• 3
    yıllardır doğru dürüst bir bek oyuncusu yetiştiremediğimiz altyapıdır. bir uğur uçar vardı o da talihsiz bir sakatlığa kurban gitti ve eskisi gibi olamadı. sabri sarıoğlu da kariyerine ortasaha olarak başladığı için onu hesaba katmıyorum.

    altyapı eksikliklerimiz yüzünden şark kurnazı anadolu takımlarının vasat oyuncularına milyonlarca para dökmek zorunda kalıyoruz. umarım borussia dortmund tarzı bir altyapı sistemimiz olur ve sürekli a takıma oyuncu veren bir düzen inşa edilir.
  • 8
    seneler oldu aklımdan çıkmaz, şimdi tv'de beşiktaş başkanı fikret orman konuşurken yine aklıma geldi bu sefer yazayım dedim. altyapıdan yetişen oyuncuların önemiden bahsetti bi'ara. düşünün ki; koskoca kulübün başkanı bile yönettiği futbol kulübünün bel kemiğinin altyapısı olduğunun öneminin farkına değil.

    bundan kaç sene önceydi tam hatırlamıyorum ama sanırım altı, yedi sene belki biraz daha fazla olmuştur. istanbul dışında yaşayan bir akrabamızın oğlu (denizcan) galatasaray'ın seçmeleri için başvurmuş, kulüp de kendisini çağırmış. yaşadığı şehrin futbol takımının kendi yaş grubunda lisanslı oynuyor kendisi, yaşına göre boyu uzun ve atletik yani iyi bir fiziği var ve bunun yanında top tekniği de gayet iyi.

    kendisine verilen tarihte seçmeler için hagi ve ultraslan ile florya'daydık. yanılmıyorsam haftasonu idi ve sabah 9.00'da orada olmamız belirtiliyordu. alt kapıdan girip bekleme alanına geldik. saat 10:00 civarı adayların ve ailelerin ayrılması istendi. futbolcu adaylarını paf takımının maçları oynadığı sahanın tribünlerine götürdüler ve orada hazırlandıktan sonra yaş, fizik vb. şekilde gruplara ayırdılar. o tribün kaç kişi alır bilmiyorum ama tamamen dolmuştu.

    bi'tribün futbolcu adayı ki, zaten orada gözlemlediğimiz kadarı ile seçmelere katılanların büyük bir kısmı ilçelerdeki galatasaray futbol okullarından gelmekle beraber münferit olarak istanbul içinden ve dışından gelenlerin sayısıda az değildi.

    buraya kadar her şey normaldi ama ne zaman ki adaylar gruplar halinde gelmeye başlayınca yaşadığım şaşkınlığı anlatamam. zira hala ben de anlayabilmiş değilim. florya'yı bilenler daha net anlayacaktır; sadece tv'den görebilmiş olanlar için anlatmak gerekirse, paf takımının maçlarını oynadığı çim sahanın (hani şu olaylı fener maçı vardı, kavga, gürültü vs.) hemen alt tarafında suni çim sahalar var. mahalle aralarındaki halı sahalar gibi. orada ağlar ile üç, beş ufak saha oluşturulmuş. gelen grup iki takım halinde bir halı sahanın yarısında bir maç, diğer yarı sahada da bir başka bir maç yaptırılmak sureti ile seçiliyor. aynı kısa sürede dört takım izliyorlar yani.

    bundan yıllar öncesini hatırladım, bizim mahallenin henüz amatör olmayan takım seçmelerinden, şimdinin amatör takım seçmelerine kadar gördüğüm, yaşadığım bir çok şeyi hatırladım ki bahsettiğim şaşkınlığımın sebebi de o zaten. amatör kümede bi'seçmeye katılsa en azından çocuğa bir fırsat sunmuş oluyorsunuz. her ne kadar yeteneği olsa da ilk fırsatta çuvalladığını düşünün. azimli bir çocuk ise biraz zorlayarak ikinca hatta üçünü fırsatı da bulabiliyor ki, zaten o süreçte de oyuncu kendini belli ediyor. florya'da yapılan ise çocuğa sadece bir şans vermek. ufacık bir şans. fırsat bile değil.

