• 1
    özhan canaydın'a başkanlığı döneminde yazdığı mektupla drogba ve adebayor'u almasını öneren fifa menajeri aynı zamanda galatasaray kongre üyesi kişi.

    http://visneyecalankirmizi.blogspot.com/...-dondu.html?spref=tw

    bugün trt spor'da katıldığı programda arkadaşı olduğunu söylediği, uefa'da görevli italyan bir yetkiliden aldığı bilgiler doğrultusunda fenerbahçe, mersin idman yurdu ve sivasspor'un küme düşürüleceğini. ayrıca beşiktaş'ın ve trabzonspor'un puanlarının silineceğini söyledi. bu haber dün de bir çok medya organında yer bulmuştu.
  • 9
    galatasaray lisesi mezunu fifa menajeri. bu hafta tanıştım bir iş sebebiyle oldukça kültürlü, başarılı gözükmekteydi. drogba henüz tam bilinmiyorken özhan canaydın'a sunan abi olarak bilinmektedir. (yani vizyon drogba'yı genç yaşta almak ise vizyon'lu bir abidir kendisi)

    2015 mart ayında mali genel kurulunda ünal aysal'ın danışmanı malum kişi hakkında şöyle bir açıklama yapmış;

    cok degil bir kac ay once kulubun transferden sorumlu "danisman"i telefonuma yolladigi bir mesajda aynen sunu yazmis: ..... sikiyosa yuzume salla looser.... hem hakaret, hem de tehdit icermekte. dolayisiyla sadece .........siktigini gostermekle kalmayacagim kendisine bu islerin artik baska turlu halledildigini ve acilan kutunun pandora'nin kutusu oldugunu da ispat edecegim. ayrica looser'lik havaalanlarinda meydan dayagi yemektir, kulubun menfaatlerini savunmak degil. degerli galatasaray'lilar, onceleri baskan ve yonetimlerce tehdit ediliyordum. simdi ise soylediklerimi en sonunda "isiten" sayin baskanim sevgili agabeyim duygun yarsuvat tarafindan ofisine davet edildim. bu gorusmede beni tehdit etmedigi gibi "evet galatasaray'i luplemisler" diyerek iddialarimin dogru oldugunu kendisinin de incelemeleri sonucunda ayni kanaatta oldugunu ve hatta benim kulubun kapisindan iceri bile girmemesi gerekenler listeme ilave olarak 2 ismin daha oldugunu soyledi.

    açıklamanın tam metni şöyle;

    http://tuncunerfootballworld.blogspot.com.tr/

    --- alıntı ---

    degerli galatasaray'lilar;

    malumunuz oldugu uzere 2003 yilindan bu yana gs sk nun transferlerini takip ediyorum. zaman zaman sert zaman zaman da anlayisla ve daha yumusak aciklamalar yaparak yonetimlerin dikkatini, kanayan bir yara haline gelmis bu olguya cekmeye calisiyorum.

    devrin yonetimi hakkimda:

    -yalan soyluyor
    -disipline verecegiz, kulupten atacagiz
    -kulubumuze kimse golge dusuremez
    -hukuki haklarimizi korumak icin mahkemeye verecegiz

    turunden demecler vererek beni susturmaya veya korkutmaya ugrasti.
    calismakta oldugum ve uefa ve fifa nezdinde avrupa temsilcisi oldugum tff baskanina beni sikayet ederek kovdurdu.
    tabii haklarimi savunmasini bildigim ve soyledigim hic bir seyi uydurmadigim anlasildi ve bu davalari kazandim.

    ama kaybeden asirlik cinar galatasaray sk oldu.

    bugun itibariyla mali tablolara baktigimizda "sonuc" ortada.

    galatasaray belki de dunyanin "ic dinamikleri" bu denli zengin tek kulubu.
    o kadar cok isinin ehli "bankaci" "ekonomist" "finans" uzmani vs..varki durumu hazirladiklari tablolarla acikca ortaya koyuyorlar.

    butun bu mali tablolar sadece "sonuc" tur.

    ben ise "sebep" uzerinde yogunlasarak hem yonetimleri dogru yola, hem de camianin dikkatini cekmeye ugrasiyorum.

