• 2
    eddie irvine ile ilgili hatırladığım iki şey var.
    birincisi; inanılmaz savunma yapardı ama agresif olmadığı için sadece tampon görevi görürdü. hep ikinci adam olmayı haketmişti yani.
    ikincisi; kanaatimce bugüne kadar yapılmış en güzel f1 oyunu olan formula one 99'da kendisini seçmeden ferrari'yi markalar şampiyonu yapamıyordunuz. zira michael schumacher'le ne kadar 1. olsanızda podyuma diğer çıkanlar muhakkak mika hakkinen ve david coulthard oluyordu. arada bir heinz harald frentzen podyumda yer bulabilse de irvine bu başarıyı bir türlü gösteremiyordu.
  • 3
    dünya şampiyonluğunu kaçırmış bir pilottur. schumi'nin bacağının kırıldığı sezon, schumi bu kazayı geçirmeden evvelki yarışta bir şansıman problemi yaşamıştı. aracının vitesini yükseltemediği için belli bir hızı geçememiş ve arkadan gelenler git gide farkı kapatmaya başlamıştı. bu pilotlardan biri olan eddie irvine'ye schumacher'in arkasını kollama görevi verilmiş ve onu geçmesi yasaklanmıştı. hatta irvine bir virajda tampon tampona gittiği schumiyi geçmek istese de radyodan uyarılmış ve bu istekten son anda vazgeçmişti. işte bu olay irvine'nın dünya şampiyonluğunu da tarihe gömdü. çünkü irvine orada schumacheri geçse daha fazla puan alacaktı. hatta schumi'yi kollarken arkadan gelen diğer takım pilotları da kendisini geçememiş olacak ve böylece irlandalı'nın alacağı puanlar uçup gitmeyecekti. o sezon irvine, genel klasmanı hakkinen'in arkasından 2. sırada tamamlamıştı ve aralarında sadece birkaç puan fark vardı...
  • 8
    jaguar'da yaristigi donemlerde jacques villeneuve ve david coulthard'la beraber haftada bir michael schumacher'i elestiren bir demec verme gorevini ustlenmis olan pilot. ferrari'den jaguar'a gecince sacini sariya boyatmis ve kendi kendini bitirmistir. rubens barrichello'nun ferrari'ye verdigi katkiyi kesinlikle verememistir.
  • 9
    schumacher'in ayağının kırıldığı 1999 formula 1 sezonunda mika hakkinen ile şampiyonluk mücadelesine girişen ferrari sürücüsü. şampiyonluk konusunda şartlar ancak olgunlaştığında bu ipi göğüsleyebilecek ve bu tek atımlık kurşun eline geçtiğinde de bunu değerlendiremeyen sürücülere hep üzülmüşümdür. benim için eddie irvine bu kategoriye girer. sadece 2 puanla kaybedilmiş bir şampiyonluk. gerçekten epik.

    o sezon schumi'nin ayağının kırılmasıyla birinci sürücü konumuna geçmişti eddie irvine. ne kadar büyük sürücü olursanız olun, michael schumacher'in arkasında 2. pilotsanız şampiyonluk adına yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. hele ki takım emirlerinin o denli alenen yaşandığı o dönemlerde. mesela yukarıda sitki siyril isimli arkadaş güzel yazmış (bkz: #728004). ben o zamanlar 9 yaşında olduğumdan ancak sporla ilgilenen abilerimizle birlikte yarışları takip ediyordum. her ayrıntısını hatırlayamıyorum ama bu da epik anlardan bir tanesiymiş.

    benim ise çok iyi hatırladığım başka bir an var. sezonun sondan üçüncü yarışı avrupa grand prix'si, nürburgring'de yapılıyordu ve ilk 6 puan alabiliyordu. sadece 10 kişinin tamamlayabildiği bu yarışta starttan sonra yağmur başlamıştı ve bir tek hakkinen yağmur lastiklerine geçmişti. aniden yağmurun durup pistin kurumasıyla hakkinen, pitteki bir sorun nedeniyle de irvine puanlamanın dışında kalmıştı o esnada. ilk iki sırada ise heinz-harald frentzen ve david coulthard vardı. yarışın o şekilde bitmesi halinde frentzen, irvine ve hakkinen ile puanları eşitliyor, coulthard ise onların 6 puan arkalarına kuruluyordu. ama öyle olmadı. önce frentzen elektrik arızasıyla yarış dışı kaldı ve coulthard liderliğe oturdu. sonrasında ise yağmur intikam almak için geri geldi*. coulthard kuru lastiklerde kalmayı tercih edince onun da sonu kaçınılmaz oldu. bu esnada bir kaç kişi daha yarış dışı kaldı ve son bir kaç tur kala sıralama marc gene 5, irvine 6, hakkinen 7 oldu. marc gene minardi'ye ilk puanlarını kazandırmak için savaşıyordu. özellikle de test pilotu olan takım arkadaşı luca badoer'in kendisinin ve takımının en büyük başarısı için 4. sırada giderken yarış dışı kalmasından sonra. tabi o esnada irvine ve hakkinen'e nazaran biraz daha öndeydi marc gene. hakkinen ise bir kaç tur boyunca inanılmaz bir baskı kurmuştu irvine'a. sonuçta aynı puandaydılar ve o şekilde bittiğinde irvine sıralamada 1 puan öne fırlayacaktı. o puanların ne kadar önemli olacağı sonradan anlaşılacaktı. en sonunda böyle ortasında büyük shell amblemi olan* ve iki tarafından geçilebilen bir virajda irvine hata yaptı ve shell reklamı bulunan çimlerin üzerinden geçti. bu sayede sol tarafı seçen hakkinen irvine'ı geride bıraktı ve yine galiba 2 tur kala pistin en hızlı turunu atarak marc gene’yi geçip 5.liğe yükseldi. irvine ise gene’nin arkasında takılıp 7. olarak hakkinen’in kendisine 2 puan fark atmasına engel olamadı. işte o 2 puan sene sonunda hakkinen’in 2 puan farkla şampiyon olacağı 2 puan olacaktı. kalan 2 yarıştan birer 1.lik ve birer 3.lük alan 2 sürücü aynı puanları toplasa da nürburgring’in adaleti mika’yı şampiyon yapmıştı.*

    son 2 yarışta tekrardan pistlere dönen schumi ise 2 yarışta da 2. olarak belki de etliye sütlüye karışmadı ve nürburgring’in adaletine ve o 2 puana saygı duydu.

    2008 formula 1 sezonunda hamilton son virajda 5. olan timo glock’u geçerek massa’nın 1 puan önünde şampiyon olduğunda aklıma direk 1999 formula 1 sezonu gelmişti. yine bir şampiyonluk mücadelesi, yine bir mercedes - ferrari rekabeti vardı orada da. ama şampiyonluktaki belirleyici nokta yine o hikayenin nispeten küçük oyuncularından biri oluvermişti. yine...