• --- alıntı ---

    10 eylül ->> karabük - beşiktaş
    13 eylül ->> porto - beşiktaş (cl)
    17 eylül ->> beşiktaş - konya
    24 eylül ->> fenerbahçe - beşiktaş
    26 eylül ->> beşiktaş - leipzig (cl)

    1 ekim ->> beşiktaş - trabzonspor
    15 ekim ->> gençlerbirliği - beşiktaş
    17 ekim ->> monaco - beşiktaş (cl)
    22 ekim ->> beşiktaş - başakşehir
    29 ekim ->> alanya - beşiktaş

    1 kasım ->> beşiktaş - monaco (cl)
    5 kasım ->> göztepe - beşiktaş
    19 kasım ->> beşiktaş - akhisar
    21 kasım ->> beşiktaş - porto (cl)
    26 kasım ->> malatya - beşiktaş

    3 aralık ->> beşiktaş - galatasaray
    6 aralık ->> leipzig - beşiktaş (cl)

    --- alıntı ---

    50 yaş ortalamalı beşiktaş'ı izlemeyi heyecanla bekliyorum. bakalım büyük filozof, hocaların hocası, andalların ve ilk insanların kraliçesi, 3 ejderha annesi, su molası düşmanı, maçlardaki pozisyonları işine geldiği zaman net bir şekilde gören işine gelmediği zaman 'hakemin kararıdır, saygı duymak lazım' diyen harika hocaları nasıl hikayeler üretecek bize.
  • 1958 yılında başladıkları avrupa macerasında ilk deplasman golünü 24 sene sonra 1982'de atmayı başaran, ilk turunu 28 sene sonra atlayan, ilk deplasman galibiyetini ilk katılımından 28 yıl sonra alan,ikinci deplasman galibiyetini 39 yıl sonra 1997'de alan, 2001 yılında ümit davala real madrid'e avrupa kupalarında 200. golümüzü atarken 100. golünü atması için önünde 2 yılı olan takım. e , ne demiştik mesele bizim uefa kupamız var meselesi değil kardaş. mevzu derin...
  • küçük şikeci olan kulübün futbol takımı. her fırsatta galatasaray'a sallayan bir camianın futbol takımı. bir önceki hafta 6-0 yendikleri takımı, galatasaray 8-0 yenince yıllarca iftira atan bir camianın futbol takımı. daha yazalım mı? futbol romantinizminiz size kalsın, bence küme düşsün, iflas etsin kapansın, ne bileyim her maç iki penaltısı verilmesin 5 tane ofsayttan gol yesin, şampiyonluk kupasını da ancak müzesinde görsün.
  • 2 aralık 2017 beşiktaş galatasaray maçında çıkarmış olduğu 11 e ödedikleri bonservisler:

    fabri --- bonservissiz
    g.gönül --- bonservissiz
    pepe --- bonservissiz
    tosic --- bonservissiz
    adriano --- 2.3 milyon euro
    atiba --- bonservissiz
    tolgay --- 450 bin euro
    quaresma --- 1.2 milyon euro
    oğuzhan --- 500 bin euro
    babel --- bonservissiz
    cenk --- bonservissiz

    şapkayı önümüze koyup düşünmemiz gerekli...
  • neyse ki ersan, motta ve iki kötü kalecileri var. bu adamların yerine ortalama oyunculara sahip olsalar bu yıl şampiyon olmaları çok yüksek ihtimaldi ama onların varlığı çok rahatlatıyor beni.