    o gün haliyle bir çok maç ve oyuncu izledik, açıkçası ben o seçmeleri düzenleyenlerin ne aradığını halen çözemedim. o kadar adam içinden direk messi, ronaldo arıyor gibiydiler. tabii çıtayı bu kadar yüksek tutmaları güzel bi'şey ama biraz da gerçekçi olmak lazım.

    şaka bi'yana; o gün orada seçmelere kaç aday katıldı bilemiyorum ama o tribünün sayısından siz bir tahminde bulunun artık, galatasaray altyapısında oynayacak oyuncuları değil oynayamayacak oyuncuları seçme yoluna gitselerdi çok daha kolay olurdu. zira çocukların hemen hepsi futbolu biliyor. temeli almışlar; topa vurmayı, top durdurmayı, pas vermeyi ve mevkilerine göre pozisyon almayı öğrenmişler. ancak aynı yaş grubunda da olsa öncelikle fiziksel özellikler başta olmak üzere bazı yetenekleri (top sürme, şut, adam geçme vb.) genel ortalamanın bariz üzerinde olan ve o gün orada o hengamenin içinde kısa sürede bunu gösterebilenler (az sayıda, kontenjan) seçiliyor ki, onu zaten biz dahil kenarda maçı izleyen herkes görebiliyor. peki ya seçilemedin diye gönderdiğin toplam adayın %90'dan fazla sayıdaki aday?

    hadi hiç bi'şey bilmiyorsun diyeceğim ama bu işi bildikleri için orada olduklarına göre bunu diyemem ama en azından bi'sisteminiz, bi'planınız olsun arkadaş. oraya o kadar oyuncu gelmiş ve gelmeye de devam ediyor. hepsi ciddi derecede potansiyel. tek yapman gereken alıp, işlemek. yani takım idmanları dışında bireysel olarak devamlı çalıştırmak. bu da "iş" demek. adam da uğraşmıyor. ama şimdi söyleyebilirim; hadi bilgisayar konusunda hiç bi'şey bilmiyorsun. aç ordan bi'excel tablosu, ona da gerek yok, "var mı la aranızda bilgisayardan anlayan?" diye sorsan hepsi uzmanı olmuş zaten. bir seçme döneminde başvuran tüm oyuncuların detaylı bir kaydını tut. basit bir futbolcu veritabanı hazırla. başvuruları istanbul dışından gelenler başta olmak üzere sınıflandır ve seçmeleri belli bir zaman dilimine yay. her hafta sonu en azından adamın normal sahada, normal kurallarla oynanan bir maçını izle. ilk kararını ona göre ver. diğer kalanları seçilemediniz diyip evine yollamak yerine, hocalarımız tekrar görmek istiyor, bi'kaç maçını daha izleyecekler ve bu sürede geliştimesini istedikleri özelliklerini belirten bir program ve tarih verip, en yetenekli olanına göre yeniden çağır. orda yeniden seç kalanları bir daha çağır en azında bi'kaç maçını izle, gelişimini takip et. sonra karar ver. ihtiyacın olan insan kaynağı haddinden fazla. sana da zaten insan lazım. yaptığın tüm iş direk bir insanla, ona ne verdiğin, nasıl bir eğitim verdiğinle ilgili.

