianis hagi karambolden attı, ikinci golü ise ryan kent'in vuruşundan dönen topu tamamlayan tavernier attı. son birkaç maçta olduğu gibi sol tarafı da kullanmaya başladılar. tabi bunda ryan kent'in sürekli kanat değiştirmesinin büyük bir etkisi var.

    12 eylülde evlerinde dundee united takımını 4-0 yendiler. ilk golü soldan ryan kent atarken, ikinci golde de yine sol tarafta barisic'in ortasında tavernier'den geldi. üçüncü gol ise yine ve yeniden sol taraftan geldi. dördüncü golde ise ryan kent tek pasla asistin asistini yaptı(asisti ianis hagi yaptı). gollerden de anlaşılacağı üzere sol taraf baya efektif kullanıldı.

    20 eylülde hibernian deplasmanında 2-2 berabere kaldılar. ilk golde asisti ryan kent; ikinci golde ise ianis hagi yaptı. ryan kent bu maçta da nereye geçerse geçsin tehlike yaratmasını bildi.

    27 eylülde motherwell deplasmanına giden rangers 5-1'lik galibiyetle ayrıldı. tavernier 2 penaltı golü attı. bu penaltılardan birini kalecinin sağına, öbürünü de kalecinin soluna vurdu. ianis hagi bu maçta da asist yaptı. kenar ortaları genellikle sağ kanattan geldi.

    uefa kupasında ise 17 eylülde newcastle fc deplasmanından 5-0'lık galibiyetle ayrıldılar. tavernier frikikten attı(barajın üstünden atmadı) ikinci ve üçüncü gollerde ise barisic'in duran topları etkili oldu. diğer goller ise rakibin şuursuzca yaptığı baskıdan sonra buldukları kontradan geldi.

    yine uefa kupasında 24 eylülde oynadıkları williem ii maçını 4-0 kazandılar. ilk golü tavernier penaltıdan attı(ortaya vurdu) ikinci golü kaleciden dönen topu tamamlayan ryan kent atarken, üçüncü golün de asistini yaptı. dördüncü gol sağ taraftan barisic'in kullandığı korner vuruşundan geldi. williem takımı bu maçta baya pozisyona girdi ama beceriksiz kaldı.

    genel olarak durum böyle. şimdi değerlendirme kısmına gelelim:

    1-) ryan kent adlı oyuncuya inanılmaz derecede dikkat etmemiz gerekiyor. o kadar hareketli ki, bir sağda bir solda yardırıp gidiyor. hangi kanada geçerse geçsin o kanat çok tehlikeli bir hal alıyor. çok uyanık olmamız gerekiyor.
    2-) barisic ve tavernier duran toplardan çok etkili oluyorlar. zaten attıkları gollerin birçoğu bu iki oyuncunun duran toplarından geldi.
    3-) bek oyuncularımızın mümkün olduğunca defansta durması gerekiyor çünkü rakip takımın gerçekten çok yetenekli ve hızlı oyuncuları var. ayrıca marcao'nun savunduğu bölgeye ara pası atmayı çok seviyorlar. aman dikkat marcao.

    peki bu maçı nasıl kazanırız?
    1-) rakibi adeta çaktırmadan dövmeliyiz. sertliğe karşı çok hassaslar ve hemen oyundan düşebiliyorlar. galibiyetimizin şifresi %70 sertlik olacak.
    2-) duran topları etkili kullanıyorlar ama duran toplardan da çok pozisyon veriyorlar.
    3-) ayağa tek pasların her türlüsünde tehlikeli pozisyonlar buluruz.

    bu maçta orta sahayı kalabalık tutmalıyız ki, rangers hücuma kalktığında sağ ve sol tarafa yardım edebilelim. aksi halde geldikleri her hücumda yüreğimiz ağzımıza gelir. birde şu ayrıntı da var, bu maç avrupa ligine katılım bileti olduğu için mümkün olduğunca temkinli davranacaklar. bu sayede kısa tuttukları takım boyunu mecburen uzatacaklar, bu da ezbere bildikleri oyun sistemlerinden uzaklaşmaları anlamına gelir. bunu neden söyledim, çünkü galip geldikleri maçların yüzde doksan beşinde ilk yarılarını önde tamamlamışlar ve bu maçlarda defans oyuncuları orta sahaya kadar gelip rakibin çakılı kalmasını sağlamışlar ve nice tehlikeli ataklar gerçekleştirmişlerdi. eğer düşündüğüm gibi olmazsa ve yine takım boyunu kısa tutarlarsa formda bir feghouli, belhanda ve emre kılınçla çok güzel işler yaparız. yeter ki full konsantre olalım ve mümkün olduğunca sert oynayalım.

    bu maç önemli, bu maç galatasaray'ın "avrupa'da bende varım" deme maçı. bu maç kendimizi hatırlatma maçı...

