• 1
    çoğu zaman eş anlamlı zannedilen aslında subjektif de olsa son derece zıt anlamlı iki spor takipçisi profilin karşılaştırmasıdır. ukdeyi cajun traiteur kişisi 20 ocak 2011 perşembe günü saat 01:14 sıralarında vermiş.

    seyirci sadece müsabakayı izleyip ücreti mukabilinde keyif almak isteyen kişiyken taraftar duyduğu aidiyet hissiyle üzüntüyü, rezilliği, yokluğu, başarısızlığı ve her türlü menfi durumu baş tacı eden kimsedir.

    14 yıl şampiyon olamayıp seni sevmeyen ölsün'ü mecidiyeköyde haykıran galatasaraylılar taraftar iken 2000'lerde galatasaray'ın efsane başarılarıyla galatasaraylılığın popüler olmak olduğu zamanlarda galatasaraylı olarak öncelikle mutlu olmak isteyen galatasaraylılar ise seyircidir.

    seyirci de olsa taraftar da olsa her galatasaraylı yine de baş tacıdır...

    not: ben taraftarım...yaradanı görmeden sevdiğimiz gibi gerekirse başarılarını da görmeden severiz galatasarayı yeter ki galatasaray hep galatasaraylılarca yönetilsin, idare edilsin:)
  • 4
    taraftar maç günü seçmez. iş günü ya da okul da olsa riskleri alarak maça gider. seyirci genelde hafta sonunu tercih eder.
    taraftar için maç günü hava durumu önemli değildir. kar, yağmur, çamur, soğuk dinlemez. seyirci sıcak, açık havayı tercih eder.
    taraftar kendi futbolcusuna küfür etmez, en azından zıvanadan çıkana kadar sabreder, ıslıklamaz. seyirci en ufak hatada kendi futbolcusuna saldırır.
    taraftar top kendi takımındayken tezahürata yüklenir. seyirci adı üzerinde sadece izler...
    taraftar top rakipteyken ıslık çalar, ıslık çalmayı bilmiyorsa yuhalar, bir şekilde ses çıkarır ve uğultu yapar. (ben tribünde konuşamayan, engelli bir kardeşimizin bağıramadığı ve ıslık çalamadığı için elini ağzına kapatıp açmak suretiyle ses çıkardığını gördüm) seyirci ise trene bakar gibi bakar. hatta ıslık çalandan rahatsız olup ters ters bakanları vardır ki kendilerine tepkim aşağı mahalleye doğru kasımpaşa şeklindedir.
    taraftar maç oynanırken genelde bir şey yiyip içemez. (sigara hariç) çay, kahve içmeyi denese de sağa sola döker. seyirci ise hamburgerini oturarak yer, çekirdeğini çitler, kabuğunu ön tarafa tükürür. hatta önde maçı ayakta izleyene çök çök der...
    taraftar takımına antipatik davranan rakip forvete (bkz: eto'o) tepki verirken, seyirci o forvetle fotoğraf çekmek için yarışır.
    taraftar takımı başarısızken bile gidip stadda, sokakta tepki vermek ister. seyircinin o günlerde ligdeki sıralamadan bile haberi yoktur.
    taraftar işler kötü gidiyorken üzüntüden kahrolur. seyirci bir şeyleri askıya almayı tercih eder.

    neyse biz işimize bakalım. siyasete, tff'ye, mhk'ye, hakemlerine, medyaya, şaibeli rakiplere karşı bir olalım, diri olalım, taraftar olalım. yaşasın kafayı galatasaray'la bozanlar!