• 1
    hayır arkadaşım, içimizdeki x'lilerden değilim.

    galatasaray 2000'de uefa şampiyonu olmasaydı ve o kadro bozulmasaydı, bir iki sene içinde belki de şampiyonlar ligi'nde final oynayacak, kupayı alacaktı. ama uefa şampiyonluğu (ki burda uefa kupasına bok attığımı sananlar avuçlarını yalarlar), tecrübesizliğimizden dolayı ne yapacağımızı bilemediğimiz için bizi her anlamda geriye götürdü.

    şimdiki korkum ise yönetimsel anlamda değil. zira 2000'de store'umuz bile yoktu, avrupa kupalarını sadece aldığımızla kaldık, ticari başarıya dökemedik. korkum tamamen, oyuncuların yine çil yavrusu gibi dağılıp gitmesi... bu saatten sonra vasat bir takım haline geleceğimizi sanmıyorum. artık rijkaard ayarında teknik direktörleri ve yıldız futbolcuları sık sık göreceğimizi düşünüyorum. ama her defasında sıfırdan bir kadro kurup "bu kadro 3 yıl içinde avrupa şampiyonu olur hacı" demekten korkuyorum işte.

    başıma bir iş gelmeyecekse, avrupa ligi'nde yarı final oynayalım arkadaş (final oynarsak kaybetmek daha çok koyar), kupayı almayalım ki, bu kadroyu 4-5 yıl boyunca şampiyonlar liginde finali zorlayan, finale kalan, kupayı alan bir halde görebilelim.

    tekrar sıfırdan başlamayalım artık.

    edit: şu an galatasaray'ın avrupa ligi şampiyonu olmasından başka bir isteğim yok esasen, sabah akşam tekrar final oynama isteğiyle yanıp tutuşan biriyimdir. entry'yi yazmamın sebebi, sonrasında ola-bilecek şeyleri düşünmemden kaynaklanıyor. ha, porto ve liverpool gibi önce uefa'yı sonra şampiyonlar ligi'nin alalım derseniz bişey demem*.