• 13
    kimse sizi zorla futbolcu yapmıyor. futbol oynamayı bırakarak sizde herkes gibi,

    -sabah 6 da kalkıp işe gidebilirsiniz.
    -2 metre kare ofis masasında dirseklerinizi çürütebilirsiniz.
    -pazar sabah kahvaltınızı ailenizle yapabilirsiniz.
    -2 haftalık izin hakkı kazanabilmek için bir sene çalışıp, sonra onu kullanmak istediğinizi söylemek için de müdürünüze kem küm edebilirsiniz.
    -her ay, maaşınızın euro dolar karşısında ne kadar eridiğini, bu maaşla bu ay sonunu çıkarabilir mıyım diye hesaplayabilirsiniz.
    -30 lu, 40 lı, 50 li yaşların hepsini acaba emekliliği görebilecek miyim diye, 60 lı, 70 li, 80 li yaşlarını da emeklilik param yetecek mi diye geçirebilirsiniz.

    tpfd olarak tüm bunlar sizin için ayrıcalık, eğlenceli, mutlu, güzel olarak gözüküyorsa, sandığınız gibi değil hiç birşey...

    futbolculuk, bizim bir ömür boyu çalışıp aldığımız emeklilik tazminatını, bir maç primiyle almak demektir.! başka da bişey dememize gerek yok şuan için..
  • 19
    https://pbs.twimg.com/media/DMcIAbiXkAI-wXz.jpg

    şunu yazarken hiç mi utanmadınız, hiç mi yüzünüz kızarmadı. hababam ahmet' in dediği gibi; anlayacağınızı bilsem yüzünüze tükürmek isterdim ama ondan da anlamazsınız ki siz.

    ama tabii hiçbir şey değişmeyecek çünkü sosyal medyadan falan yazıklar olsun demekle yetinecek insanlar. oysaki ilgiyi bir kesseler, kimse maçlara gitmese, futbol bir günde umursanmaz bir spor haline gelse görürüm ben bu metni yazanların nazik büzüklerini.
  • 20
    https://pbs.twimg.com/media/DMcIAbiXkAI-wXz.jpg

    http://www.pfd.org.tr/...turkiyede-futbol/551

    (bkz: çok komikmiş profesyonel kardeş)

    lan olm şunları ortalık yerlerde falan söylemeyin ha, dayak yersiniz.

    madde madde rencide edeceğim sizi şimdi siz kaşındınız amk,

    - 7'de kalkmak ne amk 7'de işte olması gerekenler var.

    - insanlar konteynerlarda, barakalarda, inşaatlarda, çadırlarda kalıyor aylarca, sonra da başka bir şantiyeye gidiyor

    - kardeşim diyeceğin adamı seçemiyorsan yapacak bir şey yok, kardeşlik kavramını ele ayağa düşürmeyin. kimse sizden sahada kavga etmenizi de istemiyor. ayrıca kavga ettiğin adamla, kaybettiğin maçtan 2 saat sonra yemek yiyenler de biz değiliz. neyin şovu amk?

    - çoğu insan pazarları da çalışıyor ya da izin günleri hafta içi. hafta içi evde ne çocuk olur ne çalışan eş. tek başına takılırsın bir çarşamba sabahı evde elinde çay bardağı.

    - sevdiklerinden uzakta aylarca, yıllara çalışanlar her meslekte var, üstelik aynı konforlu şartlar olmadan.

    - sevgilinle kavga etmek demiş amk şaka mı kajsdlkjagsdkjasdş lan anan, baban ölse 3 gün sonra işe bekleyen patronlar var.

    - 1000 lerce km yolu otobüsle gitmemiş kişi beyanı. mk uçakla 10 saatte okyanus geçiyorsun. istanbul-adana, ankara-muş otobusle kaç saat haberi yok adamın.

    - lan 1 hafta işini düzgün yapma işten kovuluyorsun zaten fabrikada, tarlada, sanayide, açsın aç amk, o saatten sonra yüzüne kimse bakmaz zaten.

