• kendisi atay han'dır.

    atay han türk ve moğol mitolojilerinde ceza tanrısıdır. hiçbir suçu cezasız bırakmaz.

    nitekim maicon da alper ulusoyun cezasını kesmeden eve yollamamıştır. *

    atay han moğol mitolojisinin önemli tanrıları arasındadır.

    ve aynı zamanda galta ulan(kızıl ateş) olarak da bilinir.

    bu isim de açıkça takımımızı işaret etmektedir. dolayısıyla konu tartışmaya açık değildir.

    (bkz: yunan tanrısı olsa beğenirdiniz)
  • 30 eylül 2017 galatasaray kardemir karabükspor maçında en sevindiğim noktalardan biri de artık kendisini tam anlamıyla benimsememiz oldu taraftar olarak. artık biz ona güveniyoruz, o kendini tamamen buraya ait hissediyor.

    ilk transfer ettiğimizde sevinmekle beraber, ''lan acaba avrupa'dan birini falan alsak bu paraya daha mı iyiydi?'' diye, muhtemelen birçok taraftarın aklına gelen şey benim de aklıma geldi. sonra deplasmandaki östersunds maçında yediğimiz golü görünce, zaten bütün o karamsarlığın üstüne ''yine mi stoper sorunu?'' diye kara kara düşünmeye başlamıştım. ancak şimdi görüyorum ki gayet iyi bir adam almışız.

    1) yeteri kadar liderlik var. belki ujfa kadar şef değil ancak bazı hareketlerinden anlıyorsun ki sorumluluğunun farkında. zaten sağında mariano, önünde fernando olan bir adamda da aşırı liderlik olmasına gerek yok.
    2) oyunu okuma. burada demek istediğim 10 numara zekası değil, savunmada top nereye gider, ne zaman müdahale etmeliyim gibi soruları doğru cevaplaması. mariano'nun arkasına top mu düştü, hemen orada bitiyor. önde baskı mı yapması gerekiyor, hemen rakibin arkasında.
    3) sertlik. kesinlikle aradığımız şey yıllardır. serdar ile birlikte bu konuda fazlasıyla iyiler. stoper dediğin gerektiğinde hafiften itecek, dirsek atacak, diziyle temas edecek abi. rakip forveti sindirecek yani. rakip topu ayağına alır almaz çıkarmak isteyecek, tedirgin olacak. zaten kendisinin tipi de tam anlamıyla stoper olmanın hakkını veriyor.
    4) kafa topları. bu konuda da serdar ile birlikte çok iyiler ligimiz için. kafa vuruşları iyi, zıplaması iyi ve bunlar kadar önemlisi topu nereye indirmesi gerektiğini de çok iyi biliyor. mesela mehmet topal'ı örnek vereyim: 30 metre yanında adam olmasa dahi kafasıyla topa rastgele vurur ancak maicon takımına kazandırmak için çabalıyor. zaten karabük maçında attığı gol kafa topları konusunda ne kadar meziyetli olduğunun kanıtı. o boş alana koşup, kafayı öyle çevirerek düzgün bir şekilde kaleye yollamak çok zor ki zaten ilk başta kimse anlamadı ne yaptığını.
    5) şanslıyız ki ayağı da çok iyi. ciddi manada çok iyi hem de. uzun topları, kanatlara veya beklere doğru attığı yerden isabetli toplar gayet iyi. oyun kurmamıza büyük yardımı dokunuyor. ileri bölgede hep hareketli oyunculara sahip olmak ile maicon'un bu becerisi birleşince ortaya çok iyi bir tablo çıkıyor. yine karabük maçında attığı son dakika golünde o topa öyle isabetli vurmak her babayiğidin harcı değil. bu adamın ayakları gerçekten iyi.
    6) aidiyet. bunu açıklamama gerek yok. https://pbs.twimg.com/media/DK_hCp4W0AAYdef.jpg

    7 haftalık performansı ile özlediğimiz stoper olduğunu gösterdi. umarım böyle oynamaya devam eder, bu konsantrasyonda devam eder. iyi oynamasına rağmen bir türlü kendisinin adı geçmediği için üzülüyordum çünkü bir stoper için çok önemlidir kendine güvenmek ve taraftarın kendisine güvendiğini bilmek. serdar'a bakın mesela; her hafta üstüne koyuyor. çünkü ilk haftalardaki ''acaba sakatlanır mıyım, acaba bir hata yapsam taraftar beni siler mi?'' soruları, yerini ''ben artık galatasaray futbol takımının stoperiyim'' demeye bıraktı.

    bir de içimde maicon 9.haftada fener'e koyacak gibi bir his var ama hayırlısı.
  • bu adamın daha fazla ne yapması gerekiyor insanların gözüne girmesi için? hala et mi tavuk mu? emin olamayanlar var!!!

    maicon'u östersduns maçı sonrası savundum 'sabredin biraz' dedim ama ben bile bu kadarını beklemiyordum. 'havadan kuş uçurtmaz' onu geçmişte izlediğim videolardan anlamıştım zaten ama ayağının bu kadar düzgün olması çok şaşırttı. 3-4 senedir selçuk'tan beklediğimiz ters topları ve yerden paralel pasları bu adam bu boyla yapıyor.

    ama hala taraftarların tam olarak göze girmemesi çok ilginç.

