• 8
    biliyorum bu entry ofsayt manyağı olacak ama söylemeden edemeyeceğim. erkek ve bayan basketbol maçlarımız fenerbahçe maçları dışında ilgi görmüyor. salonu doldurmak mümkün olmuyor. kızlarımız çeyrek final için rumlarla oynuyor salon boş, aslanlarımız 2-3 sene önce play-out oynamamıza neden olan banvit le oynuyor salon yine bomboş. gidenler elinden geleni yapıyor tabiki destek için ama yeterli olmuyor.
    canlarını dişlerine takarak mücadele eden bay-bayan aslanlarımız yine yalnız kalıyor.
    biletler mi pahalı bilmiyorum ama bu tablo bize yakışmıyor.

  • 9
    tüm genellemeler yanlış olsa da sinirlenince kendimizi kaybediyoruz adeta. normaldir elbet ama ilk yarı olmuş bitmiş. bir haksız kırmızı kart pozisyonu yüzünden tüm maç hakeme konsantre olmak (konsantre olunmayacak gibi değildi gerçi), güzelim tezahuratlarımızı bırakıp sürekli küfretmek nedir? hele arada bazen çatlak sesler çıkıyor, tüm futbolcularımıza olur olmadık laflar sarfediliyor, bir tane, evet evet tek bir tane cümle küfürsüz kurulamıyor oyuncularımız için bazıları tarafından, onları saymıyorum bile. zaten onlar galatasaray taraftarı ise ben değilim!
    (bkz: 7 subat 2009 galatasaray kayserispor maci)
  • 11
    bu yazı sadece ve sadece her maça giden, gitmeyenlerin televizyonlarından duydukları tezahüratların sahipleri, galatasaray'ı yaşam biçimi yapmış, yendiğinde gururlanan, yenildiğinde karalar bağlayan, haksızlığa uğradığında isyan çıkaran, olmazsa olmazlar içindir.

    bu yazıyı yazmama sebep, aşağıdaki yazıyı eleştiren ismini bilmediğim, fakat muhtemelen her maç kapalıda beraber omuz omuza tepindiğim taraftar kardeşime bir cevaptır aynı zamanda.

    1971 yılından beri taraftarım. ben o tribünlerde sabolardan yılmaz'lardan önce ve sonrasında onlarla beraber vardım. peygamber'ler, varol'lar, ikizler, mehmet'ler, çarli'ler.... niceleriyle birlikte bağıra bağırta bu günlere getirdik o tam bağımsız, tamamı galatasaray'lı olan tribünleri.

    her maç olduğu gibi kayseri maçında da tribündeydim. ve hakem çok kötüydü gerçekten. aramızda ki fark şudur ki, maçı kazanamama sebebimiz hakem değildi. olsa ne yazar tarafındayım ben. bu takımı eleştirmiyor, yüceltiyorum. ben ne maçlar gördüm. bazen takım ruh gibi oynarken bir hakem hatası olsa da takımı canlandırsa dediğim olmuştur. arsenal maçında hakem hagi'yi atmasa ne olurdu ki?.

    galatasaray büyük takımdır, diğer büyük takımlardan farklılığı sadece formasındaki 2 avrupa kupası apoleti için değildir. gerekirse hakemi, federasyonu, her kim varsa yoluna taş koyanları da yenecektir. farkında değilmisiniz, takım yavaş yavaş bizden uzaklaşıyor. oyundan çıkan doğru soyunma odasına gidiyor, maç bitiminde çağırıyorsun, 4 kişi geliyor. unuttun mu? daha dün fener stadında yenilen takımı gece yarısı soyunma odasından önümüze çağırmıştık.

    takımın kolay teslim olmasına yanıyorum. geriye düştüğünde forseleyemeyecek endişesi taşıyorlar, bir de üstüne kazanamadıkları maçın sorumluluğunu doğru bile olsa hakeme yüklersek, gelecek maçları tehlikeye atarız.

    ben takımda giderek yaygınlaşan profosyonel yapıdan tedirgin olduğumu, galatasaray'lılık ruhunun kaybolmaya yüz tuttuğunu, gelse bile zaferlerin bu şekilde kalıcı olamayacağı düşüncesiyle yazıyorum. kapalıda her maç bağıran taraftarların her biri benim için kahramandır. aynı ilke ve ülkü için oradayız. ve ömrümüz ne kadar vefa ederse orada olmaya devam edeceğiz. gün birlik ve beraberlik günüdür, hasan şaş ruhunu sahaya yansıtma günüdür.