    ayrıca bu sezon çok yüksek ihtimalle şampiyonluğumuzu ilan edeceğimiz maçta rakibimiz olacak takım olacaklar. düşünsenize; burak-selçuk-olcan üçlüsü milli takımdan arkadaşlarını teselli ediyor, melo motta'ya hararetle bir şeyler anlatıyor, muslera tolga'nın göz yaşlarını siliyor, hamza hoca bilic'in sırtını sıvazlıyor, pedro franco ile atiba vakur wesley el uzatıyor onlara, hacı hamit demba ba'ya islam üzerinden mistik mesajlar veriyor, sosa ile sabri arasında gereksiz bir gerginlik, emre çolak eray'ın omuzlarına çıkmış oğuzhan'a pis pis sırıtıyor, tribünler şampiyonluk şarkılarıyla kendinden geçiyor bjk taraftarı ise daha bi melankolik daha bi susamış tinere ve daha bir sürü şey.
  • abi bu takımı elimizden kaçırdığımızı düşündükçe deliriyorum. ulan adam gibi 1 tane, bakın 1(bir) tane defansımız olsaydı bunları rezil rüsva etmiştik 24 eylül 2016 beşiktaş galatasaray maçında.

    o kadar itici geliyorlar ki, özellikle şampiyon olduklarından sonra... ulan insan kendisini hiç mi bilmez? hiç mi aynaya bakmaz, "ben kimim" demez? futbolcularında bile "biz dünyanın en iyi takımıyız" havası var, götleri inanılmaz kalkmış. taraftarları ayrı kafada, camiası ayrı kafada.

    adamlar dandik bir ukrayna takımına karşı 45 dakika iyi oynadılar diye galatasaray'a, fenerbahçe'ye etmedikleri küfür, hakaret kalmadı. hani fenerbahçeliler geçen sene "keşke galatasaray ile şampiyonluk yarışı içinde olsaydık. onlar beşiktaşlılar gibi çirkef, ağlak değil" demişlerdi. dibine kadar haklılar. aşağılık kompleksi mi dersiniz ne dersiniz bilmiyorum, kesinlikle sağlıklı bir ruh halinde değiller ve acınacak haldeler.
  • beşiktaş futbol takımı kadrosu ikiye ayrılır; yıldızlar, yıldız olmayanlar. yıldızlar da kendi arasında ikiye ayrılır; portekizliler, portekizli olmayanlar. portekizliler de kendi arasında ikiye ayrılır; quaresma, diğer portekizliler. portekizli olmayanlar kendi aralarında üçe ayrılır; almanlar, guti, brezilyalılar. sanırım bu durumda yıldızların yıldızı quaresma oluyor, neyse...

    yıldız olmayanlar ikiye ayrılır; ibrahimler, kalan diğer yıldız olmayan futbolcular. ibrahimler de kendi aralarında ikiye ayrılır; terlik giyenler, terlik giymeyenler. kalan diğer yıldız olma...

    sanırım karıştırdım biraz; ama ben yıldızlarımıza da söyledim; "'dünya bizi izliyor' ama ben, sizi ayırt etmekte zorlanıyorum. göğsünüze yıldız gibi bir şeyler takın" diye de, dinlemediler tabii...

    (bkz: yıldız)
  • feda sezonunda transfer ettikleri oğuzhan, olcay gibi o zamanlar sempatik gelen topçuları taraftarın ve gelen şampiyonluğun etkisiyle inanılmaz itici hale gelen takım. taraftar kitlesi bu takıma gerçekten çok büyük zarar veriyor.

    bize nazaran en büyük eksiklikleri bizim atanımız * ve tutanımız * ligin en iyileriyken onların atanı * ve tutanı * gerçekten vasat kalıyor.

    edit : ekleme
  • hiç lafı eveleyip gevelemeye gerek yok. bu takımı 2015-2016 sezonunda sosa ve gomez ikilisi şampiyon yaptı. belki biraz da atiba.

    bu sezon ne oldu ? bu iki oyuncuyu kaybettikleri gibi yerlerini de dolduramadılar. üstüne olcay gibi bana göre sahaya, oyuna ruh getiren, takımı ateşleme kabiliyetine sahip çalışkan bir oyuncuyu, deyim yerindeyse "hamal"ı kaybettiler. atiba da geçen sezonki performansını mumla aratır durumda.