    edit: düzeltildi
  • çok iyi bir frikikçidir. 10 eylül 2017 antalyaspor galatasaray maçı'nda efsane olma imkanı gelmişti. ama işte selçuk... bu akşam 2 frikikte de topun başına geldi. hatta ilkinde topu o getirdi. o çöp elini ağzına koyup "ben kullanacağım" dedikçe maicon'un suratındaki tiksinme ifadesi taraftarın tepkisidir.

    takımımızın şu anki şut çekecek frikikçisi maicon olmalı. ortaları belhanda yapabilir.
  • eksiler:
    biraz riskli bir tarzı var.
    aşırı özgüveni yüzünden yerini boşaltıp ileri çıkabiliyor. dağınık bir görüntü verebilir bazen.
    old school bir defans olduğundan toplara dan dun vurmayı sever.

    artılar:
    çok güçlü ve sert bir oyuncu. türkiye ligi'nde domine etmek isteyen bir takım için muazzam oyuncu.
    rakip hücumcuları çok iyi sindirir. bir çok rakip hücumunu başlamadan bitireceğini göreceğiz.
    agresifliği ve delilikleriyle felipe melo etkisi yaratabilir.
    1.90 boyuyla havadan muazzam bir hakimiyet kurar.
    kademeleri de gayet yerinde.
    sol stoper tecrübesi var.

    bu bahsettiğim mental eksikleri de olmasa zaten porto'dan top class seviyeye geçiş yapardı. ama bizim seviyede ligler için gayet iyi bir oyuncu.
  • başarısız uzun pas atıyor diye eleştirilen oyuncu. uzun pas konusunda başarısız olduğuna kesinlikle katılmamakla birlikte keşke daha fazla uzun pas denese diyorum. başarılı uzun pas bir takım için çok önemlidir. örneğin queresma'nın bu kadar etkili olmasının başlıca sebebi ters taraftan kendisine atılan uzun toplar. uzun pas atıp rakip defansla queresma'yı teke tek bırakıyorlar ve o da işini yapıyor. maicon bir maçta 10 uzun pas deniyorsa 7'si isabetli oluyor. tek şanssızlığı sağ çizgiden sola doğru uzun attığında attığı yerde linnes, tolga ya da lato'nun olması. düşünsenize orada feghouli ya da mariano'nun olduğunu :(
  • hala sao paulo'nun bize neden satıcağını anlamadığım topçu. bu adamı önce kiralamışlar memnun kalıp sonrasında 12m ödeyerek almışlar daha bu sezon başı. 16-17 daha yeni başladı. şu ana kadar takımı 10 maça çıkmış. üşenmedim ligde ki maçları sahadan.com'dan baktım transfermrktte yazmıyor 1i hariç hepsinde oynamış. 8 maç ligde yapmışlar zaten. 15-16 sezonunda 63 maç oynamış bu arkadaş. oynatılmayan bir adamda değil bu arkadaş.

    şimdi merakımı mazur görün biri açıklasın bu adamı niye satıyorlar? para içinde olamaz 20 filanda vermiyoruz.
  • kendisi ile ilgili sao paolo taraftarı brezilyalı bir arkadaşımla konuştum ki arkadaşım dediğim aslında 32 yaşında neredeyse 15 senedir sao paolo'nun maçını kaçırmayan sao paolo tribüncüsü bir abimiz. konuşmam da şöyle gerçekleşti; abimiz facebook'ta "maicon, wesley e lucão saindo.... segura o tricolor agora... estamos nos reforçando!" yazmış. bunu çevirtince anladım ki maicon ve yazdığı diğer oyuncuların ayrılacağından bahsetmiş. bunun üzerine maicon ile görüşlerini sordum. kendisi "ilk geldiği sene takımın önemli oyuncularındandı, baya iyi oynuyordu ama bu sene kendisinin oyuna kafasını veremediği, yine 1-2 kritik performans sergilediğini ama genel olarak tüm sao paolo takımının çöküşte olduğundan bahsetti. neredeyse 10 senedir şampiyon olamadıkları için kadroda revizyona gideceklerinden bahsetti. tabii burada mevzuyu yeni alınan oyuncuyu göndermek istemelerinden ziyade takımda satılabilecek tüm oyuncuları satmak gibi niyetlerinden bahsetti. ve son olarak da oyuncusuna 10 üzerinden 7 puan verdi. tabii bizim bütün savunma oyuncularının toplam puanı 10 üzerinden 2-3 olduğu için ben gelmesi taraftarıyım.
  • uzun paslarıyla oyunu rakip bölgeye yıkmamızı sağlayan oyuncu. her uzun pası başarılı olmayabilir, olsaydı adam regista oynar, alonso falan olurdu. ayrıca başarısız uzun pasları da bizim için başarıdır.

    örneğin geçen sezon ki oyunda başarısız uzun pas topu rakibe vermek demekti. ancak bu sezon oynanan oyunda başarısız uzun pas sonrası yapılan hızlı ve yoğun presler rakibi hataya zorlayıp o bölgelerde top kapmamıza, taç atışı kazanmamıza olanak sağlıyor. bu da aslında biraz rugby'yi andırıyor. onda da sürekli topu ileri taşıyıp tekrar başlangıç vuruşu yapmaya çalışırsınız. şu el üstünde yükselen adamlar falan. bakın amerikan futbolu demiyorum, rugby.