• son kötü oylanan entryleri fasilitesinin geri gelmesi.

    çok nadir ofsayt butonunu kullanan bir sözlük yazarıyım. defalarca entrylerim ofsaytlandı ve bir kere bile bunu problem yapmadım. yapan yazarlara da bir kez bile anlam veremedim. ilk kez bununla ilgili bir şey yazacağım. örneğin "center" başlığının altına "pivot" diye bakınız vermişim. ve bir arkadaşım buna ofsayt vermiş. ne yapayım yani editleyip; "neden bro, neden?" mi demeliyim? onun bu entryyi nasıl yorumladığını nereden bilebilirim ki? isterse haftanın en kötü entrysi seçilsin. kesinlikle üstünde durulacak bir şey değil. ofsaytlar için kimisi ayıp yazıyor, kimisi sözlükten soğutur yazıyor. ne alaka ya?

    bazı entrylerin neden kötülendiğini anlamamak diye bir başlık var mesela. sevgili anlayamayan arkadaşlar; zaten sizin anlam vermediğiniz, başka birinin bakış açısından gelen bir noktası daha olduğu için entryniz kötülenmiştir. nasıl bir egonuz var ki; entrynin kötülenmesine tahammül edemiyor editleme, isyan etme hatta silme boyutuna geçebiliyorsunuz? ofsaytlayan kişi; yazdığınız entryyi beğenmemiş olabilir, yazım yanlışlarınızdan rahatsız olmuş olabilir, kendince formata uygun olmadığını düşünmüş olabilir, sizinle aynı fikirde olmayabilir... hepsini geçtim yanlışlıkla basmış bile olabilir. bunu bu kadar büyütecek ne var anlamıyorum. herkes sizin gibi düşünsün, hayata aynı pencereden baksın mı istiyorsunuz? madem burası özgür bir ortam fikirlerinizin eleştirilmesine de açık olmalısınız. anlam verseniz de, vermeseniz de...

    gece gece öyle gerildim ki... haddim olmadan bazı entryleri incelendim, anlamlar yükledim ve paylaşmak istiyorum.

    -(bkz: #61055) bu entry nin ofsaytlanmasından muzdaripmiş kardeşimiz. kim ofsaytladıysa eline sağlık. galatasaray sözlük, yazarın keyif defteri değilki. herkes yazsın o zaman, "pes 2009 benim bilgisayarımda yüklü" diye. açayım futbol topu başlığını; "evimde 2 tane var." yazayım ya da ne bileyim "fifa 2009'u alsam mı karar veremedim" yazayım. nasıl bir entry bu?

    -(bkz: #49133) bunun entrynin de ofsaytlanması anlamlandırılamamış. açtım entryyi ve bir anlam veremedim gerçekten. eski açık başlığının altında, dergide yayınlanan top 5 şarkıları. isterse dünyanın en güzel ve bilgilendirici entrysi olsun ama bir belirsizlik var. ne yani, "eski açık" galatasaray dergisi'nde bazı şarkıların listelendiği bir bölüm mü? eğer öyleyse üstteki entrylerde bununla ilgili hiçbir tanım girilmemiş olmasına rağmen direk alıntı yapılmış. galatasaray dergisi'ni hiç okumamış biri, başlıkla bir bağlantı kuramayıp ofsayt vermiş olabilir.

    -(bkz: #31609) beylerbeyispor'a yapılan "mahalle takımı" yakıştırması hoşuna gitmemiş olabilir ofsayt verenin...

    -(bkz: #14907) altına "kaynak:vikipedi" yazılmış. adam sırf buna gıcık olduğu için bile ofsayt vermiş olabilir.

    -(bkz: #43815) "inter ve lazio'ya yıllardır hizmet eden..." şeklinde gidiyor entry. nasıl yani? her ikisine de aynı anda mı hizmet etti ve hizmet etmeye devam ediyor? kesinlikle yanlış bir cümle. sonunda da stankovic'e yetenekli yaftası yapıştırılmış. belki ofsaytı basan kişinin nefret ettiği bir futbolcu. ne var buna kızacak?

