• 1
    beden eğitimi ve spor yüksek okulu bünyesinde bulunan bir ders. ciddi anlamda yurt içi ve yurt dışında yapılan ve yapılacak olan her türlü sportif olayın (transfer, turnuva, spor kompleksi kullanım hakkı vs) yazılı kurallarını barındırır. bu alanda kendini geliştiren bir hukukçumuz henüz maalesef bulunmamakta, o yüzden tahkim kurulunun çok da adil olmayan hükümlerine mecbur bırakılıyoruz.
  • 7
    http://ileriegitim.turavak.org.tr/...rhukukuvetahkim.aspx

    arkadaşlar şöyle bir mail aldım. aramaya inananlardanım ancak sözlükte genel bir duyuru başlığı bulamadığımdan ilanı buraya yazıyorum.

    kota dostu bir entry olmasi sebebiyle özet geçecek olursam, yukarıda paylaştığım link bir spor hukuku sertifika programıdır.

    programı düzenleyenleri tanımıyorum, programin kazanımlari hakkında da bilgim yok, yani bu sertifikayı aldığınızda spor hukukçusu ünvanı kazanacak mısınız bilemem.

    programın fiyatlandırması;

    avukat stajyeri - hukuk fakültesi öğrencisi : 400 tl

    avukat (baro’ya kaydı olanlar) : 750 tl

    tbb dışı katılım (baro kaydı olmayan avukatlar, diğer lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri) : 1.000 tl

    olarak belirlenmiş. ilgilenen arkadaşlar olursa bu entry kendileri için bir ilk adım olabilir.

    hadi öptüm.
  • 8
    maalesef türkiye'de fenerbahçe ve fenerbahçe yalakalarinin tekeline aldigi hukuk alani. sekip mosturoglu, talat emre koçak gibi sike davasinda ne mal oldugu ortaya cikanlar dahi hala bu daldan ekmek yiyebiliyorlar. bu alanda helvaci gibi, umit kocasakal gibi fener ne yaparsa yapsin, ben aldigim paraya bakarim diyenler de var ve onlar oldugu icin burnumuz boktan cikmiyor.
  • 11
    temelinde ikiye ayrilabilir: birincisi dogrudan sporla ilgili kurumlarin verdigi kararlar ve cikarttigi kurallar (ornegin federasyon disiplin kurullari veya cas. bir de esas gorev alanlari olmamakla birlikte devletlerin veya uluslararasi orgutlerin spor alaninda aldigi kararlar vardir (ornegin avrupa adalet divani'nin bosman karari). onceki yillarda "efendim ayri bir 'spor hukuku' yoktur, sadece bazi kurallarin spora uygulanmasi, yani 'spor ve hukuk' vardir" gorusunu savunanlarin tezi, ozellikle de cas'in otoritesinin ve ictihatinin guclenmesiyle birlikte zayiflamistir.
  • 12
    sporun özneleri arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümüne, spor ahlakı ve hukukun genel ilkeleri çerçevesinde çözüm arayan disiplin.

    tabi, konuyu temel hukuk normları açısından ele aldığımızda spor hukuku; özel hukuk, ceza hukuku, idare hukuku, dernekler hukuku, şirketler hukuku, uluslararası hukuk, borçlar hukuku, ceza usulü ve hukuk usulü, tahkim hukukunu bilmeden, anlaşılamayacak bir multidisipliner hukuk dalı olarak karşımıza çıkmaktadır.

    burada spor hukukunu konuşurken bu işin son karar mercii olan uluslararası spor tahkim mahkemesi'ne değinmeden olmaz. court of arbitration for sport (cas), yani uluslararası spor tahkim mahkemesi’nin temelleri 1981 yılında, zamanın uluslararası olimpiyat komitesi (ioc) başkanı juan antonio samaranch’ın fikir önderliğinde atılmıştır. isviçre’nin lozan kentinde 30 haziran 1984 yılında kurulan, cas, bütün uluslararası spor uyuşmazlıklarına bakmak ve bu kararları kesin hükme bağlamakla yetkilidir. 2 tane anadile sahip olan cas'ta davalar, fransızca ya da ingilizce olarak görülür. genellikle cas’a en çok doping ve ticari uyuşmazlıklarla ilgili davalar için gidilir. zaman zaman bahis şikesi ve salt şike gibi davaların da cas'ın gündemine geldiği olmaktadır. tüm ulusal ve uluslararası yönetici spor kuruluşları, cas’a gitmekle ilgili kendilerine ait tüzüklerde bir madde bulundurmak zorundadır.

    buna ek olarak, günümüzde spor faaliyetleri, gerek bireysel veya takım halinde, gerekse amatörce veya profesyonelce yapılsın, hayatımızda önemli bir yer tutmaktadır. hukuk, toplumsal hayatı düzenlemek için devreye girdiğinden, bu hayatın bir parçası olarak sportif faaliyetlerin güvenli ve düzenli olması açısından da hükümler öngörmektedir.

