• 2
    store'da satılan ürünler icin ise bu talebi, gayet makul bir istekte bulunan taraftardır. adam "sponsorlar ile anlaşın, adam gibi oturun pazar araştırmanızı yapın ve bu isteğe cevap verin" diyorsa dibine kadar haklıdır. enseye ülker logosu yapıştığından beri forma almayan biri olarak benim bu taraftar. ayaklı reklam tabelası olarak gezmeye meraklı arkadaşlara selam ederim :)
  • 4
    imkansız bir istek olduğunu bilmeme rağmen bu kişi benimdir. hatta bu taraftarlarımız "parası neyse fazla vereyim ama şu reklam olmasın" lafını bile kullanabilirler. bu istek yüzünden yıllardır forma almayan, almak istemeyen bilinçli taraftarlardır. metin oktay forması bu isteği gidermek için birebir olmasına rağmen maç formalarıyla aynı kumaşta, kalitede olmadığı için sırt numaralarıyla fantezi yapmak isteyen, memleketinin plaka kodunu bastırmak isteyen taraftarın beklentisini karşılayamaz.

    bu arada endüstriyel futbola karşı değil miydik biz? formula 1 araçlarına döndük iyice...
  • 7
    gayet makul bir istekte bulunan taraftardır. forma reklamı kulübe verilir. kulüp her maç giydiği forma ile o markanın tanıtımını yaparak markayı tv vasıtasıyla milyonlara ulaştırır. bunun karşılığında da belli bir miktar para alır. peki ben para vererek satın aldığım giyim ürününde her gittiğim yerde söz konusu markanın reklamını taşımak zorunda mıyım? üstelik formanın da estetiği bozuluyor. velhasıl kelam takım sahaya her çıktığında sponsor firmasının reklamını yapsın elbette ki. fakat taraftarı buna zorlamak yanlış geliyor bana.
  • 11
    reklamsız forma konusunda atletico madrid gibi bir şey yapılabilir. atletico madrid en son real madrid maçında kırmzı beyaz çubuklu formasında ön tarafta kare şeklinde bir reklam olan formayla çıktı. bu adamların normalde kırmızı beyaz çubuklu formalarında reklam olmuyor hatta bir lig maçında görmüştüm. sadece nike amblemi ve kulüp arması vardı.
  • 14
    bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan taraftarlarca eleştirilen taraftar tipi. diyorum ki "dünyada örnekleri var, adam gibi araştırılırsa böyle bir talebi olan kitlenin varlığından haberdar olunur". paşam ezbere konuşuyor endüstriyel futbol, bilmemne diye. bizim yöneticiler sponsor firmalarla ya fazla içli dışlılar, ya da bu işi profesyonel manada kıvırabilecek kapasitede değiller. bizim nazımızın geçmesi gerekirken adamlar istediği gibi bir yıl iki yıl uzatabiliyorlar sözleşmeyi aynı şartlarda. ülker ile ense sponsorluğumuz bu sezon bitiyordu sanırım. inşallah adam gibi kapsamlı bir anlaşma yaparlar da, benim gibi birçok taraftar forma protestosundan vazgeçer.
  • 18
    öncelikle belirteyim yazacağım şeylerin hiçbiri tariz ya da kinaye söz sanatlarını içermemektedir. kimseye bir şey dokundurmak veya söylediğimin tersini ima etmek niyetinde değilim. ayrıca yazacaklarımı tamamen cahil cesaretimden güç alarak yazacağım. anlaşalım da sonradan bozuşmayalım.