    -(bkz: #31735) entryyi bir daha oku ve düşün arkadaşım. bakalım bir şey anlayacak mısın? eminim ki; " bu maçtan yaklaşık 72 saat sonra hertha berlin ile uefa kupası b grubu maçı oynanayacağız." yazsaydın ofsaytlanmazdı.

    bu şekilde bir çok örnek verilebilir. örneklerde kullandığım entryler, bireysel yaklaşımlar değil sadece genelleme yapmak içindir. bunun için ofsayt vermediğim, gayet de güzel anladığım entrylere muhalif bir yaklaşım sergiledim. demek istediğim;
    10 numara aldığında nasıl editleyip, "10 numara veren arkadaşa teşekkürler" yazmıyorsan; ofsayt aldığında da buna yüklediğin anlamı entrynin altında paylaşma.

    kurunun yanında yaş da yanmıştır. sözlüğün en eğlenceli yönlerinden olan karma'nın bile anlamsız kalmasına sebebiyet verecek olan "son kötü oylanan entryleri" özelliği geri getirilmelidir. entrylerini editleyip hesap soran arkadaşlara ise moderatörlerce mesaj gönderilip uyarı yapılabilir. eğer yazar davranışında tekrar ederse başka bir işlem uygulanabilir.
  • link veren verdiği linkin içeriğini yazsın arkadaşım. bu kural olsun.

    yahu arkadaşlar twitter linki veriyorsunuz, içerik yabancı dil. anlamıyoruz biz. yazın türkçe tercümesini de.

    hürriyet ntvspor falan site linkleri veriyorsunuz. yahu altına yazın haberin içeriğini, bunlara boşuna tık kazandırmayalım. sırtıöızdan para kazanıyorlar boşuna. hem de reklam falan herkes vakit kaybediyor.

    valla kusura bakmayın ama bi twitter linki koyuyor arkadaşlar, hmm güzel haber diye de bi not, sonra uğraş dur.

    link verecek arkadaş üste linki koyar, altına içeriğini sonra da kendi yorumunu. herkese rahatlık olur.

    yanlışsa yanlış deyin hacılar. ha benimle misiniz iskoçyalılar?
  • ne alakaysa dün gece trafikte durup dururken aklıma geldi:

    sözlükte görme engelliler için seslendirme özelliği olsa, göremeyen galatasaray taraftarları sözlüğü okuyabilseler ne güzel olurdu.
    malum sözlüğün içeriği tamamen yazıdan oluşuyor, hazır bir seslendirme script'i sözlüğe entegre edilerek böyle bir hizmet sunulabilir. bazı haber sitelerinde var bu özellik.

    böylece hatta belki görme engelli yazarlarımız da olur. eminim şu dünyada gözleri görmeyen ama senden benden daha galatasaray'lı olan, galatasaray'a bambaşka bir gözle bakan insanlar vardır. hani annesiyle maça giden görme engelli bir çocuk vardı, pozisyonları annesi anlatıyordu ona. ben çok isterim o çocuğun burada yazmasını.
  • galatasaray sözlük moderasyonu ndan bir istirhamım olacaktır. galatasaraylılığı askıya almak bu başlık altında galatasaraylılığını askıya aldığını belirten üyelerin, siz de üyeliklerini askıya alınız. bu sözlük, kalbi iyi günde kötü günde, 7/24 galatasaray aşkıyla çarpanlar içindir. beğenmedikleri hususlar ve başarısızlıklar baş gösterince askılık çığırtkanlığı yapanlar için değil.
  • hazır ortam sakinceyken benim de söyleyeceklerim var:

    lütfen artık yeni gelen yazarlar nick başlıklarının altına "buyrun benim" , "hoşbulduk" , "selamün aleyküm" gibi selamlaşma entryleri ya da "öncelikle hoşbulduk. bla bla bla" şeklinde tanıtıcı mesajlar girmesin. hatta mümkünse; yazarlar zorda kalmadıkça kendi nick başlığının altına entry girmesin. bana da denebilir ki; "bre sütoğlan, sutoglan başlığında da senin iki entryin var." , hak veririm, ben de onları istemeye istemeye yazmak zorunda kaldım ve böyle şeylerden kaçınmak gerekliliği gerçeğini değiştirmez bu.