    galatasaray yenilmez değil, yenilir. ama yenildiği maçta yenene kan kusturmalıdır. real madrid'e elenirken, barcelano'ya ofsayt golle takılırken, roma son dakikada beraberliği kurtarırken ki gibi. fener'in jhonson'la balık gol atıp son 25 dakikayı, 4 kişinin atıldığı maçtaki son 20 dakikayı sıçan gibi oynarken seyretmiştim ben. biz yenilirsek öyle yenilmeliyiz. bizi yenen o maçı unutmamalı.

    biz galatasaray'ız, galatasaray'lıyız, biz ölürsek kartal gibi ölürüz.

    beni okuyan, okumayan tüm galatasaray kapalı tribün taraftarına saygılarımla,
  • 12
    katılmıyorum nazmi abi.
    o gün orada olmayan, tribüne arada gelen, dinamikleri bilmeyen ve maçı televizyondan izleyen bir galatasaraylı'nın yazısı gibi olmuş..
    sen bu hakemi sevebilirsin, bu senin futbol bilgine ve bakış açına bağlı bir durum..
    sen yönetimi ve futbolcuları eleştirebilirsin, bu da münferit özgürlüğün ve bağımsızlığın verdiği en baba keyiftir..
    ancak tribünümüze laf etmen hiç hoş değil..

    hiç kimse kimsenin galatasaraylılık oranını sorgulayamayacağı gibi sen de ait olduğun tribüne sırtını dönüp eleştiri yağmuruna tutmamalısın..

    bu platformdan yazıp esip gürlemektense gelip anacım noluyor diye bir sorsaydın keşke..

    niye bunu yaptınız deseydin..

    neyi ima ettiğini bilmiyorum, açıkçası benimde bugüne dek yaşadıklarım bir "rant" peşinde olan nice liderlerden gördüklerimden ibarettir belki ama bu tip(dereli'nin ve sarvan'ın şerefsizlikleri) hareketlere de susmayı da öğrenmedik hani..

    gel yanımızda isyan et demiyorum ancak burada sıcak koltuğunda oturup bir elinde bira bir elinde sigara önünde klavye benim fikrimde budur deyip uzaktan bir insanmış gibi yazmanı yadırgadım...

    nihayetinde orada küfür eden, olayı abartan, yürüyen, çelenek bırakan bilmemne insanlar, dünya genelinde 1000kişi civarında lan insanlardan bahsediyorum, şu dakikalarda antalya deplasmanına yola çıktılar..

    ve abi sende biliyorsun ki bu insanların en az yüzde70'i karşılıksız sevip ceplerinden para harcayıp salt galatasaray sevgisi peşinde olan insanlardır..otobüs parası vermiyor diye, sahada kötü yönetim gösteren ve formamıza hakaret tarzında yaklaşan bir adama sessiz kalmalarını beklememeliyiz...

    ya kendi araçlarıyla deplasmana giden ama aynı dakikada aynı tribünde dereli’ye küfür eden ve yürüyüşte bulunan, sırf galatasaray yüzünden yaşam şeklini değiştiren insanlara ne demeli? hepimize dokundu bu paragrafın..

    kavgamız sürmeli...

    biz 2000-2001 yıllarında dünyayı futbolumuzla diz çöktürmüştük, eski ve yeni kalan zamanlarda da ders vermiştik alayına, ancak bugün de o günlerden birisi..

    topçuları gaza getirmeden önce birlik beraberlik için, kendimiz bir olalım...ve ayılalım...

    bugün dereli, dün ali aydın idi, daha önce muhittin boşat idi, daha önce oğuz sarvan idi, nelerdi nelerdi...isimleri geçti, hiçbirisi kalmadı..

    kalmayacak..

    sözlerim bir hakaret değildir asla, sitemdir, beklentimin karşılığını alamamamdır yazından, üzüldüm...abi...

    saygılarımla,

  • 13
    sivas maçında gaddar bir yan hakem, ümit karan'ı attırdı. sonrasında ofsayttaki mehmet yıldız'ı gör(e)medi, gol oldu. nice ofsayt pozisyonları golle sonuçlanmadığı için her maç güme gider, kimse hatırlamaz. beşiktaş maçında delgado'yu gaddar hakem oyundan attı. en son maçta yine gaddar bir hakem, ben bilmem merkez biliri uyguladı. bekçi murtaza gibi düdüğü çaldı durdu. bu kışta kıyamette, bu ekonomik felaket ortamında, takımını seyretmeye gelmiş taraftarların futbol zevkinin içine edip, kendini ön plana çıkardı. hakemin her verdiği ya da vermediği karar hakem ulemalarınca tartışıldı. tartışıldığına göre hakemin verdiği kararlar doğruydu. yıllardır maça giderim çok az maçta hakeme küfür etmişimdir. en son maçta etmedim. hakem kötüydü evet, maçın önüne geçti sadece, galatasaray'ın önüne değil. benim takımım nice ablukaları atlatmıştır tarihi boyunca. 7 kişi fenerbahçe stadında son 20 dakika kan kusturmuştuk biz.

