• 4
    oynaması oldukça fazla konsantrasyon isteyen bir spor dalı. eğer ham vücutla oynarsanız diğer spor dallarına nazaran daha çok ağrıya sebep olur. çünkü masa tenisi oynanırken farkında olmadan vücudun her yerini çalıştırmış olursunuz. genellikle yakınlarda rakip bulmak zor olur. buluncada amerikayı keşfetmiş kadar sevinirsiniz. belli başlı oynayış stilleri vardır. sürekli kesme atanlar vardır ki bunlar benden ırak olsun. oyun stiliniz oyun boyunca aynı olmamalı rakibin zaaflarına göre değişken olmalıdır. oyunda esas nokta zaten budur. rakibin zayıf tarafını bulup çaktırmadan oraya çalışmak. her zaman kendinizden iyi bir rakiple oynamanız yararınıza olacaktır. kendinizden kötü oynayanlarla fazla takılmayın hem sıkıcı hem de size katacağı birşey yoktur. yenemediğiniz rakiplerle oynamak ayrıca bir zevklidir.

    unutmayın önemli olan topu iyi takip etmek, hamleleri önceden tahmin etmeye çalışmak. oynarken asla yanınızda dikkatinizi dağıtacak şeyleri barındırmayın, yenilirsiniz.*

    ayrıca 1930 yılında ilk istanbul şampiyonası düzenlenmiştir ve bu dalda ilk şampiyon ünvanını aynı zamanda yüzücü ve boksör olan galatasaraylı raşit bey kazanmıştır.*
  • 9
    dünya sıralaması ilk 100ünde olmadığımız bir başka spor dalı. hadi normal tenisi geçtik pahalı,zaman,eğitim isteyen bişey ama ya masa tenisi? biz 70 milyon futbola o kadar çok sarmışız ki başka bir spor dalı görmez gözümüz . sanki futboldada çok başarılıymışız gibi." ilgi " herhalde sporlar için en önemli şeylerden biri . ülke bir spora ilgisiz olunca başarı imkansız oluyor.

    ilk 10 şöyle:

    1 12868.50 wang hao (chn)
    2 12785.25 ma lin (chn)
    3 12769.25 ma long (chn)
    4 12759.75 boll timo (ger)
    5 12533.00 wang liqin (chn)
    6 12486.25 samsonov vladimir (blr)
    7 12315.25 chen qi (chn)
    8 12278.00 hao shuai (chn)
    9 12254.50 joo se hyuk (kor)
    10 12164.25 chuang chih-yuan (tpe)

    detaylı bilgi için:

    http://www.ittfranking.com/...rld/worldM_en100.htm
  • 13
    benim gibi eli yüzü düzgün diye tabir edilen, fakat ayı gibi yemekten götü göbeği büyütmüş insanların yapması gereken spordur. anlayan iki kişi arasında oynanırsa müthiş ter attırır. ayrıca bahsi geçen bölgelerdeki yağların erimesine yardımcı olur. haliyle devamlı oynanması ve ayı gibi yemeye devam edilmemesi koşuluyla bu faydalar elde edilebilir.
  • 20
    zamanında herkesin bir ilçe birinciliği, bir okul birincilği veya derecesi olduğu oyun. çünkü milletimiz bu oyuna karşı o kadar çok ilgisiz ki raket tutmayı bilmeyen 8-9 kişinin zorla katıldığı il şampiyonalarında, bir de siz o sporu gerçekten iyi yapabiliyorsanız yenemeyeceğiniz adam yoktur. dolayısıyla da şampiyon olamamanız içten bile değildir.
  • 23
    profesyonel olarak yaptığım spordur.ilk öğretim yıllarında 6 yıl kadar ilgilendim daha sonra ilköğretim okulunda ki spordan ''sorumlu'' hoca (sadece beden eğitimi hocası,antrenmanları profesyonel klüp hocası ile yapardık) benimle '' sorunlu '' olduğundan masa tenisinden uzaklaştırmıştır beni.bu sporu yaparken ki kız takımında ki sınıf arkadaşım şu anda milli sporcu olarak ülkemizi yurt dışı müsabakalarında onurlandırmakta.ülkemizde ''insan dilininden'' anlamayan insanların sporcu yetiştirmeye çalışmasından dolayı ben böyle bir gurura nail olamadım.

    çok kolay bir spor değildir,rakip oyuncuların oyun şekli genellikle 2 türlüdür hücum oynayan oyuncular ve defans oynayan oyuncular olmak üzere.

    hücum oyuncuları bilindiği üzere spin dediğimiz top masadan aşşağıya doğru düşerken raketi aşşağıdan alıp topla birlikte alın hizasına kadar çekerek gönderdiğimiz toplar üzerinde çok iyi oynarlar ve iki hücum oyuncusunun birbirlerine karşı yaptığı bu olay gerçekten şov niteliğindedir.raketlerinin tahtaları ve lastikleri hücuma göre dizayn edilmiştir.biz bile o yaşımızda antremanlarda 4 5 tane karşılıklı spin atarken,dünya şampiyonlarının antremanlarını izlemek lazım.