    haydi bismillah.
  • 110
    sahip olduğumuz kadro yapısı ve oynadığımız oyunun yavaşlığı nedeniyle rangers'ın net favori olduğu mücadele.

    ne yazık ki avrupa'da futbol çok başka yerlere gitti, türk kulüpleri ise senelik başarılar için birbirlerinin kafasına basmaya uğraşırken bu gelişmelerden uzak kaldı. rangers güçlü bir ekip değil, yanlış anlaşılmasın. sahip olduğumuz bütçenin, başarının, taraftar kitlesinin ve tanınırlığın yakınına zor yaklaşacak bir ekip. fakat artık isim, para, kalite sahada maç kazandırmıyor.

    bu durumda ne fatih hoca'ya ne de oyuncu grubuna kızamıyorum. türk futbolunun en büyük sorunu cahil, cebine bakan kokuşmuş zihniyetli yöneticileridir. 2020-21 sezonu sonunda kuvvetle muhtemel artık avrupa ligi gruplarına bile doğrudan hiçbir takımımızın katılamayacak olmasını sağlayan bu kişiler ve pis zihniyetleridir.

    türkiye'de üç büyükler her zaman şampiyon olur. 14 sene olamadık da ne oldu, avrupa kupasını da içeren ciddi bir dominasyonla şu an en çok şampiyon olan kulüp biziz. yarın bu durumu fenerbahçe de yaşayıp bizi geçebilir.

    yiye yiye deniz tükendi. şampiyon olmanın artık kupa sayısına +1 eklemek dışında doğru düzgün bir getirisi kalmayacak. ne şampiyonlar ligi geliri kaldı ne de orası sayesinde takıma kazandırılan yetenekler. ve uyanın, avrupa fatihi sıfatını da 2014'te bıraktık.

    bu başlıkta yalnızca maçı konuşmayı, rahat rahat analiz okuyup yazmayı çok isterdim. ama artık bulunduğumuz konum itibariyle bu maç türk futbolunun kader maçlarından biridir. rahat olup şampiyonlar ligine ön elemeden de katılabileceğimizi düşünmek bile istemiyorum çünkü realist olarak baktığımda ferencvaros'un bile bizden üstün futbol oynadığını, bizi eleyebileceğini görebiliyorum.

    benim için sezonun en kritik maçı budur. olur da turu geçersek sezonun en kritik 6 maçı gruplarda oynayacağımız maçlardır. oradan da çıkarsak oynayacağımız her turdaki her müsabakanın her dakikası sezonun en önemli dakikasıdır. çünkü biz de bu sene başarılı olamazsak bu seneden sonra freni patlamış kamyon gibi türk futbolunun çöküşünü, avrupa'ya karşı duvara çarpışını izleyeceğiz. belki avrupa'daki en büyük sevincimiz avrupa kupası 2'de alacağımız bir 3 puan olacak.

    diliyorum ki çıkar, aslanlar gibi oynar ve kazanırız. buna çok ihtiyacımız var. yalnızca galatasaray'ın değil, tepeden tırnağa türk futbolunun bu galibiyete ve avrupa'da tur alan bir galatasaray'a ihtiyacı var. umudum çok olmasa da dilerim milat olur, kokuşmuş köhne zihniyet yerini modern yöneticilere; lokal rekabetler yerini avrupa başarılarına bırakır.
  • 114
    şu maçta elenelim diyenler gitsin başka takım tutsun! artık galatasaray taraftarını salt lig şampiyonluğu tatmin ediyorsa vah ki o halimize. galatasaray bütün enerjisini, sinerjisini avrupa zaferlerinden alır. 14 sene şampiyonluktan sonra yetmez bize bu kupa hedef artık avrupa diyen takım gerekirse lig maçlarından fedakarlık eder ama yarın akşam tur için varını yoğunu ortaya koyar. işin ülke puanı ve maddi getirileri kısımlarından bahsetmiyorum bile.
  • 115
    ne ülke puanı ne de para pul için kazanılması gerekiyor bu maçın. tekrar avrupa sahnesinde kendimizi hatırlatma için kazanmamız gerekiyor.

    avrupa kupaları ile ligin bizi çok yıpratacağına inanıyorum. hatta elensek bir önceki turlarda çok da üzülmezdim. ama sonuna kadar gelmişken ve önemli bir deplasman galibiyeti alma şansımız varken boşver elenelim diyemiyorum.

    takımda arda ve sarrachi dışında eksik bulunmuyor. yıpratıcı bir rakibe karşı oynayacağız. umarım güzel oyunumuzu galibiyet ile süsleyeceğimiz bir maç olur.