    - aldığın yevmiye o gün, asgari ücret zaten sonraki maaş gününe kadar biter borçla devam ederdin.

    - 30'lu yaşlardan sonra o zamana kadar kazandığın ücreti düzgün yönetmişsen, ülke standardının çok üstünde yaşarsın zaten, futbolu bırakınca antrenörlük, yazarlık, yorumculuk gibi bir sürü yan dalı var. lan insnalar 30'unda hala işsiz bu 30'unda hala işsiz onlar ne yapacak?

    - hayatının en güzel günlerini mesaide geçiren insanlara, sabah 5'te evden çıkıp gece 22'de eve gelen adama bunu söyleme, ağır laf duyarsın.

    - ilk okuldan beri çalışan, ev geçindiren insanlar var ne diyorsun amk?

    - çok komikmiş admin kardeş :(

    bu adamlar ya ülke gerçeğinden habersiz ya da hiç dayak yememişler böyle saçma ajitasyonu da ilk kez gördüm.
  • 26
    türkiye'de futbolculuk derken sanki şu saydıkları şeyler sadece türkiye'ye özgü zannedersin. ağa paşam şikayet ediyor futbolculuktan.

    türkiye'de ve dünyada hiç kimse futbolcuların aldığı fahiş rakamlardan çok da şikayetçi değildir. ta ki bu futbolculuktan futbolcumsuya dönüşünceye kadar. profesyonelliğini kaybedinceye kadar. o zaman dünyanın en zengin kulübü olsan da hak etmeyen futbolcunun aldığı para taraftara batar. arda turan-barcelona örneğinde olduğu gibi. selçuk inan-galatasaray örneğinde olduğu gibi.

    ey futbolcular! yaptığınız işin tek zorluğu ünlü olmanın getirdiği baskı. o paraları zaten onun için alıyorsunuz. fazla da şey etmeyin, halinize şükredin. bu ülkede artık 3 bin-5 bin liraya bile adam evini geçindiremiyor ıvırının zıvırının vergisini, kredisini, borcunu ödemekten.

    son bir söz... türkiye'deki orta sınıfı tabiri caizse sikerten ama spor kulüplerinin vergi borcunu silen, türkiye'deki futbolcuların verdikleri vergiyi avrupa'yla mukayese kabul etmeyecek kadar az tutan devletimize de helal olsun! suç bu kulüplerde, bu futbolcularda değil devletimizde.
  • 28
    https://pbs.twimg.com/media/DMcIAbiXkAI-wXz.jpg

    isminin değiştirilmesi gerekiyor, yayınladıkları şeyden çıkan sonuç bu. önerilerim şunlar;

    (bkz: türkiye amatör futbolcular derneği)
    (bkz: türkiye profesyonel angut kuşları derneği)
    (bkz: türkiye cehaleti geliştirme ve kalkındırma derneği)

    arkadaş her kesimden bunca cahil, boş, duyarsız ve ahmak insanı nasıl barındırabiliyor bu ülke, resmen tez konusu. futbolcusundan ne bekleyebilirdik, adamlar da haklı.
  • 29
    https://pbs.twimg.com/media/DMcIAbiXkAI-wXz.jpg

    ay götüm. milyon liraları gece kulüplerinde saçıp, range'ine binerken aklına geliyor mu acaba bunlar.

    türkiye'de profesyonel futbolcu olmakmış... sen o anlattığın zorluk kelimesinin tanımını, asgari ücretle haftada 50 saatin üzerinde çalışan garibana soracaksın it oğlu it. acaba asgari ücret ne kadar, onu biliyor musun en başta? ben sana diyeyim, dışarıda bir gecelik tuttuğun eskortun parası kadar yaklaşık. işte o 1-2 saatlik zevk için saçtığın para uğruna insanlar 30 gününü heba ediyorlar. amına kodumun embesilleri sizi, ulan yabancı sınırlaması diye ağlaşmıyor musunuz, sizi tutup falakaya yatırıp, her gün üç öğün ayağınız kopuncaya kadar dövseler bile üzülmem artık.

