• 1
    2010'ların özellikle de ikinci yarısının en hit olayıdır. tipik bir 90'lar çocuğu ve de bir egeli olarak rahatlıkla iddia edebilirim ki 2010'lara kadar "sakal" ülkemizde özellikle de aile büyükleri tarafından çok sempatiyle yaklaşılan bir tercih değildi. tabi burada sakaldan kasıt ful sakal, yoksa 90'larda şekilli top sakal falan oldukça modaydı. diğer yazarların kişisel gözlemleri ne şekildedir bilmiyorum fakat benim ömrümün geçtiği yerlerde "sakal" demek dinci* olmakla, terörist olmakla ve bakımsız olmakla özdeşleştirilirdi. bu yüzden de sakal uzatan erkekler ya aile büyükleri tarafından uyarılır, ya da arkadaşlar tarafından alay konusu olurdu...

    sporcularda ise sakal esasında ya hippi (ülkemizde yoktu), ya matem (hagi), ya da formsuz golcü sakalı (tanımlı bir şey olmayıp tamamen dönemseldi) demekti... bunlardan başka bir örnek aklıma gelmiyor gerçekten.

    sporcuların genelinde ise uzunca bir süre "tıraş edilmiş pürüzsüz cilt" modası vardı. mesela bu konuda david beckham ve çeşitli reklamlar yoluyla hizmet ettiği sektör en başı çekerdi diyebilirim. hatta andre agassi'nin zamanında hızını alamayıp sakalıyla beraber kafasını bile tıraş ettiği görülmüştür, öyle bir dönemdi yani, pürüzsüz cilt = erkekçe bakım idi. arda turan, burak yılmaz ve selçuk inan gibi en aşina olduğumuz oyuncular da hayatımıza hep tıraş edilmiş pürüzsüz ve tatlı yanaklarıyla girmişler, niyeyse sonradan adeta sözleşmiş gibi birer birer bu akıma uyarak acayip sakallar uzatmaya başlamışlardır. şu an dönüp bakıldığında futbolcular en başta olmak üzere sporcuların çok önemli bir kısmı sakalla gezmektedir.

    bence estetik ve sosyolojik açıdan ilginç bir durum. sürü psikolojisi gibi bir şey, ya da önceden ciddi bir baskı varmış bu açıdan ne bileyim diyeceğim ama sporcular önde gelen insanlar olarak hep daha özgürdüler ve toplum normlarına nazaran özerkliğe sahiptiler sanki?

    madem beckham dedik bari kapanışı şöyle bir özetle yapalım...

    90'lar, 2000'ler;

    http://i.telegraph.co.uk/...g-15030_1848626c.jpg

    :o

    2010'lar;

    https://www.beardstylestoday.com/...kham-Thick-Beard.jpg

    :(
  • 6
    bir sporcunun değil bir insanın sakal bırakıp bırakmaması ne gibi bir olumsuz etkisi mantalitesi var biri bana açıklasın. hayatımda gördüğüm en salakça geleneklerden biri. bir insan işini iyi yapsın isterse lgtb üyesi olsun, ister sakal bıraksın isterse de dövme yaptırsın.

    toplumun getirdiği bu gelenek yadsımalarından gerçekten gına geldi. italya da tren istasyonunda "metalci" diye tabir edeceğimiz memur insanlar çalışıyor. şimdi o adam işini düzgün yaptıktan sonra e sanane be kardeşim sakalından? şimdi sinek kaydı subay traşı model bir insan yada bir sporcu işini düzgün yapmıyorsa "efendi insan" profilinden dolayı bu onu kayda değer mi yapar?

    insanları artık bir kalıba sokmaktan çıkın bir rahat bırakın isteyen sakalını bıraksın isteyen kessin abi.
  • 8
    milletine göre değişir. futbol için konuşursak ; mesela almanların sakal bırakan topçusu yok denecek kadar azdır. olanlar da esasen alman olmayıp başka yerlerden göç etmiş esmerlerdir. almanlar fiziksel yapıları gereği suratlarnda ya sakal çıkmaz veya tek tük çıktığı için düzenli traş olurlar. yakışır da suratlarına. ama türklerin, italyanların, yunanların önemli bir çoğunluğu sakal bırakır. yine esmer yapıları gereği bırakmaları da normaldir. hepsini kesince tavuk götüne dönerler de o yüzden. burada önemli olan aykut demir gibi abartı derecesinde iğrenç bir uzunlukta dolaşmamaktır.
  • 10
    depresyona girdiği ve herşeyi boşverdiği, saldığı için bırakıyorsa sıkıntılı olabilecek durumdur. bunun haricinde modaya, ortama uymak maksatlı bırakılıyorsa kendi tercihidir, saygı duymak lazım. bugünlerde sakal moda, yarın başka birşey trend olur. belki seneye herkes wilhelm bıyığı bırakacak belli mi olur?