• 94
    yazıldı mı bilmiyorum ama hayvan belgeseli seven arkadaslar için the hunt bulunmaz bir şaheser bence. gerçi bunu sevmeniz için hayvan belgeseli sevmenize de gerek yok. doğada olup biteni, kaliteli müzik ve karpostal tadında görüntüleri seven herkes bu belgeseli çok sevecektir. izlemeyen varsa bir dakika kaybetmeden açsın izlesin. ben hayatımda bu kadar güzel sahne çekimleri ile bağdaştırılmış, geçişleri, anlatımı ve özellikle müzikleri ile bu kadar harika bir yapım izlemedim. o sahneleri nasıl çektikleri o müzikleri nerden buldukları o her goruntusu bir karpostal olan çekimleri nasıl yaptıkları gerçekten insanı hayran bırakıyor. ben mi abartıyorum diye dusundum ilk başta fakat okudugum yorumlar izleyenlerlerden aldıgım tepkiler hep bu yönde. örnek olarak bir avlanma sahnesini öyle kamera çekimleri ve öyle müziklerle size sunuyorlar ki sanırsın lord of the ringste bir savaş sahnesi, matrix'te bir aksiyon sahnesi ne bileyim izleyip cok etkilendiğiniz heyecanlı filmlerden cok daha sizi içine çeken müziklerle bağdaştırılmış sahnelerle karşılaşıyorsunuz. gercekten inanılmaz. belgesel ile ilgili okudugum en komik ama durumu güzelce anlatan yorum ise; arkadaslar hayvanlar eğitilmiş herşey ayarlanmıs çekimler bittikten sonra insanlarla beraber oturup çay sigara içiyorlar denmesi oldu. hakkaten doğru olabilir. son olarak david attenborough'un anlatışı ise tek kelime ile harika. o aksanı sahnelerin gerilimine göre değişen o ses tonu.. şiddetle tavsiye ediyorum.

    yaklasık 1 saatlik 7 bolumden oluşmaktadır 1 sezonu.
    http://www.imdb.com/title/tt5167198/?ref_=nv_sr_4