• 1
    dursun aydın özbek yönetimi'nin göreve geldikten sonra yaklaşık bir yıldır yaptığı icraatler, hayatının merkezini galatasaray yapmış insanları geçtik en alelade galatasaraylıları bile isyana sürekleyecek cinstendir. her hamlesi galatasaray'ı uçuruma sürüklemeye yönelik olan dursun aydın özbek yönetimi artık galatasaray taraftarı nezdinde meşruiyetini tamamen yitirmiştir. bu aşamadan sonra atılacak tek ve en doğru adım; asırlık camianın değerlerini hiçleştiren, özünde aydınlanma felsefesi olan galatasaray'ı günbegün karanlığa sürükleyen dursun aydın özbek yönetimi'nin istifa etmesidir. galatasaray'ın geleceği, akıbeti ve prestiji; akli melekelerini tamamen yitirmiş insanlar güruhuna devredilmeyecek kadar değerlidir. bu aşamada galatasaray taraftarının göstereceği refleks galatasaray taraftarının en doğal savunma mekanizmasıdır!

    galatasaray'ın geleceğiyle ilgili kaygılarımız yerini artık büyük korkulara bırakmıştır. galatasaray; kişilerin şahsi menfaatlerine, kendi isimlerini ve tanınırlıklarını artırmasına, kişi ve profesyonellerin aralarındaki hatır ve gönül ilişkilerine alet edilemeyecek kadar büyük bir değer ve markadır. galatasaray bir 'kardeşler' firması zihniyetiyle yönetilemez!

    galatasaray; yönetimiyle, icraatlarıyla, yaptıklarıyla ve yapmayı vadettikleriyle bir akıl, bir tutku, bir inanç, bir vizyon ve bir amaç müessesesidir. galatasaray'ı yönetmek için gereken liyakat; şahsıların kişiliğinden ve ruhundan verebileceği tavizler ölçüsünde değerlendirilir. mevcut galatasaray yönetiminin geçen bir yılda yaptığı yanlış, isabetsiz ve galatasaray ilkeleriyle bağdaşmayan icraatleri artık kabul edilemez seviyededir. yönetsel açıdan galatasaray'a verilecek bir zararın, tüm galatasaray camiasına, tüm galatasaray taraftarlarına ve tüm galatasaray ilke ve değerlerine verilmekte olduğunu hatırlatmak istiyoruz!

    galatasaray sözlük olarak; milyonlarca müşterisi olan bir ticarethanenin değil, yüz binlerce gönül vereni olan, takımını gönülden seven ve desteklen bir inancın nöbetçileri olduğumuzu tekrardan hatırlatmak istiyoruz.

    tüm bu sebeplerle mevcut galatasaray yönetim kurulunu onuruyla istifaya; aksi durumda ise galatasaray genel kurulunu galatasaray ilke ve değerleri ölçüsünde görevini yapmaya davet ediyoruz!

    bilinmelidir ki; her ne kadar son söz galatasaray genel kurulunda olsa da icazet fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür galatasaray taraftarı'ndadır!

    son olarak ayrıca belirtmek istiyoruz ki;

    galatasaray'ın içinde bulunduğu bu kaotik durumunun müsebbibi sadece mevcut galatasaray yönetim kurulu değil; çağın gerekleri karşısında kendisini yenileyemeyen ve geliştiremeyen galatasaray camiasının ta kendisidir! suçu sadece en yakındakilere atarak süregelen bu kötü durumu bertaraf etmeye çalışmak nafile bir çabadan ötesi değildir.

    bizler -fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür galatasaray taraftarları olarak- biliyoruz ki; yakın geçmişteki yönetimler de içinde bulunduğumuzun bu durumun sorumlusudur. bu gerçeklere göz yummak ise galatasaray'ı çıkmaz bir döngüye sürüklemektir!

    bu sebeple galatasaray'ı yönetmeye namzet kişiler bu gerçekler karşında hareket etmeli ve adımlarını buna göre atmalıdır!

    galatasaray; bir zümreye ait olmayı ve iki direk arasına sıkıştırılmışlığını 60'lı yıllarda büyük galatasaraylı metin oktay'la beraber yıkmıştır!

    galatasaray; 80'lerde florya'da gözü gibi baktığı çimleri sulayan büyük galatasaraylı jupp derwall'le büyük umutlara yelken açmıştır!

    galatasaray; o çimlerde büyük umutlarını yeşertmeye çalışan ve henüz 16'sında yaptığı antreman maçının ortasında yüreği duran dursun özbek'le ölümsüz olmuştur.**

    galatasaray; milenyumda, fatih terim'le, gheorghe hagi'yle, hakan şükür'le inanılmayanı başarmıştır!

    galatasaray; ölümsüz kurucumuz ali sami yen'in koyduğu o amaç* doğrultunsa var olmuştur!

    galatasaray; artık kendi kabuklarını kırmalıdır!
  • 2
    sözlük yönetiminden serdar aziz transferinden beri içten içe beklediğim eylemdir. tam olarak aklımdan geçen sorunun cevabıdır.

    --- alıntı ---

    galatasaray sözlük olarak; milyonlarca müşterisi olan bir ticarethanenin değil, yüz binlerce gönül vereni olan, takımını gönülden seven ve desteklen bir inancın nöbetçileri olduğumuzu tekrardan hatırlatmak istiyoruz.