    futbol ekonomisinin en taninmis uzmanlari olarak, turkiye'de tugrul aksar dunyada ise simon kuper ile stefan szymanski yazdiklari tum kitaplarda bu sebep-sonuc iliskisini ornekleri ile izah ediyorlar.
    yani ben kendimi bosuna yirtmiyorum sadece okudugum, gordugum, bildigim seyleri belki bir faydasi olur diye acikliyorum.
    adini verdigim bu kisilerden simon kuper'in son belgelerinden biri turkce'ye "futbolun sifreleri" adi altinda cevrilmis ve kulubumuzun yaptigi tum hatalari acikca anlatmakta. bu kitabi okudugunuzda, transferden tutun, kulup isletmesine dek her seyin bizde, olmamasi gerektigi sekilde yapildigini goruyorsunuz.

    zaten kitabin fransizca basligi: en pahali forvetler en cok gol atanlar degildir! anlayan anladi.....

    genc bir kardesimin soyledigi gibi galatasaray'da hic bir sey "tesadufen" olmamakta.
    uzulerek soyluyorum, her sey belli bir merkezden programlanmakta ve koskoca galatasaray yavas yavas elimizden cikmakta.
    bunun farkina varabilecekmiyiz acaba?

    gelelim konusmamin basligina:

    pandora'nin kutusu bir suredir acildi: bazi belgeler ortaya sacildi ve gorulduki transfer olayi galatasaray'da pek net olmayan sekilde yapilmakta.
    neden transfer transfer deyip duruyorum kisaca aciklayayim:

    fransa'ya yerlestigim 1970lerin ikinci yarisinda o zamanki patronumun sozleri hala kulagimda:

    -ticarette para satarken degil alirken kazanilir.

    bu olguyu kafamin bir kosesinde hep sakladim, cunku hayatim boyunca dogrulandigini gordum.

    bahsettigimiz galatasaray'in mali tablolari' da, bu yoldan gidersem sadece bir sonuctur ve ben tekrar ediyorum: bu sonuclari doguran "sebep" uzerinde yogunlasalim diyorum.

    herkesin bildigini bir kez daha tekrarlamak isterim: bir spor kulubunun lokomotifi futbol'dur. futbol'da ise en buyuk giderler futbolcu hakedisleri ve bonservis bedelleri olmak uzere transfer harcamalaridir.
    iste bu yuzden yillardir dikkatinizi buraya cekmeye ugrasiyorum.

    elimdeki orneklerde ozellikle avrupa kulupleri gidip 100.000$-150.000$ a satin aldiklari futbolculari 5.000.000$ 10.000.000$ a pazarliyorlar (hollanda az alkmaar'in izlanda'lilari-fransa saint etienne'in afrikalilari) biz ise 10.000.000$ 12.000.000$ a alip 100.000$ 150.000$ a satiyor veya kiraliyoruz.

    olayi en basite indirgersek:

    manavlik yapmak istiyoruz hiyarin kilosunu 15 liraya alip 3 liraya satiyoruz.

    evet yanlis duymadiniz. ortadaki orantilar bu ve biz her seferinde ayni yanlislari yaparak farkli sonuclar alabilecegimizi saniyoruz. einstein'in kulaklari cinlasin!

    artik tek tek futbolcu ismi vermek istemiyorum bunlar bizim "malimiz" ve ileride satabilirsek degerlerini kaybetmelerini istemem.

    kaldir elini, indir elini, ibra edip yillardir 300 kisi tarafindan organize edilen secimlerde hep ayni 50 kisiyi done done yonetimlere sokuyoruz. (tam rakkam 54).
    sinif arkadasim, devre arkadasim, arkadasimin oglu, kardesimin kizi diyerek hep ayni insanlarla ayni mali tablolari karsimizda goruyoruz ve bunu degistirmek isteyenleri: yalan soyluyor -kulubumuze leke surdurmeyiz -disipline verir atariz -mahkemelerde surundururuz diye susturmaya ugrasiyoruz.
    kulup profesyonelleri kamyon yukuyle maas almakta, denetmekle yukumlu olanlar nedense hep tartismaya acik sonuclar ilan etmekte. ve biz battikca batiyoruz. zarar etmesi mantiken mumkun olmayan "merchandising-magazacilik"ta bile zarar ediyoruz!!!

    cok degil bir kac ay once kulubun transferden sorumlu "danisman"i telefonuma yolladigi bir mesajda aynen sunu yazmis: ..... sikiyosa yuzume salla looser.... hem hakaret, hem de tehdit icermekte. dolayisiyla sadece .........siktigini gostermekle kalmayacagim kendisine bu islerin artik baska turlu halledildigini ve acilan kutunun pandora'nin kutusu oldugunu da ispat edecegim. ayrica looser'lik havaalanlarinda meydan dayagi yemektir, kulubun menfaatlerini savunmak degil.