    mesela hagi başlığının altına " #1 numaralı entrysi ile gönülleri fethetmiş ulu insan." denilmesin. sonuçta oradaki "#" simgesi numara manasına gelmekte. yanlışım yoksa vangobbel örneğin " #1 kodlu entry" diyor, belki bu ifade doğrudur, emin olamıyorum.

    ilk zamanlar benim de düştüğüm bir hata vardı; komik olduğunu düşündüğüm, kendimce şaka yaptığım bir yazının sonunda * koyardım. lütfen siz siz olun, bundan kaçının. siz sanıyor musunuz ki, yazdığınız über komik bir entryyi bizler büyük bir ciddiyetle okuyoruz, cümlenin sonundaki yıldızlı bkz. içindeki swh ifadesini gördükten sonra kopuyoruz, yarılıyoruz? entrylerin alta gülme efekti koyan kalitesiz stand-uplardan ne farkı kalıyor bu şekilde? *

    galatasaray'ın ilk yarısını önde kapattığı bir maçın devre arasında "tecavüz olacak böyle tecavüz" * denilmesin. unutmamak gerekir ki; bizim yazdıklarımızı okuyan ve hayatının bir döneminde o talihsizliği yaşamış kadın veya erkek yazarlar; ya da yazar olmasına da gerek yok, sırf sözlüğü ziyaret eden birisi bile, olabilir. ne gerek var coşkumuzu yaşarken onların galatasaray maçıyla oluşan coşkusunu bölmeye? sevinç cümlelerini "aslan rakibini parçalıyacak" , " pençe atma aslanım; kükresen de yeter " gibi ifadelerle dile getirmek, üstelik daha çok yansıtmaz mı galatasaray'ı ?

    karma tartışmalarından illallah geldi artık. captain my captain, sutoglan'ın karmasına bakıyor; sonra tutunulkeyf'e * özelden mesaj atıp "hehe sütoğlan'a bak, karması yerlerde sürünüyor kerizin." diyorlar. acaba böyle birşey mi zannediliyor karma işi? sağ üst köşede "ben" butonu vardır; ona basılır, karmaya bakılır, eğer yükselmişse şöyle hafif bir sevinç içine girilir, anlarım ben o sevinci. ama karma düşünce sağa sola da suç bulmaya gerek yok ki.

    tanım: şimdilik bu kadar olan istekler.
  • dışarıya gel butonu:

    entry'si beğenilmeyen bir yazara tartışma/kavga davetiyesi yollamaya yarayan buton. söz konusu yazara verdiğiniz onuncu ofun ardından sözlük otomatik olarak sorar:

    bu yazarı linç et?

    seçenekler:

    evet / tabii / kısfmet*

    ardından diğer yazara iki seçenek sunulur:

    gel lan / kabul etmiyorum, fenerbahçeliyim

    kabul durumda sistem bu iki yazar arasında konuşma penceresi açar. yazarlar format kaygısı gütmeden rahatça ayarlaşabilir, küfürleşebilir. böylelikle başlık altı entrylerinde ve -bi umut- niteliksiz yazar sayısında azalma olabilir.
  • (bkz: yazar engelleme fasilitesi)

    madem birilerinin format dahilinde sol frame'in anasını sikip, kavgalar çıkarma ve bunu inatla sürdürme; hatta bu trollemesini başka başlıklarda devam ettirme hakkı var, bari bize de bunu görmemek için yazar engelleme hakkı verin. göz görmezse gönül katlanır.
    halihazırda durumdan bu kadar rahatsız olan yazar varken, açtığı bir başlığa art arda entryler giren adam iyi niyetli olamaz. her gün takip ettiğim sözlüğe girmek bile istemiyorum artık bu durum yüzünden.

