• 1
    madem film kulübümüz var, dizi kulübümüz de olsun.

    beğendiğimiz, sevdiğimiz, bundan iyi bir şey çıkar dediğimiz dizileri birbirimizle paylaşalım.
    artık çoğu insan yerli diziden çok yabancı dizi izliyor. sanıyorum bu internet olayı ülkedeki film ve dizi beklentilerini yükseltti.

    benim önerebileceğim diziler;

    a young doctor's notebook: bir doktorun hikayesi diyelim. soruşturulduğu sırada eline geçen günlüğünü okuyarak eskiye dönen bir doktor. günlüğü okuyor ve o anları biz de yaşıyor. sanıyorum ki ingiliz yapımı. olay sovyet rusya'da geçiyor. ayrıca mini-dizi. bir bölümde bizim erotik dergiler de var hatta. ilginç konusuyla izlenirliğini artıyor.

    arrow: bir yat kazası sonrası adada mahsur kalan zenginin hikayesini anlatıyor. adadan kurtulup şehrine geri geliyor ve adadan öğrendikleriyle kahraman oluyor. dizi ara ara adaya flashback atıp nasıl böyle bir kahraman olduğunu bize anlatıyor. işte aksiyonlu komikli zenginli bir dizi. izlenir.

    banshee: kanundan kaçarken kanuncu olan bir abimizi anlatıyordu yanlış hatırlamıyorsam.* kimliğini değiştirip bir kasabaya şerif olan bir adamın hikayesi. beni pek sarmadı ama ara ara izliyorum. beğenirsiniz belki.

    boardwalk empire: amerika'nın amerika olduğu yıllar. mafiaların kol gezdiği dönemler. içki yasağı ve bu yasağın kimlere yaradığını anlatan bir dizi. tanıdığımız pek çok eski suçlu dizide mevcut. güzel bir dizi. bazen ağırlaşıyor konusu.

    chuck: eskilerden komedili aksiyonlu bir dizi. bu diziyi izlerken daha internette dizi siteleri yoktu :( vardı da pek yoktu. her bölümü koyan da olmuyordu haliyle. cnbc-e'den başlayıp internette bitirmiştim. mecburiyetten ajan yapılan vatan computer gibi bir yerde çalışan bir gencin başına gelenleri anlatıyor. ekibi falan var tabi. güzel yani.

    da vinci's demons: yeni bir dizi. ikinci sezonda daha. da vinci'nin hayatını anlatıyor. tabi başından değil. belli bir dönemden başlıyor. işte o zamanın entrikaları falan. hoş bir dizi.

    elementary: sherlock holmes uyarlaması. bölümler hikayelerden bağımsız. hatta dr.watson bir kadın. isimler ve kişilik bakımın aslına sadık ancak konu, yer bakımından bağımsız bir dizi. keyif veren bir dizi.

    fringe: merakla takip ettiğim dizilerinde başındaydı. hani böyle bölüm çıkardı çat diye izlerdim hemen. x files tarzı bir dizi. doğaüstü olayları inceleyen eğlenceli ve ilgin. bir ekip var. olaylar sonradan çok karışıyor. izlemediyseniz kesin izleyin derim.

    ghost whisperer: eskiler deyince aklıma geldi ekleyeyim dedim. ölülerle konuşabilen ve onların son isteğini yerine getiren bir abla var. bu istekleri yerine getirmezse maalesef dünyamızda kalıyor bu ruhlar. onlara yardım ediyor işte. güzel dizidir. izleyin derim.

    hannibal: bildiğimiz hannibal'ın dizi hali. aksiyon, zihin oyunları falan arayan varsa izleyebilir. aman aman hayranı olduğun bir dizi değil. ara ara bakıyorum işte.