    çalışmayı sevmeyen bi'milletiz sonuçta, bekliyoruz ki hep hazır gelsin. o nedenle bu kulübü bugünlere getiren asıl damarı kurutup, hazır gelen ve her an değişebilecek (yayın, sponsor, kombine, mağaza vs.) paralarla da beceremeyip, üstüne bi'ton krediyle, borçla yönetmeye çalışıyoruz kulübü. ama olmuyor. senelerdir aynı şey ve halen de olmadığını anlayamamışız ya da kulüp yönetiminde doğrudan dolaylı olarak etkisi olan kişiler için konuşuyorum, işlerine gelmemiş.

    ondan sonra sabahta akşama hep aynı muhabbet.
    "galatasaray'ın borcu 1560 milyon dolar, 3780 milyar avro, 12630 trilyon tl", "futbol a.ş. zarar etti", gsray yükseldi" . "riva arazisini nasıl yiyek" , "adayı yedi ya adamlar".

    ne bileyim arkadaş. varya bi'atasözü, ya ben hesap bilmiyorum ya da bunlar hiç kötek yememiş. başka da bi'şey diyemiyorum. sadece bir hayalim var. * onun için de iki valiz dolusu avro, pound, usd başta olmak üzere değerli taş ve mücevherata ihtiyacım var ki o da ben de yok.

    o nedenle konuşmuyorum. susuyorum.

    ha bu arada bizim denizcan'da kazandı seçmeleri sonra orduspor altyapı seçmelerine girdi onu da kazandı ama gitmedi. sonra müzisyen olmaya karar verdi. konservatuar filan sanatçı olacak yani.
  • 12
    23 aralık 2015 kastomonu 1966 galatasaray maçı kadrosunda 1 tane oyuncusu bulunan altyapı. çünkü ismail çipe u21 maçlarında forma giyiyor.
    ayrıca bir oyuncunun lig ve/veya kupa maçlarında forma giymesi için profesyonel kadroda yer alması gerekiyor.
    bu durumu incelerken; 5 büyük denilen gs, fb, bjk, ts, bursa'nın profesyonel kadrolarına kaç tane altyapı oyuncusu var diye göz atınca şöyle bir durum ortaya çıktı.

    trabzon'un şurada görüleceği gibi;
    http://prntscr.com/9h84jn

    12 adet normalde altyapıda oynayan oyuncusu resmi kadroya kayıtlı. ki bu da 40 kişilik kadrolarının yüzde 30'u eder.

    beşiktaş'ın;
    http://prntscr.com/9h83yd

    11 adet normalde altyapıda oynayan oyuncusu resmi kadroya kayıtlı. ki bu da 35 kişilik kadrolarının yaklaşık yüzde 32'si eder.

    bursa'nın;

    http://prntscr.com/9h84dj

    14 adet normalde altyapıda oynayan oyuncusu resmi kadroya kayıtlı. ki bu da 37 kişilik kadrolarının yaklaşık yüzde 38'si eder.

    fenerbahçe'nin;

    http://prntscr.com/9h84ft

    14 adet normalde altyapıda oynayan oyuncusu resmi kadroya kayıtlı. ki bu da 37 kişilik kadrolarının yaklaşık yüzde 38'si eder.

    ve gelelim galatasaray'a;

    http://prntscr.com/9h84ho

    5 adet normalde altyapıda oynayan oyuncusu resmi kadroya kayıtlı. ki bu da 29 kişilik kadrolarının yaklaşık yüzde 17'si eder.

    şimdi benim merak ettiğim bunun nedeni, altyapı futbolcularımızın aşırı kalitesiz olması mı yoksa aman kim uğraşacak bunlarla sözleşme imzalanacak, resmi kadro alınması için başvuru yapılacak diye düşünen kulup yetkilileri mi?
  • 14
    en iyilerini çıkartmış ama son dönemlerde durağanlaşmış altyapımız. tabi bunu farklı takımlardan kişilere sorsan. alay ederek sabri var der bir de gülerler ki bu onların anlamayacağı bir konu olduğu için evet demek yeterlidir.

    ligde 4 büyükleri değerlendirdiğimizde hem ulusal hemde uluslararası futbolu çıkartmada galatasaray gayet başarılıdır.

