• 1
    2000-2001 sezonunda galatasaray'ın forvet hattını oluşturan ikili.

    1999-2000 sezonunu lig ve uefa kupasıyla kapatan galatasaray'da 2000 yazı hareketli geçmiştir. fiorentina'ya giden teknik direktör fatih terim'in yerini mircea lucescu almıştır. takımın forvet hattını oluşturan ikiliden hakan şükür inter'in, arif erdem de real sociedad'ın yolunu tutmuştur. bu gelişmelerin ardından kulübün transferdeki rotası bellidir. iki forvet alınacaktır.

    listede öne çıkan iki isim vardır: biri porto'nun şampiyonlar ligi gol kralı patentli golcüsü mario jardel, diğeri de hırvat alen boksic. 96-00 galatasaray takımının oyun sistemi bir savunmayı yıpratan target man* ve hareketli bir yardımcı forvetten* oluşmaktaydı. boksic, hakan şükür'ün yerini doldurabilecek bir forvetti. hatta hakan 1995'te torino'ya oynarken takım arkadaşı abedi pele de onu boksic'e benzettiğini söylemişti.

    https://i.hizliresim.com/Ue0rCa.png

    mario jardel ise bambaşka bir adamdı. ne hakan, ne de arif'in ikamesiydi. koşmazdı, pres yapmazdı, ceza sahası haricinde hareketsiz bir yapısı vardı. ceza sahası içinde ne durumda olursa olsun topla buluştuğunda rakip savunmaları kaderiyle baş başa bırakan bir fox in the box golcüsüydü. ceza sahası golcüsü galatasaray'ın sisteminde 4 yıl boyunca yer bulmadığı için jardel'in takıma nasıl uyum sağlayacağı merak konusuydu. hagi'yle birlikte oynaması takım savunmasını nasıl etkileyecekti? ama sonuçta bu adam jardel'di. 4 sene üst üste portekiz ligi'nin gol kralı, altın ayakkabı sahibi, şampiyonlar ligi'nde de gol kralı olmuş, avrupa'nın tartışmasız en iyi golcülerinden birisiydi. uefa şampiyonu bir takımın devler ligi'nde seviye atlaması için gerekli bir golcüydü ve bir prestij transferiydi.

    kağıt üzerinde mario jardel alen boksic ikilisi uyumlu olacak gibi görünüyordu. boksic yıpratacak, top saklayacak, duvar olacak ve boş alanlar yaratacaktı. jardel ise bombalayacaktı. boksic, hagi - jardel'in savunma zafiyetini hafifletecekti. daha önce hırvatistan milli takımıyla euro 96'ya giderken yanında suker ve arkasında boban'la oluşturduğu üçlü gibi olacaktı.

    nihayet jardel sansasyonel bir şekilde 16 milyon dolar karşılığında galatasaray'a transfer oldu. boksic'in de yolda olduğu günlerce yazılıp çizildi. ancak o sene türkiye futbol federasyonu yabancı kuralını 5+1 olarak belirleyince boksic transferi suya düştü.

    https://i.hizliresim.com/nlnXfG.png

    5+2 kuralının gelmesini bekleyen ve ona göre bir rota çizen galatasaray'da planlar değişecekti. hedef artık yerli forvetti. listede 1999-2000 sezonunu gol kralı samsunsporlu serkan aykut vardı. görüşmelerin sonunda serkan 7 milyon dolara istanbul'un yolunu tuttu. avrupa'nın ve türkiye'nin gol kralları artık galatasaray için gollerini atacaktı.

    lucescu her ne kadar kendi oyun felsefesine ters bir takıma gelse de kadroyla fazla oynamamayı tercih etti. sonuçta elindeki takım uefa şampiyonuydu. ama jardel'i tamamlayacak forvetin serkan olmadığı çok geçmeden anlaşılacaktı. serkan jardel'den daha fazla koşuyordu ama neticede onunla aynı tipte bir fox in the box golcüsüydü. hagi'yi de ekleyince orta sahaya fazla yük biniyordu.

