• 377
    ziya adnan'in bugunku yazisindan keyifli bir alinti.

    --- alıntı ---

    leeds united’ı anlatıp, hocaların hocası bielsa’ya selam çakmadan olmaz. geçenlerde bbc’de hakkında yayınlanan enfes makaleden alıntıyla, onunla çalışmış futbolcular antrenman temposunun ağırlığından, genç oyuncuların fiziksel ve zihinsel sınırlarını zorlamanın bielsa'nın kariyeri boyunca bir tema olduğundan dem vuruyor. 11’e 11 oynanan, oyunun hiç durmadığı “murderball” (cinayet topu) adını verdikleri antrenman sonrasında topçular yorgunluktan nefes alamazlarmış, onların bu görüntüsü memnun edermiş hocayı. tam bir futbol delisi, ülkesinde çalıştığı zamanlarda newell'in savunma oyuncusu dario franco’nun nikahında, takımı nikahın yapıldığı otelin odasında toplayıp gelecek maçta oynayacakları rakibin maçını izletmiş! onunla çalışmış oyunculardan lunari, antrenmanların birinde hocayı göremediklerini ama talimatlarının antrenman sahasının her yerinden duyulduğunu anımsıyor. sesinin nereden geldiğini bulmaya çalışırken topçulardan biri görmüş eksantrik hocayı. sahayı daha iyi görebilmek için yakınlardaki bir ağacın tepesine tünemiş, bu şekilde oyuncuların performansını daha iyi gözlemliyormuş! “futbolcular insan olmasaydı hiçbir maçı kaybetmezdim,” diyor söyleşilerinde. “el loco” (çılgın) lakabı boşuna değil anlayacağınız…

    --- alıntı ---
  • 381
    3. fatih terim dönemi sonrasında, hamza hamzaoğlu-mustafa denizli-jan olde riekerink dönemleri sonrasında ve son olarak da igor tudor dönemi sonrasında takımımızla ismi geçmiş teknik direktördür. olma ihtimali en yüksek olan dönem 3. fatih terim dönemi sonrasıydı, yer alan habere göre hoca listemizde 3. sıradaydı, 1. sırada roberto mancini, 2. sırada ise roberto di matteo vardı, ünal aysal'ın ilk tercihi gerçekleştiği için olmamıştı bu dönemde o transfer, buralarda başarılı olabilirdi ancak kısa vadede başarı getiremezdi bence, fatih terim dışında da galatasaray'da başarısızlığa sabredilecek bir hoca yok, o yüzden gelmemesi hayırlı olmuş denilebilir, gelse büyük ihtimalle en fazla mancini kadar görev alabilirdi.

    --- alıntı ---

    fatih terim ile yollarını ayırmasının ardından teknik direktör arayışlarına başlayan galatasaray’ın adayları arasındaki bir diğer ismin arjantinli teknik direktör marcelo bielsa olduğu iddia edildi.

    galatasaray’ın yeni teknik direktör için ilk hedefinin mancini veya di matteo olduğu; ancak listedeki diğer ismin tecrübeli isim bielsa olduğu belirtildi.

    --- alıntı ---

    kaynak: eurosport - 27/09/2013
  • 382
    kariyeri boyuncu arjantin milli takımını saymazsak hiçbir zaman katıldığı turnuvada şampiyonluk favorisi olan bir takım çalıştırmamış hoca. o yüzden "loser" tanımı biraz tuhaf. fransa'da marsilya'yı ve lille'i, ispanya'da espanyol ve athletic bilbao'yu çalıştırmış. bu takımları şampiyon yapamamak loserlık olarak nitelendirilecekse işimiz var. mesela chelsea'ye gelene kadar kariyerinde kupa olmayan maurizio sarri'ye de loser deniyordu. juventus'la şampiyon olmasına rağmen öyle kötü bir futbol oynattı ki kupa kazanması da kar etmedi. şimdi sarri loser mı winner mı?