    inandık biz sizlere
  • 118
    bence hastalanan arda yerine hoca emre kılınç'ı sola çekecek, orta sahaya da etebo'yu monte edecek. fener maçında önde baskıda top çıkaramamamız üzerine düşünmüştür hoca da. fakat rangers'ın ne kadar önde basacağını kestirmek pek mümkün değil. bana daha çok hızlı kanat oyuncularıyla kontra atak arayan bir ekip gibi göründüler. özellikle savunmadaki en zayıf halka olacak sol bekimizin arkasına top atmaya çalışacaklardır. çok çok dikkatli olmak lazım.
  • 119
    maçta favori galatasaray. bunu şimdi değil 5 sene öncede 10 sene öncede rahatlıkla söyleyebilirdim. ancak bu tarz maçlarda genellikle 1-0 geriye düşüp maç boyunca saldırıp maçın 85 ile 90. dakikaları arasında gürültülü bir taraftar sesiyle golü yiyip maçı geride kapatırdık. ama bu maçın olduğu gün ve dönem farklı. maç seyircisiz. rangers kötü takım değil ama bizde değiliz. orta sahada defans arkasına top kaçırmama görevini alacak oyuncu gerçek anlamda dikkatlı olmalı. uzaktan şutlara dikkat edilmeli. yan toplardan gol yiyeceğimizi sanmıyorum. çok fazla top çevirip rakibi yormalıyız. konsantre bir galatasaray ıskoçlara akşam keyif değil keder viskisi içirir.

    saldır galatasaray.
  • 120
    avrupa'da yolumuza devam etmek için kader maçımız.

    rangers'ın yakın zamanda leverkusen ile kendi sahasında oynadığı karşılaşmayı izledim. bakın bakın ne oldu, leverkusen maça 3-4-1-2 ile çıkmış. 3'lü sevdamdan vazgeçeyim, bu ülkede kimse beceremez diyorum ama en olmadık anda karşıma çıkıyor yine.
    hoş, leverkusen 1 kişi eksik oynasa bile rangers'ı yenebilecek güçte bir takım. bu yüzden teknik detaylar pek anlam ifade etmeyebilir.

    şuan gerrard da erol bulut gibi galatasaray'ın 4-1-4-1 ile oynayacağını tahmin ediyor. tüm maç planı buna dair, oyuncuların görev dağılımı bu yönde.

    diyorum ki, çıkalım 3-5-2 ile soyunma odasından atalım şunlara golü. daha sahaya çıkmadan kadroya bakıp neler oluyor diye sorsunlar birbirlerine, maç içerisinde pres yapmaya geldiklerinde birkaç fazla pas opsiyonumuz olsun bakalım neler yapabilecekler.

    leverkusen sezon boyu 3'lü oynayan bir takım değil, sadece belirli maçlar için bu sisteme dönmüşler, sonra anlam vermediğim şekilde vazgeçmişler.

    geçen senelerde seri gibi pasör, onyekuru gibi hücum tehdidi varken bile zaman zaman bizi kilitlemeyi başarmışlardı.
    geçmişte kaplan lakabını alan falcao'nun pençe ve dişleri sökülmüş gibi, sadece görüntü var. feghouli son deparını 2014 dünya kupasında almanya'ya karşı attı, arda malum futbolun doğrularında hala :(

    galatasaray'ın kendine yedek planlar üretmesi gerekli, 4-1-4-1 başlayıp, maç sıkışınca etebo ile 4-2-3-1'e dönerek çözülmüyor her şey. özellikle türkiye liginde yeri gelince 2 stoperli baklava orta sahaya bile dönebiliriz, çift forvetle rakibi uzun topa zorlayıp kalabalık orta saha ile dönen topları alarak atak sürekliliği sağlanabilir.

    umarım rangers'a eleyebiliriz, ben umutluyum.
  • 121
    ağustos ayından beri yapılan hazırlığın, takımın form tutmasının, 5 resmi maçlık namağlup serinin hepsinin dönüp dolaşıp bağlandığı maç. galibiyet bu seriyi devam ettirecek, bizi avrupa ligi gruplarına taşıyacak, 6 milyon euro civarı bir ayakbastı parasını kasaya koyacak.

    ama hepsinden önemlisi avrupa fatihi günlerimize göz kırpmış olacağız. ülke puanı açısından zaten kritik bir maç haline geldi bile. 2020-2021 sezonunda şu ana kadar iki avrupa kupası maçı kazandık. en son 2013-2014 sezonunda iki avrupa kupası maçı galibiyetimiz var. 2012-2013 sezonunda beş galibiyetimiz var. kazanırsak üst üste üçüncü avrupa kupası maçı galibiyetimiz olacak ki bunu da en son 2012-2013 sezonunda yapabilmişiz.

    tüm bunları ekleyince bir galibiyetten çok daha fazlası olacağını söylemek yanlış olmaz. fikstür sıkışacak olsa da kazandığımız takdirde son 2 ayda yakaladığımız ivme iyiden iyiye bir rüzgar haline gelecek. çok şanssız bir kura gelmemesi halinde gruplardan çıkmak gerçekçi bir hedef olarak önümüzde duracak. gruptan alınabilecek 2 galibiyet bile hem bize hem ülke puanına hatırı sayılır katkı yapacak.