• 5
    football manager'da hep yaptığımdır.

    hatta ve hatta fm17 de hücum idmanlarımı bergkamp, savunma antrenmanlarımı yılların stoperi paul robinson, teknik antrenmanlarımı gerrard falan yaptırırdı. bu adamların hem uluslararası tecrübesi, hem lokal tecrübesi vardı ve büyük katkıları oluyordu.

    ilk tercihim de hep işinin ehli eski kulüp personellerini almak olur. blackburn'a tugay, galatasaray'a taffarel v.s. gibi.
  • 7
    oyuncunun kişisel gelişimine çok fayda sağlayacağını düşündüğüm sistem.

    defans oyuncusu için mesela yer tutmak, pozisyon alma falan bilen birinden öğrenilir.

    ama şöyle bir şey var; bek de defans stoper de. kanat da orta saha merkez oyuncu da. 6 ayrı 8 ayrı 10 numara ayrı ortasahalar.

    güçlü bir lider olmazsa bu sistem çok başlılığa neden olur yönetimde.

    klasik iktisadın temel varsayımı iş bölümü ve uzmanlaşmadır. işi parçalara ayırıp, herkesin iş yükünü azaltıp, o alanda yoğunlaşmasıyla çok büyük fark elde edilir. sistem doğru inşallah uygulama da doğru işler. bize de mutlu olmak kalır :)
  • 8
    türkiye'de ilk adımlarını -yanlış hatırlamıyorsam- hücum ve defans antrenörleri ile hikmet karaman'ın attığı (yılmaz vural da olabilir) uzmanlaşma yöntemi.

    fatih hocam dikkat etsin antrenörlerin; determination, level of discipline ve motivation gibi özellikleri yüksek olsun. onlar önemli.
  • 9
    benim anlamadığım şey bunun için iyi hatta dünya çapında antrenörlere sahip olmadan bunu yapmamızdır. falanca iyi forvetti, bu artık forvetleri çalıştırsınla olacak bir şey değil bu.

    levent şahin, claudio taffarel, hasan şaş, ümit davala, gökhan zan, necati ateş gibi isimlerden sadece taffarel rüşdünü ispat etmiş durumda. hatta bazılarının antrenörlük deneyimi bile yok. bu isimler bize sadece mental yönden destek verebilir gibi. daha önce görmedikleri, çalışmadıkları bir antrenman sisteminde bunlar galatasaray'a teknik ve taktik yönden ne katkı verebilir, son derece soru işareti.

    http://www.webaslan.com/...%2F%2Fzen.yandex.com

    ayrıca bu haberde fatih terim veliahtını seçecek diyorlar. güldürmeyin allah aşkına. adam şu zamana kadar veliaht bırakmamış, yanındaki herhangi bir adam anadolu takımı hocası seviyesine bile gelememiş. neyden bahsediyorsunuz siz!
  • 11
    amerikan futbolunda uygulanmayan sistemdir.

    orada uygulanan mevkii değil takım antrenörlüğüdür zira takımlar, hücum, savunma ve özel takım olmak üzere 3 ayrı takımdan oluşur. bazen ortak oyuncular kullansalar da maç sırasında ayrı ayrı oynarlar. hepsinin ayrı oyun stratejileri ve taktikleri vardır. bu yüzden takım antrenörlerinin oldukça donanımlı olması gerekir.

    bunun futbolda uygulanması ise biraz karmaşık bir durum. futbolcunun kafasında "kim lan benim hocam" sorusu oluşabilir. bu yüzden taffarel tarzı, hocalıktan daha çok mentörlük yapabilecek isimlerin daha uygun olacağını düşünüyorum. bahsedilen isimler düşünülünce birden insanların kafasında (ben dahil) bazı sorular oluşmuştur ama konu mentörlük olunca hepsi doğru isimler gibi duruyor.
  • 14
    galatasaray sinerjisi oluşturabilecek bir yönetim şekli. yoksa necati ya da elmander gomis'e ne verebilir? hemen hemen benzer kariyerdeler zaten. hocalık tecrübeleri de olmadı.

    gökhan zan maicon'a savunma mı öğretecek mesela?

    hepsini çok seviyorum da adı geçenlerden hasan şaş(2002 sayesinde), ümit davala(eh işte) ve hamit altıntop dışında futbolculuğunu kabul ettirebilecek isimler yok.

    drogba olsa mesela adam bambaşka bir seviye. kendinden sonrakilere ilham olan ve efsane olan bir isim. drogba tipi forvet diye bir tanım var dünyada.

    ama bizdekiler henüz hoca değil, tecrübeleri ders verecek kadar değil. kısaca bu bir sinerji olayı.

    ama bu fikir bile önemli. ben bunun doğru yapıldığında faydalı olacağı görüşündeyim.
  • 16
    beyzbol'da uygulanan sistemdir sebebi mevkiler cok keskin bir sekilde ayrilmistir. pitching coach, hitting coach, bullpen catcher, first base, third base diye ayriliyor. aticilarin kocu, vurucularin kocu, 1.base ve 3.base koclari.

    oyunla da cok alakali bu mevzu. misal arkadasi vurusu yaptiktan sonra 2.baseden 3.base'e kosan oyuncuyu sayi almasi icin kosup kosmamasi tamamen koc karariyla alakali. tabi ki oyuncu insiyatifi de var ancak eger 3.basede durmak yerine sayiya kosmasini 3.base kocu isterse ve oyuncu bunu yapmak isterken oyun disi kalirsa oyuncudan cok koc sucludur. stadta olmasa da sosyal medyada koca tweetlerle tepki yagar. cunku 1 sonraki vurucu ile sayi alma sansin varken az da olsa risk alarak oyun disi kaliyorsun ve sayi sansini bitiriyorsun. benzer ornek vermek gerekirse kaleciyle karsi karsiya oyuncun var. musait pozisyonda 2 kisisin. oyuncunun vurmasina veya pas vermesine karar veren bir antrenor var. tepkiler bu sebepten. onun disinda vurucularin vurus yuzdesi dustugunde menajerden cok vurucularin kocu suclanir. ayni sekilde aticilarin era'sindaki keskin degisimlerden de atici kocu sorumlu tutulur. bizim uygulamaya calistigimiz sistemde acaba bu etkilere mi bakilacak onemli olan nokta bu. gercekten kulubu ileriye goturmelik bir olay mi yoksa sadece sorumluluklari paylasmaktan mi ibaret. kagit ustunde guzel gozuken ancak uygulanmasi zor bir sistem. futbol bazinda bakinca denemekten zarar gelmeyecektir diye dusunuyorum.