    bu metni internetten paylaşanından tutun, bu yazıyı hazırlayana, en ufak katkısı olan kim varsa çıksın benim desin, merak ediyorum. zaten dilbilgisinden de haberi yok yazan salağın, "aynı oda da"ymış. önce dilini öğren, sonra milliyetçilik tasla sokuk.
  • 30
    https://pbs.twimg.com/media/DMcIAbiXkAI-wXz.jpg

    hukuk ogrenciligi ne demek biliyor musunuz?*

    - derste olasi bir sozluye kaldirilma durumuna (sokratik metod) karsi haftanin bes gunu sabaha karsi 3'lere 4'lere kadar dava okuyup ozetini cikarmak demek.

    - sinav olurken bir saat gibi kisa bir surede, 3 sayfa uzunlugundaki vakalara iliskin asiri sasirtici yorum sorularini yasalari ezbere bildigin dusunulerekten dogru cevaplamani beklemek demek. ingilizce ikinci dil olunca bir de buna hukuk jargonu eklenince daha da ilginc bir hal almasi demek.

    - notunun neredeyse tamamen 1 ya da 2 sinava bagli olmasi demek.

    - kiz arkadasinla kavga ettiginde veya ailenden birinin basina kotu birsey geldiginde tum konsantrasyonunun yok olmasi ve haliyle sinava odaklanamamak demek.

    -can egrisi adi altinda bazen ne kadar iyi puan alirsan al, notunun diger ogrencilerin puanina gore belirlenmesi demek. profesorlerin acimasiz puan kirmasi ile bazen elinden en iyisi gelse bile kotu not alman demek. ki zamana karsi yaristigini da belirttik.

    - futbolcular gibi milyon eurolar kazanmayip aksine devlete yuzbinlerce dolar borclanip 3 sene sonunda baro sinavina girmen, ve sinavi gecemezsen 3 seneyi cope atman demek. tabi o borcu devlet senden her ihtimal ope ope alacak onda sikinti yok.

    - baroyu gecsen dahi, avukat aday sayisi her gecen gun daha da arttigi icin* hukuk sektorunun son yillarda daralmasi ile is aginin fazla olmamasini bilmen ve bazen hayal ettigin 100 kisilik hukuk burolarinda calismak yerine amerikalilarin tabiriyle "solo practicioner" yani yalniz kovboy takilip harcadigin para, zaman, yasadigin stresin sana maas olarak geri donmemesi demek.

    simdi ben bunlari niye mi yazdim? hayatta hepimizin sorumluluklari ve sikintilari var, olacak da. bizler o futbolcularin dedigi gibi rahat hayatlar yasamiyoruz. bir hedefimiz var ve bu hedefi gerceklestirmek zorundayiz. ama bizler yedek kulubesinden dahi cikmayan, kimisi tamamen maci turbunde izleyen futbolcular gibi astronomik rakamlar kazanmiyor aksine banka devlet ne varsa borc ve burs altina giriyoruz.

    ama biz bundan sikayet etmiyor, ve kenarda kosede biriktirdigimizi takimimiza ayiriyoruz. o yuzden yabanci siniri kalkana kadar gel keyfim gel takilan adamlarin simdi aglamasi komik. hadi canlar simdi sizin icin rekabet zamani. calisin oynayin.
  • 33
    çalışmak demek fedakarlık demektir . insan bu çabayı , fedakarlık afedersiniz bir boka değerse "neyse lan değiyor en azından" der. türkiye de birçok iş kurumunda esnaflık, mühendislik, memurluk vs. hatta emeklilik bir çabanın emeğinin karşılığını genel olarak alamazsın. tff'nin bu fakir edabayatı yapması işte sevdiklerinden uzak kalırmış da bunlar pazar kahvaltı yapamıyormuş da falan da filan da. sporcu aynı odada yıllarca kalıyormuş bunu bile zorluk olarak gösteriyorlar şaka gibi.