    bir önceki yazıda yazdım, feryat figanın amacı başka. olası bir felakete zemin hazırlanıyor. kısa yoldan, sıyrılıp suçu hakeme, fedarasyona atacaklar. taraftarı yönlendirdiler, o çelengi koyanların hepsini tanıyorum. senelerim onlarla aynı tribünde maç seyrederek geçti. onlarda beni tanır. onların hiçbirisi, hiç bir maçı seyretmezler. galatasaray penaltı bile atsa sahaya bakmazlar. inanmayan varsa bundan sonraki maçta benim misafirim olsun, videoya çekelim. yüzleri tribüne dönüktür, maçın kaç kaç olduğunu çoğu bilmez. nasıl ki futbolcunun işi topu karşe kaleye atmak ve kendi kalesine girmesini engellemek ise, onların işi de taraftarı bağırtmaktır. bu yüzden seyretmedikleri bir maçta hakemi idam sehpasına nasıl gönderirler?. tabelaya bakarak tabi ki. son dakikada o golü kaleci yumurtlamasa, ne başkan o bildiriyi yayınlayacak, ne de taraftar liderleri yürüyüş koluna geçecekti.

    bizden daha iyi galatasaray'lı varsa saygıyla eğiliriz karşısında. şimdi benden iyi bir galatasaray'lı hakem kurulu başkanı olsun, ve beni bu hafta oynanacak antalyaspor maçına atasın. hadi talimatımızı da almış olalım. her hafta alıyorlar ya. git şu takımı doğra, bu takıma kıyak yap diye. ben de almış olayım, galatasaray'lı değilmiyiz. git şu maçta galatasaray'ı kolla, yoksa taraftarı ayaklandırdılar bunlar, her maç küfür yeriz, baskı görürüz, sizleri maça veremeyiz, bizler ekmeğimizden oluruz.

    ben ne yapacağım peki. kıl payı pozisyonlar olursa ne yaparım. galatasaray aleyhine ya hatalıysam, devam edecek saldırı. kıyım devam ediyor diyecekler, anama avradıma küfür edecekler. peki galatasaray lehine hata yaparsam ne olacak. diğer takımların borazancıları bu sefer televizyondaki yalamalarıyla saldıracaklar bana. emir aldı, kurtardı galatasaray'ı diye. ya dandik bir penaltı çalarsam galatasaray'a, adil, objektif galatasaray'lı taraftar içine sindirecekmi. futbolcuların çoğu sahtekar, hakeme yardımcı olan bir futbolcu çıkmadı henüz. hakemin lehine verdiği kararı değiştirten. hakem ne yapsın, zaten avrupa klasmanında yeri en dandik ülke hakemlerinden geride. maç be maç maymuna çevirin, daha maça çıkmadan eleştiriye başlayın, sonra maçı güzelleştirmesini bekleyin. onlarda ne yapsın en kısa yoldan, ne isa'ya ne musa'ya yaranamayıp kuralı uyguluyorlar. kuralı uygulayınca da ortaya kalitesiz maç çıkıyor. penaltı atılıyor, dünyanın her yerinde penaltı atışında içeri giren olur. akşam maymunları dinliyorsun, atış tekrar edilmeliydi diye racon kesiyor. hakem atışı tekrarlatsa maçın kaderi nasıl olur. ne alakası var, adam içeri girdi diye topun hızında, istikametinde bir değişiklik mi oluyor?.

    cüneyt çakır ve selçuk dereli benim en güvendiğim hakemlerdir. her maç bizim maça atansalar razıyım. bu işler hakemin iyi ya da kötü yönetmesiyle olmuyor. hiç bir hakem taraf tutmaz. maç içinde bazı futbolcuya sinirlenip ceza kesebilir. misal lincoln yerine orda arda olsa sarı kartı vermeyabilir, ya da sivas'ta aynı hareketi servet yapsa atmaz. kurallar futbolculara göre de uygulanıyor ve bence doğrudur da.

    arda turan beraberliğe ağlarken maçtan gülerek çıkan futbolcularımız var. biz hakemlerden önce onlara tavır koyalım. takım takım olmaktan çıkıyor, her maç pozisyon dışı atılmalar yaşıyoruz. ben bir hoca, bir futbolcu, bir yönetici hakem hakkında konuştuğu zaman illet oluyorum. son dakikada hakemmi attı golü. o faul yapılırmı o anda orada. çıkacaksın aslan gibi oynayacaksın. hakemden, icazet beklemeyeceksin. 10 kişi kalan belediye fener'e bir gol daha atabiliyorken, sen pozisyona bile giremiyorsun. daha dünkü bok mehmet güven oyundan tam 2 dakikada çıktı. hakem itti çık diye. ben olsam ona da sarı kart gösterirdim. maç sonunda taraftar gelip bir özür selamı vermeyi bile zul görüyor bunlar. sabri taca çektiği şuttan sonra, homurdayan tribüne bir el hareketi yapıp özür diliyor, ve bitiyor. yabancılardan lincoln ve bizimkilerden arda, sabri, ayhan dışında tribünleri ipleyen yok. maçına çıkıyor, elinden geleni yapıyor(daha fazlasına asla) ve çekip gidiyor. maçtan sonraki programı neyse onu uyguluyor.