    https://i.hizliresim.com/JDUuRq.png

    99-00'deki 4-4-2 baklavayla devam edilemeyeceği ligin başlarında ali sami yen'de alınan samsunspor yenilgisi ve istanbulspor beraberliğiyle çok geçmeden anlaşılacaktı. lucescu, serkan'ı kızağa çekerek şampiyonlar ligi'nde kullandığı jardel-hagi'li tek forvet anlayışına ligde de geçiş yaptı. ileri uçtaki forvetin birinci görevi artık pres yapmak değildi. takımda koşan oyuncu sayısı 9'a inmişti ama jardel'in olağanüstü golcülüğü ve hagi'nin sihirbazlığı tüm defolarına bedeldi. takım artık jardel'in ceza sahası içinde topla buluşması için çabalıyordu. arada can sıkan beşiktaş, graz ve monaco yenilgilerine rağmen işler iyi gidiyordu. takım ligde liderdi ve şampiyonlar ligi'nde gruptan çıkılmıştı.

    bu arada real sociedad'ta tutunamayan arif erdem, kasım ayında tekrar galatasaray'a geri döndü. takımdaki forvet sayısı 4'e yükselmişti. dört forvet diyoruz ama 4. forvet marcio, lucescu için yok hükmünde gibi bir şeydi.

    lucescu ligin ikinci yarısında yine jardel-hagi'li tek forvet sistemine devam etti. avrupa'da bu sistemi sürdürürken ligde hagi'nin cezalı olduğu 6 haftalık dönemde çift forvete geçti. beşiktaş maçında tekrar birlikte oynayan jardel-serkan ikilisi, 2-0'lık galibiyetin mimarı olsa da 4-2'lik yozgat yenilgisinde etkisiz kaldı. bu arada ligin ikinci yarısında takımdaki bazı türk futbolcular koşmaması ve çok fazla para alması nedeniyle jardel'i dışlamaya başladı. jardel'in eşiyle yaşadığı problemler de eklenince ilk yarıda 18 gol atan adam, ikinci yarıda sadece 4 gol atabildi. rizespor maçından sonra takımdan kesilen jardel son 6 haftada sadece fenerbahçe maçında 25 dakika şans bulabildi.

    ligin ilk yarısında yedek kulübesinden çıkamayan serkan aykut, ikinci yarıda jardel krizi nedeniyle daha çok forma şansı bulmaya başladı. özellikle 22 ile 30. haftalar arası 9 maçta 11 gol atarak galatasaray'ın şampiyonluk yarışına tutunmasını sağladı. jardel'in gölgesinde kalmasına rağmen ligde 16 golle hiç de azımsanmayacak bir başarı yakaladı. ancak yüksek bonservis bedeli ve yeniçeri tayfasının jardel'i dışlamak için kendisine destek çıkması nedeniyle üzerine ağır bir misyon yüklendi. serkan'ın yanlış zamanda galatasaray'a geldiği apaçık ortadaydı. boksic'in alternatifi olamazdı. jardel'le birlikte de oynayamazdı. jardel'e harika bir yedek olurdu ama yedek oyuncu için 7 milyon dolar ödemek fazla lükstü.

    sonuç olarak 2000-2001 süper lig şampiyonluğu fenerbahçe'ye kaptırıldı. yönetim jardel'i satmak için kapı kapı dolaştı. en sonunda "bir oyuncu nasıl satılmaz" örneği göstererek 5 milyon dolar + 3 çöp futbolcu karşılığında sporting lisbon'a sattı. jardel 2001-2002 sezonunda 42 golle ikinci kez altın ayakkabının sahibi oldu. serkan ise ümit karan ve arif'in arkasında kaldı. hatta devre arasında takıma katılan radu niculescu'nun da gerisine düştü. sezon sonunda tekrar samsun'un yolunu tuttu.