• 1
    sezonu erken açmak sanki vebalı olmak gibi algılanıyor. sezonu erken açan da ligin ortasından itibaren düşüşe geçermiş, mahvolurmuş gibi bir intiba var.

    bu görüş sadece bir şehir efsanesi. hiç alakası ilgisi yok. sadece aşırı sıcaklarda antreman zorluğu var ki o da zaten avrupaya yani serin ülkelere gidildiğinden hiçbir problem yaratmaz.

    neymiş osmanlıspor sezonu erken açmış ta sezonun sonuna doğru kondisyonları düşmüş. o nedenle seri mağlubiyetler almış. bunlar sadece mağlubiyete kılıf arayan hocaların uydurmaları. şimdi bunun nedenlerini açıklayayım.

    bursaspor sezonu erken mi açtı lig sonuna doğru gelenden beş gidenden altı yedi. fener sezonu geç mi açtı hiçbir derbi mağlubiyeti yok sayılır. hala da en üst seviyede oynamaya çalışıyor. daha nice örnekler verilebilir.

    sezon planlamasıdır önemli olan. planlamanı iyi yaparsan hiçbir sorun yaşamazsın. sende sadece 11 futbolcu yok 26 futbolcu ile çalışıyorsun. rotasyonu iyi uygularsan erken oynadığın maçlar hazırlık maçı gibi olur. zaten ön elemedeki rakipler amatör takım kıvamında takımlar oluyor.

    insan akıl sahibidir. aklını iyi kullanırsa çözemeyeceği hiçbir problem yoktur. ancak bizim yönetimde yeterince futbol aklı olmadığından panik havası yaratıyorlar.

    3 haziranda tatile çıkılıyor. ilk avrupa elemesi 14 temmuz civarı. demekki 40 günden fazla zamanın var. 26-27 gün tatil yaptırırsın futbolcularına. 13 günlük antremanla da ilk hazırlık maçına çıkarsın. ne var bunda. zaten her takım on günlük antremanın ardından hazırlık maçlarına başlar.

    hatta takımın genç futbolcularını bir hafta daha erken kampa alabilirsin. bunlar zor şeyler değil.

    biz dört-beş ilk onbir futbolcusu transfer edelim gerisi o kadar zor değil. hatta futbolcuların göbeklenmemesi açısından belki daha da faydalı olur.

    yani 3. ile 4. olmak arasında önemli bir fark yoktur. ancak bu konya'yı yenmemiz önemli değil anlamına gelmez. konya'yı yenmeliyiz ama öyle fazla büyütmeden.
  • 3
    çok da endişe edilmeyecek durumdur. zira oynayacağımız ilk 2 takım oldukça kofti olacağından dolayı hazırlık maçı statüsünde sayılabilir. o döneme zaten transferler yetişmez ve takımdaki çöpler o takımları geçse de olur geçemese de. geçemezlerse çöplerden ve tudor'dan, geçerlerse as oyuncuların fazla maç yapmasından kurtuluruz. avrupa ligi'nin bir esprisi yok. kupayı alacak halimiz de yok. seneye şampiyon olmadıkça şampiyonlar ligi'ne gitme şansımız da yok. bu nedenle avrupa ligi'ne erken veda etmekle ilk maçları çöp kadroyla oynayıp tur geçmek arasında pek bir fark yok.
  • 4
    geçen sene rezalet performans bu sene de rezalet peformans ve kazanılan milyonlar.
    sezonu erken açıp da şunlara ızdırap vermek, ceza verdirmek bakımından iyi olmuş diyorum.
    erken form tutup, erken oyundan düşmek pek bizim takımlara göre değil zira nisan-mayıs ayını gören takım az oluyor.
    hamza'nın 5'e 2'leri gibi, riekerink'in düz krossları gibi değil göbek eriten,kramplara neden olan, bezdiren, yağ yaktıran, güneşte kavurtan ağır antremanlar yapsınlar ki sezon içinde yanından geçen adama temas etmeyi becerebilsinler.
    haybeye kazandıkları milyonları çeşme'lerde bodrumlarda ezemesinler.
    göbek yapıp kampa gelmesinler.
  • 6
    net dezavantajdır.