    büyük galatasaray taraftarı; buraya ne yazıyorsam galatasaray kazansın diye, bir kaç kişi daha galatasaray'lı olabilsin diye yazıyorum. uzuc hamasetten kaçının, suçu başkasına yıkıp kendinizi motive etmeyin. tuttuğunuz takım sibirya bozkırlarından ümit burnu'na kadar yayılan, dilden dile dolaşan efsaneydi bir zamanlar. arsenal'le uzatmalarda hemde penaltılardan birini atacak olan hagi atıldıktan sonra boğuşan takımı tutuyoruz biz. süper kupada koskoca real madrid'e altın gol vuruşu yapan takımın taraftarıyız. avrupa şampiyon kulüpler kupasını kazanan takımı yenmenin tek yolu olan şey uefa kupasını almaktı, o kupayla dış hatlar terminaline indim ben. kayseri'ye, sivas'a 10 kişi kalıp ezilen, sonrasını hakeme federasyona havale eden, geleceğini mucizelere bırakmış, aleyhine hakem hatası olursa asla maçı kazanamayacak görüntüsü veren pısırık takımıma üzülüyorum. galatasaray hiç bir takıma benzemez, üst düzey oyuncularla iyi futbolu herkes oynar, kaç maç oynayacak ona bakmamız lazım. bizi ancak galatasaray'lı futbolcuların dirilişi, başkaldırışı, bayrak çekişi forse edebilir. arda'nın, emre aşık'ın, hasan şaş'ın, ümit karan'ın öfkesi sahaya yansımadan ne biz uefa'da turu geçebiliriz, ne de 2. olabiliriz.

    not; kusura bakmayın forum gibi oldu, ama ilginizi çeker diye koydum. sonuçta her şey büyük galatasaray için.
  • 15
    ne kadar takımın başında istemediği biri olsa da, istediği futbolcular oynamayıp istemedikleri sahada cirit atsa da, hava -15 derece olsa da, kocaeli maçı değil herhangi bir maç 2-78458 bitse de, yönetim veya herhangi bir makam ne kadar yanlış yaparsa yapsın ve yapmaya devam ediyor olsa da en yakın maç olan bordeaux maçından başlamak üzere takımdan desteğini esirgememesi gereken taraftardır.

    galatasaray' a olan aşkımız
    şebnem ferah' ın da dediği gibi ;

    camdan sızan güneş gibi,
    gökte yıldızlar gibi,
    sonsuz olsun.
    hiç bitmesin.
  • 16
    iyi gün taraftarı değildir, olmamalıdır. diğerlerinden, tabiri caizse kuş cinsi takımlardan bir farkımız olduğu için galatasaraylıyız biz. eleştiririz, kendi aramızda tartışırız, istifa diye de bağırabiliriz sabır taştığında ama galatasaray armasını taşıyan hiç kimseye küfür, hakaret yakışmaz bizlere, hele ki tüm türkiye'nin izlediği bir maçta. hatta galatasaray taraftarı'na başkalarına hakaret etmek de yakışmaz milyonların önünde, sessizliğimiz efendiliğimizdendir dememiş miydik biz?
  • 23
    taraftarlığın sadece ses çıkarmak olmadığının farkında olan. maçın seyrine göre futbolcuları etkileyen, durduk yerde ... go go gol diye bağırmayan, gerektiğinde tepkisini gösteren ve özellikle avrupa maçlarında ciddi bir itici güç olmayı başaran taraftardır. ayrıca tarafsız bir gözlem yaptığımda fark ettiğim odur ki futbolu en iyi bilen* taraftardır.
  • 25
    tek bir kelime ile ortamı cehenneme çevirebilen, takım tutmanın sadece forma ve kombine olmadığını bilen, takımına ne kadar kızgın ve üzgün olsa da 90 dakika boyunca onun yanında olan, türk futbolunda yaşanmış en büyük mutlulukların sahibi olan, dünya üzerinde en çok tanınan türk klübü galatasaray'ın taraftarıdır...

    hiçbir zaman seni yalnız bırakmayacağız, ölene kadar....

    http://farm4.static.flickr.com/...751_9a456c8744_b.jpg (hertha deplasmanı)