    how ı met your mother: işte iyi bir komedi dizisi. çok uzadı boku çıktı ya falan dese de millet bakmayın on numara dizidir. konusunu falan yazmıyorum. direk gidin başlayın. zaten duymamış olmanız imkansızdır. :d

    last man standing: komedi yokluğu yabancı dizilerde de var. bir elin parmağını geçmez iyi komediler. işte bu o iyi komedilere yakın bir dizi. emekli olmuş bir baba ve ailesi. bazen duygusal falan ama güzel. öyle takip etmeseniz bile boş vakit öldürürsünüz ara ara.

    lie to me: yine sherlock tadında bir dizi. bir insanın hal ve hareketlerinden yalan söyleyip söylemediğini anlayan bir ekip ve şirketlerine gelen müşteriler için çözdükleri olaylar. çıtırlık bir dizi.

    orange is the new black: kısa süreliğine hapise düşen bir abla var. onun içerde yaşadığı komiklik duygusallı hikayesi. dizimag kapanana baya baya takip ettim. site kapanınca unuttum kaldı öyle. konusu ilginçgillerden.

    my name is earl: bilmeyeniniz yoktur. cnbc-e'de denk gelmemek imkansızdı. geçirdiği kaza sonucu "karma"ya inan earl'ün hikayesi. hatta stv'de hakkını helal et diye çakması çekilmiş. ulan ne gülmüştüm ya. hahahahahah. neyse oturun baştan sona izleyin. ayrıca dizimag kapanınca nerede kaldığımı unuttuğum bir başka dizidir kendisi.

    person of interest: bir makine düşünün tüm ülkeyi izleyen. bu makineyi yapan adamı ve etrafındakileri anlatıyor dizi. aksiyon bazında izlediğim en iyi dizi diyebilirim. bölümlük konusu her seferinde farklı olan ancak uzun vade de ana konusu bulunan bir dizi. şiddetle tavsiye ederim.

    pushing daisies: al sana bir cnbc-e dizisi daha. ölüleri bir dakikalığını tekrar canlandıran bir kızın hikayesi. harbiden eğlenirdim bu diziyi izlerken. baştan sonu takip etmedim ama çoğu bölümünü de izlemişimdir. izleyin güzeldir.

    prison break: çoğunuzun izlediğini tahmin ediyorum. iki kardeş ve 4 sezona yayılmış hapis ve kanundan kaçış hikayeleri. daha fazlası spoiler'e gireceği için yazmıyorum.

    revolution: dünyada elektrikler bir daha geri gelmemek üzere gitseydi ne olurdu? kafamızı siktiler zombi zombi diye al sana paşalar gibi konu. güzel bir dizi diyebilirim. hatta star tv dublajlı falan verdi bir ara. izleyin derim.

    shameless: iyi komedilerden. aslında komediden daha çok hayat bu dizi. resmen bir ailenin hayatı. ancak öyle senin benim gibi bir aile değil bunlar. hayatı en uçlarda yaşayan bir aile. gay'i alkoliği hepsi bir arada aq. eğlenceli bir dizi.

    sherlock: sherlock holmes hikayelerinden uyarlanan ingiliz yapımı bir dizi. gerçekten sürekleyici bir dizi. tek kötü yani mini-dizi olması. yılda 3 bölüm veriliyor. bazen 2 yıl ara verdiği oluyor. şuan 3. sezonu bitmiş durumda. 4. sezonu merakla bekliyoruz.

    sons of anarchy: konu abd'de geçiyor. amerikan yapımı haliyle. motorsiklet kulüplerini anlatıyor. normalde o coğrafyada yaşayanların izleyeceği bir dizi gibi gözükse de gerçekten izleyiciyi içine çekiyor.

    suits: avukatlar şehrinde, avukatların krallığını anlatan bir dizi. tek kelimeyle harika. hayat burada_ ben burada - yaşamayı seviyorum diyen bir abimiz ve onun akıl küpü stajyeri başrolde. konu hep değişiyor. her bölüm kazanılması gereken ayrı bir dava var ancak genel konusu da var. sezon finalleri bunlardan oluşuyor. sürükler yani başlarsanız.

    spartacus: bi bizim muhteşem yüzyıla bakıyorum bir de buna. sonra vay ertem diyorum. spartacus'un hayatı. bu kadar.