    yani, kısacası yarın öbür gün büyük liglerde şampiyonluk favorisi takımlardan birinin başına geçer de çuvallarsa hep beraber loser diyelim. o ana dek deli dahi olarak kalsın. her şeyi deneyip premier lig'e çıkamayan cenabet leeds united'la yaptıkları zaten çok takdir edilesi.
  • 383
    3-3-3-1 başlığına yazacaktım aslında ama bu dizilişin mucidi olan bielsa’nın başlığına uğramanın daha doğru olduğunu düşündüm. internette bu formasyon hakkında yabancı kaynaklarda ve bizim kaynaklarımızda pek bir yazı bulamayınca da kendi kendime: “neden yazmıyorum ki?” dedim...

    dizilişler üzerinden konuşurken oyuncu rolleri üzerine konuşulmasının daha değerli olduğunu düşünürüm hep. sahaya dizilişiniz, felsefenizi keskin bir şekilde yansıtmaz çünkü ayrı ayrı felsefeler ve farklı oyun yapıları sergileyebilirsiniz. bielsa ise bunu bir üst seviyeye taşıyarak hem yeni bir formasyon icad etti hem de yeni oyuncu rolleri görmeye başladık onun sayesinde.

    daha önce sözlükte başlığını açtığım inverted fullbacks‘in mucidi olan bielsa 3-3-3-1 formasyonu ile birlikte yeni ufuklara yelken açmamı sağladı. hem yeni bir diziliş hemde bu diziliş üzerinden yeni bir oyuncu rolü yaratmış oldu aslında. bielsa’nın sisteminde içeriye doğru konumlanan iki bek, hem orta saha gibi davranıyor hemde oyun kurulumunun ana faktörlerinden biri oluyor. ayrıca savunmayı 5 kişiyle oluşturmanızı sağlayabiliyor:

    https://gss.gs/rdV.png (5’li savunma dizilimi)

    savunmayı 5 kişiden oluşturmanın bir amacı var elbette. bu defansif dizilişin kilit noktası modern futbolda artık sahanın 5 dikey parçaya bölünmesi. 3-3-3-1’in defansif esnekliği sayesinde hem half-space’i hem de wide-space’i kapatabilmeniz, diğer sistemlere panzehir oluşturuyor. haliyle savunmada bu şekilde dizilimin getirdiği avantajlar tabii ki 4’lüye göre size belirgin bir üstünlük sağlıyor:

    https://gss.gs/45L.jpeg (saha bölümü)

    defansı 5’lemenin; wide-space ve half-space bölgesinin kapatmanın önemini ve avantajını daha iyi anlatabilmek için yakın geçmişten bir örnekle özetleyecek olursak:

    https://gss.gs/j8N.jpeg (half space kapatmanın önemi)

    1 ekim 2020 rangers fc galatasaray maçında marcao’nun öne çıkmasıyla galatasaray’ın yediği golü, 3-3-3-1 dizilişiyle savunması daha kolay. nedeni ise alanları (wide-space, half-space) 5’li kurguda daha rahat kapatabilmeniz. yenilen golde görüldüğü üzere marcao öne çıkıyor ve hagi’nin half-space’e yolladığı ara topunda golü rahat bir şekilde buluyor rangers. sadece bu pozisyon bile rakip takımı savunurken 5’li durmanın ve alanları kapatmanın; ayrıca da bielsa’nın 3-3-3-1’inin savunma yaparkenki avantajlarını gösteriyor. bunun yanı sıra, build-up play esnasında size ekstra 1 oyuncu sağlıyor bu diziliş...

    hücumdaki bir diğer önemli oyuncu rolünü konuşmadan önce eklemek istediğim birkaç önemli husus daha var ki o da stoperler. günümüz modern futbolunda stoperlerin artık oyunu başlatan konumda olmalarına aşina olduk fakat bielsa’dan esinlenen nagelsmann, 13 ağustos rb leipzig atlético madrid maçına 3-3-3-1 dizilişi ile çıkmasının yanı sıra iki tane bekten bozma stoper (klostermann ve halstenberg ) ile sahaya çıktı. zaman zaman bunu luke ayling‘i stoper oynatarak denedi bielsa. bunun en büyük nedenlerinden biri tabiiki de build-up play’e verilen önem. not olarak ekleyeyim: nagelsmann o gün inverted fullbacks rolünde laimer ve angelino’yu kullanmıştı. büyük bir esin kaynağı... mucidi olduğunuz sistemin başka bir takım tarafından şampiyonlar liginde kullanılması.

