• 1863
    socrates dergi'nin yüzü olduğundan beri bir vorteksin içerisinde kaybolmaya* başlayan, gün geçtikçe gitgide dibe batan futbol laklakçısı.

    --- alıntı ---

    hande sümertaş'ın görevi yayın ve tekrarlarla ilgili değil. ama galatasaray'da çalışırken kupalarla futbolcuların önünde pozlar verirsen, o anda çalıştığım camiama kendimi beğendireceğim diye sınırları aşarsan, daha sonra problem yaşayacağın kesindir."

    --- alıntı ---

    dillendirdiği şeyin zerre kadar değeri olmadığı malum da, işin esas problemli kısmı bu söylemiyle bir medya çalışanına yönelik mobbing ve taciz ortamının oluşmasına zemin hazırlamış olması. kendisinin bunu bile isteye yaptığını zannetmiyorum fakat yaptı mı, yaptı. demirkol, türk futbol medyasında fikirlerine değer verilen bir figür, haliyle atıyorum alp pehlivan'ın, etkin(y + 1)'in söyledikleri 1 etkili ise demirkol'un dillendirdikleri 10 etkili. zaten karşılık da bulmuş seslendirdiği saçmalık, dün akşamdan beri süper bir anti-sümertaş akımı var sosyal medyada, ultra haksız temellendirmelerle de olsa.

    demirkol'un ilk socrates falsosu esasında şu yayındaydı:

    https://youtu.be/u5IGQsaTR8Q

    alt taraftaki yorum kısmı "aslansın, kaplansın mehmet abi" övgüleriyle dolu lakin bein sports - türkiye futbol federasyonu mevzunda demirkol'un açıkça ve bilinçli biçimde tek taraflılığı hatta direkt taraflılığı söz konusu. kısaca krizde bein'in komple haklı olduğunu ifade etmiş idi demirkol bu yayında. bein'in haklılık payı var mı, var tabii ki, özellikle kaçak yayınlar konusunda; ancak kendisi hiçbir şekilde bein'in süreci tekelleştirip insanlara dayattığı yüksek fiyatlı az seçenekli yayın politikasından; premier league'in başlamasına saatler kalan platformun bein bünyesinden ayrılmasından ve bein'in insanlara satarken taahhüt ettiği paket içeriği konusunda hiçbir şekilde müşterilerine yönelik yapıcı bir politika uygulamamasından; bein'in ilk imza atılan sözleşmeyle olabilecekleri tahmin etmesi gerektiğinden (dolar ve euro kurlarının uçacağını 7 yaşındaki ilkokul bebesi bile bilirdi ki kur da sabitlenmişti), her şeyden önce yazılı bir söz verdiğinden zerre ama zerre bahsetmedi. demirkol zeki bir adam, bilmiyor muydu bunları? elbette biliyordu; ama dedim ya, bilinçli subjektiflik (farkında olmadan yapılanı da olduğu için bilinçli vurgusunu yapıyorum) tam olarak böyle bir şey.

    bana kalırsa demirkol çok dolu bir spor medyası çalışanı. birçok konuda diğer meslektaşlarının görmediği ya da görmek istemediği şeyleri görebilen, bunları ifade edebilen biri; ancak ne zaman youtube ilahı oldu, o günden beri doğrudan bir yokuş aşağı gidiş söz konusu. dikkat etsin de yer çekimine meydan okuyarak bir süre havada yürüdüğünü sanan ama akabinde o uçurumlardan düşmelerden hiçbir şekilde kaçamayan coyote gibi olmasın, çakılır...

    https://youtu.be/esR_uxKC27o
  • 1864
    birisi söylemişti, hatırlamıyorum, tek başına program yapmaya devam etmesi gerek diye, çok doğru bir tespit. sokrates'e yakışmadı, yakışmayacak da ne üslup, ne karakter olarak oradaki insanlara uymuyor. izleyen/dinleyen anlayacaktır neyi kastettiğimi. bir kere çok net kompleksli, bunu eleştiri olarak söylemiyorum, tespit. insanların birbirine takıldığı bir ortamda sırıtıyor.
  • 1865
    socrates youtube'a geçmesi ile birlikte son zamanlarda youtube'da farklı içeriklerde denk geldiğim ve aslında ne kadar büyük bir spor cahili olduğunu gördüğüm zat.

    socrates youtube'daki gelmiş geçmiş en iyi takım konulu münazara programında ve karakullukçu'nun kanalındaki efsane spor figürlerinin anlatılmaya çalışıldığı tabu formatında resmen kendisinin adına utandım. ilgili programlar her ne kadar geyik amaçlı olsa da kişinin spor bilgisinin görülebileceği programlar. emre özcan karşısında bilgisizliğiyle ezilmiş, hadi emre özcan neyse de erman yaşar ve karakullukçu bile kendisinden çok daha fazla spor bilgisine sahip.