    ulan adama demezler mi bu ülkede insanların çoğu asgeri ücretle ev geçindiriyor, patrondan hayvan muamelesi görüyor. onun psikolojisini ne yapacaz ? arkadaş sen sezon sonu sevdiğinle tatile gidiyorsun çeşmeye . hayatında tatil yapmamış işçi adamlar var. illa ki sporcunun yaşadığı zorluklar var olacak da emek olmadan birşey olmuyor. lakin böyle ben öldüm edebiyatı yapmanın anlamı yok.

    kimse yoğurdum ekşi demezmiş.

    https://pbs.twimg.com/media/DMcIAbiXkAI-wXz.jpg
  • 34
    işleri o kadar zordur ki bununla ilgili twitter'dan acı dolu, ağlamaklı, arabesk ve dram yüklü bir metin yazıp yayınlamış dernek.

    ne kadar zordur işleri peki?

    her gün sabahın 3'ünde kalkıp fırın yakmak zorunda olan, bunu pazar günleri de dahil olmak üzere yapan fırıncı kadar zor mudur mesela?
    yerin bilmem kaç metre altında elleri kapkara olana kadar kömür kazıp, ramazanda iftar sofrasında bile ailesinden uzakta orucunu açacak kadar işine bağlı o paraya o kadar ihtiyacı olan maden işçileri kadar zor mu?
    seni, beni korumak için ülkenin öbür ucuna gidip orada bazen insandan bile uzak kalarak psikolojisini bile tehlikeye atan polisten, askerden zor mu?

    jose mourinho o kadar haklıydı ki o takımın yorgunluğu hakkında yaptığı konuşmada. bu insanlar yorgun olur, bu insanlar bıkkın, bitkin olur. ama bizim beyefendilerimiz pek çoğu kazandığı milyonlarca lirayı hak edecek pek bir şey yapmamasına rağmen sistemin çarklarının kendilerine bunu uygun gördüğü için 40 yaşına geldiğinde sıradan 40 yaşındaki bir vatandaşın ancak hayal edebileceği paraları kazanıyorlar. ki sıradan bir insanın emekli olma yaşı bu ülkede 60 yani sizden 20 sene fazla daha çalışmak zorunda. buna rağmen yorgunlar, bıkkınlar, hayatları zor!

    sabah kalıyorlarmış da, çalışıyorlarmış da, ailelerinden uzak pazar günleri maça gidiyorlarmış da bilmem neymiş. bırakın arkadaşım, bırakın. bırakın! sizin yerinize bu işten keyif alacak insanlar yapsın o zaman bu işi, siz de neyden keyif alıyorsanız bırakın ve onu yapın. acıtasyonla, emrahvari tavırlarla kendinizi mağdur göstermeye çalışmak saçma ve bir o kadar da komik değil mi? asgari ücretle çalışan adam sistemin çarkına uymuş; forma alıyor, maça geliyor, bilmem ne yapıyor ve sizin paranızı çıkartmaya çalışıyor beyefendiler mağdurmuş, zormuş hayatları!

    hepiniz bırakın! hepiniz! bu işten keyif almadıktan sonra yapmanızın bir anlamı yok! bırakın gidip simit satın ama mutlu yaşayın hadi göreyim sıkıyı! git çalış da para kazan hadi 3 kuruşla hayatını geçir de göreyim! sıkar aslanım! sıkar!
  • 36
    https://pbs.twimg.com/media/DMcIAbiXkAI-wXz.jpg

    asgari ücret ile çalışan,çocuğu üniversiteye gitsin diye,yıllığı 18-20 bin türk lirası olan temel liselere gönderen insanlar tanıyorum.adam çocuğu okusun diye kredi çekip bankaya borçlanıyor.adamın yeme içme kira giderini saymıyorum.
    sen bana ne hikayesi anlatıyorsun ya,pazar günü ailesi ile kahvaltı yaparken stres oluyormuş.

    halk'dan o kadar kopuksunuz ki,yazıklar olsun.