    degerli galatasaray'lilar, onceleri baskan ve yonetimlerce tehdit ediliyordum. simdi ise soylediklerimi en sonunda "isiten" sayin baskanim sevgili agabeyim duygun yarsuvat tarafindan ofisine davet edildim. bu gorusmede beni tehdit etmedigi gibi "evet galatasaray'i luplemisler" diyerek iddialarimin dogru oldugunu kendisinin de incelemeleri sonucunda ayni kanaatta oldugunu ve hatta benim kulubun kapisindan iceri bile girmemesi gerekenler listeme ilave olarak 2 ismin daha oldugunu soyledi.

    isvicre'de calismis bir bankaci niteligimle kendisine "kriminalite" nin nasil pesinden gidilecegini "parayi takip et hirsizi bul" prensipini anlattim. vergi cennetlerinin ozellikle isvicre ve luxembourg'un abd ve avrupa birliginin sikistirmalari sonucu gizlilik prensipinden vaz gecmek zorunda kaldiklarini, 2017de bunun tamamen kalkacagini ve mahkeme karari ibraz ettiginizde istediginiz bilgiyi alabileceginizi anlattim. sayin baskan bunlarin mumkun oldugunu ve ilaveten 'nereden buldun" olgusunun da kullanilabilecegini, bir komisyon kurulmasina da olumlu baktigini soyledi.

    kendisine minnet ve tesekkurlerimi sunuyor ve siz galatasaray'lilari bu konuda goreve davet ediyorum.

    evet biz bu inceleme/arastirma komisyonunu kuruyor ve calismalara basliyoruz. evet elimizde belli dokumanlar var. evet dunyanin dort bir tarafinda futbolun en degerli, en yetkili, otoriteleri tartisilamayacak isimleri ile iliski halindeyiz. hangi futbolcunun gercek degerinin ne oldugunu aninda tesbit edebiliyoruz. ama bu camiada bize katki saglayacak bilgi ve belgeye sahip baska "gercek" galatasaray'lilar da oldugunu biliyorum. gelin bizlere yardimci olun katkilarinizi esirgemeyin ve acilan pandora kutusunda kalan kucuk bocek "umut" yasasin galatasaray yasasin. bu canim kulup temsil ettigi degerleriyle sonsuza kadar yasasin.

    simdi donuyorum bratu transferine, cok kizmis sayin yonetici :

    - once bonservis bedeli yok dediler sonra bonservisi oldugunu ogrenince bunu odedik bu kadar basit........... diye aciklayan donemin bas veziri kardesime:

    zahmet edip soyle bir donup arkana bakarmisin lutfen: burasi galatasaray sk genel kurulu: mekteplisiyle, mektepsiziyle, kadini ve erkegi ile bu toplulukta iq'su 100'un altinda tek bir insan goster ebediyete kadar susayim. gosteremezsin zira zeka seviyemiz cok sukur olmasi gereken yerde ve kimse zekamizla alay edemez.

    bu cok normal transferde mademki her sey kitabina gore yapildi, o halde su sorularin da bir zahmet cevabini istemek bizim hakkimiz:

    - neden soz konusu bonservis bedelinden haberim yok diyen rapid bukres kulubu fifa'ya basvurdu?
    - neden fifa bu iddiayi ciddiye alip romanya futbol federasyonuna ultimatom verdi?
    - neden romanya futbol federasyonu bu transferde araci olan becali'nin menecerlik lisansini aninda iptal etti?
    - neden menecerin ortagi eski futbolcumuz (bunu ustune basarak soyluyorum) popescu cikartip 1.000.000$ iade etti ve rapid bukres'i susturdu?
    - neden buna ragmen popescu hapis cezasi yedi?
    - ve nihayet neden turkiye'de hala yaprak dahi kimildamadi?

    ve siz neden cikip her sey normal diyorsunuz?

    gunun moda deyimiyle seni de kandirmislar galiba?
    malum turkiye'de en buyuk merciler bile "kandirildik" diyerek isin icinden cikiyorlar!

    o halde son mali kongrede moda oldugu uzere ben de sultani'nin siralarinda dirsek curutmus, emile zola okumus, fikri hur, vicdani hur, irfani hur bir galatasarayli olarak, cikip j' accuse diyorum.

    gecmis yonetimleri itham ediyorum, gelecek yonetimleri ise ikaz ediyorum:

    pandora' nin kutusu acilmistir......