    hücuma geçerken bir diğer önemli oyuncu rolünden bahsedecek olursak bu kesinlikle enghance olur. bielsa’nın sistemindeki başarının temel anahtarlarından biri olan bu rol, orta saha ile hücumu birbirine bağlıyor. bu rolün önemini daha önce yukarıda bahsettiğim iki maçla daha iyi kavrayabiliyoruz. dani olmo atletico maçında skora etki ederken, ianis hagi ise asist yapmıştı.

    oyuncuların rollerini ve dizilişi kavramak elbette çok değerli. bielsa karşımıza bir yenilikle çıkmış olsa da asıl can alıcı nokta bunu elinde var olan oyuncularla yapabiliyor olması. belkide çoğu takımın elinin tersiyle iteceği oyunculara felsefesini aşılaması ve başarılı bir yolda ilerlemesi takdire şayan. örneğin, marcao kötü bir stoper mi? kesinlikle değil... rangers maçında golde alan boşaltmasının, gerrard’ın hagi’yi enganche olarak görevlendirmesinin önemi bu yüzden büyük. half-space’i boş bıraktığınızda golü yersiniz. burada genel olarak bir örnek verdiğimi söyleyeyim. bu marcao olur, jose maria gimenez olur farketmez. oyuncu etiketi ne olursa olsun kazanan her zaman doğru sisteme sahip olandır ve bielsa bunu bir kez daha gözler önüne seriyor. leeds’in belkide premier ligde yarışabilecek kadro yapısına sahip olmamasına rağmen bugünlerde iyi sonuçlar almasının nedeni kesinlikle marcelo bielsa ’dır...
  • 384
    dünyadaki faal teknik direktörler içinde en saygı duyulması gereken isim. adam ne demode akımların * etkisinde kalıyor, ne de amrikayı yeniden keşfetmeye çalışıyor. kendi yarattığı ortaya koyduğu oyunu rakip kim olursa olsun sahaya yansıtmaya çalışıyor. müthiş bir futbol zekası. leeds united sayesinde küllerinden doğdu önüne gelene epl'de kök söktürüyor. üstelik isim yapmamış oyuncularla.
  • 386
    bildiğim kadarıyla bielsa bir takımın başına geçmeden önce ön sözleşme imzalayıp sezon sonuna kadar o takımı takip ediyor ve analizini yapıyor. sezon başında çalışmaya başlıyor. her ne kadar çok övülsede 2002 dünya kupasında arjantin ile grup aşamasını geçememiş ve turnuvaya veda etmişti. daha sonra athletic bilbao ve marsilya ile çok iyi sezonlar geçirdi. lazio ile 2 günlük sıradışı bir macerası var.

    avrupa'nın en iyi liglerinde ki yöneticilerle çok sorun yaşamasını göz önüne alırsak türkiye kariyeri çok sıkıntılı olur. burada başkanlar takım şampiyon olduktan sonra ben yaptım moduna giriyorlar. örnek ünal aysal-->fatih terim, fikret orman-->şenol güneş, aziz yıldırım-->(aslında başkanın haklılık payı var)
  • 388
    https://mobile.twitter.com/.../1319766426077548545

    leeds'li oyuncular topu kapıp rakip alana geçtiği an, videoda topa basıp duran ve arkadaşlarını bekleyen bir feghouli beliriyor. sonra o top kaleci fatih öztürk'e kadar geliyor. ve fatih süreyi eritmek için arkadaşlarına bakıyor. bielsa ve bizim oyun anlayışımız arasındaki o ufak! farkı rahatlıkla görebiliyorsunuz.