• 4719
    kanat oyuncularıyla bir derdi olan adam.

    garry'yi neden oynatmıyor anlamıyorum. sene başında golleri bu adamın gomis'e kenardan attığı paslarla attık. son maçlarımızda da garry oyuna girdikten sonra ya gol attı ya da tehlikeli pozisyon yarattı. bunu göremiyor mu anlamıyorum. niye tolga'da ısrar ediyor. maçlar kulübeden çok mu farklı görünüyor? garry'nin bizim için yetersiz bir oyuncu olduğunu ben de biliyorum ama bu adam elimizdeki sınırlı kilit açıcı oyunculardan birisi.

    ilerde düz oyuncularla oynatıyor bizi. yasin'e bile razıyım. en azından çalım atar adam geçer bir şey olur. feghouli döndükten sonra kanatları garry ile feghouli'ye vermezse hemen gönderilmelidir.

    umarım buraları yönetimimizden birileri okuyordur. bu adam devre arasına kadar bu saçma yanlışlara devam ederse, kazansa dahi gönderilmelidir. şimdiden hoca arayışlarına başlamışlardır umarım.

    tolga'nın kanatta oynaması? yanlış bir eylemin sonucunda tesadüfi olumlu sonuçlar oluştu diye doğrular değişmez. ki o sonuçların da o eylemle ilişkisini tam olarak kestiremeyiz çünkü birçok faktör, değişken var. tolga kanat oynamaz. doğru budur.
  • 4726
    iyi takımlara karşı değil, iyi teknik direktörlere karşı kaybeden hoca. puan kayıplarının hepsi iyi hocalara karşı yapılıyor. rıza çalımbay, şenol güneş, abdullah avcı... paul le guen ile direkten döndük vs. ego ve üstünlük kurma hırsı aklının önüne geçiyor. tudor yine kendinden iyi olabileceğini düşündüğü bir hocaya karşı * farklı şeyler denemek istedi yine olmadı.

    ortada bir oyuncu eksildiği zaman fernando tek kalıyor. eksilen oyuncu kanata değilde forvete kayınca (eren) dönen topların hepsi beşiktaş'ın beğenmediği gökhan'la, geldiği günden beri kayda değer performans ortaya koymamış irfana kaldı. halbuki geçen hafta gençler maçında ikili forvette savunmadan kesip forvete eklenti yapmıştı. her ne kadar stoper sayısı artmış gibi görünse de savunma sayısı azalmış ortaya kalan oyuncu sayısı değişmemişti. serdar'ın cezalı olması büyük sıkıntı yarattı takıma. dörtlü savunmaya geçip yine ilk sisteme dönmek yerine yeni bir şey denedi. savunma dörtlü kaldı ama bu sefer ortayı zayıf tuttu. bence tudoru yanıltan emre ve mahmut'un olmayışı. oranın kolay ve yumuşak olacağını düşündü. olmadı. tudor bu değişimleri hep iyi ve diri takımlara karşı yapıyor ve bunu o takımın hocasına üstünlük kurmak için yaptığını düşünüyorum. devre arasına kadar kendi kaderini kendi belirleyecektir tudor.
  • 4727
    takım savunması konusunda saplantılı hoca. takım savunmasından taviz vermemek adına hücum planında hep bir değişiklik deniyor. 5-1 yenildiğin maçtan sonra ne savunması denilebilir ancak yediğimiz goller bireysel hatalar ve sonrasında psikolojik olarak oyundan düşüşle alakalı. 6 şut çektirmişiz 5'i gol olmuş. denayer yerine serdar olsa maçın en azından berabere biteceğini düşünüyorum. zira denayer "cool" bi adam olması dışında gerçekten çok zayıf bir performans gösteriyor.

    tudor'un ilk haftalardaki taktiğine dönüp bazen "gol yesek bile bir fazlasını atmalıyım" mantığıyla hareket etmesi gerekiyor. çünkü gol yememek için yaptığı taktikler ne gol yememesine ne de maç kazanmasına yarıyor. galatasaray'ın 11'ini baştan yenilesen bile oyunu tutmaya çalışan bir oyun anlayışını oturtman zor. takımın taraftarın camianın ruhuna aykırı.

    tudor'u göndermenin mevcut durumda getirebileceğimiz hocalara bakarak faydalı olabileceğini düşünmüyorum. tudor'u doğru yönlendirerek kendi kurduğu kadroda başarılı olmasını sağlamak lazım. burada da yönetime iş düşüyor.

    mesela ayhan akman ne iş yapar sorusundan başlanabilir.