    spor gazeteciliğiyle uğraşan, bu işten ekmek yiyen ve bu konuda(maalesef) bu kadar ün kazanmış bir insan nasıl dimitris diamantidis'i ve birçok efsane spor figürünü tanımaz kardeşim ? zaten kaan kural da kendisinin bilgi eksikliğinin farkında ki bunu bilemez deyip anlatmaya tenezzül etmiyor*.

    sadece futbol hakkında bilgi sahibi olup(ki o da bana kalırsa kahvehane seviyesinde ve yetersiz), kendisini spor gazetecisi olarak gören, bu bilgisizliğinden dolayı marjinal yorumlarıyla var olma yolunu seçmiş, objektif gözükmeye çalışan bir gizli fanatik. en az ahmet ercanlar derecesinde fanatik fenerbahçe'li olduğunu düşünüyorum.
  • 1866
    gelişmelere farkli açıdan bakma çabası başlarda dikkat çekiciydi. spor basınının sıradanlaştığı bir ortamda kendisi gerçekten fark yaratıyordu.

    öte yandan özellikle sosyal medya sayesinde çok sesliliğin de yardımı ile, farkli bakış açılarına ulaşım kolaylaştı. medya çeşitlendi. bunun sonucunda da mehmet demirkol göreceli olarak sıradanlaştı.

    yine bazi konularda fikir üretebiliyordu ama eskisi kadar sık değil. sanki biraz da bunun etkisi ile son zamanlarda bir arayışa girdi. dijital bir kanalda yayın yapmaya başlaması da sanki bunun bir sonucu.

    maalesef bu arayış kendisini daha iyiye götürmedi ve ürettiği argümanlarin çoğu, en kibar tabirle garipleşmeye başladı. daha kötüsü de tutarsızlaştı. benzer bir konu için bir futbolcuyu överken, diğerini yerebildi. bunun sonucunda da birçoğumuz tarafından objektifliği sorgulanır oldu. gerçekten galatasaray düşmanı mı bunu tespit etmek zor. ama fatih terim garezi su götürmeyen bir gerçek. fransa ligi yorumlarken bile konuyu bir şekilde fatih hocaya bağlamayi başarıyor.

    buradaki temel sıkıntı da socrates dergi'nin formatı. karşısında, kendisinin özellikle son zamanlarda yaptığı anlamsiz tespitleri sorgulayan,eleştiren kişiler olmadığı için de bir noktadan sonra mehmet demirkol'u izlemek anlamsızlaşıyor. evet demirkol socrates dergidekilerin abisi sayılabilir ama kendisine eleştirel yaklaşmamaları, önce izleyicilere sonra da kendisine saygısızlık.
  • 1867
    ben kendisiyle kişisel olarak tanisma ve bir gece beraber koridor bar'da saatlerce bira içip sohbet etme şansina sahip oldum. masamizda ırmak kanzuk, güzel kızlar ve cenk durmazel de vardi. bira ve goygoy ortaminda zeki, donanimli ve eğitimli olduğu aninda anlaşılıyor. kendisi komik ve hazir cevap tarziyla da son derece eğlenceli bir insandi o aksam. ama özellikle youtube yüzü olmaya başlamasiyla beraber amatörlükler yapmaya basladi. ciddi bir menajer ve marka yönetim ihtiyacinda oldugunu düşünüyorum. radyo ve tv'deyken o kanalin marka yönetimi içerisinde yol çizersiniz ama kendinden amatör olan youtube formatinda biraz ipin ucu kaçmış durumda. bir menajerle demirkol markasini toparlamazsa gercekten bunca yillik emeğine yazik edecek.
  • 1868
    eski zamandan beri bir çok farklı programda defalarca yeterince parası olmadığını çeşitli yollarla ifade etmiş futbol yorumcusudur.

    örnek olarak "bu işi t.d. çözecek çözüm bende olsa üç kuruşa bu işi mi yaparım." "şu genç futbolcu işine girsin zenginler, beş yılda amorti eder. benim param yok ki ben gireyim" gibi yorumlarını meslektaşlarına göre çok sayıda ve rahatsız edici düzeyde* tekrarladığını duydum gördüm.

    bu bilgiyi türkiye'nin en büyük tekelinin ve önemli bir bankasının sahibinin fenerbahçe'ye başkan olmasıyla birleştirin. buyrun dönüşümün anahtarı.
  • 1869
    socrates dergi youtube yayınında mehmet demirkol' un hande sümertaş ile ilgili söyledikleri ve üzerine derginin attığı tweet malûm. demirkol' da buna istinaden twiti kendi sildirdiğini söylemiş. tabi bunu bir fenerbahçe sayfasının sorusunun üzerine cevap yazması da manidar.

    https://twitter.com/...618734239313922?s=19

    --- alıntı ---

    ben rica ettim. çünkü ilişiğindeki montajda bağlamdan koparan bir hata vardı. orijinali youtube'da #socratesdergi'de aynen duruyor. gelen eleştirilere cevabım da bu akşam #oynadevam'da. sansür vs. söz konusu değil, olamaz.

    --- alıntı ---