    abi haftada bi maç oynuyorlar milyonlar alıyorlar denen adamlar her gün çift idman yapıyor, yaz kış demeden. karda marda top idmanı eziyettir mesela. size kolay geliyor olabilir ama benim diyen delikanlı bi ay dolmadan pestil olabilir yani bu tempoda.

    işte tüm bu halet-i ruhiyede bir futbolcu sezonu 10 gün dahi erken açsa hem fiziksel ama daha çok psikolojik olarak etkileniyorlar.
  • 7
    fiziksel yorgunluk bir şekilde önlenebilir. ona göre antrenman programı uygulanır. rijkaard gibi uefa eleme maçlarına yedek kadrolarla çıkılabilir. benzer durumu yaşadığımız 2009-10 sezonu başında tobol maçına paf takımı ağırlıklı bir kadro çıkarmıştı diye hatırlıyorum. tabi yedek ağırlıklı kadroların turu geçeceğinin garantisi yok. mental yorgunluk, fiziksel yorgunluğa göre bizim çalışmayı sevmeyen yerli futbolcularımıza göre daha çok sorun oluşturacaktır.

    her şeye rağmen son 2 sezonu 5. ve 4. bitiren mevcut kadro işin sezonu erken açmak çok güzel bir ceza olacak. umarım hiçbir futbolcuya ekstra izin vermezler. belki yol durumunu göz önünde tutarak, muslera kapma 1-2 gün geç katılabilir.
  • 8
    ben ömrü hayatimda bu kadar bos yorum yapilan bir konu daha görmedim, sezon erken acilirsa sezon ortasinda yorgunluk olurmus, vay be.

    bence riekerink gelsin o'nun kamplarinda bir dansöz oynatmadiklari kalmisti belki oynatirlar.

    bu sene o oyuncular essek gibi calisip kosacaklar, bak kosu mesafelerini isteyince ne güzel arttirdilar, ne oldu da tudor varken kosmaya basladilar, kolejli kizlar gibi gidip baskana hoca bizi cok calistiyiyo yoyuluyoz diye sikayet etmediler mi? cikip bunu cenk ergün ve dursun özbek aciklamadi mi?

    ülkenin en büyük markasinda hicbisey yapmadan yatan adamlari neredeye taraftarlar savunacak noktaya gelmis. oldu pasam tudor sezonu erken acsin, bizim yildizlarin tatili bitince öyle katilsinlar kampa.

    utanmazlara bak, hem taraftarini yüzünü düsür hem de o taraftar yetmedi biraz daha yatsalardi diye düsünsün.
  • 15
    10 gün tatil yeter bence,haziran 15'te sezon açılır,beyler zaten bu adamlar sezon içi çalışmadılar,lay lay lom sezonu geçirdiler,taraftarın tek isteği vardı fenerbahçe maçını kazanın onda bile oynamadılar.
    eşek gibi erken açacak bizim takım sezonu,beğenmeyen futbolcu defolup gitsin,kolay değil futbolculuk,psikolojileri bozulurmuş falan filan,asıl psikolojisi bozulacak olan asgari ücretle çalışan emekçilerdir.ben ne insanlar tanıyorum asgari ücretle günde 12 saat çalışan,yılda 3 5 gün bile tatile gidemeyen binlerce emekçi var bu ülkede.
  • 20
    2017-2018 sezonu için 26 haziran pazartesi takım sezon açar, top başı yapar.
    normal bir takım zaten temmuz, 1-2-3 olarak sezonu açıyor. milli takıma giden oyuncular bu tarihlerde gelir. hazırlık maçları yerine, uefa avrupa ligi karşılaşmaları yapılır. hepsinde seri başıyız. hatta kötü stadlarda oynayacağımıza bu maçlar daha iyi bile olur. herkesin çekindiği şu elenmek ve sezonda gelen başarısızlığın buna bağlanması.

    takım 17-18-19 haziran'da sezon açmazsa kimse bu duruma kanmasın.

    avrupa'da gitmeyen sezon için linke bakabilirsiniz. tarihlere dikkat.

    http://www.galatasaray.org/...-sezonu-aciyor/32719
  • 21
    önümüzdeki sezonun da çok farklı olacağını düşünmüyorum. bu (buraya küfür gelecek) arkadaşlar uel ilk turunda birkirkara, vikingur, otelul galati gibi bizden güçlü olan takımlara elenip başarı hanelerine (!) yeni zaferler ekleyeceklerdir. zerre güvenim yok hiçbirine. sezonu isterlerse yarın açsınlar. yönetim, zihniyet, kadronun tamamen değişmesi harici yapılacak hiçbir hamle galatasaray'ı başarıya ulaştıramayacaktır.
  • 22
    takım açısından dezavantajları olsa da (sakatlık riski, sıcaklar, yıpranma, vs..) `2017 - 2018 futbol sezonu` özelinde bazı avantajları olan durumdur..

