• 3
    bu versus'u en iyi yapabilecek kişi olan phil jackson - kendisi ikisininde uzun yıllar ve en verimli yıllarının koçluğunu yapmıştır- michael jordan bu oyunu oynayanların en iyisiydi demiştir.

    ve kobe bryant onun oyununa en yakın kişi diye de eklemiştir.

    sonunu da ben ekleyeyim kişisel görüş olarak lebron james über yetenekli bir oyuncu istatiksel olarak yaklaşsa bile efsane statülerinde ikisininde yanına yaklaşamaz.
  • 6
    bu konuda kendi görüşlerim cemiyete ters düşer, her ikisini de uzun uzun izledim diyemeyeceğim. jordan'ın washington öncesi, bulls'taki son senelerini anımsıyorum. onun dışında kobe bryant'ın şu güne dek en az 400-500 maçını bil'fiil izlemişimdir. bana kalırsa, kobe bryant, michael jordan'dan daha yetenekli bir oyuncu.

    keza, kobe bryant'ı oğlu, mj'i kardeşi gibi gördüğünü söyleyen phil jackson da bu görüşte... şuradan dinleyebilirsiniz radyo kaydını:

    http://www.youtube.com/watch?v=W_WNTx3gG_s

    soru, kobe bryant'ın genel özellikleri ve yetenekleri itibarı ile michael jordan'dan daha iyi olup olmadığı üzerine, kendisi şöyle diyor: "evet... katılıyorum. buna karşın, jordan çok daha güçlü bir oyuncuydu. omuzları, büyük elleri ona çok büyük avantaj sağlıyordu. buna karşın kobe'de güçlü ve bana kalırsa dış şutör olarak michael'dan daha iyi. michael'ın savunmasının daha iyi olduğunu da söyleyebilirim."

    nba tarihinin 1-2'si olduklarını düşünüyorum. kıstas olarak şampiyonluk sayıları, şampiyon oldukları takımlar ve güçleri, istatistikler vs. işin içine girilirse çıkalamayacağı aşikar. kıstasımız yetenek ve bu yeteneği kullanabilme ise, bu iki oyuncu gelmiş geçmiş en iyi iki oyuncudur bana kalırsa. ben kobe bryant'ı çok fazla seviyorum, o yüzden yaptığım değerlendirme objektif olmayacaktır.

    lebron james ne yazık ki bu ikilinin karşılaştırıldığı bir başlıkta adı geçemeyecek bir oyuncudur. şu an en iyisi, hem de açık ara ama... adı şampiyon olabilmek için oradan oraya koşturmasıyla anılabilir anca.
  • 7
    jordan'i saglikli kafayla izleyemedim ancak kobe'yi sapina kadar bilirim. yetenek olarak en ozel sporcudur benim icin.

    kobe'nin allah vergisi yetenekleri onu zaten ayri kiliyor ancak asil onemli olan nokta su;

    yine bir gece lakers maci izliyorum, 3-4 yil falan gecmistir uzerinden. 3. ya da 4. periyot ortalari. lakers farki bir hayli acmis durumda ve karsisindaki rakip reaksiyon gosteremiyor. lakers maci alacak belli.
    buraya kadar gayet normal...
    derken bir pozisyon gelisiyor, top saha cizgisinden disari cikmak uzere ve topu oyun alaninda tutmak icin yaradana siginarak bir efor sergileyip sakatlanma riskini de almak zorundasiniz, ki sakatlanma ihtimali o pozisyonda ciddi anlamda yuksek.
    kobe o topa sanki takimi yenik durumdaymiscasina kostu, yetisti, saha icerisinde tutup takimina kazandirdi ve seyircilerin arasina dustu. ve bunu yaparken yasi 33-34 falandi.
    yetenek konusuna girmeden sadece bu azim, hirs ve kazanma icgudusu bile onun ne kadar ozel bir insan oldugunu gosteriyor.

    iki oyuncu arasindaki kiyasa gelince, ikisiyle de beraber oynamis bir oyuncu olan horace grant * kaan kural ve murat kosova'nin sunduklari nba studyo programina konuk olmustu ve iki oyuncu kiyaslamasinda sunu demisti.
    "asla ikisinden birini ikinci siraya koyamam cunku ikiside birinci. ancak jordan 1 ise kobe 1.a'dir.*
  • 9
    http://www.youtube.com/watch?v=JnB9bvud6IU

    hücum konusunda oyun stilleri neredeyse tamamen aynı. ikisi de durdurulamaz olağanüstü skorerler.

    ikisi de muhteşem savunmacılar ancak michael jordan trash talk konusunda ve clutch time savunmasında bir adım öndedir.