    --- alıntı ---

    talebe gelecek olursak; ''fanları kontrol altına almalıyız'' diyen amca ve onun temsil ettiği zihniyetin istifa etme vakti gelmiştir. bir dursun gider diğer dursun gelir bu unutulmasın.
  • 7
    galatasarayın değerlerini hiçe sayan, yaptıkları olumsuz davranışlarla kulübümüzün saygınlığına zarar verecek bir yönetimin başımızda 1 saniye bile durması doğru değil. galatasaray his takımıdır yüreklere hitap eder kimse galatasarayımı yüreğimden ve galatasaraylıların yüreğinden alamaz.. bir an önce terkedin kulübümüzü bir daha da buralara uğramayın, daha yüksek sesle yönetim istifa....
  • 8
    galatasaray sözlüğün şu ana kadar açılmış en değerli başlığıdır.

    bütün galatasaraylıların bir an önce bu hedefte birleşip yönetim gidene kadar elinden geldiğince protestolara katılması gerekmektedir.

    yoksa riva, florya elimizden gidecek, takımını seven muslera ve sneijder gibi yıldızlar gönderilecek, takım anadolu kulübüne dönüşecek ali sami yenin yüz yıl önce koyduğu misyon yerle yeksan olacaktır.

    en önemli husus, bir kere yaptım yeter değil, bunlar gidene kadar hiç durmadan protestolara devam etmektir.
  • 12
    sneijder mobbingini, serdar aziz transfer fiyaskosunu, riva'nın peşkeşini, sabri ve hamitin sözleşme uzatmalarını isterlerse 1. senelerinde değil, 1. günlerinde yapsınlar, yeni eski demeden boğazım yırtılana kadar istifa diye bağırırım.

    umut veren, zamana ihtiyacı olan içinde çaba bulunduran, olumlu icraatları olan insanlara zaman tanırsın, tanımalıyız da zaten ki en büyük problemlerimizden biri de bu evet ama yukarıdaki icraatları zamanla açıklanacak gibi değildir yapmayın gözünüzü seveyim.

    zaman herşeyin ilacı, dursunun değil. #yönetimistifa
  • 16
    galatasaray deyince eskisi gibi umut dolmak için, boğazımızda beliren o yumrudan kurtulmak için bağıra bağıra, kurtuluşa dek #yönetimistifa

    edit: bir şey daha eklemek istiyorum. bazı arkadaşlar hashtag başlatmak ne işe yarayacak, resmi hesabı takibi bıraksan ne olacak diyor. şimdi sevgili arkadaşlar, ben antalya'da yaşıyorum, çalışıyorum floryaya gidecek zamanım yok buradan yapabileceğim tek etkili şey size göre store dan alışveriş yapmamak onu da yapmıyorum başkan gidene kadar, netice itibariyle etkili diye düşündüğümüz şey bugün değil uzun vadede etkileyecek yönetimi o zamana kadar zaten istediklerini almış olacak dursun bey ve arkadaşları.
  • 20
    boş yapmaya lüzum yok. 3-5 kişi gaza geliyor,birilerini gaza getiriyor, herkes bildiğini okuyor. dursun bey de farketti bunu, kimseyi taktığı yok. taraftardan öyle büyük holigan baskı beklemeyin. yapamaz, zamanı yok. toplanalım desek 200 kişi gelmez. o yüzden boşa sızlanmayın, ne isterlerse o olacak. bu da klavye delikanlılarının ayıbıdır.
    adam ultraslanı ele almış. parayla veya bir şekilde kontrol ediyor. örgütlü tek grupta tribünde onlar olduğuna göre, ne sıkıntı çıkabilir ki? anca twitterdan hastag kasılır. onun da etkisi cürmü kadar. bu adamlar kasa boşaltmaya, rant elde etmeye gelmişler. hep söyledik, dikkate alan olmadı. galatasaray mis gibi operasyon yaptılar. fanatik haberine, ahmet ercanlar haberiyle ünal aysal'ı yerken hepiniz alkış tuttunuz. şimdi ağlamaya gerek yok. neydi o meşhur laf " ulan hepiniz oradaydınız be"
    babalar istemedikçe, gitmeyecekler. siz gönderdik sanacaksınız, yeni bir lise yalaması gelecek. başka değişecek, yönetim aynı kalacak. yapacağınız tek şey, 1 lira para harcamamak olacaktır.
  • 24
    velev ki istifa ettiler. dursun'dan kurtulduk. sonra ne olacak? olacağı belli, yine liselilerin güdümünde başka bir dursun gelecek, kendilerinin düsturu dışına çıkanlar elenecek; faruk süren'den, ünal aysal'a yedikleri adamlardan bunu gördük. ünal aysal'a ''sürdürülebilir başarı'' için riva'da verilmeyen yetkiyi tutup dursun'a şak diye verdiler. mesele dursun'un gitmesi değil, sistemin değişmesi.

    burada mesele dursun değil. dursun bu kadar yoğun sayıda taraftar infialdeyken bizim muhattabımız dahi olamaz. o seviyede değil bir kere. bizim mücadelemiz artık galatasaray'ı kazanmak üzerine olmalı. liselilerin elinden bu kulüp alınmalı. bu noktada boykotlar çok önemli. gandhi tarzı pasif direniştir bunlar. içimiz acısa da galatasaray'ı kurtarmak için ürün de almayacaksın, maça da gitmeyeceksin, kombine de almayacaksın.

    ne zamana kadar? dursun gidene kadar değil, o külübün kapıları liseden mezun olanlara değil, tribünde yaz kış cefa çekenlere açılana kadar. yoksa yarın dursun gider, başkası gelir, iki transfer yapınca bu infial biter. ondan sonra sar başa.