• 7
    14 aralık 2008 stadyum programı

    an itibariyle, futbolcuların topluma örnek olması zorunluluklarının olmadığını ama hakemlerin topluma örnek olması zorunda olduklarını söylemiştir.

    ben kendisine sormak istiyorum. maçları 5-6 kişinin seyredip onların da hakemi mi örnek aldığını zannediyorsunuz ? bu ülkede her topu ayağına alan çocuk tuttuğu takımın yıldızının adını anar. bu ülkede 30 milyon diplomasız antrenör haftanın maçsız geçen 4 gününde diğer üç günde olan maçların yorumunu yapar. farkında mısınız ? futbolcular toplum açısından örnek alınan kişiler olduğu için ( en azından kameralar önünde ) iyi davranmak zorundadır. bu sözü söylerken hangi mantığı güttünüz ? çok merak ediyorum.
  • 9
    union club’ta buluşalım

    17 ocak galatasaray’ la fenerbahçe’nin karşı karşıya gelişlerinin 100. doğumgünü. o gün formalarımızı, hayatta olan efsanelerimizi, çocuklarımızı, dedelerimizi, babalarımızı alıp bugün üzerinde saracoğlu’nun yükseldiği, ilk maçın oynandığı union club sahasında buluşsak. bu tarihi bir görev ve bunu üstlenecek başkanlar aranıyor.

    bir yazı okudum dün. şöyle başlıyordu: ‘bundan tam 100 yıl önceydi sarı-kırmızı ve sarı-lacivert formaların ilk kez karşı karşıya gelmesi. bu formaları giymiş gençlerin, ülkenin en önemli rekabetinin ateşini yakmaları. elbette farkında bile değillerdi, 17 ocak 1909 günü union club sahasındaki ilk karşılaşmalarının üstünde tam yüz tane yılın sulayacağı bir rekabetin yeşereceğinden. ve bu rekabet ateşinin geçen yüz tane sene içinde giderek büyüyeceğinden.

    bilemezlerdi. hatta hayal bile edemezlerdi o an nasıl büyük bir ateşi bu ülkenin topraklarında harlandırdıklarını. hayat basitti onlar için. hem de çok basit. onlar için sene 1324' tü. aylardan ise kanunisani, yani ikinci kanun. günlerden de pazar. oynadıkları şeye futbol deniyordu. onlar da ingilizler, rumlar gibi futbol oynamak istiyorlardı. o kadar.

    ve de denilseydi ki onlara, “bundan tam yüz sene sonra milyonlarca kişi sizin giydiğiniz formanın rengini kutsal kabul edecek.” ve de “binlerce, hatta onbinlerce kişi sizi izleyecek her hafta” diye. şaşarlardı, kendilerini o gün orada izleyen 25 kişinin seneler içinde nasıl da arttığına.’
    bu satırlar melih şabanoğlu’na ait. benim bugün yazıyla hayatımı kazanıyor olmamda rolü çok büyük olan hocalarımdan birine...
    bildiğiniz ya da şu an öğrendiğiniz üzere bu 17 ocak galatasaray’la fenerbahçe’nin karşı karşıya gelişlerinin 100. doğumgünü. o gün bu ülkenin her yerindeki futbolseverlerin futbol bayramının koca bir asrı devireceği gün. geçtiğimiz 6 yılda, önce galatasaray sonra fenerbahçe 100. yıllarını kutladılar. ancak bana kalırsa asıl kutlanması gereken günü ıskalamak üzereyiz. internet sitelerinde futbolseverlerin, gazete ve tv’lerde mehmet ayan, ahmet çakır gibi bir kaç gazetecinin haykırışları henüz iki kulüpten karşılık bulmuş değil.

    belki de varlıklarını, büyüklüklerini diğerine borçlu olan bu iki formayı birlikte kutsamamız gereken gün 17 ocak. ancak o gün sıradan bir kupa günü olarak futbol takvimimize yerleştirmiş durumdayız. oysa 100 yıldır büyüyen, kimine göre kirlenen, ama özünde aynı olan bu ebedi oyunun tüm yaratıcılarının önünde saygıyla eğilmemiz gereken günde bir şeyler yapmamız yapmaları gerekiyor. öncelikle, iki kulübün başkan ve yöneticilerinin. o gün formalarımızı, hayatta olan efsanelerimizi, çocuklarımızı, dedelerimizi, babalarımızı alıp bugün üzerinde saracoğlu’nun yükseldiği union club sahasında buluşsak. bu aşkın tohumlarını yüreğimize ekenleri, bugün hayatta olan ve olmayan, golcüleri, oyuncuları kalecileri, taraftarları selamlamak için. birbirimizden neden nefret ettiğimizi değil, birlikte ne kadar güzel olduğumuzu görmek için. belki o zaman başında her şeyin ne kadar saf ve temiz olduğunu görebiliriz. bu tarihi bir görev. bu tarihi görevi üstlenecek başkanlar aranıyor.