    jordan toplama bakıldığında kanaatimce daha başarılıdır çünkü aldığı şampiyonlukların hepsinde baş aktör olmuştur ve nba'in en çekişmeli dönemi sayılabilecek 1985-2000 arasında yüzüklerini takmıştır.
  • 10
    birbirine cok benzer oyunlari oldugu dogru, aradaki fark jordan takimi bir sonraki asamayi denemesi icin zorlarken kobe kendisini bir sonraki asamaya gecmek icin zorlardi. jordan sut cekerken ayak dengesi kusursuza yakindi, kobe'nin ayaklari daha savruk, jordan sutu daha az aci vererek atardi, kobe daha kavisli, jordan'in oyununu seyretmek ayak dengesinden dolayi daha zevkliyken kobe daha iyi sutor olarak gorunurdu. kobe bireysel olarak (sokak basketbolunun da etkisiyle) daha etkin gorunup, bireysel yetenekleri kor gozun bile gorebilecegi kadar parlarken, jordan bunu zerafetle yapar, butun takimi ayni seviyeye cikarmaya calisirdi.

    jordan daha buyuk efsane, daha iyi oyuncu icinse bir sey diyemem, o izafi. kisisel zevkler bireysel performanslari one cikartacaktir
  • 11
    bazı karşılaştırmaları hiç yapmamak belki de en iyisi.

    zira, ne yaparsanız yapın, bir sporun ya da bir oluşumun "fenomeni" olmuş kişiyi, ondan iyi dahil olsanız "geride bırakamazsınız". çünkü o kişi çığır açandır, o kişi bu işi en iyi yapan "ilk kişi" olmayı başarmıştır bir kere...

    kobe daha fazla şampiyon olabilir, daha fazla sayı atabilir, daha sıra dışı hareketlerle sayılar bulabilir, ancak ne yaparsa yapsın michael'in efsanevi ismi onu her zaman 1 adım geride bırakacaktır.

    tıpkı, gelecekte hiçbir formula 1 pilotunun michael schumacher'den daha iyi kabul edilemeyeceği gibi,
    tıpkı, gelecekte hiçbir futbolcunun galatasaray'da hagi'den daha iyi kabul edilemeyeceği gibi,
    tıpkı, gelecekte hiçbir golcünün pele'den daha iyi kabul edilemeyeceği gibi,
    tıpkı, gelecekte hiçbir oyun kurucunun diego maradona'dan daha iyi kabul edilemeyeceği gibi,
    tıpkı, gelecekte hiçbir liderin atatürk'ten daha iyi kabul edilemeyeceği gibi...
  • 13
    ikisinide defalarca izlemiş birisi olarak hiç tereddüt etmeden m.j. derim...

    ikiside çok iyi skorerler ve günlerinde olduklarında tutulmaları imkansız. ancak michael jordan bana göre daha winner bir oyuncuydu. dosta güven,düşmana korku salan bir winner.
    unutulmamalıki kobe ilk üç şampiyonluğunda yanında o dönem nba'in en dominant 5 numarası shaq vardı. ama majesteleri longley,purdue,cartwright,wennington gibi kazma 5 numaralarla şampiyonluklar kazandı.

    majestelerinin 1995 orlando serisi dışında kötü oynadığı bir playoff serisi yok.hele finallerde bir seviye daha yukarı çıkıp insanüstü performanslar sergilemiştir.kobe ise bana göre playofflarda çok iyi performanslar sergilemesine rağmen o seviyeye çıkamamıştır.örneğn 2004 nba finalleri.

    2004 finalleri öncesi herkezin açık favorisi lakers'tı.sahq,kobe,malone,payton gibi hall of fame üyesi yıldızlarla herkez lakers'ın o seriyi çok rahat kazanmasını beklerken umulmayan oldu ve seriyi pistons 4-1 gibi rahat bir skorla kazanmayı başardı.pota altında blok canavarları wallacex2 ve prince,hamilton,billups gibi dengeli ve iyi savunmacı ön alanı ile pistons lakers'ı hücumda kitlemeyi başarmıştı.kobe müthiş düşük bir yüzdeyle şut atmış,o zorladıkça lakers için hücumda işler daha da kötüye gitmişti.oysaki o seri kobe'nin değil sahq'ın önplana çıkacağı bir seriydi.çünkü ben wallace hernekadar çok iyi bir savunmacı olsada sahq karşısında çok kısa ve ince kalıyordu.ancak kobe bencilce zorlayıp durmuş ve şampiyonluğu pistonsa hediye etmişti.
  • 14
    istatistiki olarak birbirlerine çok yakınlar, ama şöyle bir düşününce jordan hiç finalde kaybetmemiştir. hatta 4-3 kazandığı final serisi bile yoktur.