    şöyle ki.

    bülent korkmaz
    suat kaya
    tugay kerimoğlu
    turgay şeren
    cüneyt tanman
    kerem inan
    coşkun özarı
    okan buruk
    emre belözoğlu
    arda turan
    sabri sarıoğlu
    semih kaya
    emre çolak
    aydın yılmaz
    eray işcan
    gökhan süzen
    uğur demirok
    ferhat öztorun
    uğur uçar
    mehmet güven
    berk ismail ünsal
    jem karacan

    bu liste. bu formayı uzun süre giyen veya bu formayla ünlenmiş şuan ismi bilinen popüler futbolculardır

    bunlara eklenecek sadece biz galatasaraylıların bildiği futbolcularda vardır. ancak ülke düzeyinde bakarsak isimler bunlar.

    aralarından bazıları avrupaya gitmiş kendini kabul ettirmiştir.

    sözün özü bu liste türkiye süper liginde büyük takım olup büyükte oyuncular yetiştirebilen tek takımın galatasaray olduğunu gösterir.

    galatasaray ile rekabet eden diğer 3 büyük kulübümüze bakalım, akıllarına gelen altyapı oyuncularını yazsınlar, sayısı 5'i geçmeyecektir. hem ulusal hemde uluslararası düzeyde çıkarttıkları oyuncu sayısı.

    ek1: alt yapısını en etkin kullanan külüp hem transfer hem kadroda yer verme sayısına göre (bkz: gençlerbirliği) , (bkz: trabzonspor) ve (bkz: bursaspor)

    ek2: diğer takımlarda umut bağlanan salih uçan, alsın yürüsün, enes ünal city'e gitti helal olsun daha iyisi olsun.
    ronaldinho muhammet demirci ronaldinho olsun ister gönül bunları ama olmuyor işte. yinede salih ile enesten beklentim yüksek. ilerisi için milli takıma büyük katkılarda sağlayacaklar. umarım.
  • 19
    futbolculuk mesleğinin bu kada rağbet gördüğü günümüzde , alt yapıdan işe yarayacak bir oyuncu bulunmamasında ki sorun yönetim kaynaklamıdır yoksa oyuncu kaynaklımı tartışmak gerekir.

    şöyle düşünecek olursak ; sen bir şekilde torpille , tanıdıkla vs bu alt yapıya seçilmiş olsan dahi (tabiki burada emeği ile seçilenlerde var) hiç mi kendini geliştiremezsin . ben bile mevcut işimin haricinde ek bir çabayla günlerce sol ayakla topa vurmaya çalışarak , gayret göstererek sol ayağımı bi ölçüde düzeltebiliyorsam , sen galatasaray için gelecek vaadeden en önemli adaylardan biri olarak seviyeni bir üst aşamaya taşıyamadan mı antremanlara çıkıyorsun sormak isterim oradaki topçulara. yıllardır uefa kupası gibi altyapımızdan yetişmiş arda turan lafı duymaktan bir galatasaraylı olarak inanılmaz ölçüde rahatsız oluyorum.

    böylesine gelecek ya da bir ışık göstermeyen bu oluşumu yıllardır görmezden gelen yönetime ise diyecek laf zaten yok. kapatın ozaman da bari alt yapımız yok o yüzden alttan futbolcu yetişmiyor diyelim .
  • 22
    ekşi sözlükte "galatasaray" başlığndaki entryleri okurken "breath" adlı yazarın şöyle bir entrysine (yıl:2003) denk geldim:

    --- alıntı ---
    yildiz futbol takimi, 5 kita 40 ulkeden toplam 107 bin 12-14 ya$ arasi oyuncunun mucadele verdigi nike premier cupta avrupa $ampiyonu olan kulup.sozu gecen bu yildiz takimi isvicredeki maclarda sirasiyla;

    sodra'yı 2-1,
    brondbyyi 2-0,
    etzella'yı 8-0,
    portoyu 1-0,
    spartak moskovayı 2-0,
    servettei 3-1
    finalde yine porto'yu 3-1'le gecerek namaglup bir $ekilde kupaya uzanivermi$tir.bu kadroda bulunan ve ileriki tarihlerde sik sik teleffuz edilecek futbolcularin isimleri;
    barkin topal, muhammed ali atam, halil ibrahim yuksel, harun karata$, serdar ke$ci, ugur demirok, dincer akdemir, aydin yilmaz, ozgur dag, mehmet duz, ozgurcan ozcan, firat kocaoglu, erkan erin ve emre koroglu $eklindedir.