    edit: sanırım son cümledeki hissiyatım konusunda yalnız değilmişim.
  • 4729
    basaksehiri kücümsemek gibi bir gaflete düstügüne inanmak istemiyorum ancak bu mactan iki gün önceki sistem degisikliginin sebebini de merak ediyorum.

    bu derece darma duman edebilecek bir degisiklik icin neden basaksehir macini secti anlayamiyorum.

    yine de gönderilmesinden yana degilim. sezon sonuna kadar takimin basinda kesinlikle kalmali.
  • 4730
    deplasmanlarda aşırı kasılıyor. bir klişe laf vardır: "dizilişlerin ve kadronun bir önemi yoktur, önemli olan taktik ve stratejidir" diye. her hafta buraya ilk 11 yazanlar boşuna millete akıl veriyor. aynı 11'le ve çift forvetle iç sahada maça çıkıyorsun. 5-1 yeniyorsun. aynı 11 ve çift forvetle deplasmanda maçı çıkıyorsun bu sefer de 5-1 yeniliyorsun. ilk maçta sahanın en iyi adamı eren derdiyok, ikinci maçta sahanın en kötü adamı yine eren derdiyok. sorun isimlerde, 3lü, 4lü defansta, çift forvette falan değil. bunların hepsi teferruat. sorun bizim mantalitemiz. sorun tudor'un pratik zekasının yetersiz olması. sorun iki statik çift forvetle deplasmanda maça çıkıyorsan hala defans güvenliğine kafa yorup baskılı oynamamanda. yani sorun tudor'un teknik direktörlüğünde.

    tudor galatasaray'la oynamanın ne demek olduğunu bilmiyor. rakibin zaaflarını düşünmekten çok kendi zaaflarını düşünüyor. özellikle deplasmanlarda bu aşırı tedbirci yaklaşım galatasaray'ı kötü etkiliyor. bunu düşünmekten artık vazgeçer mi bilemem ama tudor gibi aşırı takıntılı, düz mantık bir adamın bu işin üstesinden gelemeyeceğini düşünmeye başladım.
  • 4731
    bundan sonra oynanacak tüm maçlarımızda takımın başında olduğu süre dahilinde özbek kardeşlerin talimatları ile kadro kuracak olan teknik adam.

    artık bu saatten sonra kendisi atanamamış aykut kocaman'dır. kendisinin fikrinin hiçbir önemi yoktur. tüm taktikler özbek ailesi tarafından verilecek, maç anındaki oyuncu değişikliklerine kadar telefonla yönlendirilecektir. kendisi böyle bir olayı yediriyorsa kendisine kalsın. omurgalı insan işi değil ama bu pozisyon.

    temenni beşiktaş maçında sahada olmaması. eğer beşiktaş maçından önce gönderilmesi için bir facia daha gerekiyorsa
    25 kasım 2017 galatasaray alanyaspor maçı nı kurban edebiliriz. olası bir beşiktaş maçı faciasında geri dönüşü olmayan bir yola gireceğiz. sonrası için teknik adam değişikliği bir derde derman olamayacak...
  • 4732
    işini doğru düzgün yapmıyorsa talimatlarla yapacaktır. tudor kimdir ki talimat almayacak? ne tecrübesi var ne de kariyeri. burası galatasaray. kafasına göre takılamaz. yok böyle bir şey. ne olacaktı? kendisine vahiy inmesini mi bekleyecektik?

    hayır "öğrenecek" diyenler isyan ediyor bir de. yahu nasıl öğrenecek? galatasaray'da hata yapa yapa öğrenme şansınız yok. hele bu kadar çok hata yapamazsınız.

    östersunds'a 2 maçta yenilerek elendiği gün yollanmalıydı. "kendi kadrosunu kuramadı" diye tutuldu. kıçı kırık takımlara 3-4 atınca havalara girildi. sonra gerçekler gün yüzüne çıktı. 3 ciddi maçtan 1 puan alabildi. 7 gol yedi 2 gol attı.

    kendisi temkinli, deplasmanlarda çekingen filan değil. bildiğiniz beceriksiz işte. bir de dik kafalı. en sevmediğim tiptir böylesi. hem bişeyden anlamaz hem de kafasına göre icat çıkartır.
  • 4733
    bariz şekilde kurulan kadroya göre 2-3 beden bol gelen bir hoca. ancak liderken teknik direktör yollamak da çok nadir görülen bir durumdur dünya'da.

    o yüzden kafamda deli sorular var. futbolu bizden çok çok daha iyi yönettiği aşikar olan bayern munchen bile sezon ortasında jupp heynckes'i göreve getiriyor apar topar. benzerini biz fatih terim ile yapmalıyız diye de düşünüyorum ama mevcut duruma bakınca takım lider, başarısızlık yok ortada.