    ya bu konuda bizlere yardim eder kime ne odenmis soyler ve bizimle beraber hesap sorarsiniz, paranin izi surulur, nereden buldun kurali isletilir ve sorumlular ortaya cikar, ya da bu kutunun altinda sizler de kalirsiniz.

    tunc uner 8988

    gs sk mali kongre
    28 mart 2015

    --- alıntı ---
  • 10
    --- alıntı ---

    ...degerli galatasaray'lilar, onceleri baskan ve yonetimlerce tehdit ediliyordum. simdi ise soylediklerimi en sonunda "isiten" sayin baskanim sevgili agabeyim duygun yarsuvat tarafindan ofisine davet edildim. bu gorusmede beni tehdit etmedigi gibi "evet galatasaray'i luplemisler" diyerek iddialarimin dogru oldugunu kendisinin de incelemeleri sonucunda ayni kanaatta oldugunu ve hatta benim kulubun kapisindan iceri bile girmemesi gerekenler listeme ilave olarak 2 ismin daha oldugunu soyledi...

    ...evet biz bu inceleme/arastirma komisyonunu kuruyor ve calismalara basliyoruz. evet elimizde belli dokumanlar var. evet dunyanin dort bir tarafinda futbolun en degerli, en yetkili, otoriteleri tartisilamayacak isimleri ile iliski halindeyiz. hangi futbolcunun gercek degerinin ne oldugunu aninda tesbit edebiliyoruz. ama bu camiada bize katki saglayacak bilgi ve belgeye sahip baska "gercek" galatasaray'lilar da oldugunu biliyorum. gelin bizlere yardimci olun katkilarinizi esirgemeyin ve acilan pandora kutusunda kalan kucuk bocek "umut" yasasin galatasaray yasasin. bu canim kulup temsil ettigi degerleriyle sonsuza kadar yasasin...

    gs sk mali kongre
    28 mart 2015
    --- alıntı ---

    5 ay geçmiş. heralde yazıtlar osmanlıcaydı tercümesi uzun sürmüş hala bir sonuca ulaşılamamış. lütfen çıksın aynı şekilde sabri'nin, bilal'in ve jem'in de transferini araştırsın. biz de görelim bu transferlerden nemalananlar var mı yok mu.
  • 11
    2017 ocak ayı olağanüstü divan kurulu toplantısında beratını alıp divan kurulu üyesi olmuş olan klüp üyemiz.

    daha önceki icraatlarından da görüldüğü gibi galatasaray'ın transfer konularındaki yanlışlarını, kulübün paralarının, tabiri caizse, hırsızlık yoluyla nasıl el değiştirdiğini ortaya çıkarmak konusunda gayet başarılı bir galatasaraylıdır. kendisinin fifa menajeri olması bu konularda bilgiye daha rahat ulaşmasını sağlıyor olabilir.cesur yüreklilikle edindiği bilgileri paylaşması sebebiyle takdir ettiğim kişidir.

    geçmişte görev yapan neredeyse tüm yönetimleri eleştirdiği gibi mevcut yönetime de çatmıştır. bir renktaşımız divan kurulunda yaptığı konuşmayı kaydedip paylaşmış. ben de sizlerle paylaşmak istedim.

    bölüm 1: https://mobile.twitter.com/...829514674178/video/1
    bölüm 2: https://mobile.twitter.com/...096435245057/video/1
    bölüm 3: https://mobile.twitter.com/...970062024704/video/1
    bölüm 4: https://mobile.twitter.com/...440661602304/video/1
    bölüm 5: https://mobile.twitter.com/...005594181632/video/1

    anlamlı bir konuşma olmuş. anlayana. saygılar...
  • 14
    kendisinin 25 mart 2017 genel kurulunda yapmış olduğu konuşma metni.

    --- alıntı ---
    sabah gazetesi ile sayın başkanı dinlediğim zaman mutlu oluyoum, her şey yolunda.
    neyin iyi yapıldığını gayet iyi söylediler, takdir sizlerindir.
    neyin iyi yapılmadığı konusunda da benim bir kaç sorum olacak, biraz can sıkıcı sorular.
    soruyu sorarken türkçe değil de fransızca sormayı çok isterdim çünkü fransızcasının içerisinde conscience geçiyor, vicdan. onun için de size her seferinde "farkında mısınız?" dediğimde vicdanınıza hitap ettiğimi bilmenizi istiyorum.

