• 9
    göbekte lorik cana - ayhan akman, solda arda turan, sağda futbol oynamak isteyen elano blumer şeklinde olur da takım sahaya 4-4-1-1 şeklinde dizilirse, ileri uçta baros ve arkasında misimovic olursa tadından yenmez. ha bir de top oynamayı isteyecekler o kadar. orta saha dedik, hücumu da verdik. savunmaya ayıp olmasın. sabri, neill, hakan balta, insua.

    (bkz: türk insanının kadro kurma hastalığı)
  • 10
    öncelikle; 10-11 sezonu için konuşuyorum ve futboldan anlamam.

    frank rijkaard efendi istedi ya da istemedi, üstüne düştü ya da düşmedi, yönetim gerekeni yaptı ya da yapmadı - ki bence yapmadı - bilemem ama eldeki oyuncular açısından sadece bu sezonluk takımın en yeterli mevkisidir. kaleci benim için pek mühim değil leo franco gittikten sonra. stoper görünümlü kalecileri sevmem, kaleci dediğin top kurtarmalı bana göre, oyun kurmasa da olur. defans mevkisi allaha emanet. falllafoş olmuş defans, dişe batar tek adam neill, allah ondan razı olsun ama her maç bir-iki hatası olmuyor değil, tabi olsun o kadar, yanındaki heriflerle uğraşmak kolay değil. forvette adam yok. arda yok, kanatlar kapanmış şekilde. arda gelecek o kanatları açacak ve bizi uçuşa geçirecek başka çare yok.

    şimdi bu şartlarda rijkaard&hagi el değiştirmesi oldu takımda. yüzde yüz yanlış bir karardı bu bana göre. rijkaard takımın başındayken çok meşhur ilk bilmem kaç hafta hariç hep dillerde ortasaha lafları dolaşmaya başladı. bu kesin yanlış değildi, ama biraz abartıydı. hatta tamamıyla göz boyamaydı, daha büyük yanlışların üstünü örtmek için kullanılan bir battaniyeydi. takıma hücum organizasyonu çalıştırmazsan o takım bireyselleşir. bunu görmek için hollandalı olmaya, saçların kıvırcık olmasına gerek yok. rijkaard muhakkak birşeyler gösteriyordu oyuncularına, ama bunu uygulatamadı. düz mantık bakarsan oyuncular aptal der geçersin, ama öyle değil bu iş. hocanın işi bu takımı top oynatmaksa yemezler öyle bahaneleri. madem adamlar sana uymuyordu, siktir et takımdan, silahı göstermezsen korkutamazsın karşındakini. neyse ilk yılı kurcalamıyorum fazla, peki ikinci sene? ikinci sene başlangıcında gene ortasaha lafları döndü dolaştı, bunlar gene battaniye. 4 2 3 1 düzeninde kurduğun takıma bu sistemin 2'sinde oynayan adam olarak dünyanın en iyilerinden biri geldi, lorik cana. elano blumer ali cengiz oyunlarına yenik düşse de takımda kaldı, misimoviç geldi, arda var zaten, musa geldi bilmem ne. ama barış özbek hep atlandı. neden? ona sorun. rijkaard döneminde barış sağ açık olarak esas mevkisine oranla daha fazla oynadı. şefim, zaten sokaktan herhangi bir insan çevir, de ki barış özbek; '' abi köpek ciğeri var, iyi top kesiyo ama tekniği yok ya topla oynayamıyor'' der. e bu adamı sağ açığa koyarsan bu adamı öldürürsün, farklı bakan taraftarın da ortasaha yok der. rosicky'i, ledesma'yı, van der vaart'ı almak kolaydı da adnan sezgin almadı zaten. eldeki adamlardan önce bir tam verim almadık ki çare arıyoruz. gene lorik cana hagi ile oynamaya başladı, rijkaard cana'yı da kaybedicekti muhtemelen, varsayımlar üzerinden konuşmak iyi değil ama geçen seneki elano dönemlerini de hatırlıyorum.burada ne entryler dizdim adam için, ama 3 maç gördüm 90 dakika sahada. ondan sonra vay efendim ortasahamız yok. cana için ortaya attığım teorinin referansı bu. misimoviç transferinde rijkaard'ın isteği varsa bana bunu izah edebilsin alnından öperim. inşallah yoktur payı bu transferde, bir zamanlar karizmatik diye çok çok sevdiğim adam böyle şeyler yapmaz gibi geliyordu bana çünkü. ama eğer varsa? varsa bana kimse çıkıp ortasahaaaa diye ıngalamasın. ne sikime aldık misimoviç'i? rijkaard'ın oynatmak istediği oyun bir çeşit muammaydı. türlü türlü topçular geldi gitti. ama üstünel aldı ama adnan sezgin aldı, misimoviç dahil hiçbiri kötü futbolcu değildi. ama ne olduysa hiçbiri takım oyununa birşey katmadı. bu takım oyununu bebekken biberonda almış olan giovani bile. onun da yaptığı herşey bireyseldi. çünkü bu takım rijkaard efendinin 3-5 yılda kurabileceği bir takım değil. çünkü rijkaard'ın oyun sistemi hint kumaşı. bulursan zenginsin, bulamazsan aha bu halde -3 averajdasın. takımın şuanki durumunu hagi'ye bağlayan varsa vay anam vay. bu takım -3 averajda ise önce yönetim sonra rijkaard sorumludur, en son hagi.

    tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de takım olmaktan uzak, futbolcu olduğundan bi haber futbolcular ortaya çıktı. idmanda disiplin olduğundan şüpheliyim, kondisyonu 1 devre olan adam bile yok bir kaç kendine bakan oyuncu dışında. ee bunu adnan polat mı yapacak? bunu da mı adnan polat düzeltecek? bunu da mı adnan sezgin transfer edecek? yüzde 30 kondisyonla oynayan adam sana ne verecek ki zaten. naif bir insan olabilirsin, ama bu bizim sorunumuz değil. ilk senende birşey demedik, ama artık yeterdi. biraz olsun taviz verecektin sisteminden, naifliğinden. yani bu takıma adam gibi bakılmış olunsaydı, bu takım böyle her 2. yarı oyundan düşer miydi. elano misali oyuncular birden bire mi 90. dakikada rakibe tekme tokat dalmaya başladı? hagi ne yapsın? her maç ilk yarı süper, sonra hikaye takım. hücum organizasyonu yok, forvet yok. keşke hagi bunları düzeltmekle yetinebilse, ama ne yapsın adam, türlü türlü bela ile uğraşıyor. rijkaard'ın bir defa bile deneyemediği kewell&pino yer değişimini deneyebilen hoca hagi olmasa bile iyi hocadır. rijkaard barcelona hocasıdır, barcelona için biçilmiş kaftandır, ama bir başka takımda kötü hocadır.

    sen takıma duran top çalıştırma, her duran topta öğrenci evindeki bira şişesi misali dizilen futbolcular meydana getir, sonra benim takımım zaman geçirmeyi bilmiyor de. yapma rijkaard, sen bize fazlasın gerçi :(

    neyse rijkaard dönemi bir kabustu ve bitti şükür. ama rijkaard gider ayak hagi'ye şunu bıraktı; '' ortasahamız yetersiz.''

    takımın diğer mevkileri iyi olur, ortasahan sırıtır anlarım. ama takımda dişe dokunur mevki yokken sorunları ortasahaya bağlamak - ki ortasaha yetersiz hikaye - bana inanılmaz saçma geliyor. hem misimoviç'in önünde forvet yok kime pas verecek dersin, hem de box to box ortasaha istersin ama forvet istemezsin.

    vallaha beynim patlıyor sinirden, daha çok yazarım ama bu kadar yeter. zaten anlamam bu işlerden. kapanışı yapayım şimdilik;

    öncelikle ortada bir hatalar silsilesi var. bunlar rijkaard'ın bok yemesi değil tamamen. öncelikle en büyük pay yönetimin. ondan sonra taraftarın, ondan sonra rijkaard'ın. adam biraz taraftarı dinlese, vay aq ben neymişim der. yönetim siktiriboktan işler yaptı, rijkaard bu bokun altından kalkamadı. zaten kalkacak yapıda adam değildi diye yönetime bu kadar yüklenildi. yönetim rijkaard'ı getirip onun isteklerini yerine getirmeyecekse olmazdı bu iş olmadı. olmayan bu iş de hep galatasaray ortasahasına kaldı, hem de üzerinde hiç uğraşılmadan, aynı adamlarla aynı engelleri aşmaya çalışılarak. rijkaard'ın ise hep üstü örtüldü o battaniye ile, geri kalan sorunlar hiç sorgulanmadı.

    hagi konusunda pek konuşamam, çünkü hagi hakkında yorum yapamam. ona gönül gözüyle bakıyorum, varsa yanlışlarını göremiyorum.
  • 12
    culio-cana-yekta şeklinde olması kuvvetle muhtemeldir. burada aklıma takılan, kasımpaşa'da hücumu düşünen yekta'nın iki yönlü oynamaya nasıl tepki vereceğidir. bu görevde başarılı olursa sadece galatasaray için değil milli takım içinde çok önemli hale gelecektir. milli takım da selçuk inan-nuri şahin ve yekta kurtuluş şeklinde oynayabilir.

    culio ise bu görev için biçilmiş kaftandır.

    cana'ya ise diyecek laf yok. ne top geçer ne de adam geçer ondan.
  • 22
    geçen yıl en iyisi culio'ydu o mevkinin. geçen yıl yıldız olan culio bu yıl 90.dakikada sahada yer alabiliyor. neler çektik 3 yıldır bu orta sahadan. sarp-barış-ayhan süper üçlüsünden sabri-selçuk-melo üçlüsüne geçtik. yedeklerdeki culio-yekta-ceyhun ve diaarra'nın gelebilme ihtimali de cabası.