• 2
    oynanan basketbolun kalitesinde ve salonlardaki seyirci kitlesinin sayısında bir önceki sezona göre gerilemenin gözlendiği euroleague sezonu.

    oynanan basketbolun kalitesinde kötü gidişin olduğu söylemi esasen soyut bir ifade olsa da avrupa basketboluyla içli dışlı olan insanların büyük çoğunluğu bu konuda hemfikir. mevzubahis durumun temelinde euroleague'in elit seviye oyuncularını çin ya da nba pazarına kaptırmasının ve bu oyuncuların yerlerine monte edilen yenilerin gidenler kadar üst düzey oyuncular olmamasının yattığı yazılıp çiziliyor. söz konusu durum için öne sürülen bir diğer sebep de geçen sezonki zenci atletlerin avrupa basketboluna daha kolay entegre olabilen oyuncular olduğu, bu sezonkilerin ise organizasyona daha çok sokak basketbolu kafasıyla yaklaştığı savı. yorum sizin.

    işin rasyonel kısmına gelirsek; salonlardaki seyirci kitlesinin sayısında geçen sezona göre* %7.9'luk bir azalma var. tabloyu* aşağıya iliştiriyorum.

    seyirci sayısı artanlar:

    khimki %189.8 (khimki geçen sezon eurocup'ta mücadele etti)
    valencia %25.5 (geçen sezonun eurocup finalisti)
    anadolu efes %25.2 (muhtemelen yeni kötü efes'in şu oranı tutturabilmesinin neden(ler)i ilk 4 hafta içinde cska'yla ve real madrid'le karşılaşmış olması, ek olarak da maçlarını sinan erdem'de oynuyor oluşu)
    unicaja %18.1 (geçen sezonun eurocup şampiyonu)
    barcelona %6
    zalgiris %0.3

    seyirci sayısı azalanlar:

    olympiacos %-32.8 (bir maçı* heraklion arena'da oynadılar)
    kızılyıldız %-27
    cska %-26.8
    baskonia %-19.5
    milano %-17.5
    panathinaikos %-9
    real madrid %-7.1
    bamberg %-4.1
    maccabi %-3.1
    fenerbahçe doğuş %-2.1

    görünen o ki khimki'nin uç seyirci artışı olmasa geneldeki %7.9'luk azalma miktarı çok daha fazla olacaktı.

    sezon için kişisel yaklaşımımı da iliştireyim bari. efendim şöyle ki, tırt kere tırt sezon başlangıcı oldu ilk 4 haftalık süreç. bir real madrid - cska maçı* oynandı ki, basketbol topu ağladı resmen "ne olur bana eziyet etmeyin artık" diye. bilhassa maçın ilk yarısında pota çemberleri "yalvarıyoruz geçirin topu bizden artık" diyerek haykırdı. son baktığımda parkeler "kırın bizi, yakın bizi" diye hayıflanıyordu :( real madrid - cska diyorum bir de, düşünün kalitenin kalitesizliğini.

    peki güzel bir şey yok mu? var elbette, olmaz mı. luka doncic! 3'üncü ve 4'üncü haftaların mvp'si oldu sloven bebesi. aynı zamanda ekim ayının da mvp'si seçildi. çok acayip bir seviyede icra ediyor sanatını. takip ediniz.