    sondan bi önceki söz: en çok entry giren yazarlar listesinde birinci olduktan sonra bu işi inşallah bırakırsın bleach efendi.
    son söz: bleach eleştirilince olay yerine damlayan saz arkadaşları, siz de böcek gibi vızzıklayıp durmayın amk.

    konu hakkında ilk ve son kez konuşuyorum, kalın sağlıcakla.
  • yazarlardan kimse gitmesin be sözlük... bende bir ara gidecektim nedense. yazmıştım da sözlüğe gidiyorum ulan diye. bana 3 el uzanmıştı direk o anda.* sağolsunlar konuşmuşlardı dinlemişlerdi... geçip gitmişti sonra.

    zaman oluyor ey sözlük! geçiyor gidiyor herşey. ya da insanın içinde kopan o fırtına mı noktalanıyor ne? bilemiyorum... ben s3th ile hiç konuşmadım. okurdum onu ve oylardım. nkfvas ile arada birkaç kelam etmişizdir. hani tanıdıklarım desem değil ama en azından bir şeylere kafa yoran ve fikir üreten insanlardılar onlar. ha katılırdınız katılmazdınız orasını bilemem. ama insan üzülüyor be.

    ne bileyim ya. öyle işte...*
  • toplu maç başlıklarına izin verilsin. şuan bana göre sorunu ortadan kaldıracak olan çözüm budur. hatta örnek bir başlık açmıştım fakat silindi.

    15 şubat 2013 nba maçları diye bir başlık açılır, ilk entryde o geceki maçları ve saatini yazdıktan sonra maç öncesi bilgileri paylaşırsınız. sonra da maç içindeki olayları yeni entryler girerek yazarsınız. maçlar bittiğinde de son bir entry ile istatistikleri paylaşır bitirirsiniz. böylece tek bi başlık altında kolayca halledersiniz bu sorunu ve herkes mutlu olur.
  • (ara: galatasaray sözlük * kulübü)

    gördüğümüz gibi sözlük kulüpten geçilmiyor...

    bu başlıklara yazacak olan yazarlardan bir ricam var. önerdiğiniz kitap/dizi/film/oyun vb. hakkında 1-2 satır, 1-2 cümle açıklama yazın.

    - kitap kimlere hitap ediyor, ne tarz kitaplardan hoşlananlar önerdiğiniz kitabı da beğenebilir?
    - dizinin/filmin konusu ne? başrolünde kimler var?
    - oyunun hikayesi mi çok güzel? yoksa coop veya multiplayer modu mu çok zevkli?

    bu ve bunun gibi soruların cevapları da önerinin yanına yazılırsa daha açıklayıcı olur ve okuyanı daha iyi yönlendirir diye düşünüyorum.
  • galatasarayin maçı olduğu her gün saat 00:00'da ilgili maçın başlığına yazar arkadaşlar bugün günlerden galatasaray entry'si giriyorlar.

    o arkadaşlardan rica etsem o ilk entry'ye maç saat kaçta, hangi kanalda, kimler sakat, kimler cezalı, daha önce aralarında oynadıkları maçlar vb bilgileri de yazsalar. maçın başlığına tıkladığımizda gayet doyurucu bir ilk entry görmüş oluruz, başlıkta bilgi aranip durulmaz ve en azindan benden kesin on alır.

    bence sözlüğe bu tarz entryler daha çok yakışır.
  • aslında direk sözlük moderasyonundan bir isteğim yok; benim isteğim tüm yazar kardeşlerimden.