    the blacklist: interpol tarafından aranan suç makinesi fbı'a teslim olup bir bir öterse ne olur? konusu olarak farklı olan bir dizi. aksiyon poi kadar olmasa da izlenebilir.

    the big bang theory: iyi üstü komedi dizilerinden. akıl küpü gençlerin hikayesi. dünyaları çok değişik olan insanlar bunlar. hayata olan bakış açıları, eğlenme tarzları çok farklı. zaten az çok bilginiz vardır bu diziyle ilgili. gülmediğiniz bölüm olmaz diyeyim.

    the following: seri katil ve örgütü. bu örgütü durdurmaya çalışan bir dedektif. sürükleyici bir diziden de öte. bir an önce başlamalısınız.

    the king of queens: yine cnbc-e dönemimden izlediğim bir dizi. harikadır. izlediğim ilk yabancı dizi. öyle hatırlıyorum :d bir karı kocanın hayatı. birbirlerini çok seviyorlar ancak çatışmadan edemiyorlar. gülmedim dediğiniz bir bölüm olursa buradayım.

    the mentalist: biraz sherlock biraz following tadında bir dizi. yine bir seri katil var. kendine mentalist diyen kişinin ailesini bu seri katil öldürür. mentalist artık şov dünyası için değil cinayet büro için çalışmaktadır.

    bonus: ulan hala gülüyorum ya http://barisunver.com/...my-name-helal-et.jpg

    edit: nedense hep yabancı dizileri yazmışıım.
    leyla ile mecnun ve behzat ç. önereceğim tek türk dizileridir.
  • 5
    (bkz: buralar değerlenir)

    rome: ilk sezonu sezarın darbesi ve senatoda öldürülmesi süreci, ikinci sezonu ise sezar sonrası iktidar mücadeleleri ve sonunda octaavius sezarın tahta geçişini anlatıyor. belirttiğim gibi 2 sezonluk 22 bölümlük on numara dizi. şu ana kadar izlediğim sen iyi dizilerden.

    favori karakterlerim: titus pullo, cicero ve marc antony. aslında tüm karakterler çok orjinal ve güzel betimlenmiş.
  • 7
    game of thrones: izlemeyeni dövüyorlar
    breaking bad: masum bir kimya öğretmeni ve onun hayatin acimasizliği karsisindaki "dönüşümü"
    person of interest: mükemmel oyunculuklar icin bile izlenir
    ve.... benim için gelmiş geçmiş en iyi dizi
    öncelikli olarak imdb linki
    http://www.imdb.com/title/tt0248654/?ref_=nv_sr_1
    six feet under
    hayatin,yaşamış oldugumuz dünyayi bir ayna gibi yansitan bir baş yapit..
    izleyin,izlettirin..
    iyi seyirler efem.
  • 17
    spartacus, friends, fringe ve bron izlemeden ölmeyin.

    eğer sosyalistim, eğer halkçıyım, eğer elinde güç sahibi olanlara muhalefetim, eğer özgür bir dünya peşindeyim, vs. gibi düşüncelere sahipseniz özellikle spartacus'ü mutlaka izleyin...

    friends ise bence en kaliteli komedi dizisidir, üstüne tanımam.

    fringe'i ise bilim ve tekniğe meraklıysanız mutlaka izleyin, ilk bölümden sonra bağımlısı olacaksınız zaten :)

    bron ise müthiş bir polisiyedir. amerikan yapımı değil isveç-danimarka ortak yapımıdır, iki ülkeyi birbirine bağlayan köprünün tam ortasında işlenen cinayetle başlar. filmde sıcak renkler yoktur, kuzey avrupa ülkelerinin soğuk yüzü yansır, gördüğüm canlı renkler bir otobüsteki sarı kırmızı renklerdi :) ekran görüntüsünü de ekleyim;
    https://pbs.twimg.com/media/BV4z8Q6CYAARyDO.jpg

    edit: spartacus'ü bitirdikten sonra da rome izlenir. (bkz: #1406534)
  • 19
    scrubs: bir daha bu kadar seveceğim bir dizi yapılamayacak. türü: komedi, dram diyelim. yıllar önce bitmesine rağmen, her canım sıkıldığında rastgele bir bölümünü açar kendimi toparlarım.