    bu işlerden anlamam ama formaya reklam almadan da işlerin yürüdüğü dönemler vardı. tabi ki o zamanlar futbolun endüstriyelleşmesi gibi bir durum söz konusu değildi. alın size çok bilindik iki örnek: 2005 yılına kadar barcelona ve 2008 yılına kadar athletic bilbao takımları formalarına reklam almamışlardır. diyeceksiniz ki barcelona çok büyük bir takım, zaten futbolcularını alt yapısından yetiştiriyordu, bu yüzden transfere çok büyük paralar harcamak zorunda değildi, e nou camp desen zaten 98.000 kişilik falan, adamlar bilet satışından da iyi para kazanıyor yani. bu yüzden reklama ihtiyaçları yoktu vs.
    e o zaman ben de size derim ki, biz de alt yapıya önem versek, futbolcularımızın büyük bir kısmını alt yapımızdan sağlamaya çalışsak, bir türlü tam anlamıyla beceremediğimiz gsstorelarımıza ürün çeşitliliği, orjinallik, her alana hitap eden ürünler getirip satışları arttırmaya yönelik projeler izlesek, gelir kaynaklarımızı arttırsak, sponsorlarla gene anlaşsak ama formaya reklam alma olayını irdelesek, hayat bayram olsa, belki bu durum değişebilir.
    yani olay şuna dönmesin mesela:
    http://gss.gs/A23
    kimse böyle bir forma giymek istemez değil mi?
    ha ama mesela şu tarz bir şey olabilir elbette:
    http://gss.gs/NZR
    http://gss.gs/F7i *
    neyse sululuğu bırakıp konuya devam etmek istiyorum. yani demem o ki, formada reklam istemeyenler bunu dile getirmişler ama çözüm yollarına yönelik en ufak bir fikir beyanında bulunmamışlar. bu durumun gerçekleşmesi olasılığı üzerine hiç yorum yapılmamış.
    kendi adıma, forma alırken bugüne kadar hiç reklamı sorun edip, "ulan almayayım yaa" demedim, öyle bilinçli bir taraftar olamadım malesef, bu tavrı alabilenlere saygım var. ama öte yandan, bir "marshall" görünce galatasaray taraftarının aklına neyin geldiğini hepimiz biliyoruz. bu tarz marka ile özdeşleşme durumları oluyor bazen, yani her zaman rahatsız etmiyor bu marka durumu diye düşünüyorum. ayrıca şu an kaynak veremeyeceğim ama reklamsız forma satışının olduğunu okumuştum bir yerde, demek ki olabiliyormuş böyle bir şey. anlayacağınız üzere "reklam içeren forma almam" tarzı bir anlayışım yok ama bazen reklam fazlalığının can sıktığı konusunda da hemfikirim. olaya her iki açıdan da yorum getirmeye çalıştım. son olarak da şunu paylaşmak ve cümlelerime son vermek istiyorum.
    http://gss.gs/6Yk
  • 20
    zaten alabildiğimiz ürün sayısı sene içinde üçü beşi geçmiyor. hatta geçen sene forma bile alamadım nike jacket'i alabildim sadece 136 lira... formalar da bu sene 120 tl reklamsız olduğu düşünülürse daha da pahalı olur diğer ürünlerle birlikte. ve hiç alamayız. ha olsa şöyle herkesin aylık geliri ikibin üçbin ülke genelinde. silersin reklamı basarsın ürünleri yüksek fiyata... ama şuan için mantıksız olduğunu düşünüyorum. fransa veya brezilya liglerindeki formalar gibi olmaduğu sürece reklam kalsın aga. kalsın.
  • 22
    kendince haklı olan taraftardır . belki cok tepki cekerim bilmiyorum ama ben forma üzerindeki reklamın cok abartı veya saçma bir reklam olmadıgı sürece formaya güzellik kattıgını düşünmekteyim ve galatasaray'ımızın suanki forma reklamı olan türk telekom'un da bizim formamıza yakıstıgını düşünüyorum. ha simdi girmeyin kapitalist sistemden amerikadan , sonra arkasında kim vardan ama nedense hosuma gidiyor benim. ayrıca klübe ciddi derecede maddi getirisi olması da farklı bir güzellik. bir dönemler barcelona'nın forması reklamsızdı ve bence cok da kötü ve düzdü hiç begenmiyordum ve bu hali ile daha güzel oldugunu düşünüyorum.
  • 23
    sırt kısmındaki reklamı istemiyorsa söylenmekte haklıdır, mümkün olsa ben de istemem mesela sırttaki ülker logosunu... ha nedir? adamın/kadının adı ülker'dir o zaman onun inisiyatifine kalmış, reklamı istediği gibi kullanır, güle güle kullanır, hatta gülünecek bir şey varsa söylesin biz de gülelim...

    aslında işin özü, belki biraz saçma olacak ama göğüs reklamını istememek anıları da bir çırpıda silip atmak gibi geliyor bana... göğüs reklamları belli bir dönemi yansıtır, anıları hatırlatır, göze canlılık getirir, zihni dinç tutar, kan yapar...

    türk bank, show tv, bank ekspres, vakıfbank, marshall, avea, telsim, aria, türk telekom... şu isimleri sayarken bile anılar, o unutulmaz maçlar kafada canlanıyor ister istemez...

    reklam olsun olmasın her forma yaşattırdıkları ve hissettirdikleriyle vardır... ama sırt reklamı hariç, o ne öyle! eeeh!
  • 24
    gelenekçi taraftardır. büyük şirketlerin, büyük oluşumların hedefi her zaman büyümek ve yenilenmektir. mevcut düzen içerisinde 10 yıldan fazla kalabilmek büyük bir güç gerektirir. markalaşmak, var olmak, gücü elinde bulundurmak kolay meseleler değildir. amaç gelenekleri bozmadan büyüyebilmek olur köklü camialarda.

    futbol endüstriyel bir hale gelmesiyle birlikte futbolun ne doğrultuda bir grafik çizdiğinden çok para ve gücün kimde olduğu önemli hale geldi. uzun vadeli başarı vizyonundan uzak bir sürü hamle yapılıyor. günümüzün bombaları, günümüzün yıldızları daha çok cazip halde. parasal ve mantıksal konular ön planda olduğu için, gelenekleri pek takan yok.

    taraftarlar arasında olan popüler eleştirilerde çoğu zaman bu yöndedir. her transfer döneminde galatasaray taraftarı da dahil olmak üzere yıldız transfer hevesi bir hastalık gibi her taraftarda görülebiliyor. bu beklenti havası hiç şüphesiz tribüne yansıyor, basına yansıyor, teknik direktöre soruluyor, yönetimin üzerinde bu tip bir hava yaratıyor. yönetim de elbette koltukta kalabilmek için bazı riskleri alabiliyor.

    gelenekleri bozmadan büyüyebilmek, var olan düzene ayak uydurabilmek düşüncesinin somut bir örneğidir forma reklamı. birkaç sene önce gs store reklamını da aldı bu forma, türk telekom'un avea'nın yaptığı katkıyı yapamadı ne yazık ki yapamazda.

    sponsorların ve reklamın yaptığı katkı azımsanmayacak kadar çoktur.