    ancak büyük maçlardaki berbat futbol falan da ayrı bir tartışma konusu. adamda öyle bir kredisizlik var ki istesende güvenemiyorsun. kendisi de bu kredileri zaten tüketeli çok oldu.
  • 4735
    futbolcular arasında yavaş yavaş bileti kesilen td. yapılan son açıklamalar bunu çok net gösteriyor. adam yönetimi zayıf bunu zaten biliyoruz. ama futbolcular ilk haftalarda olan hırslarını kenara bıraktılar bunun nedenide saçma taktikleri. artık zarar veriyor ve vermeye devam edecek. bakalım aldığı talimatlarla düzelecek mi yoksa kötüye mi gidecek. bjk maçı ile göreceğiz.

    bu ara 9. hafta dedim hep bekledim. 9. haftada beklediğimiz büyük maçlarda 1b 2m aldı. toplam 2 gol atıp 7 gol yedi.
  • 4736
    (bkz: 18 kasım 2017 başakşehir galatasaray maçı)
    maçın son dakikalarını koltuğundan oturarak izlemiş kişi, yarışan insanlar yenildiğinde değil vazgeçtiğinde kaybederler.
    imam - cemaat ilişkisi gibi 4-1 sonrasında koltuğuna oturduğunda 5. golün geleceği gayet net ortaya çıktı zaten.
    maç 15 dk. daha oynansa 6 - 7 'de gelirdi.

    çıkartılan kadro, oyuncu ve mevki tercihleri vs. hepsi tartışmaya açık, belli bir mantık çerçevesinde açıklanabilir belki.
    ama 2. yarı elia - maicon / denayer - adebayor eşleşmesinin yanlış olduğunu, 5 gol yedikten sonra mı anlamak lazım?

    elia yerden hızlı adam ve 2. yarı her birebir pozisyonda macon'u geçti, insan hiç mi görmez bunu yahu? denayer ile yer değiştirmek hiç mi aklına gelmez mesela?

    18 kasım 2017 başakşehir galatasaray maçı özelinde tam anlamı ile sınıfta kalmıştır.
    futbolda son yıllarda gördüğüm en kötü t.d. performansı.
    bazen dip görmek iyidir, güç alıp sıçramak için bir zemin gerekir.
    en azından devre arasına kadar devam edilmeli diyeceğim de, beşiktaş maçı sonrası dananın kuyruğu kopacak gibi.
  • 4738
    hala sezon sonunu görmeli, şu haldeyken takımı bırakmamalı diye düşünenler var inanılacak gibi değil. ulan bundan daha beter ne olabilir? bjk derbisinde deplasmanda 5 yedin nasıl çıkaracaksın onu içinden? gökhan zan'ı getir bundan iyi hocalık yapmazsa namerdim. bırak hocayı, hocasız çıksın takım, fernando yapsın kadroyu bundan daha iyi yönetmezse namerdim. gına geldi sizin ölü seviciliğinizden ya yeter!

    tudor bu takımın hocası değil, ocak ayını göremez dedim eksi yedim. bu adam gidene kadar da yemeye razıyım. bu takımın bu tarz hocalara ihtiyacı yok. anlayın artık bunu. bize devrim yaratacak derwall gibi, kalli gibi bir hoca lazım. takımı disipline edebilecek bir hoca lazım. alman olur, güney amerika'lı olur fark etmez. bize artık yıllardır oynadığımız baskılı ve ezen futbolu oynatacak bir hoca lazım. şu kadroyu at'a versen at bile oynatır ama bu tudor oynatamaz. bunun neyini göremiyorsunuz?