    doctor who: çok önyargılı başladığım ancak cnbc-e'de denk geldikçe izledikten sonra bayıldığım bir dizi. kasım 2013'te 50. yılını kutladık. sanırım bir dizinin 50 yıl sürebilmesi için ne kadar iyi olduğunu anlatır size, üstelik ingiliz yapımı. türü: bilim kurgu, dram, komedi, tarih, ne ararsanız bulursunuz bu dizide. ayrıca nickim en sevdiğim bölümünden gelir.

    sherlock: gelmiş geçmiş en iyi sherlock holmes uyarlaması. şimdilik üçüncü sezonunu tamamladı, toplamda 9 bölüm. bir bölüm bir filme eş değer. dördüncü sezon 2014 kışında ya da 2015 başında başlayacak diye konuşuluyor, yine ingiliz yapımı.
  • 22
    ben genelde komediciyim o yüzden komedi ağırlıklı olucak entrym.

    the oc: 20 yaşından küçükseniz izlemediyseniz izleyin. ben ilkokul sonunda izlemiştim o döneme denk gemişti, bu sene başı tekrar izledim, gerçekten bugüne kadar yapılmış en güzel gençlik dizisi.

    gossip girl: 20 yaşından küçükseniz bunu da izleyin. karşı cinsle ilişkilerle nerde ne yapılır ne edilir görün öğrenin veya insanlar neler yapıyolar bilin.

    two and a half men: kesinlikle charlie sheen varken döneminin en en en iyi komedi dizisiydi, o gidince birazcık gerilese de hala çok iyi ve vakit geçirmek için çerezlik ideal dizilerden.

    anger management: charlie sheen.

    family guy: hayatınızda gülmekten ağlamadıysanız güzel bir tecrübe olur. her sezonu her bölümü her karakteri ayrı bir komik. (bkz: giggity gigggity go)

    chuck: izlediğim en keyifli diziydi bence. kategorisiz içinde her türlü duygu ve kategori barındırıyor.

    spartacus: kan,vahşet,heyecan,aksiyon,aşk(!).

    da vinci's demons: bayadır tatildeler ilk sezon da kısaydı ama sürükleyici bir dizi yoklukta iyi gidiyor.

    shameless: hayvan gibi iyi bir dizi, adının hakkını veriyor ne zaman ne olcağı kimin ne pislik yapcağı belli olmuyor.

    king of queens: friends'ten modern sitcom dizilerine geçiş aşamasında aradaki dizilerden.

    modern family: çok samimi bir komedi dizisi. kendinizi geniş bir ailenin içinde buluyorsunuz. bir ara içime kapanmıştım bütün ailem bunlardı.

    flight of the concords: adını yanlış yazmış olabilirim. saçma sapan sözler yazan bi müzik grubunun hikayesini anlatıyor. bu müzik grubu gerçek hayatta da aktif ve aynı şekilde yaşayan bir grup. saçma sapan bir dizi ama saçma sapan şekilde de güldürüyor.
  • 23
    entourage: henüz ünlü olmuş bir aktör ve onun arkadaş çevresini konu alan, ari gold karakteriyle dikkat çeken eğlenceli bir hollywood dizisi. sasha grey'den eminem'e kadar bir çok ünlü isim dizide konuk oyuncu olarak oynamıştır.

    my name is earl: önceki yıllarda yaptığı kötü şeylerin bir listesini çıkarıp başını belaya soktuğu kişilerden tek tek af dileyen earl ve onun biraz saf kardeşi randy ile olan maceralarını anlatan, çok iyi vakit geçirten bir dizi olmasına rağmen 4.sezonun bittikten sonra kanal ve yapımcı anlaşmazlığından ötürü yarıda bırakılan komedi dizisi.