    saygılarımla...

    kaynak : milliyet.com, mehmet demirkol yazısı, 10.01.2009
  • 15
    seviyeli olmaya çalışırken nedense bana çok itici gelen yazar. medeniyetten, batıcılıktan, yüksek uygarlıktan çakma esintiler taşır. galatasaray lisesi tam olarak işleyememiş kendisine. fenerlidir ama mezun olduğu liseyi söylerken gururlanır ağzı kulaklarına varır. bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.
    yanılmıyorsam milli takımın turkuaz renginin de icat babasıdır kendisi. manidar güzelim kan kırmızının anlamını kavrayamamış maneviyatın içine etmiş zat.
  • 16
    bugun ntvspor'da söylediği birkaç sözle gerçekten takdiri haketmiştir. birincisi emre belözoğlu'nun bir futbolcuya yaptığı hareketten sonra yaptığı "rakiblerimize de bakın biraz" sözüne göndermede bulunarak "hangi rakipten bahsediyor? önce onu öğrenelim. çünkü emre'nin rakibini kimse bilmiyor. 3 gün önce rakip derken fenerbahçe'yi kastediyordu, şimdi ise eski takımını kastediyor. emre'nin kim ne olduğunu zaten bilmiyor ki rakibini bilelim" demiştir. daha sonra da " emre'nin özür dilememesi gerçekten bir istikrarı yansıtıyor. daha önce yaptığı sekiz harekete de özür dilemediğini göstererek -ben böyleyim- diyor. emre böyle bir adam. bundan herkes rahatsız oluyor ama yapılabilecek birşey yok. yönetimin rahatsız olmuyorsa biz kınamaktan başka birşey yapamayız" gibisinden birşeyler demiştir.

    fenerbahçe'nin stadında çıkan bıçak haberleri ile ilgili olarak beşiktaş'lı bir yöneticinin "bizde olduğu zaman stad kapanıyor. fenerbahçe'yede bu uygulanması lazım" açıklamalırı doğru bularak, "açıkçası bir hukukçu bağlansa sormak isterim. stadda bıçak sallandığı zaman 15 bin ytl, o bıçak birine geldiği zaman üç maç saha kapatma cezası mı uygulanıyor? öğrenmek isterim" demiştir. bu sözleri üzerine uyku mahmurluğu ile yüzüme de ufak bir gülümseme getirmiştir. teşekkür ederiz.

    unutmadan edit: arda turan röportajı hakkında da "(gülerek) yahu bu adamı niye kötülemeye çalışıyorlar. adam milleti kırıp geçiriyor. tabi ki kız arkadaşı olacak. hayran olunmaması elde değil. millet böylelerini göklere çıkartır, biz kötülemeye uğraşıyoruz" demiştir.
  • 17
    galatasaray eskişehir maçının ardından galatasarayı mı eleştirmeli yoksa eskişehiri mi tebrik etmeliyiz sorusuna her yerde 40 dakikayı 10 kişi oynayan eskişehirspor galatasarayı yendi diye haberler geçiyo burdaki özne eskişehirspor diyerek bir kez daha takdirimi kazanmış yazardır. özneden sonra dolaylı tümleç zarf tümleci filanda diyecek sandım ama olmadı *
  • 22
    objektif görünse de karakteristik fenerbahçe medyası özelliklerini barındırıyor işte bünyesinde. "semih şentürk türkiye'nin en iyi futbolcusudur" sözleriyle en ufak başarı ya da iyi çıkarılan bir maçtan sonra borazancılık yapmasından bellidir bu. demiş ya "şimdi arda kendi memleketini ve kültürünü överken iran' ın kültürünü yok saymış, bir tarafı överken maalesef kendi eleştirdiği şeyi yapıp, iran' ı yanlış şekilde yorumlamıştır. yoksa ordaki farsi kültürü de bizim kültürümüz kadar yüksektir." peki sen bilinçli bir şekilde neyi,kimleri yok sayıyorsun mehmet demirkol? yok, yok saymıyor da hiç rastlamadıysan o kişilere ya da takıma; gel, ne olursan gel mecidiyeköy'e, nasıl olsa kolay yerde. köre sorsan gösterir. (bkz: bırakın ilerleyin artık, at gözlüklerinden kurtulun )