    evinde oynadığın fb derbisine -ki tarihin belki de en kötü feneri- tek forvetle çık vasat top oyna, ligin en dinamik takımı başakşehir deplasmanına çift forvet çık ve olaya sonradan da müdahale edeme? önündeki örnek ne? gençlerbiliği maçı. ulan adamlar zaten dibi görmüş, sen 10 haftaya yakın tek forvet oynadın sürekli galip geldin (bir şekilde) neden kurulu düzeni bozuyorsun? neden hala garry'yi oynatmıyorsun? yazık değil mi şu taraftara? yazık değil mi bizlere vasat herif?
  • 4740
    başakşehir maçı* performansı ile acayip karamsarlığa düştüm. maç taktiği, maça müdahale etmeyişi, yanlışını görüp dönmemesi gerçekten kabul edilebilir gibi değildi. sanki her rakibe ayrı taktik ile hazırlanmamız mutlak suretle gerekiyormuş gibi bir düşünce içinde. ne gerek var? takım sürekli aynı oyunu oynayarak her rakibi yenebilir. oyuncuların taktiğe, dizilime ve birbirine alışması için hele de yeni kurulan bir takımda bu gerekli. 2-3 senedir bir arada oynayan bir takım değil ki bu her maça farklı taktikle çıkalım. tüm motivasyonu kaybettim. tam da rakiplerin istediğini kendi eli ile yaptı resmen. sinan yılmaz sezon boyu yazdıklarında takımın tudor ile bilic'in beşiktaş'ı gibi fiziksel olarak üstün olacağını ama kritik maçlarda taktik olarak geride kalabileceğini yazmıştı. gerçekten de öyle oldu. son bir ümit beşiktaş deplasmanında iyi bir performans göstermesi ama şenol güneş karşısında çok şansı olmayacak gibi.
  • 4741
    en son "ulan bundan daha kötü ne olabilir?' diye hamza hamzaoglu'nu apar topar gönderdigimizde görmüstük ebemizin örekesini. sezon boyu 154542148 hoca değiştirmistik.

    millet iyice kafayı sıyırdı yine. beyler açın bir puan tablosuna bakın ya. unuttunuz heralde ama halen lideriz.

    ok 18 kasım 2017 başakşehir galatasaray maçı'ndan sonra hepimizin içine öküz oturdu, ben günlerdir televizyonu bile açamıyorum can sıkıntısından. tudor da bu macta sıcıp batırdı, efsane sıctı hemfikirim. ama bir sakin.

    aziz yıldırım bile sezon içerisinde hoca değiştirmenin ne büyük mallık oldugunu gördü, bizim taraftar halen göremedi.

    sezon içerisinde hoca değişikligi bir boka yaramaz, herşey daha kötü olur. tek istisnası olsa olsa fatih terim olur, o da mevcut sartlarda imkansız görünüyor.

    yine sacma sapan blanc, ancelotti lafları havada dolasıyor. yav siz valla akıllanmazsınız. bu adamları bugun getirirsen sezonu 5. falan bitirirsin. ne kariyerli adamlar geldi buraya da bok edip gitti herseyi. daha kac kez yasayacagız bunu? bu herifler gelecek de ligi, takımı tanıyacak da derken gecti bitti sezon, hadi gecmis olsun.

    biz tudor'a uygun takım kurduk, bu takıma uygun kac hoca bulabileceksin boşta? her kötü skordan sonra birilerine sarıyorsunuz. 2 hafta önce belhanda'yı hain ilan ettiniz, ndiaye'ye saydırıyorsunuz, lato kötü, denayer kötü, tolga kötü, eren kötü, garry kötü diyorsunuz. ee abim bu kadar adam kötü ise su anki durumumuz cok da kötü degil? bu kadar kötü adamla lidersek şükür edelim oturalım yerimize.

    tudor geride kalan 12 maçın 2 tanesinde sıcıp batırdı, muhtemelen bu kurt hocalara karsı bir müddet daha sıcıp batırmaya devam edecek ama su durumda hoca degismez. hoca degisikligi bir takım için en en son basvurulcak yol olmalıdır.

    bir nefeslenin. bir devre arasını görelim bakalım ne durumda olacagız. devre arası zaten bikac kritik takviye olacak, bir de sezonun ikinci yarısı fikstur avantajımız olacak (4 buyuk mactan 3'ü kendi evimizde olacak ikinci yarı). bırakalım su kelle avcılıgını rica ediyorum.
  • 4742
    18 kasım 2017 başakşehir maçında çift forvet ile çıkmasının bende yanlış olduğunu düşünenlerdenim. zira ilk 8 haftadaki kadroyu, oyun şeklini bozmasının bir anlamı yok. sen oyununu oyna yine yenilebilirsin bu doğal. lakin burda bir nüans var. şu an da tudor'a gömenlerin yüzde yetmişi evet iddia ediyorum en az yüzde yetmişi maça eren'siz başlayıp bu skoru alsaydık da tudor'a yüklenecek, geçen hafta kendine gelmiş eren'i nasıl kesersin - beş atan takımı nasıl bozarsın diye ağlayacaklardı. bu milletimizin kanıksanmış bir durumu çünkü. bu kafayla yaşayan ekmek yiyen bir çok spor yazarı da var ne yazık ki. özetle dereyi geçerken at değiştirmenin manası yok tudor!da öğrenecek ve sabretmek en akılcı çözüm. üstelik hala takım lider. denizli ile yapılan hata tekrarlanmasın sonra sezon gidiyor. hamzaoğlu diyenlere de o bir istisna galatasaray'ın büyüklüğü kazandı şampiyonluğu hamza'nın bilgisi becerisi değil. şampiyonluk akşamı kovulması gerektiğini düşüyordumama burası türkiye. ha kaldı o sezon sezonu bitirmeliydi o başka. herşeye rağmen şampiyon olacağız. bunu da ilk maçta hissttirmeliyiz. o zaman haydi tribüne.
  • 4743
    "halamın bıyıkları olsa..." argümanlarıyla savunuluyor artık.