    transfer yolsuzluklarını araştıracağınızı, yabancı şirketlerle anlaştığınızı, belgesi - bilgisi olanların iletmesini istediniz. bu konuya önem verdiğimiz için bizleri de çok ümitlendirdiniz, farkında mısınız?
    belgeleri zar zor divan huzurunda ilettiğimizin ertesinde 3-5 gazete kupürü diyerek niyetinizi açık ettiğinizin farkında mısınız?
    bunun "ben geçmişi araştırırsam gelecek de beni araştırır" korkusu olarak algılanabileceğinin farkında mısınız?
    11 mart taksim toplantımızda tek tek, gazete kupürü değil bal gibi belgeler olduğunu genel kurul üyeleri ve basın mensupları önünde gösterdiğimizde proje değil de dedikodu üretilen duruma düştüğünüzün farkında mısınız?

    bu konudan fazla ümidim kalmadığı için kapatıyorum esas konuya geliyorum; mali durumda neden yerlerde sürünüyoruz bir fikriniz olsun diye bir kaç sorum daha var.

    sakat futbolculara milyonlarca euro verdiğinizin, ya biri gönderip ya da yan gelip yatırdığınızın, kariyeri boyunca onca milyon euro'yu görmemiş futbolculara kamyon dolusu para ödediğinizin ve faydalanamadığınızın, kulüplerinin kurtulmak için üste para vermeye razı olduğu futbolculara milyonlarca euro bonservis parası verdiğinizin, bonservis parası ödeyip bir de üzerine imza primi vererek dünya futbol tarihinde görülmemiş bir işlemle tarihe geçtiğinizin, dünya yıldızı bir futbolcumuzu ömründe büyük kulüpte oynamamış tanınmayan - bilinmeyen bir futbolcudan daha ucuza sattığınızın ve bütün bunları hangi üstün aklın yaptığını merak ettiğimizin farkında mısınız?
    çok üzerinde durmayacağım, çok konuşuldu çünkü ama "satmadık" derken yaptığınız gayrimenkul yatırım ortaklığının ülkenin mevcut ekonomik şartlarında kulübe getirisinin kaç yıl sonra olabileceğinin, ve o zamana kadar dayanamayabileceğinizin farkında mısınız?
    satmadık derken riva ve florya'nın tapularının artık bizde olmadığının farkında mısınız?
    trabzonspor'un 100 bin metrekarelik alanı 300 milyona satılırken, bizim istanbul 3. boğaz köprüsünün yanında 1 milyondan fazla - florya'daki 80 bin metrekarelik arazilerin 340 milyona satılmasının pek de övünülecek bir operasyon olmadığının farkında mısınız?
    "borç ödedik, böylece finans masraflarımızdan 12 buçuk milyon tasarruf sağladık" derken aynı dönemde akla zarar transferlerle bunun 4-5 mislini sokağa attığınızın farkında mısınız?
    bir şey dikkatimi çekti, oraya da dokunayım diyorum. tapu gösterdiniz, tapuyu aldığınızla övünüyorsunuz. elimizden aldıkları ali sami yen'in 1.5 milyar ciro yaptığını, 450 milyon net kar verdiğini, ve bize verdikleri seyrantepe'nin 200 milyonun altında olduğunu hatırlıyor musunuz, farkında mısınız?
    vermeseler miydi? bal gibi vereceklerdi. ama esas problem, 4-5 bin kişiye oynadığınızın farkında mısınız? o stadı nasıl dolduracaksınız?
    "ben 7 aydır kulübün mali işlerine bakıyorum, mali olarak hiç bir sıkıntımız yoktur" dediğinizin, sonra da "durum kötü, futbolculara 4 aydır ödeme yapılamıyor" dediğinizin farkında mısınız?
    "galatasaray isterse messi'yi alır" deyip, gidip hiç bir yerde peşpeşe 2 sezon oynayamamış josue'yi aldığınızın farkında mısınız?
    "tarihteki en büyük sponsorluğu buldum" deyip, amatör şubelerin batmasını seyrettiğinizin "ama sponsor lazım" dediğinizin farkında mısınız?
    galatasaray'ın bir spor kulübü olduğunun farkında mısınız?

    sonuç olarak mali durum can sıktı, biraz da idari duruma bakalım.