    --- alıntı ---

    o zamanlar namağlup şampiyon olan bu altyapıdaki çocuklardan maalesef ki günümüz de "yıldız" diye nitelendirilecek kalite de bir oyuncu çıkmaması ne kadar da üzücü. sayılan isimlerden bir uğur demirok kalıcı olabilmiş diğerlerinden aydın yılmaz malum müzmin sakat, ozgürcan ise hala oynuyor ikinci ligde. geri kalan isimleri ise hiç duymadım malesef :(((
  • 23
    paylaşıldı mı emin değilim ancak twitter'da @fleurquin10 isimli kullanıcının iddiaları doğruysa neden bu yapının işlemediği hakkında cidden bilgi sahibi olabileceğimiz yapı.

    --- alıntı ---

    tuzla maçı sonrası kerem eleştiri aldı. kısa bi flood yapayım suç ne keremde ne hocalarda.
    bazı gerçekleri anlatayım... başlayalım
    ben gs altyapıda 2 yıl direkt 2 yıl endirekt stajer hoca olarak çalıştım hala görevdeyim stajer maaşları 400 tl bile ödenmiyor.
    gs altyapı hocaları eski kafada. çoğu günümüz futbolundan uzak antrenman drill'i dışında çocuk gelişiminden uzak. tanıdık sayesinde orda.
    fatih terim döneminde altyapıya girdim o dönem büyük kıyım oldu bende suçum olmamasına görevden alındım sonra tekrar girdim.
    her sene 4-5 hoca gel git olmaz. altyapının başında koordinatör adı altında kimse yok! hocalarda 1500-2000 tl'ye çalışıyor. altyapı hocalarının derti kendinden büyük geçim sıkıntısı vb adamın kafası rahat değil ki çocuğu rahat geliştirsin. maaşlar hep geç yatar.
    dün kerem çalışkan'ın performansı 2-3 hocayı büyük üzmüş konuşum. altyapının en iyisi kerem. acı ama gerçek...
    altyapıdaki iyi oyuncuyu başka yere kiraya vermiyorlar çocuk florya fanusundan tt arena'ya çıkınca elleri ayakları titriyor.
    florya'da düzen yok çalışanlar sorunlu maddi olarak refahta değiller ve ahbap çavuş ilişkisi ile hoca alınıyor. istanbul'daki tüm hocalar kapağı başakşehir'e atma derdinde. kızsakta kurdukları yapı çok iyi her kademe denetleniyor maaşlar yatıyor.
    florya'da fitness uzmanı olarak çalışan biri yok. çalışan oluyor ama uzmanlığı yok. koskoca altyapının gelişimi nasıl olacak ?
    florya'da herhangi bi ingilizce, psikolojik veya bedensel eğitim yok. hangi hoca kendi gelişimi için özel bi kursa gitmiş ? giden yok.
    hocalara da kızmamak lazım kimi ev geçimi kimi kredi kartını düşünüyor. suçlu yönetimdir. bu sorunları biliyor ama müdahale yok. b.yılmaz ve semih diyordu ki mancini saatlerce pozisyon alma gösterir sıkılırdık. u11-13-15 de görmemişsin adam a takımda gösteriyordu.
    altyapıda gelişim aysal döneminde olacaktı. avrupa'dan işi bilenler gelecekti ama terim sagolsun müfit erkasabı getirdi sikildik.
    jor altyapıda bazı şeyleri düzeltti ama tam düzelmediği sürece bi bok olmaz. hocaların lisansı eksik. uefa denetim yapsa sıçtık.
    altyapı hocaları konuşamaz konuştuğu anda kovulur. terim dönemi kovulan bir altyapı hocası terim hakkında konuştuğu için takım bulamıyor. terim dönemi avrupadan hocalar gelip uygun fiyata çalışacakken altyapı hocaların maaş almıyorken müfit erkasap'a 30-40 bin tl vermek nedir ?
    benim asıl işim finans ama futbolda 2 yıl tff 3 yıl gs altyapısı eğitimi aldım maaş almasamda hallederim ama hocalar tek ele bakıyor.
    mancini kalsa italya'dan 5 kişilik uzman bir ekip gelecekti umutluydum olmadı. mancini 90 sayfa rapor vermişti yönetime altyapı için.
    altyapı için en önemli hamleyi rijkaard 2009'da prof uzman jan derks'i getirerek yaptı. ama oda terim-müfit hocanın kurbanı oldu :/ *
    kısaca bir bataklığın içinde gibiyiz. umarım yabancı bir td gelir altyapıya sahip çıkar. yoksa durum zannedilenden daha vahim.
    birde taptığınız yerli futbolcularımız altyapıyı sallamıyor ama sneijder, muslera poldi denk geldiği her u15-17 maçı izler destek olur
    1-2 milyon dolar garanti alan yerliler altyapı hocalarını görünce ya hocam sende hiç gülmüyorsun vb demesi yok mu. durumunu bilipte hemde.
    çözüm;
    avrupalı işi bilen altyapı koordinatörü şart.
    fitness-ingilizce-psikoloji eğitimi uzmanları şart
    maaşların düzenli yatması şart
    biraz kafanızı şişirdim ama kerem'e yüklenme çok oldu bende üzüldüm çocuğa verilen eğitim bu. kerem'e bakın altyapıyı görün aynası budur. türkiye'deki tüm gelecek vaadeden genç oyuncuları altınordu ve başakşehir alıyor. gs altyapı ödeneği çok az.oyuncu öneriyoruz alınamıyor. sorunlu olsada maaşlar yatmasa da işten bir gün kaçmadı çoğu hoca.bende elimden geleni her daim yapacağım hadi eyvallah.