    hukuk, spor faaliyetlerini yapan, yaptıran, katılan, denetleyen veya destekleyen gerçek kişiler ile özel veya kamu tüzelkişiler arasındaki ilişkileri çeşitli yönleriyle düzenlemektedir. bu bağlamda, spor hukukunun özerkliği konusu ve yukarıda bahsettiğim, spor hukununun temelini oluşturan diğer hukuk dallarının doğru işlemesi, doğru işletilmesi oldukça hayatidir.

    yine de spor hukukunun ancak, yargı sisteminin bağımsız şekilde işlediği ülkelerde işletilebildiği, bu işleyişe sahip olmayan ülkelerdeki ulusal spor yönetimlerinin aldığı kararların ise, uluslararası mahkemelerdeki kararlarla çelişebileceği de unutulmamalıdır.
  • 13
    toplumu düzenleyen kurallardan ve devletin yaptırımlarından oluşan yasaların tümü.

    gençliğe hitabede gazi mustafa kemal atatürk der ki :cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir...

    işte bugün hukuk açısından yaşadığımız tam olarak budur. dış mihraklar tarafından ele geçirilmiş olmasa bile belirli saiklerle hukuk dizayn edilmiş, ele geçirilmiştir. hukuk bitmiştir. bunu maalesef bir hukukçu olarak söylüyorum.

    bu tüm hukuk açısından kısmen geçerli maalesef ama buraya uygun olarak konuşacak olursak türk spor dünyasında işleyen hukuk sanıyorum ki en rezil halde olan hukuk dalı.

    kurullar tamamen oralara yerleştirilen adamların yerleştirenlerden aldığı talimatlar ile çalışıyor. talimat almasalar dahi karar alıcılar onları atayanların ideoloji, fanatizm ve niyetlerini gözeterek kararlar alıyorlar. karar alış biçimleri sadece hukuka değil, vicdana, etiğe, her şeye ters. artık kanuna, tüzüğe veya disiplin talimatlarına bakmıyorlar. karar alış biçimleri tamamen şöyle:

    aman a ne der?
    b başka olaydan mağdur oldu şimdi bir de biz üstüne gitmeyelim.
    c haksızlığa uğradı şimdi onun düşmanı ç'ye haksızlık yapalım içi soğusun.
    d geçen sene bu cezadan ortalığı yangın yerine çevirmişti, bu sene e'ye de verelim.
    f ve g arasındaki uyuşmazlıkta f mağdur olursa sesi çok çıkar, daha mazlum olan g'yi ezelim.
    bla,bla,bla.

    bu ve bunun gibi yöntemlerle kararlar alıyorlar zaten. e bugün kurullardaki adamların nereyse tamamı fanatik düzeyde fenerbahçeli olunca bu örneklemelerin hepsi hukuka aykırı bir şekilde gerçekleşmeye ve fenerbahçe lehinde olmaya devam ediyor.

    keşke düzen değişse ama düzen değişmez. bari düzensizliği homojen oluştursunlar, her gün canımızı sıkmasınlar.
  • 14
    evrensel değildir ve türkiye'deki versiyonunun ise bazı uygulamaları şöyledir:

    1- şike, teşvik primi, maç ayartmak,
    2- bir camiaya her fırsatta mesnetsiz şekilde fetö imasında bulunmak,
    3- seyircisiz maçlarda, sokağa çıkma yasağı olan bir günde stada seyirci almak,
    4- tribünde her türlü taşkınlığı, küfrü, illegaliteyi yapmak,
    5- silahım olsa hakemi vururdum demek,
    6- hakemleri töhmet altında bırakan her türlü açıklamayı yapmak,
    7- paralı sosyal medya trolleriyle rakip camiaya ve futbolcularına saldırmak,
    8- transferde beyan bildirmemek, manipüle etmek, belirlenen limitleri aşmak,
    9- ırkçılık yapmak,
    vs. vs. vs.
    bu saydıklarıma cezai herhangi bir işlem uygulanmaz.

    1- soyunma odası gibi özel bir alanda kaynağı belirsiz bir video üzerinden niyet okuyarak ceza vermek,
    2- bosman ve ilgili evrensel kuralları hiçe sayıp sözleşme uzatmayan futbolculara ceza vermek,
    3- en ufak hakem eleştirisine en üst sınırdan önce medyada sonra kurullarda ceza vermek,
    4- bir paylaşım retweet etmeye ceza vermek,
    5- koreografi üzerinden bir medya şaklabanını rehber edinip niyet okuyarak ceza vermek,
    vs. vs. vs.

    uzun uzun yazdım ama aslında tanım için,
    ''ceza vermek için renkleri baz almaktadır.'' demek yeterli.

    not: entry futbolla ilgilidir.