    çok takıntılı bir insan gibi görünmek de istemiyorum işin aslı; ama artık dayanamayıp yazmak istedim. zaman zaman ben de başka türlü yazım yanlışları yapabiliyorum veya anlatım bozukluğu içeren cümleler yazabiliyorum, bu doğal bir durum; ama "-de", "-da" bağlacını bulunma hal eki (-de, -da eki) ile karıştıran çok yazar kardeşim var. işin acı yanı bunu hızlı yazmak istedikleri için yapmıyorlar; yani mesela bir özel isimin arkasına bağlaç koymaları gerekirken ayrı yazmamanın yanında bir de kesme işareti ile ayırıyorlar. bu konuda biraz daha hassas olabilsek keşke; kuralı cidden bilmiyorsak şunu uygulayabiliriz: . "-de", "-da" ekini kelimenin sonundan atıp cümlenizi tekrar okuyun, cümle hala anlamlı ise bu ek aslında bağlaçtır ve ayrı yazılmalıdır; cümle anlamsız hale geliyorsa bulunma hal ekidir ve birlikte yazılmalıdır. örnek:

    "galatasaray'da orta saha transferi için çalışmalar sürüyor". "da" ekini atınca "galatasaray orta saha transferi için çalışmalar sürüyor" ortaya çıkıyor ki okuyunca içinizi gıcıklayan bir taraf olması gerekir.

    "galatasaray da orta saha transferi yapması gereken takımlar arasında". "da" ekini atınca "galatasaray orta saha transferi yapması gereken takımlar arasında" ortaya çıkıyor ki anlamlı ve anlaşılır bir cümle elde etmiş oluyoruz.

    bu hususla ilgili derdimle bir buton aracılığıyla namüsait ilişkiye girmek isteyen arkadaşlar olursa anlayışla karşılamakla birlikte, bundan sonrası için özen gösterip yazdıklarını yayınlamadan önce yazım kuralları ve anlatım bozukluğu hususlarında gözden geçirecek olan yazarlara şimdiden çok teşekkür ederim.

    edit: yazım yanlışı :)
  • var mi moderasyonun yazarlarin giris cikislarinin kayitlarini tutup kontrol edebildikleri bir yer bilmiyorum ama su kaybedilen mactan maca bir seyler karalayip sonra yeniden sirra kadem basan yazarlar tespit edilip ucurulsa ne güzel olacak.

    galatasaray ile hic alakasi olmayan, abuk sabuk ve ilk defa denk geldigim nicklerle kaybedilen mac günleri ortaligi yangin yerine cevirmeye calisan yazarlara denk geliyorum sürekli. cogu birinci nesil, ikinci nesil ne idügü belirsiz adamlar.
  • galatasaray sözlük yazarlarından istekler;

    arkadaşlar öncelikle beğendiğiniz yazarları kadroya ekliyorsunuz. sonra okumak istediğiniz başlığa gelince kadronuzda ki yazarları okuyorsunuz ve eğer gerçekten seçici birisiyseniz ve iyi bir kadro oluşturduysanız, emin olun maçı izlemeseniz bile izlemişsiniz kadar bilgi sahibi olabilirsiniz. yok eğer kadro oluşturmadınız ve başlıkta alt alta tüm yazarları okursanız izlediğiniz maç için bile '' acaba bu pozisyonu ben mi kaçırdım?'' diye şüpheye düşebilirsiniz. çünkü ak olana kara, kara olana ak denilecek kadar yazılan entryler mevcut.

    takımı eleştirirken bazen dozajınıda bilmiyoruz sanırım.