    defans oyuncuları ise,tahtaları ve lastikleri defans a göre dizayn edilmiştir,lastiklerine bizim zamanımızda anti denirdi,topa düz vurması dahilinde bile topu tutup döndürerek gönderdiğinden(hafif kesme vuruşunu,düz vuruş olarak yaptırabilen bir lastik olarak düşünün) karşılık olarak düz vurulması taktirinde topunuz filede kalır.keza hafif kesme olarak vurduğunda ise topu çok şiddetli bir şekilde kesmezseniz gene topunuz filede kalır.

    masa tenisi maçı izlerken eurosport da olsun başka spor kanallarında olsun,servisler çok kolay gibi gelir ama top öyle bir falso almıştır ki rakip sahasına değen top havalandıktan sonra başka yöne çok hızlı bir şekilde sizin tarafınza geçer,karşılamak için vurduğunuzda ise top korkunç farklı yerlere gider.

    bu sporun çok güzel anıları vardır bende,eskişehir de konya da yapılan türkiye turnuvalarındaki otobüs maceraları,maç içinde işler kötü giderken arkadaşlarının seni desteklediğini görüp maçı rakibin 19 iken (benim zamanımda setler 21 idi) elinden aldıktan sonra arkadaşlarına koşmalar,antremanlar da hırs yapıp ağlamalar ve daha bir çoğu.

    bu spor yüzünden 2 tanede çok pahalı (mark vardı o zamanlar mark ile alırdık) raketi müsabakadan sonra kırmışlığım da vardır. bir tanesi yasaka diğeri butterfly all offensive + olmak üzere.
  • 24
    ortaokulda dönemin okul takımı antrenörünün oynayışımı görüp beni takıma almasıyla başladığım spor. kısa sürede kaptanlığa kadar yükseldim. lisedeki okulumda da durum aynı oldu * *. bahsediliği üzere, sanıldığı kadar kolay bir spor olmasa da düzenli pratik yapıp günün belirli saatlerini ayırırsanız hatırı sayılır bir düzeye çıkabilirsiniz. ha bu durum turnuva düzeyinde yarışmalara yeter mi orası size kalmış ama bence sık antreman yapmanın yettiği bir spordur kendileri.

    dönemimde ortaokul ve lisede turnuvalara katılırken bu işi yalayıp yutmuş çocukları bünyesinde barındıran 2 okul yüzünden sıralamamız fix 3.lük ve 4.lük oluyordu. ne yukarısı ne de aşağısı. o yüzden hep içimde uktedir turnuvayı il birincisi olarak tamamlayıp okulda andımız töreninde anons edilmek *.

    güç olarak denk veya altımdaki rakiplerle atak&defans karışık oynuyorken, üst seviye rakiplere karşı haddimi de bilerek tamamiyle defansif oynuyordum. çünkü oyun karşılıklı çakmalara döndüğü zaman rakibin beni ordan oraya koşturması pek de hoş olmazdı benim açımdan *. daima kesme olarak tabir edilen vuruşu kullanıp onu hataya zorluyordum. sabırlı biri olabilmenin de yardımıyla, karşılıklı kesmeler şeklinde tek bir sayının bile 2-3 dk sürdüğü oyunlar ortaya çıkıyordu. ama belirli sürece kafa kafaya giden maçın sonucu derseniz yine hüsran yine hüsran *. bu sporu yapanlara deneyebilecekleri naçizane bir tavsiyemdir bu oyun stili ve sabırlı olmak.

    raket olarak tibhar ve butterfly markalarının kombinasyonlarını kullanıyordum. daha yeni markalar türedi mi yoksa bunlar şu anda da kalitesini koruyor mu bilmiyorum açıkçası. okul sonrası hatıra olarak uzunca süre muhafaza ettiğim ilk raketimi, annemin evi taşıma esnasında hiç etmesi oldukça koymuştu. canı sağolsun demekten başka şey gelmiyor elden.

    ayrıca bu spora beni başlatan hocamı yıllar sonra tesadüfen amcamın işyerinde görmek beni oldukça duygulandırmıştı. duygulanmamın sebebi hocamı topallayarak yürürken görmemdi.

    yazının sonunu da nereye bağlayacağımı bilemedim şu an açıkçası. güzel spordur, oynayın&oynatın efendim.
  • 25
    insanı her anlamıyla geliştiren spordur. önsezi, sabır, bakış açısı, konsantrasyon vs... direkt kazandırdığı şeylerdir.fiziksel kattıklarıda cabası.
    babamın "hadi kalk gidiyoruz"larıyla başladım iyi ki başlamışım da. başlarda sağa - sola koşmaktan ağlama noktalarına gelip, içimden "hay senin masa tenisine de.eğlenmek için beni koşturuyorsun" diye sayıklamalar ise klasiktir zaten. sağ elimi kullanmama rağmen iki kez sol omuzumu çıkartmama ve bir kez lif zedelenmesine sebep olsa da kopamıyorsun bundan. babamın verdiği butterfly marka raketle yapardım defanslarımı ama okulda raketi unuttuğumdan beri yapamaz oldu be baba:(

    10 numara yazar 'ın da dediği gibi "güzel spordur, oynayın & oynatın efendim."