    direkt rakipleri başakşehir ve galatasaray olmasına rağmen fenerbahçe ile 5 şubat 2017 beşiktaş fenerbahçe maçı öncesi karşılıklı demeçlerle başlayan, bu maçla da fiile dökülen anlamsız bir psikolojik savaşa girdiler. ne eziklikten ne dediğini bilmeyen başkanları, ne 3 temmuz sonrası girdiği ruh halini hala üstünden atamayan, çakma filozof teknik direktörleri, ne de hakemlerle kazanmaya alışmış 1-2'si dışında yetenek fakiri futbolcuları bunu kaldıramadı. 10 şubat 2017 kardemir karabükspor beşiktaş maçı da tüm bunların üstüne tüy dikti.

    ancak bu demek değil ki bundan sonra serbest düşüşe geçip şampiyon olamazlar. elbette olabilirler. bunun en büyük nedeni de galatasaray'ın içinde bulunduğu yönetim ve teknik direktör krizi olur.
  • 2017-2018 şampiyonlar ligi sezonunda ilk 3 maçta aldıkları 9 puanla muazzam bir iş çıkarmıştır. bunu artık balla, kura şansıyla açıklayamazsınız. tabi ki gruplarında büyük bir takım yok. ama çok zayıf bir takım da yok. almanya, fransa ve portekiz takımları var. bu net bir başarı. tebrikler!

    ligde şampiyon olmayı öteleyen, maç seçen bir kadroları var. ama bu seneye şampiyonlar liginde beşiktaş yerine galatasaray'ın olması demek. tecrübeyle başardıkları bu başarının kesilmesi, devamının gelmemesi demek. her şey galatasaray'ın kendine gelmesine bakıyor.
  • birilerini veya birseyleri değerlendirirken hep empati yaparım en başta.
    mesela şimdi de beraber yapalım. su gruptan beşiktaş ismini silin ve yerine galatasaray yazın. mevcut durumda ne hissedersiniz?
    porto yine eski porto mu?
    monaco takım mi?
    leipzig den bir cacık olmaz mi?
    kabul edelim beşiktaş şampiyonlar liginde cidden iyi işler başarıyor. şampiyonlar liginde ikisi deplasman 3 maçtan 9 puan almak çok önemli başarı.
    gruplarindaki takımlar birbiriyle çok denk takımlar.
    kısacası avrupada iyi gidiyorlar aşağılık kompleksine girmeye gerek yok. darısı önümüzdeki yillarda bize.
  • ligin ilk 9 haftası itibarıyla;

    -kendini yere atıp penaltı alma var.
    -rakibe tekme atma var.
    -rakibin ayağına basma var.
    -rakibin boğazını sıkma var.
    -teknik direktörün hakeme sövmesi var.
    -futbolcunun hakeme sövmesi var.
    -maç içinde takım arkadaşına sövme var.
    -maç dışında takım arkadaşını dövme var.
    -çıkan bir ton kırmızı kart var, belki bir o kadar da çıkmayan var.

    bunlar benim bir çırpıda hatırlayabildiklerim. anlayacağınız var oğlu var. e bunların yanında efendi beşiktaş sloganı var, statlarında şeref turu (!) var, sempatik takım goygoyu hep var.

    twitter'da, instagram'da, facebook'ta sıklıkla görüyoruz galatasaray taraftar sayfalarını, çok güzel videolar, kolajlar hazırlayan arkadaşlar da var. zahmet olacak belki ama okurlarsa bu arkadaşlardan ricam, "9-10 haftada efendi beşiktaş" temalı bir kolaj yapsalar da hem biz, hem kamuoyu izlese, hem de kendileri beğenileri, rt'leri, hitleri, fav'ları alsa. aynı zamanda ortada olmayan şeylerden gündem oluşturmaya çalışan, kamuoyu yaratanların yüzüne yüzüne vursak çıkarıp*.

    güzel olmaz mı?*
  • son 2 sezondur ve 17/18 sezonunun en azından ilk maçında kriz yaşadığı her anda hakemler yardımına koşmuştur. sonra ligin en iyi takımı yea...

    net söylüyorum 16/17 sezonunun riekerinkli galatasaray'ı ile beşiktaş hakemleri değişse galatasaray çok daha rahat şekilde şampiyon olurdu.

    bu adamlar ligin en iyi kollanan takımıdır. başarılarının sırrı burada yatıyor.