    10 yeni futbolcu ile
    taraftar baskısının hiç olmadığı kadar fazla olduğu bir sezon başında ( yönetim istifa, tudor istifa sesleri eşliğinde)
    hiç olmadığı kadar basın manipülasyonu altında (belhanda kötü, tudor kötü, 3'lü savunma v.b. aykut iyi, şenol dahi, guiliano 1 gol ile kendini buldu, soldado ve negredo fiyaskolarının yazılmayışı v.b.)
    kendi camia içimizden bile nazifoğlu gibi adamların sağda solda ağzına ne gelirse söylediği bir ortamda,
    gittiğinden beri fatih terim seslerinin hiç dinmediği bir ortamda,

    bence galatasaray yoluna çok çok iyi devam ediyor. normal şartlar altında şuan beşiktaş'ın 6 puan gerisinde kalsak, son 2 yılın şampiyonu ve oturmuş bir kadrosu olan üzerine bir de pepe ile defans sıkıntısı gidermiş rakibine karşı normal karşılanması gerekirken. normal yorumların ''sezon sonu yakalar, geçeriz.'' tarzında olması gerekirken. muazzam bir performans ile en ciddi rakibimizin 6 puan biz önündeyiz ve şuan şampiyonluğun en önemli adayıyız ama ne hikmetse takım yerden yere vuruluyor. hem de derbi öncesi!

    bu takım ve hiç bir takım, bu teknik direktör ve bir başkası profesyonel ligler kurulduktan sonra 34 galibiyet alamayacaklar. önemli olan tek şey ligin sonunda 1. sırada galatasaray* yazması ve bizim ait olduğumuz yere şampiyonlar ligine dönmemiz. yandık, bittiklik bir durum var mı? yok. e o zaman bu ne panik. beşiktaş'a yenilirsen kredin var mı? herkesten fazla var. 2. yarı tüm büyük maçları evinde oynayacaksın üstelik.

    lütfen biraz sakin olalım ve takıma sahip çıkalım. uyarılar ve eleştiriler elbette olacak ama yapıcı şekilde. eleştirdikten sonra sen ortaya bir çözüm koymuyorsan bunun yapıcı bir tarafı yoktur. unutmayın ki hepimiz aynı gemideyiz ve hepimiz takımımızın iyiliğini istiyoruz. güzel kalın, umarım 02 aralıkta seslerimiz kısılır bağırmaktan ve 03 aralık sabahı zafer sarhoşu olarak uyanırız.
  • böyle nasıl desem hani bir opsiyonumuz olsa da favori yazılarımızı, daha doğrusu bir başka yazar arkadasımızın yazdığı ve bizim de ''tamamdır. olay budur aaabi'' nidaları ile beğendiğimiz ve hak verdiğimiz satırları bir köşeye kaydedebilsek. zaman geçtikten sonra gözümüz ilişse, ya da bir gün aniden açılan bir konu olursa dur hele bir bakayım, bununla ilgili bir yazı okumuştum sözlükte diyerek o anda ulaşabilsek.

    çok kafa açmadım umarım. hani bence güzel olurdu.
  • sözlükteki organizasyon gücüne inandığım için bu fikrimi sizinle paylaşmak istedim;

    arkadaşlar türk telekom arena stadımızın inşaatında 1 gün boyunca çalışalım, gerekirse tuğla taşırız gerekirse çalışan kişilere su taşırız, stadımızın kuruluşuna fiili olarak katkıda bulunma fırsatı elimizde bir daha ne zaman böyle bir fırsat gelir ki bir taraftarın ayağına, kim istemez bundan 30 sene sonra çocuğunuza ya da torununuza "bu stadyumun temelinde benim de emeğim var evlat" demeyi.
  • galatasaray futbol takımının o haftaki maçı, maç saatine kadar sözlüğün ilk başlığı olarak kalsa güzel olur aslında. bu sayede sözlüğün takımın maçlarına odaklanması daha kolay olabilir.

    derbi, kupa, avrupa gibi durumlarda diğer branşlarımızın maçları da alta doğru sıralanabilir. ya da her zaman. bilemedim.

    ama futbol takımı için, bir önceki maç bittikten sonra, bir sonraki maç başlığı en üstte olsun isterdim ben.