    * https://pbs.twimg.com/media/C01CAUqWQAAweCj.jpg
    --- alıntı ---

    aslında bildiğimiz ve bu konuda hiç bir şey yapmaya yeltenmediğimiz büyük bir eksikliği içeriden bildirmiş bir kişi. ilgi sadece yönetim bazında değil, taraftar bazında da çok düşük. hiç önemsenmiyor adeta. bak girilen entry sayısına, 22 entry var. bununla 23. tamam, takıma futbolcu lazım. tamam, hepimiz futbolu izliyoruz. ama futbolcuların ağaç kovuğundan çıkmadığını, bu yapı işlerse futbolun bu kadar sevildiği ülkede en kötü hollanda kadar olabileceğimizi anlamıyoruz.

    not: entry'de yazım hataları veya noktalama hataları olabilir alıntı bölümünde, kontrol etmedim tek tek. ufak tefek noktalama hatalarını fark eder etmez düzelttim ancak gerisine bakacak en azından şu anda zamanım yok.
  • 25
    altyapının durumu bakıyorum da kimsenin umurunda değil. ne yönetimin, ne hocaların ne de taraftarların.

    deveye sormuşlar boynun neden eğri, nerem doğru ki demiş.

    riva+florya 140 milyon dolara peşkeş çekiliyor.

    ne kadar çöp yerli varsa toplanıyor kulübün paraları yerlilere peşkeş çekiliyor.

    altyapı kimsenin umurunda değil.

    oynanan maçlar oyuncuların umurunda değil.

    nasıl kulüp lan bu.