• 334
    latovlevici'nin sözleşmesi yüzünden kabus gördüm.

    bu sezon şampiyon olmuşuz, türkiye kupası'nı kazanmışız, süper kupa'yı almışız. hepimiz takımımızdan mutlu ve umutluyuz. latovlevici ise 18 maç oynadığı için sözleşmesi uzayınca kadromuzda kalmış. igor tudor da, ''linnes ve lato bize yeter'' demiş, yeni sol bek almamışız. kasım ayında bir şampiyonlar ligi maçını, latovlevici'nin hataları yüzünden kaybetmişiz. maç sonrasında igor tudor basın toplantısında açıklama yapıyor, mert çetin de tercüme ediyor: ''lato'nun sözleşmesi uzamasa dahi ben yenileyecektim sözleşmesini, bu kadar kısa ve öz. lato kadar sahada mücadele eden kaç oyunumuz var? ağzınıza dolamışsınız, vurup duruyorsunuz. her antrenmanda yüzde yüzle oynadığını kim biliyor lato'nun?''
  • 339
    neden oynatilmak istediğini anlamadığım futbolcu. tamam kötü sol bek veya şuan formsuz ama bu adam 40 kere de basirisiz olsa 41. kez yeniden deniyor. sürekli orta açıyor. linnes'i çok severim ama ostersund maçlarında pas almamak için rakibin arkasına saklanıyordu. orta oranı isabetli ama sık değil. ama latov'a oranla tempoyu yükseleceği kesin.
  • 343
    sırf transfer yapılmış olsun diye gerçekleştirildi transferi. hala "son dakikada yapılabilinecek en mantıklı hamleydi" teziyle savunuluyor bu gereksiz transfer. sırf laf olsun diye yapılan bir transferde mantık aranıyor. burada bu adamı steau bükreş'te yıllarca oynadı, cl tecrübesi var diye savunan adamlar vardı.

    en ofsayt entrymin sahibidir kendisi.
  • 344
    ben bir taraftar olsam, oynatma şunu derim. bu ne biçim topçu derim. harika futbolcu niye oynatmıyorsun hoca derim. sen ne biçim hocasın da bu adamı galatasaray kulübüne layık görüyorsun derim. ben derim. dilimin kemiği yoktur. karar verici değilim; kendimi futbol bilgini olarak görmek istiyorumdur, derim. sanane ulan istediğimi derim.

    ben bir teknik direktör olsam, kendisini oynatıp oynatmayacağımı antrenmanlara, maç performansına göre belirlerim. bir felsefem vardır, ona uymaz. oynatmam. yeteneksiz futbolcudur, oynatmam. disiplin kurallarına uymaz, oynatmam. 3'lü savunma yapacağım derim, oynatmam. savunma zaafı yaratıyor derim, oynatmam. karar verici ben değil miyim, vardır bir bildiğim oynatmam.

    ben yönetici/başkan olsam, takıma kendisini kazandırdıktan sonra susarım. teknik direktör diye bir mekanizmanın varlığını bilirim, susarım. haddim değildir, susarım. galatasaray babamın çiftliği değildir, görev mekanizmaları bellidir, susarım. eğer teknik direktörüm bu futbolcuyu takımda görmek istemiyorsa, en az hasarla yollamanın yoluna bakarım. işimin adı ne...

    bilmem anlatabiliyor muyum? (bkz: #2284888).
  • 345
    kanatsız çift pivot santraforlu sistemimizde hücuma çıkarken ve forvetlere topu aktarmaya çalışırken tüm topları bu abimiz kullanıyor. galatasarayın ana hücum planı bu. topu kazan, paslaş, orta saha çizgisine yakın bir noktada latovlevici'yi gör, topu ona ver, bam güm bakmadan orta yapsın. galatasaray futbol takımının bu denli kısır futbol oynamasının en önemli nedenlerinden bir tanesidir. bu şekilde hedef tahtasına oturması da yüzde 50 kapasitesinin o kadar oluşuyla ilgiliyse yüzde 50 de tudor'un son maçlardaki saçma sisteminden kaynaklanıyor. mesela önünde rodriguez hatta artırıyorum yasin oynasa bile ara ara yapacağı bindirmelerle ve asıl görevi olan işin savunma kısmıyla ilgileneceğinden hiç olmazsa takıma zarar vermeden sırıtmadan oynama ihtimali olan bir futbolcu. en azından ceza sahasına bakarak orta yapan, ne bileyim çalım atarak içeri katetmeye çalışan bir kanat oyuncusu oynasa sol açıkta, hücumlarımız şutla sonuçlanabilir. dikkat edin topa çok sahip olsak da şut sayımız düşük oluyor tam da bu nedenle. fakat bu şablonda 33 yaşındaki vasat bile olmayan bir oyuncu hem rakibin 2 kanat oyuncusuyla boğuşuyor, hem de ceza sahasına fakat rakibin kucağına yaptığı ortalarla hızlı hücum yememize neden oluyor. maç içinde bu saçmalığı defalarca görüyoruz, işte bir tanesi gol olursa oluyor, gerisi çöp. her hücumda olayın içinde bu arkadaş olunca da ister istemez takımın beyni rolüne bürünüyor. transferin son günü devre arasına kadar idare etsin diye karabükten aldığın 100bin euroluk adama takımı hücuma çıkarma görevi verirsen işte böyle bir sonuç alırsın. bu adam yalnızca linnes ile rekabete girip form durumuna göre formayı kapması gereken, sahada da bir sol açık oyuncusuyla gösterişsiz temiz topunu oynayacak, devre arası da asamoah'ın gelişiyle kulübeye, bazen de tribüne gidecek bir adam olmalıydı. tüm sol kulvarı emanet edip, bütün topları kullanan adam olmamalıydı.

    velhasıl sözü çok uzattım özür diliyorum, her işi yapabilene vereceksin aksi takdirde hem takımı hem de oyuncuyu bitirirsin.
  • 347
    galatasaray seviyesinde olmadığı aşikar olan rumen sol bek. ancak, ilk 11'e alınmaması, eski taktik formasyonun değiştirilmemesi ya da işte efendim şu maç taktiği değiştir ama bu maç değiştirme minvalinde ne idüğü belirsiz uyarılar yönetim kademesinden teknik heyete aktarılmaya başlamışsa, latovlevici arkadaşın ilk 11 seviyesinde olmaması konusundaki haklı ya da haksız olmalarından bağımsız, fecaattir ve dibe gidişin başlangıcıdır. 2015/16 sezonunda olanlara ne kadar da benziyor. unutmamak gerekir, bu yönetim neredeyse lucescu'yu bu takımın başına sözüm ona direktör diye getiriyordu!
  • 348
    ilk 11'de oynatılmasının tek sebebi sol ayaklı olmasıdır. sol ayaklı kanat oyuncun yok, sol kanada kimi koyarsan koy içe kat edecek. bu durumda sol bekinin sol çizgiden top kullanabilecek bir oyuncu olması lazım onda da tek alternatif latovlevici. oraya da sağ ayaklı adam koyarsan enlemesine geniş hücum etme opsiyonun kalmaz, hücumların merkezde sıkışır.

    tudor kötü oynamasına rağmen lato'da bu yüzden bu kadar ısrar etti ama adam verilen her fırsatta kötü oynadı. artık şartları zorlayıp linnes üzerinden bir hücum planı üretmesi gerekiyor.