    ben de şunu söyleyeyim o zaman: tudor yine aynı bu puanda olsa ama fener'i evimizde yenmiş, trabzon ve başakşehir maçlarından 1'er puan almış olsaydık bu derece eleştirilmezdi.

    gördünüz mü nüansı? konu bu zaten. çünkü bu maçlarda bahsedilen sonuçları alabilmiş bir takım bu maratonu sürdürebileceğine dair umut verirdi. şimdi ise vermiyor. tudor hiç vermiyor.

    defalarca anlattık. yaptığı her müdahale takımı daha kötüye götürdü. oyuncular da mutsuz. çünkü sahada yapacaklarını da yapamıyorlar. açın sezon başından beri attığımız golleri, izleyin. 1 tane mariano'nun golü biraz organize. onun dışında tamamen emprovize ve bireysel yeteneğe dayalı.

    neden? çünkü tudor işin o kısmıyla ilgilenmiyor. "oyuncular nasıl olsa yaparlar" diyerek takımla fantezi üstüne fantezi deniyor. 2 maç daha kaybedelim bakın esas o zaman göreceksiniz oyuncuların şikayetlerini. çünkü adam elindeki oyuncunun performansını da düşürüyor.

    büyük takım teknik direktörlerinin "benim şöyle bir oyuncu grubuna ihtiyacım var" deme lüksü yoktur. elinde zaten iyi oyuncular vardır ve bunu doğru kullanır. tudor efendiye ise sezon başında yepyeni bir kadro verildi. oldukça da yetenekli oyuncular var kadromuzda. eksiklerimiz var, evet. ama kimin yok?

    saçma sapan denemeler, gereksiz gereksiz dizilişler, abuk sabuk oyuncu tercihleri... tudor bu kadar. bu işte. hamza da bu kadardı. riekerink de. bunlar bu kadar. ayıp değil, günah değil. tudor ufak takımların teknik direktörü olabilir. zamanla mamanla olmaz bu işler. dönün bakın şu an büyük dediğiniz teknik direktörler tudor'un yaşındayken ne yapıyorlarmış? gören de 30-31 yaşında zannedecek tudor'u.

    konu çift forvet, tek forvet değil. bu takımın hücum planı yok. bu takımın planı yok. herhangi bir planı yok. rakibe karşı filan değil. sahaya 11 oyuncu çıkıyor ve oynuyorlar. yetenekleri yettiğinde maçı alıyorlar, yetmediğinde alamıyorlar. bu kadar. yani teknik direktörsüz oynuyor takım. tudor da farkında olayın. kendisini göstermek için abuk subuk denemeler yapıyor.

    yeni kurulan bir takımda dizilişle, oyuncu tercihleriyle bu kadar oynanmaz. başakşehir maçına çıkarken sezon başındaki kadromuzdan sadece serdar yoktu sahada. feghouli zaten sonradan gelmiş ama hadi onu da sayalım.

    peki tudor ne yapıyor? en olmayacak takıma karşı en olmayacak dizilişle çıkıyor sahaya*. 4-4-2. hem de diamond. hem de 2 santraforla. hem de kanat orta sahası olmadan. sonuç ne oluyor? 5-1 mağlubiyet.

    garip mi? hayır. neden? çünkü daha 1 hafta önce gençlerbirliği'ne aynı şekilde oynamışız. 5 atmışız ama öyle üstün bir oyun oynamamışız. yine oyuncuların bireysel yetenekleri ve rakibin berbatlığı sayesinde skor yapmışız. sahanın en kötü oyuncularından birisi olan eren derdiyok bütün hafta övülmüş medyada. bunu gören tudor da "hah işte imzamı atacağım bir iş" diyerek çıkmış başakşehir maçına. sonuç da ortada.

    sorun budur. tudor burayı bir zıplama tahtası olarak görüyor. tamam iyi bunda sorun yok ama daha zıplayacak bacak yok kendisinde. bunun farkında değil.