    kötü oynadı denilen orlando magic serisi ise jordan'ın ilk emekliliğinden döndüğü seneye denk gelir. 23 numarası emekli edildiği için 45 numara giyiyordu o sene. 82 maç olan ligde 17 maç kala nba'e dönmüştü jordan. orlando ise normal sezonda doğuyu lider bitirmişti. ilk maçta 2si kritik 9 top kaybetti. 6 maç sonunda seriyi kaybettiler. hazır olmamasına rağmen 33.4 sayı 6.8 ribaund 3.2 top kaybı ortalamasıyla oynamış serinin kalanında.

    jordan'ı tarihin en iyisi yapan özelliklerden biri de bundan sonra kendini gösteriyor zaten. adam bi playoff serisi kaybetti diye öyle bi hırslanıp yazın çalışmıştı ki ertesi sezon bulls 82 maçın 72'sini kazanıp sonrasında rahatça şampiyon oldu. normal sezonda 72 maç kazanma rekoru hala kırılamamıştır.
  • 15
    tam olarak hatırlamasam da her iki oyuncuyla da çalışmış olan phil jackson, bu ikili hakkında "jordan'la bir konu hakkında uzun süre konuşur ve onu neyi yanlış yaptığına ikna ederdim, kobe'ye ise bütün bir molada neyi yapması gerektiğini anlatırdım ama sahaya çıkıp kendi bildiğini yapardı" şeklinde bir beyanatı vardır.

    bu iki oyuncuyu bu kadar mükemmel yapan tek şey ikisinin de sahip olduğu müthiş çalışma hırsıdır, nitekim kobe bryant italya'ya yaz tatiline gittiğinde bir gece yarısı marco belinelli'yi arar ve kendisine bir basketbol salonu bulmasını ister. belinelli de salonu bulup kobe'ye eşlik eder. belinelli birkaç şut atıp geri döneceklerini düşünürken kobe bryant 500 şutluk bir şut antrenmanı yapar ve sonra da belinelli'yle teke tek bir maç yaparlar. jordan da bundan az değildir.

    ancak jordan tektir.
  • 22
    michael jordan'ı herhangi bir oyuncuyla (ki bu oyuncu da nba tarihinin en değerli oyuncularından koby) kıyaslamak, jordan'ı canlı izlemiş herhangi biri için bence mümkün değildir. jordan'ın oynadığı dönem ilginçtir ki nba tarihinde bütün takımların hemen hemen birbirine denk olduğu bir döneme gelir ki 2 kere finallerde karşılaştıkları john stockton, karl malone ve jeff hornacek'li utah jazz bugün nba'de olsa karşısına en iyi takımı da çıkarsanız onları süpürecek güçteydi. zaten chicago'nun daha önce dumars, rodman ve isaac thomas'lı detroit'e karşı üst üste oynadıkları nba finalleriyle daha sonraki yıllarda utah jazz'la yine üst üste oynadıkları nba finalleri ayrı ayrı nba tarihine geçmiş finallerdir. hatta utah-chicago finallerinden beri ben adam gibi final görmedim desem abartmış olur muyum onu düşünüyorum?

    kısaca koby büyük oyuncudur ama jordan ayrı bi seviyededir ve sanıyorum ki ondan daha iyisi asla gelmeyecektir.
  • 25
    ikisi de psikopatlık derecesinde kazanma hırsına sahiptir. akıl sağlığı açısından anormal derecede bile denebilir. jordan özellikle takım arkadaşlarına karşı zaman zaman çok sert davranışlar sergilerdi. horace grant falan olaya şahit olan kişiler anılarında anlatıyor. takımdaki oyuncuların yediği yemeklere karışmaktan tutun fiziksel şiddet uygulamaya(kötü oynamayı bırakıp kendine gelsin diye tokat atmak falan) kadar gidiyor.

    bu arada ikisinin karşı karşıya geldiği pozisyonlar: https://www.youtube.com/watch?v=Vm8qiuDgcJ8

    bu kazanma hırsı da bu oyuncuların bu kadar iyi hale gelmesine ve istikrarlı olarak(özellikle bireysel performans) sürekli başarılı olmasını sağladı.

    ama en önemlisi tarihteki en büyük yeteneklerden olmalarına rağmen aynı zamanda tarihteki en çalışkan oyunculardan olmaları. bizim sporcularımız da örnek almalı bu durumu. yeteneği avrupa çapında bile olmayıp yhaa ben çok yetenekliyim havasına girip kendini bi halt sanan sporcularımız mevcut...