    göreve geldiğinizden bu yana 8 yöneticinin ayrıldığının yada istifa ettiğinin, birinin istifa edip sonra edip etmediğinin anlaşılamadığının, 2 sezonda 3 teknik adam değiştirdiğinizin, ve bunun devamlılık - kurumsallık anlamında ne demek olduğunun farkında mısınız?
    profesyonel kadrolaşmaya gelirsek. biraderinizi florya'ya koyduğunuzdan bu yana transfer - takımdaşlık - futbolcu performansı olarak pek de iç açıcı durumda olmadığımızın farkında mısınız?
    mehmet özbek'in hangi futbol geçmişi, hangi uluslararası tecrübesi, hangi yabancı dil bilgisini göz önüne aldığınızı sorgularsak verecek cevabınız olmadığının farkında mısınız?
    yeğeninizi sanal futbolun başına getirip galatasaray markasını küme düşürttüğünüzün, maliyetin maddi olarak olmasa da manevi olarak ağır olduğunun, galatasaray'ın marka değerine verdiği zararın farkında mısınız?
    galatasaray'ın bir aile şirketi olmadığının farkında mısınız?
    futbolda - basketbolda - voleybolda velhasıl tüm branşlarda galatasaray'ımızın olması gereken yerde olmadığının farkında mısınız?
    "uefa ile anlaştık" deyip, gidip gelip hiç bir şeyi halledemediğinizin ve sonuçta almak istediğiniz cezanın alındığının farkında mısınız?
    federasyon isviçre temsilcisi olarak iyi bildiğim uefa'nın hala ensemizde olduğunun, döneminizde borçların azalmayıp aksine arttığını göz önüne alırsak yine ceza alarak avrupa kupalarına katılamazsak halimizin ne olacağının farkında mısınız?
    kurumsallaşma, maddi konularda gelir getirici projeler üretme çabaları yerine algı operasyonlarına giriştiğinizin, genel kurula 3 gün kala kanka gazetecilere "-ceğiz -cağız"lı haberler uçurduğunuzun geçmiş dönemlerden alışık olduğumuz için biz farkındayız. ya siz, bunun farkında mısınız? yoksa aklımızla dalga mı geçiyorsunuz?
    güya "futbol sempozyumu" isimli bir toplantıda verdiğiniz görüntüye ben üzüldüm. üzerinize giydiğiniz gömleğin size 2 beden büyük geldiğinin farkında mısınız?

    kısacası, bu saydıklarımdan sonra kendi adıma ve de en önemlisi benden sözcüleri olmamı isteyen kulübün gerçek sahibi o hor gördüğünüz, kahrettiğiniz taraftarlarımızın adına sizleri ne idari ne mali ne de manevi olarak ibra etmiyorum.

    son bir sorum: efendiler, istifa da bir hizmet ve onurlu bir çıkış kapısı olabilir, farkında mısınız?
    --- alıntı ---

    https://www.youtube.com/...amp;feature=youtu.be

    günün bence en güzel konuşmasıdır. her "farkında mısınız?" sorusuyla vicdan muhasebesini yapması benim tahminimce bu yönetimin en ağırına giden şey olmuştur. olmadıysa da gelecek günlerde hatırlayınca elbet olacaktır. kendisine sonsuz teşekkür ederim.
  • 22
    mali genel kurulda yaptığı konuşmadan değil, twitter üzerinden bazı paylaşımları ve sadece kulüp üyelerinin yazıştığı bir e-mail platformunda mesajı nedeniyle disiplin kuruluna sevk edilmiştir.
    sonuç olarak önceliklerini tayin edemeyen, yapması gereken büyük işleri savsaklayıp saçma sapan işlerle vakit öldüren yönetim kurulunun hedefi olması, galatasaray açısından daha çok endişelenmemiz gerektiğini göstermektedir.
    dedikodu ve cadı avı ile uğraşan yönetim çapsızlığına mühür vurmaktadır, bunu ysk bile inkar edemez!
  • 23
    kulübün yönetimi gittikçe ülkenin yönetimine benziyor. eleştiren, karşıt görüşü olanlar yargılanarak, ötekileştirilerek soğutulmaya çalışılıyor.

    tanım: artık eleştirirken bile 3 kez düşünmek gereken bir ülkede mensubu olduğu kulüp yöneticilerini eleştirdiği için disiplin kuruluna sevkolan galatasaray kulübü kongre üyesi.

    sen yürüyedur, bu devran elbet dönecek..
  • 24
    fetöçü diye ilan edilir.. ne o avrupaya açılan pencere ne o fikri hür vicdanı hür irfanı hür lise ya bırakın allahını seversen o displin kurulu şurada ki entryleri incelesi topumuzu fetöçü ilan eder.

    bu adam senelerdir yolsuzluk var.. bunu araştıralım diye bağırıyor.. galatasarayda yolsuzluk yok bildiğın devletin malı deniz yemeyen domuz hesabı var.