    önümüzdeki sezondan sportif açıdan tek beklentim transfer sezonunda para harcanmamasıdır. hiç kendimi germiyorum, şampiyonluk da yok, avrupa kupası filan da yok gelecek sezon. yanılmayı ister miyim? hem de çok; lakin yönetim nasılsa `florya` öyledir, dolayısıyla hayal görmeyelim derim..

    ok sportif olarak bir beklentim yoksa avantaj diye gördüğüm nedir peki? herşeyden önce maç günü bizim evde baba-oğul günüdür, maç saat kaçta olursa olsun en geç 11:00 gibi çıkarız, gece yarısı döneriz; istisnasız enfes zamanlar geçirmişizdir, bunlar çoğalacak..

    ikincisi, böyle sezonlarda stada gelenler artık mazoşist mi çilekeş mi fedakar mı bilmem ve kimseyi kırmak da istemem açıkçası, ama gene de daha bir başka oluyor. maç başlamadan önce gözgöze geliyoruz bazen, puan kaybedeceğimizin kesin olduğunda anlaşıyoruz, başlıyor, kaybediyoruz, çıkışta tekrar rastlaştığımızda acı acı tebessüm ediyoruz.. tribünden edindiğim bütün dostlarımı kötü sezonlarımızda edindim..

    ne yapalım her şerde bir hayır arayacağız (bkz: pollyanna taraftar )
  • 23
    2017-18 sezonunda galatasaray'ın felaketi olması mümkün durum. sözlük yazarları her zaman olduğu gibi gerçek hayattan örnek vermek yerine avrupa takımları da sezonu erken açıyor onlara bir şey olmuyor gibi akademik laflarla işin kolayına kaçıyor. ona bakarsanız almanya da her yıl bütçe fazlası veriyor. yaşadığınız ülkede şark kafasının hakim olduğunu unutuyorsunuz bazen.

    mesela bu şark zihniyeti 3 hafta sonra ön eleme maçımız var, transferleri de yetiştiremedik deyip sabri ile sözleşme yenileyebilir. hatta o gün geldiğinde buradaki bir çok arkadaş, adamlar ne yapsın maça beksiz mi çıkalım, hem yeni sağ bek gelecekmiş sabri onu yedekler diyecek ve sabri bir sene daha as kadroda olmaya devam edecek. o gün bu hamleyi savunanlar sezon içerisinde meşhur bir laf olan sabri'ye değil transferleri yetiştiremeyenlere kızın diye muhteşem felsefeler kasacaklar.

    keza ön elemedeki dandirik maçlarda köy takımlarına karşı göstereceği performansla ahmet aslında iyi stoper, yanında tecrübeli bir adamla iş yaparcılar seslerini daha yüksekten duyuracak ve iki stoper yerine yumuşak bir sol stoperle iş geçiştirilecek. selçuk iki tane pas verip bir de frikikten yazınca, böyle oynasın canımı yesinciler, hakkını verinciler gelecek. yasin gol attıkça bruma'nın yerine kanat almaya ne gerek var yasin idare ederciler de ortaya çıkacak.

    olmaz demeyin çünkü bunların hepsi yaşandı. levadia tallinlere, adını unuttuğum yahudi takımlarına tonlarca gol attığımız rijkaard'lı yaz dönemi de buna benzer şeyler söylendi. ne stoper transferi milli takımın tandemi bizde. bek almaya gerek yok sabri çok koşuyor. sol bek hele hiç lazım değil hakan balta rijkaard'ın istediği gibi pasör bek. o dandik takımlara bile oyunun belli bir dakikasından sonra tempo sorunu yaşıyoruz dedikçe yediğimizden fazlasını atarız kardeşçiler vardı.

    kısacası böyle böyle taraftarın gazı alınıp sezona yine yarım yamalak, her yeri dökülen, bok gibi bir kadroyla girilecek.